WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

KONYA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇE YAZIM TARİHİ :

Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili ... ve ... ... Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, 24.12.2019 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan son ilana göre davalı ...'ın 10.000 adet paya karşılık 250.000,00 TL sermaye ile şirkete ortak olduğunu, ... Ltd. Şti., ödeme güçlüğü içerisine düşmesi, iflas sürecinin başlaması sebebiyle kamu borçlarını ve adi borçlarını ödeyemediğini, şirketin kamu borçlarını ödeyememesi sebebiyle kamu kurumları alacaklarını tahsil amacıyla şirket ortağı olan müvekkile ödeme emirleri gönderdiğini, müvekkilinin şahsi malvarlıkları üzerine haciz tesis edildiğini, müvekkilinin şahsi malvarlıklarını satışa çıkardığını, kamu haczi şerhleri hiçbir malvarlığından kalkmadığını ve ticari olarak iflas ettiğini, 6183 sayılı kanun 35.maddesi gereğince, SGK alacağı, eksik ödenmiş primler, cezalı ödemeler ve faizleri, tahakkuk eden vergi cezaları ya da kamu kurumları tarafından düzenlenmiş idari para cezaları arasında herhangi bir ayrıma gidilmediğini, Kanun tanımında amme alacağı ifadesi kullanıldığını, tüm alacaklardan şirketle beraber şirket ortakları da müteselsil sorumlu tutulduğunu, müvekkilinin hem şahsi olarak hem de şirketin bu zor durumdan kurtulması maksadıyla ailesinden ve dostlarından borç alarak maddi kaynak oluşturduğunu, şahsına ait çok kıymetli 4-5 taşınmazını yarı fiyatına satmak durumunda kaldığını ve şirketin kamu borçlarını şahsen ödediğini, davalıya ortaklık payı oranınca ödenen kamu borçlarının bir kısmının tahsili amacıyla müvekkil tarafından Konya . Noterliği ... yevmiye numaralı 14.03.2023 tarihli ihtarı keşide edildiğini Konya . İcra Müdürlüğü ... İcra dosyasından kısmi olarak 100.000 TL'lik icra takibi başlatıldığını, Limited şirket olan ... İnşaat şirketinin kamu borçlarından davalı da şahsi malvarlığı ile sorumlu olduğunu, kamu borçları müvekkilce ödendiğini, davalının sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin ortaklık payı oranın da davalıdan rücu hakkının mevcut olduğunu, müteselsil sorumluluk tüm ortakların borcun tamamından şahsen sorumlu olması anlamına geldiğinden, kamu kurumu alacağını, malvarlığı olan ortaktan tamamen tahsil ettiğini, hissesine düşen miktardan fazla ödeme yapan ortak fazla ödediği miktarı diğer ortaklara payı oranında rücu edebileceğini, davalı borçlu müvekkili tarafından başlatılan icra takibine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde itiraz ettiğini, Bu nedenle müvekkil lehine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, davalı borçlunun, icra takibine yaptığı itirazın iptali ile Konya . İcra Dairesi ... İcra dosyasından başlatılan takibin devamına, davalı borçlunun % 20 den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderlerinin de davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili ..., .... Ltd.Şti.’de 1993 ile 2013 yılları arasında çalıştığını, davacı işverenin iş sözleşmesini feshetmesi üzerine işyerinden ayrıldığını, akabinde işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açtığı dava kabul edildiğini, Konya .İş Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası 07.09.2015 tarihinde kesinleştiğini, davalı müvekkil kesinleşen ilama dayanarak Konya .İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile şirkete icra takibi başlatıldığını, icra takibi kesinleştiğini, davalının müvekkili, şirket bünyesinde 20 yıldan fazla bir zaman çalışması nedeniyle aralarındaki güven ilişkisine istinaden şirkette çalıştığı tarihlerde şirket ve yetkilisi olan diğer davacı lehine bir çok senette, sözleşmede kefil olduğunu, davacının asıl borçlu bulunduğu Kuveyttük bankasının alacaklı olduğu 3.600.000.00 USD Miktarlı senede ... sıfatıyla imza attığını, akabinde asıl borçlular tarafından bankaya ödeme yapılmaması üzerine davacı taraf ve avalist olan müvekkili aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo alacaklarına yönelik icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin avalist sıfatı nedeniyle borçlu olduğu Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasından müvekkilin şirketten alacaklı olduğu Konya .İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra dosyasına ''dosya alacağına haciz'' konulduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğunu ve davacıya ait şirketin borçlu olduğu; Konya .İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına şirket 16.09.2021 tarihinde 611.583,25 TL ödeme yaparak dosya borcunun tamamını icra dosyasına ödediğini, ancak davacıya ait şirket tarafından yapılan ödemenin 474.833,58 TL miktarı dosya alacağında haciz bulunması nedeniyle müvekkile ödenmediğini, avalist sıfatı nedeniyle 16.09.2021 tarihinde Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına aktarıldığını, müvekkilinin alacağına kavuşamadığını, öncelikle amme alacağının şirket malvarlığı ile karşılanabiliyor olup olmamasına bakılması gerektiğini, buna dikkat edilmeden şirket ortağına karşı takip başlatılmış olması hukuka uygun olmadığını, takibinde haksız ve kötü niyetli olan , davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesi gerektiğini, kaldı ki müvekkil şirketin resmi ortağı olarak görünse de ortağı olmadığını, çalışanı olduğunu, bu hususun tespitine ilişkin dava hakkını saklı tuttuğunu, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddi gerektiğini, müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasında görülmekte olan davanın dava dışı ... Ltd. Şti'nin kamu borçlarını ödediğini iddia eden davacının, ödenen kamu borçlarının tahsili amacıyla davalı hakkında başlatmış olduğu icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise dava dışı şirketin borçlarının ödendiği tarihte kamu borçlarını karşılamaya yeter herhangi bir malvarlığı olup olmadığı, davacıların ödediği kamu borçlarını davalılardan talep edip edemeyeceği, talep edebilir ise talep edebileceği miktarın ne olduğu hususlarında olduğu görüldü.
II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI
(1) T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/05/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Bu itibarla, ödendiği iddia olunan şirket borçlarından, 6183 sayılı Kanun kapsamında kalan kamu borçlarına ilişkin tutarların belirlenmesi sonrasında, ispatlanan ödemelerden davacının şahsi malvarlığından ödenen kısım belirlenerek bu tutarın 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi anlamında tarafların ortağı oldukları limited şirketten tahsil edilme imkânının tespiti yönünden şirketin aciz içerisinde veya gayri faal olup olmadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur. Belirtilen araştırmaların yapılmasını müteakip, davacının şahsi malvarlığından ödendiği ve şirketten tahsil imkânının bulunmadığı ispatlanan 6183 sayılı Kanun kapsamındaki şirkete ait kamu borcunun belirlenmesi hâlinde, davacının sermaye payını aşan oranda yapıldığı iddia olunan ödemelere ilişkin olarak ileri sürülen rücuen alacak talebine dair davalının sermaye payı oranındaki sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekmektedir." denilmiştir.
(2) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/09/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Kanuni temsilcilerin asıl mükellef dışındaki diğer sorumlulardan talepte bulunabilmesi için öncelikle bu kamu alacağının asıl yükümlüden tahsilinin mümkün olmaması gereklidir. Zira asıl yükümlüsünden tahsili mümkün olduğu halde bu alacağı kamu idaresine ödeyen kanuni temsilcilerin, asıl yükümlü dışındaki diğer sorumlulardan rücuen talepte bulunmaları mümkün değildir.
Ödenen kamu alacağının asıl yükümlüden tahsil imkanı bulunmadığı anlaşıldıktan sonra, diğer yükümlülerden rücu oranının ne olacağı konusunda ise bir ayrıma gidilmelidir. Buna göre limited ve kolektif şirketlerde temsilcilerin kamu alacaklarından sorumluluğu ortaklık sıfatına bağlı olduğundan, bu kişilerden ancak ortaklık payları oranında rücuen talepte bulunulabileceği kabul edilmelidir. Diğer bir deyişle limited ve kolektif şirketlerde kamu alacağından her ortak kendi payı oranında sorumlu olup payı haricinde ödediği kısım için diğer ortaklara rücu edebilir.
O halde, mahkemece, davacının ödediğini iddia ettiği vergi ve SGK borçlarının ödendiği tarihte şirketin ödeme gücünün bulunup bulunmadığı ilgili kurumlardan sorulup araştırılarak ve gerektiğinde şirketin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, şirketin anılan tarihlerde ödeme gücünün olmadığının anlaşılması halinde ise ödeme makbuz ve belgelerini davacının ibraz ettiği de gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." denilmiştir.
(3) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/12/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Dairemiz bozma ilamına uyulması üzerine mahkemece, bu kez davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk karar usülden bozulmakla yeniden yapılacak yargılamada ilk kararın aksine hüküm verilmesinde bir beis bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece davacının davasını ispatlayabilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasının gerekli olduğu kanaatine varılmış ve bu minvalde davacıya yukarıda belirtildiği şekilde kesin süre verilmiş ve bu süre zarfında gerekli masrafın davacı tarafça yatırılmaması üzerine mahkemece dosya kapsamındaki deliller değerlendirilerek karar verileceği ihtar edilmiştir. Bu durumda, dosyadaki mevcut deliller kapsamında bir değerlendirme yapılacağı izahtan varestedir.
...
Bu durumda mahkemece mevcut delil durumuna göre ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın kabulü doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı şirketler yararına bozulması gerekmiştir." denilmiştir. (Benzer yönde bkz. T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 10/05/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı)
III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) Mahkememizce yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/05/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/09/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde davacı tarafından ödendiği iddia olunan şirket borçlarından, 6183 sayılı Kanun kapsamında kalan kamu borçlarına ilişkin tutarların belirlenmesi sonrasında, ispatlanan ödemelerden davacının şahsi malvarlığından ödenen kısım belirlenerek bu tutarın 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi anlamında tarafların ortağı oldukları limited şirketten tahsil edilme imkânının tespiti yönünden şirketin aciz içerisinde veya gayri faal olup olmadığı hususunda araştırma yapılmıştır.
(2) Dava dışı şirkete ilişin Ticaret Sicil İlanlarının incelenmesinde şirketi temsile yetkili son kişinin aksi karar alınıncaya kadar davacı ... olduğu, UYAP Bilişim Sistemi üzerinden yapılan TAKBİS Malvarlığı sorgulamasında dava dışı şirket adına kayıtlı herhangi bir aktif taşınmaz bulunmadığı lakin 27/08/2021 Tarihli Konya İli ... İlçesi ... Ada ... Parselde yer alan Betonarme 1 katlı ofis ve işyeri ve arsası mahiyetinde 2.368,74 m2'lik taşınmazın dava dışı ... satıldığı, UYAP Bilişim Sistemi üzerinden yapılan Taşınır Sorgusunda dava dışı şirket adına kayıtlı 42 adet taşınır aracın bulunduğu anlaşılmış, dava dışı şirketin faal olup olmadığı hususunda ilgili vergi dairesi, SGK İl Müdürlüğü ve Belediyelere müzekkereler yazılmıştır.
(3) Mahkememizin 05/12/2023 Tarihli duruşmasında dosyanın alanında uzman (1) makine mühendisi bilirkişi, (1) inşaat mühendisi bilirkişi ve (1) Ticari İşletme ve Şirketler Muhasebesi alanında uzman bilirkişiden oluşturulacak heyete tevdii ile;
(a) İnşaat Mühendisi Bilirkişi Tarafından; T.C. Selçuklu Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak Konya İli ... İlçesi ... Ada ... Parselde yer alan Betonarme 1 katlı ofis ve işyeri ve arsası mahiyetinde 2.368,74 m2'lik taşınmazın satış tarihi olan 27/08/2021 Tarihi itibariyle rayiç değerinin tespiti,
(b) Makine Mühendisi Bilirkişi Tarafından; Dava dışı şirket adına kayıtlı olan 42 adet aracın dava tarihi itibariyle değerinin tespiti,
(c) Ticari İşletme ve Şirketler Muhasebesi alanında uzman bilirkişi tarafından; Dava dışı şirketin ticari defter ve belgeleri incelenerek aktif ve pasif(şirket envanterinde bulunan taşınır/taşınmaz malvarlığı, ham madde, banka kayıtları, alacaklar vs) miktarının tespiti,
(ç) Davacı tarafından ibraz edilen makbuzlar ve ödeme belgeleri nazara alınarak dava dışı şirketin amme borçlarının davacı tarafından ödenip ödenmediği,
(d) Davacı tarafından yapılan ödeme tespit edilir ise ödemenin yapıldığı tarihlerde dava dışı şirketin ödenen kamu borçlarını ödeme gücünün olup olmadığı,
(e) Ödeme gücünün olmadığının tespit edilmesi halinde 6183 sayılı Kanunun 35/2 maddesi gereğince davalının dava dışı şirkette ortak olup olmadığı, ortak ise hangi tarihte ortak olduğu,
(f) Davacı tarafından ödenen amme borçlarından davalının herhangi bir sorumluluğu olup olmadığı,
(g) Var ise davalının şirketteki ortaklık payı da nazara alınarak davacı tarafından davalıya rücu edilebilecek miktarın ne kadar olduğunun tespiti hususunda rapor aldırılması hususunda ara karar kurulmuş, toplam delil avansı 10.150,00 TL'yi yatırmak üzere duruşmada hazır bulunan davacı vekiline 1 aylık kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve davanın mevcut delil durumu ile karara çıkarılacağı davacı vekiline açıkça ihtar edilmiştir. LAKİN davacı vekili tarafından kendisine verilen kesin süre içerisinde eksik delil avansı giderilmemiştir.
(4) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükmü, müzekkere cevapları ve Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar davacı tarafından dava dışı ... Ltd. Şti'nin kamu borçlarının ödendiğinden bahisle ödenen kamu borçlarının tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlatılmış ve itiraz üzerine eldeki dava açılmış ise de yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/05/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/09/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde davacı tarafından ödendiği iddia edilen kamu borçlarının dava dışı şirketten tahsil edilme imkanının olmadığı davacı tarafından ispat edilemediğinden yine yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/12/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davacının davasının reddine karar verilmiş ve Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı davasının REDDİNE,
2-Yasal şartların oluşmadığına kanaat edilmekle davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Peşin alınan 1.207,75TL harçtan, alınması gereken 427,60 TL maktu harcın mahsubu ile fazla alınan 780,15‬ TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından sarfedilen 38,40TL vekalet harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2024

Katip Hakim