WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

KONYA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Hizmet İlişkisinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Hizmet İlişkisinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalının Konya . İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile aleyhine yürütülen 400,00 Euro miktarındaki icra takibine itiraz ettiğini, yapılan bu itirazın yargı sürecini uzatma ve haksız ve kötü niyetli olduğunu bu nedenle yapılan bu itirazın durdurulması için iş bu davayı açma zorunluluğunun bulunduğundan borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamını, davalının aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücreti de davalı üzerine bırakılarak karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmektedir.
Davalı şirkete usulüne uygun davetiye tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görülmekle HMK'nun 128. Maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen tüm vakaaların inkar edilmiş sayılmasına karar verilmiştir.
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın davacı tarafından davalıya nakliye hizmeti verilmesine rağmen hizmet bedelinin ödenmediği iddiasıyla faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise takibe konu fatura dolayısıyla davacının davalıdan herhangi bir alacağı olup olmadığı, var ise miktarı ve davalıdan tahsilinin talep edilip edilemeyeceği hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
II. DELİLLER
Tarafların bağlı oldukları vergi dairelerine müzekkere yazılarak tarafların 2021 yılına ait BA BS formları dosya arasına celp edilmiştir.
Mahkememizce davacı vekiline müvekkilinin 2021 yılı ticari defterlerini ibraz etmek üzere 30.11.2023 tarihli celsede 2 haftalık kesin süre verilmiş, aynı celsede davalı şirkete isticvap davetiyesi tebliğ edilerek 2021 yılı ticari defterlerini ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde dava taraflarınca ticari defterler ibraz edilmiş, akabinde Mahkememizce resen seçilen SSMM alanında uzman bilirkişiye dosyanın tevdi edilerek rapor düzenlenmesi talep edilmiş, SMMM bilirkişisi tarafından mahkememize sunulan 22/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin 2021 yılı ticari defterlerinin TTK'na göre uygun olarak tutulduğu, görülmekte olan bu davada davacı tarafın 2021 yılında E-defter uygulamasına geçmiş olması sebebiyle yevmiye defteri ve defter-i kebir noter tasdik şerhlerinin bulunmadığı, davalı şirketin 2021 yılı ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, ticari defter açılış ve kapanış tasdiklerini zamanında yapıldığı davacı tarafın kendi içerisinde 2021 yılı ticari defter kayıtlarını birbirini doğruladığı birbiriyle uyumlu olduğu, davacı tarafın ticari defterleri sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı davalı tarafın kendi içerisinde 2021 yılı ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı birbiriyle uyumlu olmadığı, davalı tarafın ticari defterleri sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, her iki tarafın birbiri arasında 2021 yılı ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı birbiriyle uyumlu olmadığı, özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak davacı tarafından düzenlenen 18/01/2021 tarihli ... seri no (400,00 EURO )=3.591,88 TL tutarlı e-arşiv fatura, davacı tarafın 2021 yılı ticari defterlerinde aynı şekilde kayıtlı olduğu muhasebe/yevmiye kaydı yapıldığı, davalı tarafın 2021 yılı ticari defterlerinde döviz miktarı (400,00 EURO) belirtilmeyip sadece 3.591,88 TL olarak muhasebe / yevmiye kaydı yapıldığı, kayıtlara alındığı, düzenlenen e-arşiv faturanın açık fatura olarak düzenlendiği, tarafların tacir olduğu karşılıklı nakliye hizmeti işinden kaynaklanan bir ticari ilişkiden dolayı cari hesap ilişkisinin var olduğu, tarafların tacir olmasından kaynaklı açık hesap şeklinde çalıştıkları, davacı tarafın 2021 yılı ticari defter kayıtlarında özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak hesap bakiyesine herhangi bir ödeme yapılmadığı, ödeme yapılmasına ilişkin herhangi bir muhasebe / yevmiye kaydının olmadığı, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın 2021 yılı ticari defter kayıtlarında özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak davalı tarafından davacı tarafa 31/12/2021 tarihinde 2.663,89 TL tutarlı 100 kasa hesabından "nakit ödeme" açıklamalı muhasebe / yevmiye kaydının olduğunu, 31/12/2021 tarihinde 3.591,88 TL tutarlı 100 kasa hesabından "nakit ödeme" açıklamalı muhasebe / yevmiye kaydının olduğu, hesap bakiyesinde "nakit ödeme" açıklamalı kısmi ödemeler şeklinde muhasebe / yevmiye kaydı yapıldığı, davalı tarafın ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu, tarafından tespit edildiği, ticari defter kayıtlarına göre, dava ve takip konusu faturalar ve cari hesap ilişkisinden kaynaklı herhangi bir iade faturasının tanzim edilmediği, dava takip tarihi itibariyle davacı tarafın 2021 ticari defterlerinde davalı tarafın davacı tarafa (400,00 EURO) = 3.591,88 TL borçlu olduğu, davacı tarafın davalı taraftan (400,00 EURO) = 3.591,88 TL alacaklı olduğu, 2021 yılı ticari defterlerinin kapanış kaydının da bu şekilde olduğu 2021 yılı muavin hesap dökümlerinde görünen bakiye tutarının mevcut olduğu ve tahsilatına ilişkin herhangi bir ödeme aracının olmadığı, davalı taraf 2021 yılı ticari defterlerinde davalı tarafın davacı tarafa 31/12/2021 tarihinde 100 kasa hesabından "nakit ödeme" açıklamalı muhasebe / yevmiye kaydından sonra herhangi bir borcunun olmadığı 2021 yılı ticari defterlerinin kapanış kaydının da bu şekilde olduğu ve 2022 yılına herhangi bir borç/alacak bakiyesinin devretmediği hususlarını içerir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür. Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı , gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığı değerlendirilen bilirkişi raporu Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
III. DEĞERLENDİRME VE NETİCE
Hukuk Muhakemeleri Kanununun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. Maddesi; MADDE 222 - (1) "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " hükmünü amirdir.
Yine belirtmek gerekir ki; HUMK'daki ve HMK'daki yazılı belge ile (ki belge kişinin kendi aleyhine olarak kendisi tarafından düzenlenir) ispat ilkesinin yegâne istisnasının tacirlerin basireti ilkesinin sonucu olan ticari defterler olduğu asla nazardan kaçırılmamalıdır.
Tacir basiretlidir, defterlerinde sadece ve sadece gerçekler yazılıdır. Defter delilini delil yapan tacirle ilgili basiret ilkesidir. Basiret ilkesi olmasaydı, defter delili diye bir delil olmazdı. Tacir basiretlidir, tacir basireti gereği her işi gibi defterlerini de yasalara göre tutar, silahların denkliği ilkesi önemli bir ilkedir, ticari defterler hasmın defterlerine hasretme durumu hariç, her iki tacirinde ticari işletmesi ile ilgili davalarda delil olabilir.
Yine HMK'nın 222 ve devamı maddelerine göre defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için uyuşmazlığın ticari işten kaynaklanması, uyuşmazlığın tacirler arasında çıkmış olması, ticari defterlerdeki kayıtların birbirini doğrulaması, ticari defterlerin kanuna uygun olarak tutulmuş olması gerekir. Davaya bu açıklamalar ışığında da bakıldığında; yukarıda izahı yapılan hususlar muvacehesinde davacı yan ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu bu haliyle defterlerinin leh ve aleyhe delil kabiliyetini haiz bulunduğu, davalı defterlerinin ise delil kabiliyetini haiz olmadığı anlaşılmıştır.
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesine göre; “Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” İspat yükü kenar başlıklı HMK'nın 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
SMMM bilirkişisi tarafından sunulan ve hükme esas alınan 22/01/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre dava ve takip konusu faturanın gerek davacı gerekse de davalının ticari defter ve belgelerinde yer alması sebebiyle yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 12/09/2012 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davacının fatura konusu hizmeti yerine getirdiği, bu sebeple ödeme hususunda ispat yükünün davalı üzerinde olduğu anlaşılmıştır.
ÖDEMEYE DAYANAK HERHANGİ BİR BELGE OLUP OLMADIĞI VE YEMİN DELİLİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE;
a.Ödemeye İlişkin Belge Olup Olmadığı: Davalının incelenen ticari defter ve belgelerinde dava konusu faturanın "nakit ödeme" gösterilmek suretiyle borcun kapatıldığı ifade edilmiş ise de bu ödemeye ilişkin kayıtlarda herhangi bir belge yer almadığı anlaşılmıştır. 24/12/2015 Tarih ve 29572 Sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (Sıra No: ... ) 3/ç maddesi gereğince I. Sınıf tacir olan davalının Tevsik Zorunluluğu Kapsamında olanlardan olduğu, bu sebeple 7.000,00 TL üzerinde olan her türlü mal teslimi veya hizmet ifasına ilişkin tahsilat ve ödemelerin aracı finansal kurumlar kanalıyla yapmaları ve bu tahsilat ve ödemeleri söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik etmelerinin zorunlu olduğu ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme belgesi ibraz edilmediği görülmektedir.
b.Yemin Delili Açısından Yapılan Değerlendirmede: 6100 Sayılı Kanunun amir hükümleri gereğince yemin deliline basit yargılama usulüne tabi davalarda dava ve cevap dilekçesinde, yazılı yargılama usulüne tabi davalarda ise dava, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle açıkça dayanılmak zorundadır. T.C. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 03/03/2017 Tarih ve ... Esas-... Sayılı İlamında ifade edildiği üzere açıkça yemin deliline dayanılmadığı takdirde, tarafın yemin teklif etme hakkının bulunmadığı sonucuna ulaşmak gerekmektedir. Tarafın ‘sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller’ gibi ibareleri kullanmış olması yemin deliline açıkça dayanmış olduğu biçiminde yorumlanamaz. Bu açıklamalar çerçevesinde somut olayımız değerlendirildiğinde davalı tarafından yasal süre içerisinde herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği ve açıkça yemin deliline dayanılmadığı anlaşılmakla davalıya ödemeye ilişkin olarak yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporu, Yüksek Mahkeme içtihatları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde ; davacı ile davalı arasında nakliye hizmetinden kaynaklanan ticari ilişki hasıl olduğu, davalı tarafından bu ilişki sebebiyle hizmet bedelinin ödenilmediği iddiasıyla davacı tarafından T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibine geçildiği, davalının takibe itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı, tarafların incelenen ticari defter ve belgelerinde dava ve takip konusu faturanın gerek davacı gerekse de davalının ticari defterlerinde yer aldığı, faturanın davalının ticari defterlerinde yer almasının hizmetin yerine getirildiğine karine olduğu, yine davalının ticari defterlerinde fatura bedelinin "nakit ödeme" olarak kapatıldığı lakin bu kayda ilişkin dayanak herhangi bir belge bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptaline, takibin asıl alacak olan 400,00 Euro üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli ve EURO cinsiyle açılmış mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili ayrıca dilekçesinde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde; Madde 67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Hükmünü amirdir.
İİK.'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının İcra Hakimliğıne başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması şart değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı olarak alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde; tarafların tacir olduğu, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, borçlunun takibe haksız olarak itiraz ettiği görülmekle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği kanaatine varıldığından asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 831,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-)Açılan davanın KABULÜ ile; davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibe 400,00 EURO asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli ve EURO cinsiyle açılmış mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden devam olunmasına,
2-) Davalı(borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince; T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 831,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-)Alınması gereken 427,60TL harçtan, peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davalıdan alınarak alınarak hazineye gelir kaydına,
4-)Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan 179,90-TL peşin harç, 179,90-TL başvuru harcı, 25,60-TL vekalet harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 91,75-TL yazışma ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.477,15-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 8.025,52TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı tarafça yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflara iadesine,
8-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda dava değeri yönüyle kabul edilen miktar nazara alınarak 6100 Sayılı Kanunun 341/2-4 maddesi ve 6763 Sayılı Kanunun 44. Maddesiyle eklenen Ek Madde 1 uyarınca her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranı uygulanarak 2024 YILI İÇİN BELİRLENEN 28.250,00 TL'LİK PARASAL SINIR nazara alındığında miktar itibariyle KESİN OLMAK ÜZERE Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/04/2024

Katip ... Hakim ...