T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizin ... Esas ,... Karar sayılı 01.03.2018 tarihli görevsizlik kararı ile dosya Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilerek yeni esas almış, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasından verilen karar istinaf edilmiş, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı ve 02/11/2021 tarihli ilamı ile kaldırma kararı verilmesi üzerine Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmekle dava mahkememizin ... esas sırasına kaydedilmiş, Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin irsaliye fatura ile davalıya mal sattığını, davalının faturadan kaynaklı borcunu ödememesi üzerine hakkında Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dosyasına yaptıkları itiraz doğrultusunda öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, açılan davada yetkili mahkeme ve icra dairesinin İzmir mahkeme ve icra dairesi olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafından icra dairelerinin ve Mahkememizin yetkisine yönelik yapılan itirazın değerlendirilmesinde; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/04/2018 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı içtihadı ile de kabul edildiği gibi TBK.89.maddesi kapsamında takibe konu alacağın para borcu olması ve tarafların sözleşmeyle aksinin kararlaştırmaması nedeniyle alacaklı davacının yerleşim yeri icra müdürlüğü ve mahkemelerinin de yetkili olması nedeniyle ve taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı da açıkça inkar edilmediğinden yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılarak yargılamaya devam olunmuştur.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklı olarak düzenlenen faturaya dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline yöneliktir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları ise; faturaya konu malların davalıya teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise davacının davalıdan takip tarihi itibari ile alacaklı olup olmadığı, davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 9.303,83 TL asıl alacak ve feriler yönünden faturaya dayalı ilamsız icra takibine başlandığı, davalının itirazı nedeniyle takibin durdurulduğu açılan davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmektedir.
Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında SMMM bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda özetle;takibe konu 10/02/2016 tarihli ... numaralı 9.303,83 TL bedelli faturanın açık fatura olarak düzenlendiği teslim alan ve teslim eden kısmında imzaların mevcut olduğu ismin bulunmadığı, Selçuk V.D. Müdürlüğünün 21/11/2018 tarihli ... numaralı yazısı ekinde bulunan BA-BS formlarının incelenmesinde davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin davalı ... KDV hariç 7.884,00 TL satış bildirimi yaptığı, yalnız davalı ... alış bildirimi yapmadığı, dava konusu faturanın yevmiye defterinde kaydına rastlanmadığı, bu durumun torbalama sistemi ile yapılan kayıtlardan kaynaklandığı, yalnız Envanter defterinin incelenmesinde 120.01.231 cari hesap numarası ile ... ... ismi ile kaydının bulunduğu ve ... davacı şirketin 9.303,83 TL alacaklı olarak kayıtlı olduğu .ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı şeklinde tespitlere yer verildiği görülmektedir.
Mahkememizce davalı tarafa isticvap davetiyesi tebliğ edilerek 2016-2017 yıllarına ait ticari defterlerin bulundukları yerin bildirilmesi için 2 haftalık kesin süre verilmiş, davalı vekili tarafından sunulan 24.11.2022 tarihli dilekçe ile ticari defterlerin bulundukları yerin bildirilmesi üzerine İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak defterler üzerinde SMMM uzmanı bilirkişi tarafından inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi tarafından sunulan 16.03.2023 tarihli raporda özete; " ... -... ait 2016 yılı işletme defterinin açılış tasdikinin İzmir .Noterliği tarafından ... yevmiye no ile 30/12/2015 tarihinde TTK 64 ve VUK 221. maddeye göre yasal süresinde yapıldığını, 2016 yılı işletme defterinin kapanış tasdiki bulunmamakta olup, TTK 64 maddeye göre de işletme defterleri için kapanış tasdikinin zorunlu olmadığını , davalı ... -... ait 2016 yılı işletme defterinin incelenmesinde takibe dayanak , davacı ... tarafından davalı ... adına düzenlenmiş 10/02/2016 tarihli ... no.lu 9.303,83 TL tutarlı faturaya ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığını, rapor ekinde sunulan davalı ... ait işletme defterinden de görüleceği üzere davacı ... ilişkin başkaca bir kaydın mevcut olmadığını, davalı ... -... ait 2016 yılı işletme defterine göre , davacı ... Ltd.Şti.'nin 10/10/2016 takip tarihinde davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı " şeklinde tespitlere yer verildiği görülmektedir.
6100 Sayılı HMK'nun 222.maddesi: "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(1) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü içermektedir.
Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında SMMM bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda davacı tarafın ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı şeklinde tespitlere yer verildiği görülmekle HMK'nun 222/2 numaralı bendine göre davacı tarafın defterleri lehine delil olarak kabul edilmemiştir.
Davalı tarafça sunulan işletme defterlerinin ise delil olma mahiyeti olmadığından bilirkişi tarafından sunulan 16.03.2023 tarihli raporda yer alan tespitlere Mahkememizce itibar edilmemiştir.
Dosya kapsamında bulunan ve takibe dayanak yapılan faturada teslim alınan kısmında imzanın bulunduğu ve söz konusu faturanın ödeme emri ile birlikte davalıya tebliğ edildiği ancak davalı tarafından fatura altındaki imzaya ne icra takibine yapılan itirazda ne de cevap dilekçesinde itiraz edilmediği, yine davalının Asliye Hukuk Mahkemesinde aşamalardaki beyanlarında da fatura altındaki imzaya itiraz etmediği, davalı tarafın ilk kez Asliye Hukuk Mahkemesinde sözlü yargılama aşamasında iken fatura altındaki imzaya itiraz ettiği, istinaf aşamasında sunulan dilekçede de bu hususa değinildiği görülmekte ise de bu aşamada yapılan itirazın davayı uzatmaya yönelik olduğu kanaatine Mahkememizce ulaşılmış, savunmanın genişletilmesi yasağı doğrultusunda davalı tarafından imzaya sonradan yapılan itiraz dikkate alınmamıştır. 6100 Sayılı HMK'nun 222/3. Maddesinin açık hükmü gereğince ticari defter kayıtlarının aksi senet veya diğer kesin delillerle ispatlanabilir. Davacının bu noktada malların teslimi hususunu imzalı fatura ile ispatlandığı değerlendirilmiş, bu durumda ispat yükü davalı tarafa geçmiş, davalı tarafından ise ödeme hususunun ispatına yönelik herhangi bir yazılı delil sunulmadığından ve davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanılmamış olduğundan açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Taraflar tacir olduğundan, dava konusu alacak likit olduğundan ve davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ ile, davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın asıl alacak tutarı olan 9.303,83 TL yönünden iptaline, takibin asıl alacak tutarı olan 9.303,83 TL yönünden aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar yıllık %9 oranında yasal faiz işletilmesine,
2-Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın haksız olduğu değerlendirilmekle asıl alacağın %20 oranındaki 1.860,77 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 635,54-TL harçtan, peşin olarak alınan 109,58-TL harç ve icra dosyasına yatırılan 49,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 476,65-TL harcın davalıdan alınarak alınarak hazineye gelir kaydına,
-Harçlar Kanunun 29. maddesi gereğince davacı alacaklının icra müdürlüğüne yatırdığı binde beş tahsil harcı mahkeme harçlarına mahsup edildiğinden bu hususun icra müdürlüğünce resen dikkate alınmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 109,58-TL peşin harç, 31,40-TL başvuru harcı, 49,31-TL icra harcı, 4,60-TL vekalet harcı, 1.150,00-TL bilirkişi ücreti ve 577,30TL yazışma ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.922,19-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 9.303,83-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava değeri yönüyle kabul edilen miktar nazara alınarak 6100 Sayılı Kanunun 341/2-4 maddesi ve 6763 Sayılı Kanunun 44. Maddesiyle eklenen Ek Madde 1 uyarınca her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranı uygulanarak 2024 YILI İÇİN BELİRLENEN 28.250,00 TL'LİK PARASAL SINIR nazara alındığında miktar itibariyle KESİN OLMAK ÜZERE Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/04/2024
Katip Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!