WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

KONYA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
İHBAR OLUNAN :

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizin 25/11/2020 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile verilen karar davalı tarafça istinaf edilmiş, Konya BAM Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 12/01/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve kaldırma kararı uyarınca dosya mahkememize tevzi edilerek 05/04/2023 tarihinde mahkememiz yeni esasına kaydedilmiş olup davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 19/07/2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 13/06/2017 tarihinde imzalanan sözleşme ile müvekkili adına tescilli ... F1 Ayçiçeği Tohumu çeşidinin (buna tohum, ürün de denilecektir) Türkiye pazarı için üretim ve satış hakkının 5 yıl süre ile münhasıran davalıya verilmesi hususunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin sözleşme gereğince sözü geçen çeşidin üretimi için gerekli olan ebeveyn hatlarını ithal edeceğini veya üretim yoluyla tedarik edeceğini, davalının da sözü geçen çeşidin satışı için gereken gayreti göstererek en yüksek pazar payını almaya çalışacağını, bu cümleden olmak üzere müvekkilinin sözleşmedeki 75.000 kg ... F1 Ayçiçeği Tohumunu davalıya teslim edeceğini, davalının da tohum bedeli, royality bedeli ve üretim masrafları dahil olmak üzere 7 taksit halinde toplam 2.100.000,00 TL ödeyeceğini (bu durumda 1 kg tohum 28,00 TL etmektedir), ilk 3 taksidin ürün tesliminden önce, kalan 4 taksidin ise ürün tesliminden sonra ödeneceğini, müvekkilinin 48.350 kg ürünü faturalı bir şekilde davalıya teslim ettiğini, davalının da bu miktarın karşılığı olan 1.353.800,00 TL sini ödediğini ancak kalan (75.000 - 48.350=) 26.650 kg ürünü müvekkilinin teslime hazır etmesine rağmen davalı tarafından teslim alınmadığını ve bu miktarın karşılığı olan (bu durumda 1 kg tohum 28,00 TL olduğuna göre 26.650 kg tohum 746.200,00 TL etmektedir) 746.200,00 TL nin de müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin 13/04/2018 tarihli ihtarname ile 5 gün içinde hazır tohumların teslim alınmasını ve 746.200,00 TL bedelinin de ödenmesini istediğini, 16/04/2018 tarihinde kendisine ihtar tebliğ olunan davalının 5 gün içinde ürünleri almadığı ve bedelini ödemediği gibi 20/04/2018 tarihli cevabi ihtarnamesi ile ürünleri teslim almaktan ve ödeme yapmaktan kaçınmak için asılsız iddia ve ithamlarda bulunmak suretiyle tohumları almadığını ve bedelini de ödemediğini, davalının cevabi ihtarnamesinde ... F1 Ayçiçeği Tohumunun ekim yapılan bölgelerdeki çevresel şartlara uyumu, verimliliği, hastalıklara dayanımı, çimlenme sorunu vs. hakkında yanıltıldıklarından ve aldatıldıklarından söz ederek gerçek durum bilinse idi sözleşmenin imzalanmayacağını ve ayrıca müvekkili tarafından davalının ambalaj torbaları kullanılmak suretiyle tohumların 3. kişilere satıldığının müvekkiline bildirilerek sözleşmenin iptal edildiğinin (feshedildiğinin) müvekkiline bildirdiğini, davalının cevabi ihtarnamesinde geçen tüm iddiaların asılsız olduklarını, bu cevabi ihtarnameye müvekkili tarafından 04/05/2018 tarihinde cevap verdiklerini, davalının da 11/05/2018 tarihli ihtarname ile karşı cevap verdiklerini, bunun üzerine davalı aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden giriştikleri icra takibine davalının haksız itirazda bulunması nedeniyle takibin durduğunu, davalının edimin ifasını kabulden haksız şekilde kaçındığını, sözleşmeye konu ... F1 Ayçiçeği Tohumunun 09/04/2014 tarihinde Tohumculuk Tescil ve Sertifikasyon Merkezinin 2 yıl boyunca Türkiye nin tüm bölgelerinde tescile esas denemeleri sonucuna göre 4 standart ve 11 aday çeşit içinde verim, hastalık, orobanj dayanıklılık ve yağ oranı ile Türkiye'de 1. olarak tescil edilmiş şampiyon bir çeşit olduğunu, sektörde 25 yıldır faaliyet gösteren davalının ne şekilde yanıltılıp aldatıldığını izah etmesi gerektiğini, aldatılma savunmasının davalı açısından kabul edilebilir bir husus olmaması gerektiğini, savunmanın gerçek dışı olduğunu, satış konusunda davalının gerekli gayret ve özeni göstermediğini, sözleşmenin 9. maddesinde feshin düzenlendiğini, sözleşmenin esaslı bir şekilde ihlali halinde mevcut durumun düzeltilmesinin istenilmesi ve düzeltilmemesi halinde fesih yoluna gidileceğinin ön görüldüğünü, davalının sözleşme hükmüne dahi uymadığını, davalının sözleşmedeki ürünlerin bedelinden ve müvekkilinin uğradığı zararlardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin pazar payının davalı tarafından düşürüldüğünü, davalı sertifikaları yapıştırılmış ve kendi adına hazırlanmış tohumları müvekkilinden teslim almadığını, torbalarda "..." logosu bulunduğunu, tohumların davalı dışında başka bir kişiye satılmasının mümkün olmadığını, 26.650 kg tohum karşılığı 746.200,00 TL ile sözleşmenin 4. maddesinde geçen sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davalının 20.000 USD cezai şart sorumluluğunun da olduğundan bahisle 746.200,00 TL si tohum bedeli, takip tarihindeki 1 USD=4,2959 TL den olmak üzere 85.918,00 TL si de 20.000 USD cezai şart olmak üzere toplam 832.118,00 TL asıl alacak ve 16/04/2018 temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanmak suretiyle 11.942,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 844.060,65 TL üzerinden giriştikleri icra takibinin haklı ve yerinde olduğundan ve davalının icra takibine itirazının haksız olduğundan bahisle davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 06/09/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ve dava ihbar olunan .... Tarım ve Tohumculuk Ltd. Şti. nin davaya konu ... F1 Ayçiçeği Tohumunun ıslahçı hak sahipliği nedeniyle gerekli teminatı müvekkiline verememesi üzerine sırf sözleşme kurulabilsin diye adı geçen şirketin ıslahçı hakkını davacıya devrettiğini ve taraflar arasındaki sözleşmenin imzalandığını, böylelikle davacı ile adı geçen şirket arasında kâr ortaklığı kurulduğunu, müvekkilinin tüm işlemleri dava ihbar olunan şirket ile yaptığını, davacı ile birlikte hareket eden sözü geçen şirkete işbu davanın ihbar edilmesini istediklerini, 48.350 kg tohumun teslimi ve bedelinin ödenmesi konusunda çekişme olmadığını, müvekkilinin güvenilir ve tecrübeli bir firma olarak 1956 yılından beri faaliyet gösterdiğini, davacı tarafın Trakya bölgesi hariç tüm Anadoluda tohumun diğer tohumlara üstünlüğü konusunda müvekkilini yanılttığını, bu durumun gerçek olmadığının satış rakamlarından ortaya çıktığını, müvekkilinin 2017 yılında tohumculuk alanında faaliyete başladığını, davacının ve dava ihbar olunanın sektörde yeni olan müvekkilini yanılttıklarını, onların sözüne itibar ederek sözleşmenin imzalandığını, 48.350 kg tohumdan 44.700 kg ının satılamayıp elde kaldığını, 2015 yılında tohumun piyasada yaşadığı sorunlar nedeniyle piyasada güvensizlik oluştuğunu ve bu nedenle tohumların satılamadığını, müvekkilinin 2015 yılındaki sorunları bilseydi sözleşmeyi imzalamayacağını, 2015 yılındaki çimlenme sorununun sadece Trakya bölgesinde yaşandığının diğer yerlerde böyle bir sorun olmadığının müvekkiline beyan edildiğini, oysa İç Anadolu ve Karadeniz bölgesinde de aynı sorunların yaşandığını, bu nedenle 2017 yılında tohumların satılmasının pek mümkün olmadığını, sözleşmenin 2. maddesi gereği ... F1 Ayçiçeği Tohumunun üretim ve satış hakkının münhasıran müvekkiline ait olduğunu ancak davacının kendisinin 3. kişilere tohum satışı yaptığını, müvekkilinin hazırladığı tohumların konulacağı ambalajların davacıya teslim edildiğini, bunlardan 341 adet ambalajın hata sonucu kullanılmadığı ve işçiler tarafından yakılarak imha edildiğinin davacı tarafından müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin piyasaya girmesiyle piyasaya önceden sunulmuş ürünlerin toplanması sözü verildiği halde bunun yapılmadığını, bu hususların davacıya uyarı yapılmaksızın müvekkiline sözleşmeyi bildirimsiz feshetme hakkı verdiğini, davacının ağır kusurlu olduğunu, tohumların Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezindeki pozisyonu değil çiftçi nezdindeki albenisinin önemli olduğunu, davacının dava konusu ettiği teslime hazır tohumları sezonunda Türkiye de rahatlıkla satışını yapabileceğini, müvekkilinde kalan tohumlarla birlikte davacının elindeki tohumları piyasaya satarak ne kadar kaliteli tohum olduğunu/olmadığını ispatlamaktan kaçınmaması gerektiğini, müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenlerle feshetmiş olması nedeniyle davacının cezai şart isteyemeyeceğini bilakis müvekkilinin buna hakkının olduğundan bahisle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin talebi üzerine davaya ihbar olunan .... Tarım ve Tohumculuk San. Tic. Ltd. Şti. verdiği 07/03/2019 tarihli yazılı beyan dilekçesinde özetle; şirketlerinin taraflara yardım etmek dışında bir görev ve sorumluluğunun olmadığını, şirketlerinin ... F1 Ayçiçeği Tohumunun ıslahçısı olduğunu, ıslahçı haklarını davacıya devrettiklerini, davalıya her türlü konuda yardımda bulunduklarını, davalının şimdi tohumları kötülemesinin kabul edilebilir bir şey olmadığını, davalının savunmalarının gerçek dışı olduğunu, davalının ... F1 Ayçiçeği Tohumunun satışı için piyasada herkesçe alım satımların gerçekleştirildiği tarihi kaçırarak piyasaya geç girmesi nedeniyle yeterli satışı yakalayamadığını, kendi kusurunu tohumu kötüleyerek ört pas etmeye çalıştığını, geçmişte şirketlerinin satış rekorları kırdığını, piyasaya geç giren ve pazarlama yapamayan davalının satış yapamadığı gibi süresinde ayıp ihbarında da bulunmadığından bahisle şirketlerinin bir sorumluluğunun olmadığını bildirmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :
Mahkememizin 25/11/2020 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile;
"...Halen davacının elindeki 26.650 kilogram miktarındaki ... F1 Ayçiçeği Tohumlarının davacıdan alınarak davalıya verilmesi kaydıyla davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile icra takibine 746.200,00 TL asıl alacak, 7.275,45 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 753.475,45 TL ve asıl alacağa 11/06/2018 takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devam olunmasına,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
Kabul edilen 753.475,45 TL nin %20 si oranı olan 150.695,09 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..."
Mahkememizce verilen kararın davalı tarafça istinafı üzerine Konya BAM Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 12/01/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece, 08/11/2019 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmişse de rapor denetime ve karar vermeye elverişli değildir. Bilirkişi raporunda satışa konu tohumların kalitesiz olduğu ve yeterince çimlenmediği hususunda bir tespit bulunmadığı belirtilmişse de, daha önce dava konu tohumların ıslahçı ve tedarikçisi olan ... Tarım ve Tohumculuk Ltd.Şti'nin yetkilisi olduğu bildirilen Hacı Tarhan'ın davalı ... şirketi yetkilisi ... gönderdiği mailde ... nolu parti numaralı tohumlarda % 85 çimlenme çıktığının, diğer partilerde ise % 97-98 çimlenme çıktığının, 1 kg numunede partinin çimlenme kalitesinin yansıtmadığının, bu sebepten dolayı bu partiyi yeniden paketleyip yeniden numune aldırıp analize göndermek gerektiğinin bildirildiği ve 2000 adet boş torbanın Plato tohumculuk adresine gönderilmesinin istendiği görülmüştür. Mahkemece dosyadaki mail ile diğer bilgi ve belgeler değerlendirilerek davalının davacı ile yapmış olduğu işlemlerin dava dışı ... tarım ve Tohumçuluk şirketi üzerinden yapıp yapmadığı, davalının tohumların niteliği konusunda aldatılıp aldatılmadığı, iradesinin sakatlanıp sakatlanmadığı, davacının iadesini sağlamadığı 341 adet torbanın imha edilip edilmediği, imha edilmemişse piyasaya bu torbalar kullanılarak tohum satışı yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, ayrıca dava konusu tohumların ayıplı olup olmadığı ile tarafların iddia ve savunmalarını değerlendirir, taraf denetimine açık ve karar vermeye elverişli olacak şekilde tercihen üniversitelerin Ziraat Mühendisliği Fakültesi bölümünde görevli bilirkişiler ile alanında uzman bir sektör bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmalıdır. Kabule göre de mahkemece infazda tereddüt oluşturacak şekilde ve itirazın iptaline ilişkin eda hükmünün şarta bağlı olarak kurulması da hatalı olmuştur. Bu nedenlerle davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına" şeklinde karar verilmiştir.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, Tarım Bakanlığı yazıları, Tarım Bakanlığının ilgili kurumları ile yapılan yazışmalara gelen cevabi yazılar ve ekler, taraf vekillerinin verdikleri dilekçeler ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler incelenmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde muhasebe uzmanı bilirkişilerden rapor alınmış, mahkememizce tarafların tanıkları dinlenilmiş, ziraat mühendisi, tohumculuk sektör bilirkişisi ve eserler hukuku uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, BAM kaldırma kararı sonrasında ... Tarım Ve Tohumçuluk Şirketi yetkilisi ... huzurda beyanı alınaram sektör bilirkişisi ve ziraat mühendisi bilirkişilerden oluşturulan heyetter rapor alınmıştır.
Dava kendisine ihbar olunan ... Tarım Ve Tohumçuluk Şirketi'nin yetkilisi ve aynı zamanda istinaf mahkemesi kararında bahsi geçen mail yazışmalarını gerçekleştiren ... 03/05/2023 tarihli duruşmadaki beyanında;
" ... Tarım ve Tohumculuk Ltd. Şti'nin kurulduğu günden bu güne kadar tek yetkilisi benim, dava konusu edilen ve taraflar arasında alışverişe konu olan ... F1 türündeki tohumun üretimini ve satışını yapan firma bizdik, ancak taraflar arasındaki alışveriş öncesinde bu tohumun üretim ve satış hakkını davacı şirkete verdik, davalı ... AŞ. ile aramızdaki anlaşma doğrultusunda ... AŞ.'nin satın alacağı tohumları kalitesi ve nitelikleri konusunda kendilerine teknik destek ve kontrol etme taahhüdü verdiğimden dava konusu satım ilişkisinde de bu desteği ... AŞ.'ye verdim, ... AŞ. ilaç firması olduğundan tohum konusunda tecrübesizdi ve sebeple aramızda bir sözleşme yaparak ...'ın satın alacağı tohumların kontrolünü yapıyordum, ... AŞ.'nin bana danışması üzerine ben dava konusu tohumların üretim hakkını davacı şirkete devrettiğimi ve alışverişin davacı şirketle yapılması gerektiğini kendilerine ilettim ve bu doğrultuda 75 ton tohumun üretim ve satın alınması konusunda dava tarafı şirketler anlaşmaya vardı, sözleşmeler yapılırken iki tarafla da hukukum olduğundan nezaret ettim ve bir nevi iki tarafa da danışmanlık yaptım, tohumların üretimi sırasında da Planto şirketine yardımcı olarak üretim aşamasında danışman olarak aktif rol oynadım, tohumlar üretilene kadar yardımım devam etti ... AŞ.kendi ambalajlarını davacı şirkete gönderdi ve tohumlar gönderilen ambalajlara paketlenerek tekrar ... AŞ.'ye gönderildi, dava tarafları şirketler arasındaki anlaşma gereği tohumlar parça parça gönderiliyordu yani tek parti de 75 tonun tamamı sevkedilmedi, davalı şirket bir kısım tohumları teslim almış ise de sonrasında devam eden partilerdeki tohumları teslim almaktan imtina etti, benim bildiğim kadarıyla imtina sebebi ... AŞ.iş yaptığı ve satış yaptığı firmalardan teminat istediği için piyasada gerekli müşteri çevresini oluşturamadı ve satışları kısıtlı kalınca tohumları almaktan vazgeçti, bana okumuş olduğunuz istinaf mahkemesi kararında bahsi geçen mail yazışmaları bana aittir ve benimle davalı şirket yetkilisi Ali Tetik arasında yapılmıştır, tohum sektöründe paketleme işlemi yapıldıktan sonra tohum sertifıkasının alınabilmesi için Tarım İl Müdürlüğü personeli gelerek 1 kg analiz, 1 kg şahit numune 800gr da genetik analiz için numune alınır, numunelerde çıkması gereken çimlenme oranı en az %85 oranında olmalıdır, dava konusu alışverişte tüm partilerdeki analizler %85'in üzerinde çıkmıştır, ancak bir kısım partilerde %97-98 oranında çimlenme oranı çıkmasına rağmen bir parti de çimlenme oranının %85 oranında çıkması sebebiyle ben bu durumu davalı şirket yetkilisine mail olarak bildirdim, normalde %85 oran sertifika ve satış için yeterli bir orandır, ancak aradaki farkı bildirmek üzere davalı şirket yetkilisi ile iletişime geçtim, kaldı ki sonrasında gönderilen yeni numunelerde çimlenme oranı tekrar %97-98 oranında çıktı, yani mail yazışmalarında bahsi geçen çimlenme farkı daha sonra davacı şirketçe giderildi ve tohumlar satışa hazır bir vaziyette depoya alındı ve ... AŞ.'den sevkiyat için haber beklendi, ben bu süreçlerin tamamına dahildim ve iki tarafın haklarını gözetmek amacıyla yaptığım anlaşmalar doğrultusunda alışverişe nezaret ettim, olaylar bu şekilde gelişti, davacı şirketin davalı şirketi aldatması gibi bir durum söz konusu değildir, bana sormuş olduğunuz istinaf kararında geçen 341 adet torbanın imha edilmesi olayına da şahit oldum, hatırladığım kadarıyla bu torbalar bulunduğu yerde kirlenince alıcı çiftçilerin tedirgin olmaması için torbalar yakılarak imha edildi, bu torbaların içerisinde tohum yoktu, torbalar imha edildikten sonra ...'ın yeniden gönderdiği torbalara tohumları paketledik ve ... AŞ'den sevkiyat emri bekledik, bu paketlenmiş tohumların piyasaya satımı gibi bir durum olmadı ben böyle bir şeye şahit olmadım, dava konusu alışverişin başlamasından önce ... AŞ. Uzun araştırmalar yaparak ve bana da danışarak ... F1 tohumlarının üretimi ve satımı konusunda gerekli teşebbüste bulundu ve ondan sonra benimde yardımım ve yönlendirmelerimle dava konusu alışveriş başladı, alışverişin başlamasından önceki aşamada da bir aldatma durumu söz konusu olmadı" şeklinde anlatımda bulunmuştur.
BAM kaldırma kararı sonrasında sektör bilirkişisi ve ziraat mühendisi bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 05/10/2023 tarihli kök raporda özetle;
"...Sözleşmede yazılı üretimin gerçekleştiği ve 48.350 kg tohumun teslim edilip bedelinin ödendiği, geri kalan Üürünün teslim alınmayıp ödemesinin gerçekleşmediği,
Tohum üretim, paketleme ve sertifikasyon süreçlerinin e-posta yoluyla dava dışı ... Tarım ve Tohumculuk yetkilisi ... ile yürütüldüğü,
Çimlenme oranı düşük çıkan ... numaralı partinin teslimatının gerçekleşmediği, partinin analiz sonucunun sınırda çıkması sebebiyle yeniden analize gönderilip tekrardan sertifikalandırıldığı, Çimlenme analizi ile ilgili şahit numuneye itiraz yapıldığı değerlendirildiğinden 2000 adet torbanın davalı tarafça gönderilip yeniden paketleme yapılmasına gerek olmadığı, aksi bir durumda 2000 adet ambalaj malzemesinin gönderildiğine dair belge ve bilgiye rastlanılmadığı,
Tohumlukla ilgili yanıltıcı, aldatıcı bilgi verilmesi olasılığının mümkün görülmediği ancak üretim aşamasında oluşacak çevresel faktörler neticesinde ürün özelliklerinde değişimlerin oluşabileceği,
İmha edildiği belirtilen 341 adet boş torbanın imha edilip edilmediği, edilmedi ise paketlenip satıldığı yönünde bir belge ve yapılan araştırmalarda bilgiye ulaşılamadığı...." kanaatleri bildirilmiştir.
Rapora yönelik itiraz ve taleplere ilişkin bilirkişi heyetince mahkememize sunulan 15/01/2024 tarihli ek raporda;
"Davalı vekili 2015 yılında tohumlarda çimlenme problemi olduğundan sebep 2017 yılında ürünlerin stokta kalması nedeniyle 2018 yılında ürünlerin teslim alınmadığını belirtmektedir. 2015 üretim sezonunda olası bir çimlenme problemi 2016 yılında ürün satışını doğrudan etkileyecektir. Ancak dosya içerisindeki üretilen tohumluk miktarlarına bakıldığı zaman iki yıl arasında bariz fark görünmemektedir. Tohumculuk sektöründe bir tohumun iki üretim sezonu arasında pazarlama miktarlarının farklı olması olası bir durumdur. Zira sektör sürekli yeniliğe ve güncellemeye açık olduğundan potansiyel müşterilere yönelik pazarlama stratejisi, mevcut çeşidin pazarını doğrudan etkilemektedir. Yeni geliştirilen çeşitlerle ilgili tarla günleri, çiftçi tanıtım toplantıları, iskonto, promosyon ve ödeme vadesi gibi avantajları çiftçilerin o ürüne yönelmesine doğrudan etki etmektedir. Ayrıca; yıllar bazında ülkemizdeki Pazar/fiyat durumu, ekim sezonunda yaşanan kuraklık/aşırı yağış vb. gibi nedenlerle ekiliş alanlarında değişiklikler söz konusu olabilmektedir.
Tanık Cengiz KAYHAN ifadesinde satmış olduğu tohumlukların yarısına tekabül eden kısmında 440 oranında çıkış kaybı yaşandığını ve zararlarının telafi edildiğini beyan etmiştir. Ancak diğer yarısından herhangi bir şikayet almadığını ve sonraki yıllarda aynı kişilere aynı çeşidin satışının devam ettiğini ve bu çıkış kaybı vb. bir olumsuz durumla karşılaşmadığını ve duymadığını beyan etmiştir. 05.10.2023 tarihli Bilirkişi Raporu'muzda da belirttiğimiz üzere yıllar bazında mevsimsel sorunlar sebebiyle çıkış döneminde ve/veya ilerleyen dönemlerde bitkilerde sorunlar olması olası bir durumdur. Çünkü bitkisel üretim süreci çevresel faktörlerden direk etkilenen bir süreçtir. 2015 yılı üretim sezonu ile ilgili ekiliş döneminde yaşanan çevresel faktörlerle ilgili dosya içerisinde herhangi bir veri olmadığından tohum çimlenmesi ve/veya çıkış sonrası yaşanan problemle ilgili bir yorum yapmak mümkün olmamıştır. Yine dosya içerisinde bu süreçle ilgili Rapor ve tutanağa rastlanılmamıştır. Ayrıca diğer yağlık ayçiçeği çeşitlerinde de aynı sorunun olup olmadığı, oldu ise oranın ne kadar olduğu yönünde bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Sertifikasyon sürecinde tescil alan çeşitlerin tescil aldığı süreç optimal iklim koşullarında değerlendirilmektedir. Yukarıda ki ifadeden anlaşılacağı üzere mevsimsel değişimler demek ülkemizde son dönemde daha da yoğunlaşan aşırı kuraklık, aşırı yağış, sel vb. çevresel etkileri ifade etmekte olup ayçiçeği gibi bitkiler bu değişimlerden çok çabuk etkilenmekte ve toleransları düşük kalmaktadır. Ayrıca “üretim izni alan tür ve çeşidin bariz farklılıklar görülmesi olası değildir, ancak üretim sezonu bazında mevsimsel değişimler (kuraklık , aşırı yağış bv.) ürünün üretileceği sezonda ürünün çimlenmesi , çıkışı ,hastalık zararlı durumu ve verimi gibi özelliklerle doğrudan etkisinin bulunmadığı belirtilmiştir” şeklindeki davalı taraf beyanı 05.10.2023 tarihli Raporumuzda aksi şekilde ifade edilmiş olup mevsimsel değişimlerin ürüne doğrudan etki ettiği belirtilmiştir.
Embriyo yanığı ve kök yanığı ifadeleri başlı başına farklı ifadelerdir. Embriyo zarar görür ise ki bu olası bir durumdur tohum hiç çimlenmez herhangi bir çıkış gerçekleşmez. Kök yanığı diye tabir her ne kadar teknik olarak doğru olmasa da açıklanmak istenenin kök çürüklüğü olduğu düşünüldüğünde ise tohum çimlenir ve genellikle fungal etmenler sebebiyle çürümeye maruz kalır. İkisi birbirinden farklı durumlardır. Ayrıca “ilaçlama sebebi ile embriyo ve kök yanığı” ibaresinden ne anlatılmak istendiği anlaşılamamıştır. Tohum ilaçlamasında yanlış kimyasal ilaç kullanımı mı yoksa çıkıştan sonra yanlış kimyasal ilaç kullanımını mı ifade ettiği anlaşılmamıştır. Her ikisi tamamen farklı durumlar olsa da her türlü durumda analize muhtaç olaylardır. Dolayısıyla dosya içerisinde bu durumla ilgili rapor, tutanak, tespit vb. bir bilgi ve belge bulunmadığından değerlendirme yapılamamıştır..." kanaatleri bildirilmiştir.
Mahkememizce benimsenen ve yukarıda yer verilen bilirkişi heyeti raporları ve özellikle ihbar olunan ... Tarım Ve Tohumçuluk Şirketi'nin yetkilisi Hacı Tarhan'ın 03/05/2023 tarihli duruşmadaki beyanları ile tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde;
Taraflar arasındaki 13/06/2017 tarihli ... f1 ayçiçeği tohumu üretim ve satış hakkı devir sözleşmesi ile davacının, davalıya 75.000 kg tohum teslim edeceği, davalının da buna karşılık 2.100.000,00 TL bedel ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, ihbar olunan ... Tarım Ve Tohumçuluk Şirketi'nin söz konusu sözleşmede dava taraflarına aracılık ve danışmanlık yaptığı, sözleşme gereğince ilk aşamada davacının, tohumlardan 48.350 kg ını davalıya teslim ettiği ve karşılığı 1.353.800,00 TL'nin davalı tarafça ödendiği, bilahare davacı, sözleşme gereğince bakiye 26.650 kg miktarındaki ve 746.200,00 TL tutarındaki tohumları hazır ettiğini noter ihtarnamesi ile davalıya bildirmiş ise de davalının tohumları almaktan kaçındığı, oysa ki dava konusu tohumların Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Sertifikasyon Müdürlüğünün dosyada mevcut analiz raporlarında tespit edildiği üzere bir ay arayla yapılan analiz testlerinde birisinde %87, birisinde %85 oranında çimlenme oranına sahip bulunduğunun analiz edildiği, yine dosya içerisinde mevcut Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 27/03/2019 tarihli cevabi yazısında belirtildiği üzere ... tohumlarındaki çimlenme oranın en az %85 oranında olması gerektiğinin belirtilmesi karşısında tohumların asgari çimlenme kabiliyetine sahip olduğu ve bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere tohumların ayıplı olduğundan söz edilemeyeceği, teslim edilen daha önceki partide daha yüksek çimlenme oranı çıkmasının davalıya sonraki ürünleri teslimden kaçınma hakkı vermeyeceği, taraflar arasındaki alışverişin gerek öncesinde gerekse sonrasında aracılık ve danışmanlık faaliyetini yürüten ... Şirketi yetkilisinin huzurdaki beyanlarından ve dosyadaki diğer tanık anlatımlarından anlaşıldığı üzere davacının tohumların niteliği konusunda davalıyı aldatmasına yönelik bir durumun söz konusu olmadığı, her ne kadar davalı şirket tarafından satın alınan tohumların pazarlanmasında davacı tarafça vaat edilen potansiyele erişilemediği ileri sürülmüş ise de detayları bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere tohumculuk sektöründe bir tohumun iki üretim sezonu arasında pazarlama miktarlarının farklı olmasının olası bir durum olduğu, zira sektör sürekli yeniliğe ve güncellemeye açık olduğundan pazarlama stratejisinin, mevcut çeşidin pazarını doğrudan etkilediği, yeni geliştirilen çeşitlerle ilgili tarla günleri, çiftçi tanıtım toplantıları, iskonto, promosyon ve ödeme vadesi gibi avantajların çiftçilerin o ürüne yönelmesine doğrudan etki ettiği, ayrıca yıllar bazında ülkemizdeki pazar/fiyat durumu, ekim sezonunda yaşanan kuraklık/aşırı yağış vb. gibi nedenlerin de ürün talebini doğrudan etkilediği, pazarlama konusuna davacının stratejisinin ve çevresel faktörlerin etki düşünüldüğünde davacıya bu anlamda bir kusur izafe edilemeyeceği, öte yandan tohumların davalı dışında bir firmaya satıldığına ilişkin dosya kapsamında bir delil elde edilemediği, bu haliyle davalının, ürünleri teslim almaktan kaçınmasını gerektirir hiçbir haklı nedenin bulunmadığı ve davalının sözleşmeyi fesihte haksız olduğu, bu itibarla davalının ürün bedeli olan 746.200,00 TL sini davacıya ödemesinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davalı 16/04/2018 tarihinde kendisine tebliğ olunan noter ihtarnamesine, ihtarnamedeki 5 günlük lütuf süresinin eklenmesi ile 22/04/2018 tarihinde temerrüde düşmüştür. 22/04/2018 temerrüt tarihinden, 11/06/2018 takip tarihine kadar 39 gün geçmiş olup davalı takip talebindeki cinsi belirtilmeyen ve bu nedenle yasal faiz sayılan yıllık %9 hesabı ile 746.200,00 TL ye işlemiş faiz miktarı olan 7.275,45 TL yasal faizden de sorumludur. Takip konusu işbu alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan 753.475,45 TL nin %20 si oranı olan 150.695,09 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerekmiştir.
Davacı, sözleşmenin aynen ifasını istediğinden cezai şart istenilemez. Davacının 1 USD=4,2959 TL hesabı ile 20.000 USD karşılığı istediği 85.918,00 TL lik talebinin ve ayrıca takip talebindeki 11.942,65 TL işlemiş faizin yukarıda hesaplanan 7.275,45 TL sinin dışında kalan 4.667,20 TL lik işlemiş faiz talebinin olmak üzere toplam (85.918,00 + 4.667,20=) 90.585,20 TL lik talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş olup böylelikle davacının davasının 753.475,45 TL lik kısmının kabulüne fazlaya ilişkin 90.585,20 TL lik talebinin reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ İLE, icra takibine 746.200,00TL asıl alacak, 7.275,45TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 753.475,45TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devam olunmasına,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Hükmolunan alacağın %20'si olan 150.695,09TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 51.469,91TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 10.194,15TL harcın ve icra dairesine yatırılan 4.220,30TL harcın toplamı olan 14.414,45TL harcın mahsubu ile bakiye 37.055,46TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-Harçlar Kanunun 29. maddesi gereğince davacı alacaklının icra müdürlüğüne yatırdığı binde beş tahsil harcı mahkeme harçlarına mahsup edildiğinden bu hususun icra müdürlüğünce resen dikkate alınmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 35,90TL başvuru harcı, 10.194,15TL peşin harç ve icra dairesine yatırılan 4.220,30TL harcın toplamı olan 14.450,35TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen 5,20TL vekalet suret harcı, 11.300,00TL bilirkişi ücreti, 314,00TL keşif harcı ve 503,15TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 12.122,35TL yargılama giderinin haklılık oranına göre hesaplanan (753.475,45/844.060,65) 10.821,37TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmen davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından sarfedilen 5,20TL vekalet suret harcı, 170,75TL posta ve tebligat gideri ve 162,10TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı olan 338,05TL yargılama giderinin haklılık oranına göre hesaplanan (90.585,20/844.060,65) 36,28TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmen davalı üzerinde bırakılmasına,
7-AAÜT'ye göre hesaplanan 111.486,56TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/02/2024

Başkan Üye Üye Katip