WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

KONYA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

MAHKEMEMİZ ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN (ANA DAVA)
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI :
KAYYIM :
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ :
MAHKEMEMİZ ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN (BİRLEŞEN DAVA)
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI :
KAYYIM :
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan davaların yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEPLER :
Ana dava yönünden davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 14/11/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ve dava dışı ...'ın %50'şer hisse sahibi olarak davalı şirketin ortakları olduklarını, her iki ortağında şirket müdürü olduğunu, müvekkilinin şirket alacaklarını tahsil ederek diğer şirket ortağına teslim ettiğini, müvekkilinin bazı özel nedenlerden dolayı yurt dışına çıkmak zorunda kaldığını ve şirketi idaresinin diğer ortak olan ...'da olduğunu, müvekkilinin şirketin alacakları ve hesaplarından haberdar olmadığını, bunun için şirket kayıt ve defterlerini incelemek istediğini ancak bunun diğer ortak tarafından yerine getirilmediğini, müvekkilinin şirket işlerinin görüşüldüğü whatshap grubundan da çıkarıldığını, ayrıca müvekkilinin kardeşinin de şirketten işten çıkarıldığını, müvekkilinin şirketin işlerinden ve hesaplarından haberdar olamaz hale geldiğini, müvekkilinin diğer şirket ortağına güvenin kalmadığını, ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmaması TTK'nun 549/4 maddesi uyarınca şirketin sona erme nedenlerinden biri olduğunu beyanla davalı şirketin mal varlıklarından ortaklık payına düşen hak ve borçlarının tespiti ile şirketin feshine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava yönünden davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 02/12/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin iki ortaklı bir şirket olup diğer ortağının ise ... olduğunu, diğer ortak ...'in şirketin %50 hissedarı olup şirket ana sözleşmesine göre ana sermayenin %50'sine denk gelen 250.000,00TL sermaye koyma borcunu üstlendiğini ancak dava tarihine kadar bu miktarın 45.900,00TL'lik kısmını şirkete yatırdığını, müvekkilinin ise 234.543,00TL sermaye yatırdığını, davalı şirketin iki ortak tarafından birlikte idare edilmek ve yönetilmek üzere kurulduğunu ancak ...'in şirketin kuruluşundan sonra şirkete gelmez olduğunu, kendisinin FETÖ mensubu olmaktan dolayı yargılandığını bu nedenle şirkete gelmediğinin tespit edildiğini, şirketin kuruluşundan bu yana müvekkili tarafından yönetildiğini gelinen aşamada ortak sorumluluk doğuran işlerin müvekkili tarafından tek başına yapılmak zorunda kalınması nedeniyle müvekkilinin zor durumda kaldığını, ...'in hakkında açılan soruşturma ve ceza dosyalarının ilgili birimlerden sorulması ve hakkında arama, tutukluluk, hükümlülük veya adli kontrol kararı olup olmadığının tespit edilmesini, şirketin haklı fesih gerekçeleri nedeniyle müvekkili tarafından şirketin aktif faaliyetine son verildiğini, şirketin bulunduğu adresin kapatıldığını, çalışanlarının iş akdinin sonlandırıldığını, demirbaşlarının depoya kaldırıldığını, şirketin hiçbir banka hesabında nakit varlığının, taşınır veya taşınmaz mal varlığının olmadığını, haklı fesih şartlarının oluştuğunu beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla davalı şirketin öncelikle tasfiyesiz, aksi kanaat olursa tasfiye işlemleri tamamlanarak haklı nedenle feshine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafa usulünce yapılan tebligata rağmen hem ana dava hem de birleşen dava yönünden dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı, davalı şirkete temsil kayyımı atandığı, temsil kayyımı tarafından duruşmada davanın reddinin savunulduğu anlaşılmıştır.
DELİLLER:
Mahkememizce Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünden davaya konu şirkete ait bilgi ve belgeler, Muğla . Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Mahkememiz ... esas sayılı dosyası, Konya ve Karaman İl Emniyet Müdürlüğünden davacı ...'in yurt dışına çıkış ve yurt içinde giriş tarihlerine ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiş, davalı şirketin UYAP sistemi üzerinden TAKBİS ve GİB sorgusu yapılarak malvarlığına ilişkin bilgiler dosyamız arasına alınmış, dava taraflarının tanıkları dinlenilmiş, mahkememizce şirket merkez adresinde şirketler muhasebesi uzmanı ve makine mühendisi bilirkişi refakatinde keşif yapılarak bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :
Ana dava ve birleşen dava, limited şirketin haklı nedenle feshi davasıdır.
Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazı cevabından anlaşıldığı üzere, ana dosya davacısı ... %50 oranında, birleşen dosya davacısı ... %50 oranında olmak üzere, davalı şirketin dava tarihi itibariyle iki ortaklı bir limited şirket olduğu, her iki dosya davacısının da münferit şirket müdürü olarak davalı şirketi temsille yetkili olduğu anlaşılmaktadır.
Ana dava ve birleşen davanın davacılarının aynı zamanda davalı şirketin münferit yetkilileri olmaları karşısında şirket ile yöneticiler arasında ortaya çıkan menfaat çatışması sebebiyle, Mahkememizce, ilk davanın davacısı olan ...'e davalı şirketi iş bu dosyada temsil etmek üzere, temsil kayyımı atatmak üzere kesin süreli ihtarat yapılmıştır. Bunun neticesinde açılan dava nihayetinde, ...'nin 18/10/2023 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile, davalı şirket için Konya Barosuna kayıtlı ... TC Kimlik Numaralı Av. ...'ın temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmiş ve böylelikle davalı şirketin temsili konusundaki ön sorun giderilerek yargılamaya devam edilmiştir.
TTK'nun 636/3 maddesi: "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. " hükmünü içermektedir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yapılan keşif sonrası bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 18/07/2023 tarihli rapor içeriği ve dinlenen tanıkların beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Davalı şirketin, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 16/08/2021 tarih ve ... sayılı nüshasında yayınlanan tescil ilanı ile dört ortaklı olarak kurulduğu, bilahare yapılan pay devirleri neticesinde 15/12/2021 tarihi itibariyle her iki davacının %50-%50 oranında eşit paya sahip oldukları ve anılan tarih itibariyle her iki davacının münferit şirket müdürü olarak yetkili hale geldikleri, şirket adına düzenlenen son faturanın 15/11/2022 tarihli olduğu ve bu tarih sonrasında herhangi bir faaliyetin olmadığı, Mahkememizce icra edilen keşif sırasında da şirket merkezinde başka bir işletmenin faal olduğu, davalı şirkete ait herhangi bir faaliyetin olmadığı ve şirket envanterine kayıtlı varlıkların bir depoda muhafaza edildiği anlaşılmıştır.
ANA DOSYA YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:
Ana dosyada davacı vekili, davalı şirketin TTK gereği zorunlu olan ticari defter ve belgelerinin düzenli olarak tutmadığını, şirketin gelir ve giderinden müvekkilinin haberdar edilmediğini, şirket defter ve kayıtlarının incelenmesi için diğer şirket yetkilisinden bilgi istenildiği halde bu taleplerinin yerine getirilmediğini, şirkette çalışan kardeşinin işten çıkarılması ve bazı özel sebepler nedeniyle müvekkilinin yurt dışına çıkmak durumunda kalması nedeniyle şirkete ait hak ve yükümlülükleri konusunda müvekkilinin bihaber haline geldiğini ve bundan kaynaklı olarak ortaklar arasındaki güven duygusunun zedelendiğini ileri sürerek fesih talebinde bulunmuştur.
Mahkememizce davacı vekilinin öne sürdüğü fesih sebepleri tek tek tüm dosya nazarında incelenmiştir.
Dosya kapsamında aldırılan ve muhasebe uzmanı Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 18/07/2023 tarihli raporda da tespit edildiği üzere, davalı şirketin dava tarihine kadar olan dönemi kapsayan 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulmuş; açılış ve kapanış tasdikleri yine usulünce yaptırılmıştır. Davacı şirket ait gelir ve giderlerin defterlere işlenmediğine yönelik bir ispat aracı dosyaya sunulmamış, bilirkişi tarafından da bu yönde bir tespit yapılmamıştır. Söz konusu rapor davacı vekiline usulünce tebliğ edildiği halde rapora yönelik herhangi bir itiraz dilekçesi sunulmamış ve rapor bu yönüyle davacı için kesinleşmiştir. Hal böyle olunca davalı şirketin ticari defterlerinin düzenli tutulmadığı iddiası yerinde görülmemiştir.
Davacının bilgi ve inceleme hakkının yerine getirilmediğine yönelik iddiaya gelince;
Salt bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiği iddiası şirketin feshi için haklı sebep teşkil edemez. Zira, TTK'nun 614/3. Maddesi: "Genel kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse, ortağın istemi üzerine mahkeme bu hususta karar verir. Mahkeme kararı kesindir." hükmünü amir olup, dava yoluyla bilgi ve inceleme hakkının elde edilmesi mümkündür.
Davacı vekili tarafından, müvekkilinin yazılı olarak bilgi talebinde bulunduğu, bunun usulsüz olarak reddedildiği ve neticesinde dava açıldığına yönelik bir iddia ve delil ileri sürülmemiştir.
Öte yandan davacı vekili tarafından dosyaya bildirilen ve huzurda yeminli beyanları alınan, davacı ...'in babası ... ve davacının kardeşi ..., şirketin faal olduğu dönem içerisinde olan 2022 yılının Kasım ayında şirket merkezine birlikte gittiklerini, burada şirketin diğer yetkilisi ... ile görüştüklerini, şirketin gelir ve gider durumuna ilişkin kayıtları kendisinden aldıklarını, hatta sayım bile yaptıklarını, birbiriyle örtüşen yeminli beyanlarında dile getirmişlerdir. Bu ifadelere yönelik olarak davacı ... vekiline sorulduğunda ise: "tanık beyanlarına bir diyeceğimiz yoktur, beyanlar dosyaya sunduğumuz belgelerle uyumludur" şeklinde beyanda bulunulmuştur. Bunun ötesinde davacı ... vekili tarafından dosyaya sunulan 22/01/2023 tarihli dilekçe ile, şirket yetkilisi ... tarafından tutulan ve şirket varlıklarına dair olduğu belirtilen 51 sayfadan ibaret belge sureti dosyaya sunulmuştur. Hal böyle olmakla bilgi alma ve inceleme hakkının haleldar edildiğine yönelik davacı vekili iddiaları yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili tarafından yukarıda sayılanlar dışında haklı fesih sebebi ileri sürülmediğinden ve dava basit usule tabi olup iddianın genişletilmesi dava dilekçesinin ibrazıyla başladığından, davacı tanıklarının dile getirdiği şirketin mallarının fabrikadan çıkarılması gibi hususlar üzerinde bir değerlendirme yapma gereği duyulmamıştır.
Davacı ... vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığından yemin delili hatırlatılmasına da lüzum görülmemiş ve anılan gerekçelerle ispatlanamayan davanın reddi yönünde hüküm tesisi gerekli olmuştur.
BİRLEŞEN DOSYA YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:
Birleşen dosyada davacı vekili, şirketin %50 pay sahibi olarak ortağı ve aynı zamanda yetkilisi olan ...'in FETÖ üyesi olması suçlamasıyla hakkında yürütülen ceza yargılaması sebebiyle kaçak olduğunu ve şirket işleriyle ilgilenmediğini, şirketin pazarlama ve perakende ticaret üzerine kurulmasından dolayı şirket ortaklarının şahsi ve fiziki çalışmasının şirketin devamlılığı için zaruri olduğunu, ayrıca %50 pay sahipliği sebebiyle tüm hissedarların onayı olmaksızın yapılacak iş ve işlemlerinin şahsi sorumluluk riski taşıdığını, şirket ortağının bu durumu sebebiyle şirketin ticaret yapamaz hale geldiğini, şirketin zarara uğramasının engellenmesi için mallarının depoya kaldırıldığını ve faaliyetinin sonlandırılması mecburiyetinde kalındığını, ayrıca şirket ortağının sermaye koyma borcunu tam olarak yerine getirmediğini ileri sürerek fesih talebinde bulunmuştur.
Mahkememizce davacı vekilinin öne sürdüğü fesih sebepleri tek tek tüm dosya nazarında incelenmiştir.
Ana dosya davacısı ... hakkında açılan Muğla . Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası celp edilmekle incelenmiş olup; Adı geçen Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 21/06/2019 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; Sanık ...'in üzerine atılı "Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan neticeten 6 Yıl 10 Ay 15 Gün Hapis Cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu dosya üzerinden sanık hakkında tutuklamaya yönelik 13/12/2022 tarihli yakala emri düzenlendiği, yakalama emrinin henüz infaz edilemediği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından, ...'in hakkındaki ceza davası sebebiyle yasal olmayan yollardan yurt dışına çıktığı belirtilmiş, davacı vekilinin bildirmiş olduğu tanıklar da benzer yönde anlatımda bulunmuşlardır. Ana dosya davacısı olan ve ...'in babası ve kardeşi olan tanıklar da ...'in yurt dışında olduğunu ve yurt dışına çıktıktan sonra bir daha dönmediğini ifadelerinde belirtmişlerdir. Konya İl Emniyet Müdürlüğü
dosyamıza gönderdiği 12/10/2023 tarihli yazı cevabında, ...'in 21/06/2005 tarihinde Antalya Havalimanından yurttan çıkış yaptığını, 12/07/2005 tarihinde aynı havalimanından yurda giriş yaptığını, başkaca giriş çıkış kaydının olmadığını bildirmiştir. Davalı şirketin kuruluşundan sonra davacının yasal yollardan yurtdışı çıkışı yapmadığı ve davacının 2022 yılının tam tarihi belli olmayan son ayları içerisinde yurttan çıkış yaptığı ve hali hazırda yurt dışında olduğu, böylelikle kesinlik kazanmıştır.
Her ne kadar davacı vekilinin öne sürdüğü şirket ortağının sermaye koyma borcunu tam olarak getirmemesi hususu fesih için haklı sebep oluşturmasa da, davalı şirkette % 50 pay sahibi olan ve aynı zamanda şirket müdürü olarak münferit yetkisi bulunan şirket ortağının yasal olmayan yollardan yurt dışına çıkması, hakkındaki ceza davası sonucunda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkum edilmesi ve ceza mahkemesince tutuklanmasına yönelik olarak çıkarılan yakalama emrinin halen aktif olması, limited şirketlerin, anonim şirketlere nazaran sermayeden ziyade kişisel niteliklerin de gözetildiği bir özelliğe sahip olması ve ortakların güven duygusunu zedeleyici hal ve hareketlerin ortaklık ilişkisinin devamını çekilmez hale getirmesinin muhtemel olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilinin ileri sürdüğü haklı sebeplerin somut olayda vuku bulduğu anlaşılmıştır. ...'in yurt dışına çıkmasından bir süre sonra şirket faaliyetlerinin durması, davacı ...'ın şirketi kötü yönettiğine ve zarara uğrattığına yönelik bir delilin dosya kapsamında bulunmaması dikkate alındığında haklı sebeplerin oluşmasında davacı ...'ın bir rolünün olmadığı neticesine ulaşılmıştır.
Davalı şirketin dava tarihi itibariyle faal olmaması, her iki şirket ortağının da açtıkları dava ile şirketin feshini istemeleri karşısında, davalı şirketin devamının ekonomik ve rasyonel olmadığı kanaatine varılarak herhangi bir alternatif çözüme başvurulmaksızın davalı şirketin feshinin gerektiği anlaşılmakla, Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-)1-Mahkememiz ... esas sayılı ana dava dosyası yönünden davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
B)1-Birleşen mahkememiz ... esas sayılı dava dosyası yönünden davanın KABULÜ İLE, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı davalı ... TİC. LTD. ŞTİ.'nin FESİH VE TASFİYESİNE,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 1 ay içerisinde, ikinci bir yazı veya tebligat beklenmeksizin davacı tarafından 30.000 TL. tasfiye masrafı ve 30.000 TL. tasfiye memuru ücreti olmak üzere toplam 60.000 TL.'nin nihai sorumlusu davalı şirket olmak üzere Mahkememizin bu dosyasına yatırılmasına,
3-60.000 TL.'lik tasfiye masraflarının yatırılmasından sonra Mahkememizce re'sen tasfiye memuru seçilerek göreve başlatılmasına,
4-Tasfiye memuru için takdir edilen 30.000 TL.'nin; 15.000 TL.'sinin göreve başlatıldığı tarihte peşin olarak tasfiye memuruna ödenmesine, kalan 5.000 TL.'nin davalı şirkete ait malvarlığının satışlarının tamamlandığının tasfiye memuru tarafından bildirilmesi ve belgelendirilmesinden sonra, kalan son 10.000 TL.'nin de tasfiyenin tamamlanması ve buna ilişkin raporun tasfiye memuru tarafından dosyaya sunulmasından sonra tasfiye memuruna ödenmesine,
5-Tasfiye memuru ücretinin dışında tasfiye masrafı olarak yatırılacak 30.000 TL.'nin ise tasfiye memurunun belgelendirdiği taleplere göre, kendisine veya ilgili yerlere Mahkememiz tarafından ödenmesine,
6-Tasfiye memuru ücreti ile tasfiye masraflarının güncellenip güncellenmeyeceğinin ve davacı taraftan ilave ücret talep edilip edilmeyeceğinin kararın kesinleşmesi ve tasfiyeye başlanmasından sonra ihtiyaca ve/veya tasfiye memurunun talebine göre ek kararla bilahare değerlendirilmesine,
7- Davacı tarafça dosyaya yatırılacak olan tasfiye memuru ücreti ve diğer tasfiye giderlerinin, tasfiye ve ödeme aşamasında tasfiye memurluğunca davacıya tam ve eksiksiz olarak öncelikle ödenmesine,
8-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafından yapılan 80,70TL başvuru harcı, 80,70TL peşin harç, 11,50TL vekalet suret harcı, 2.000,00TL bilirkişi ücreti ve 1.614,45TL posta, tebligat ve keşif masrafları olmak üzere toplam 3.787,35TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
10-AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
11-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
12-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; davacı ... vekili ve davacı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/06/2024

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır