T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLLERİ:
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 20/03/2023 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu takibin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davalıya takibe konu olan bonodan dolayı bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin davalıdan bono bedeli olan 1.000.000,00TL nakit almasını gerektirecek bir durum olmadığını ayrıca davalı tarafında müvekkiline bu parayı verebilecek mali durumunun ve mal varlığının olmadığını, yüksek geliri olmayan birinin bir başkasına böyle bir borç para vermesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taraflar arasında da bir borç ilişkisinin olmadığını, konuya ilişkin olarak Konya C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin takibe konu olan bonodan haberi dahi olmadığını, davalının müvekkili tarafından ... ismi ile tanındığını, davalı ve dava dışı ... birlikte emlak işleri yaptıklarını, müvekkile ait bir evin satış işlemi ve müvekkiline ait evin birden fazla kez kiralamasına aracılık ettiklerini, müvekkilinin cahilliğinden ev taşıma sırasındaki telaşlı zamandan faydalanmak suretiyle müvekkiline hile ile bono imzalattırıldığını, imzalatılan bonoya ilişkin hile ve gabin durumu olduğunu bu nedenle müvekkili yönünden bononun hükümsüz olduğunu, senede karşı senetle ispat kuralının istisnası olan hal söz konusu olduğundun HMK'nun 203/1-ç maddesi uyarınca tanık dinlenilmesini, dinlenecek tanık beyanlarıyla da durumun ortaya çıkacağını, davalı tarafça müvekkiline alelacele daire kiralanmasına ilişkin evraklar imzalattırılırken takibe konu bononunda evraklar arasında hileli olarak imzalattırıldığını, hile ile oluşturulan bir evrak nedeniyle icra takibi başlatılmasının kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu, takibe konu bu bono nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi olarak zor durumda kaldığını beyanla öncelikle tedbir kararı verilerek icra takibinin durdurulmasına, müvekkilinin icra takibine konu olan bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafa usulüne uygun yapılan tebligata rağmen dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 14/04/2023 havale tarihli beyan dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki borçlanmanın temelinin ticari münasebetten kaynaklı olduğunu, davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, borçlanma ilişkisinde tarafların gelir durumu ya da yeterli gayrimenkul olması gibi bir durumdan bahsedilemeyeceğini, davaya konu bonodaki imzanın davacı tarafından kendisine ait olduğunun kabul edildiğini, hile ile telaşlı bir anında imzalattırıldığı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının bonoyu imzalayıp bizzat müvekkiline verdiğini, davacı tarafça ev satışı ve ev kiralama işlerinin müvekkili tarafından yapıldığının beyan edildiğini, davacı tarafın beyanlarının çelişkili olup borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, bonodaki imzanın davacıya ait olduğunun açık olduğunu bu durumun imza incelemesi ile de ortaya çıkacağını, imzaya itiraz edilmesinin icra takibini uzatmaya ve borcu sürüncemeye bırakmaya yönelik olduğunu, davacı tarafın hileli işlem iddiasının kabul edilemez olduğunu, hileyi ilişkin şartların yasada açıkça belirlendiğini ve bu şartların oluşmadığını, tanık beyanları ile hileli durumun ispat edilemeyeceğini, bonodan dolayı ortaya çıkan borç ilişkisinin asıl ilişkiden mücerret olup asıl ilişkideki bağın ortadan kalkması bonodan dolayı borcun ortadan kalkmasına sebep olmayacağını, kıymetli evrak doğduktan sonra doğumuna sebep olan ilişkideki aksaklık ve bozukluğun kıymetli evrakı geçersiz kılamayacağını, davacının borcu olmadığı iddiasının ispat külfiyetinin davacı tarafta olduğunu beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememizce Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, Konya C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, Konya . İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celp edilip incelenmiş, davacı tanıkları mahkememizce dinlenilmiştir.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının mahkememiz dosyası davalısı, borçlusunun mahkememiz dosyası davacısı olduğu, 1.000.000,00TL bedelli bonoya ilişkin olarak 1.000.000,00TL asıl alacak ve 22.438,36TL faiziyle birlikte 1.022.438,36TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Konya C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; şüpheliler Bekir Yiğitalp ve ... hakkında serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı, açıkça imzanın kötüye kullanılması ve tehdit suçlarından başlatılan soruşturma hakkında 03/04/2023 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karar karşı müşteki vekilince itiraz edildiği, Konya . Sulh Ceza Mahkemesinin 30/04/2023 tarih ve ... d.iş sayılı kararı ile müşteki vekilinin itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :
Dava, bonoya dayalı icra takibinden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı tarafından, davacı aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile, keşidecisinin davacı ... , lehtarının davalı ... olduğu, 01/09/2022 keşide tarihli, 01/12/2022 vade tarihli 1.000.000,00TL bedelli bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, davacı vekillerinin iş bu bononun hile ile davacının iradesinin etkilenmek suretiyle düzenlendiğini, taraflar arasında bir borç ilişkisinin olmadığını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulundukları anlaşılmıştır.
Dava konusu bonoda nakden kaydı bulunmakta olup; davalı taraf, dosyaya sunduğu yazılı ve sözlü beyanlarında, bonodaki bedel kaydına ilişkin bir tadil beyanında bulunmadığından iş bu davada ispat yükünün davacı üzerinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı hile ve aldatma iddialarının delili olarak tanık deliline ve soruşturma dosyasına dayanmıştır.
Davacı vekili tarafından dosyaya bildirilen ve duruşma sırasında yeminli beyanları tutanak altına alınan tanıkların beyanlarının, dava dilekçesinde ileri sürülen hile ve aldatma iddialarını ispatlayıcı nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır. Öte yandan dava konusuna ilişkin şikayet üzerine başlatılan Konya C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği ve kararın itiraz incelemesinden geçerek kesinleştiği, soruşturma dosyasında bononun iktisabına yönelik olarak bedel kaydının değiştirilmesi yönünde davacının bir ifadesinin de bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davaya emsal Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 10/03/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı: "...Türk Ticaret Kanunu'nun 818. Maddesi yollaması ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 687. Maddesinde "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" düzenlemesi bulunmaktadır. Bu madde hükmüne göre davacı, davalının kötüniyetle hareket ettiğini ispatlaması halinde lehtara karşı ileri sürebileceği defileri dava konusu çek lehtardan ciro yoluyla devralan davalıya karşı ileri sürebilecektir. Davacı taraf, davalı şirketin dava konusu çeki kötüniyetle devraldığını ispatlayacak herhangi bir delil bildirmemiştir. Dava konusu çekin lehtarı olan şirketin yetkilisi ile davalı şirketin yetkilisinin kardeş olması, davalı şirket yetkilisinin kötüniyetle hareket ettiğini kabule yeterli değildir. HMK 226. Maddesi gereğince konusu suç teşkil eden vakıalar yemine konu olamayacağından bu hususta davalıya yemin teklif edilmesi de mümkün değildir. Ayrıca kambiyo senetlertinin ticari defterlere kayıt edilmesi zorunluluğu bulunmadığından dava konusu çekin davalı defterine kaydedilmemiş olması davalının çekten alacaklı olmadığı anlamına gelmez. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf taleplerinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklindedir.
Davacı vekili yemin deliline dayanmış ise de yerleşik Yargıtay ve BAM uygulamasına göre bedelsiz senet veya kötü niyetli iktisap iddiaları taraf yemini deliliyle ispata elverişli olmadığından, davacıya yemin delilinin hatırlatılmasına lüzum görülmemiştir. Ayrıca dava konusu bono sebepten mücerret bağımsız borç ikrarını içerir belge niteliğinde olduğundan davacı vekillerinin tarafların mal varlığının araştırılmasına dönük talepleri, esasa etkili olmaması sebebiyle yerinde görülmemiştir. Bu itibarla sübut bulmayan davanın reddi gerekmiştir.
Davaya konu icra takibi teminat yatırılmak suretiyle fiilen durdurulduğundan davalı yararına tazminata hükmedilmesi de gerekmiş ve aşağıdaki şekliyle hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Dava konusu asıl alacağın %20'sine tekabül eden 200.000,00TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Dava konusu icra takibine devam edilmesi için İİK'nun 72/4 maddesi gereğince ilgili icra müdürlüğüne duruşma tutanağı ekli yazı yazılmasına,
4-Peşin alınan 17.460,70TL harçtan alınması gereken 427,60TL harcın mahsubu ile fazla alınan 17.033,10TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
5-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk giderlerinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 25,60TL vekalet suret harcı yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-AAÜT'ye göre hesaplanan 142.468,22TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı, davacı vekilleri ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/01/2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!