T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 24/10/2021 tarihinde saat 19:45 sıralarında sürücü ...'un ... plakalı kamyonu ile seyir halindeyken aynı istikamette seyir halinde olan ve arkadan gelen ... plakalı aracın sürücüsü ...'un gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü göstermeyerek ... yönetimindeki araca arkadan çarparak kazanın meydana geldiğini, kaza neticesinde arabada yolcu olarak bulunan ... ...'ın hayatını kaybettiğini, olay yeri trafik ekiplerince düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağı raporunda da; çarpma noktası, araçların durma mesafesi ve karayolunun özelliklerine göre; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'un bu kazada KTK m. 84/d(arkadan çarpma) ve m.52/b (sürücüler hızlarını görüş,yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar) kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğunun kanaatine varıldığını, diğer ... plakalı kamyon sürücüsü ...'un bu kazada herhangi bir kusurunun olmadığı kanaatine varıldığını , ayrıca davacı ... engelli bir birey olduğundan Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas numaralı dosyasında kısıtlılığının bulunduğunu, müteveffa vefat etmeden önce müvekkili ...'in vasisi olarak görev yapmaktayken vefatından sonra annesinin vasi olarak görev aldığını, müteveffanın hem ev hanımı olan annesinin hem de engelli kardeşinin tek geçim desteği olduğunu, bu gibi nedenlerle davanın kabulü ile, trafik kazasında yaşanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalan davacılar ... ve ... için (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere) 6100 sayılı yasa’nın 107. maddesi uyarınca maddi tazminat isteğinin incelenmesini, toplanacak delillere göre maddi tazminat hesabı yaptırılarak, şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden olay tarihindeki sigorta limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tahsilini, hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememe riskine karşılık davalı ... Sigorta A.Ş’ye ait tüm taşınır ve taşınmazları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine verilecek kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve 3. şahıslara devri engelleyici nitelikte “ihtiyati haciz” şerhi konulmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmektedir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki harca esas değerin 1.000,00 TL olarak gösterildiğini ancak bu değerin ne kadarının hangi davacı için talep edildiğinin açıkça belirtilmediğini, bu durumun açıklanmasının gerektiğini, dosya içerisinde yer alan kaza tespit tutanağının trafik ekipleri tarafından düzenlendiğini, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bir tutanak olduğunu, kusur durumunun konusunda uzman kurum veya kişiler tarafından oran gösterir şekilde tespit edilmesinin gerektiğini, bu sebeple kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor aldırılmasını ve başvuranın kazadan dolayı herhangi bir sosyal kurumdan, özellikle SGK’dan tazminat veya destek alıp almadığının araştırılmasını ve tespiti halinde bu ödemelerin tazminat hesabından mahsup edilmesini, davacının ileri sürmüş olduğu haksız ve mesnetsiz iddiaların reddini, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar vekili dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki 42 FY 252 plakalı kamyonun karıştığı trafik kazası sebebiyle davacıların murisi ... ...'ın vefat ettiğini belirterek dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ZMMS ile sigortalısı olduğu davalı sigorta şirketinden maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Dava tarafları arasında, dava konusu trafik kazasındaki kusur durumu, davacıların uğradığı zararın türü ve miktarı, zararın davalıdan tazmin edilip edilemeyeceği; edilebilir ise ne miktarda tazmin edilebileceği ihtilaflıdır.
Kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde dava dışı ... adına tescilli olduğu, kaza sırasında sürücüsünün dava dışı ... olduğu ve bu aracın davalı sigorta şirketinin 27/04/2021-27/04/2022 tarihli ... poliçe numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalısı olduğu, kaza tarihinde geçerli sakatlanma/ölüm teminat limitinin kişi başına 430.000,00 TL olduğu dosya kapsamına celp olunan bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Anayasa Mahkemesi’nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve ... E, ... K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesine göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesine göre; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.
6098 sayılı TBK'nın 53. Maddesine göre; Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.
6098 sayılı TBK'nın 55. Maddesine göre; Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.
Anılan yasal düzenlemelere istinaden bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Haksız eylem nedeniyle oluşan zararın tazminine karar verebilmek için, hukuka aykırı kusurlu eylem sonucu oluşan zarar ve hukuka aykırı kusurlu eylem ile zarar arasında uygun illiyet bağının mevcut olması gerekir.
Destekten yoksun kalma tazminatı, haksız fiil sonucu bir kişinin ölümü sonucunda ölenin yardımından mahrum kalanlara ödenecek bir tazminat türüdür. Bu tazminatın kaynağı olan 6098 sayılı TBK m. 53 öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nın 45/2 maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu yardımın miktarı belirlenmelidir. Bu belirlemede destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, dahil oldukları sosyal ve ekonomik çevre, yaşam standartları, cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar da göz önünde bulundurulacaktır. Hayatın olağan akışı içinde, destek sayılan kimsenin baktığı kimselere gelirini belli paylara bölerek baktığı pek söylenemese de tazminat hesabında bir paylaştırma yapmak zorunlu hale gelmektedir.
Buna göre öncelikle gelirin tamamının, yardım görenlere tahsis olunmuş varsayılamayacağı, ölenin gelirinden bir bölümünü kendisine ayıracağı, bu tahsisten vazgeçilemeyeceği ve bu suretle yardımın (payların) geliri yutmaması ilkesi dikkate alınmalıdır. Ayrıca ölenin kendi geçim masraflarından artan miktarın tamamının (hiçbir tasarruf düşüncesine yer bırakmadan) destek görenlere dağıtılması da kabul olunamaz. Öte yandan, destek görecek kimselere ayrılacak miktar da bunların ihtiyaçlarının toplamı kadar olmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir.
Davacı ... davaya konu trafik kazasında ölenin annesi, diğer davacı ... ise ölenin kardeşi olup, ölümle birlikte destekten mahrum kaldıklarını savunarak destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuşlardır. Davacı ... ile müteveffa arasındaki ölüm tarihindeki akrabalık durumu nedeniyle desteklik ilişkisi bulunduğu kabul edilmiştir.
Akşehir .Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından talimat yolu ile davacı tanıkları ... ... ve ... beyanları alınmış, tanık ... ...'ın alınan beyanında özetle; " ...... ... ... hem evinin hemde engelli olan abisinin bakımını üstleniyordu. Engelli abisini sürekli Ankara'ya götürüp getirdi. ... ... vefat ettikten sonra yengemin hayatı altüst oldu. Engelli oğlunu hastaneye götüremiyor, götürmek için birilerini bulmakta zorlanıyordu. Abimin eşi yani davacı ..., maddi olarak geçimlerini ölen eşinden aldığı aylık ve engelli oğlunun bakım parasıyla sağlıyor. Kazadan sonra yengem olan davacı psikolojik olarak da büyük yıkım yaşadı. Sağlıklı olan tek oğlunu kaybetti. Tüm hayatını ... ...'a adamıştı. Yalnız olduğu için engelli oğluna bakmakta çok zorlanıyor. " şeklinde beyanda bulunduğu, tanık ... alınan beyanında özetle; " ..... ... ...'ın düzenli bir işi yoktu. Nerde iş bulursa orada çalışırdı. ... ... vefat ettiği dönemde ... isimli bir restoranda gündelikçi olarak çalışıyordu. Orada ne kadar ücret aldığını bilmiyorum. Davacı olan annesinin ve engelli kardeşinin bakımlarını üstleniyordu. Davacı ev hanımıydı, ölen eşinden kalma aylığı vardı ve oğlu ... ...'ın getirdiği ücret ile geçimlerini sağlıyorlardı. ... ..., engelli ve kontrol altında bulunan abisini sürekli olarak hastaneye götürür getirirdi. Evin tüm ihtiyaçlarını ... ... karşılardı ve annesinin tüm işlerini takip ederdi. Babası da 4-5 yıl önce vefat ettiği için evin tüm sorumluğu ... ...'daydı. ... ... yaşasaydı yine evin tüm yükünü karşılayacaktı. ... ...'ın vefatından sonra davacılar maddi manevi yıkıldılar." şeklinde beyanda bulunduğu görülmekle müteveffanın ölmeden önce kardeşi ...'a eylemli olarak baktığı , dolayısı ile davacı ... ile ölen arasında desteklik ilişkisi bulunduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Adli Tıp Uzmanı Bilirkişi ... ile Trafik Bilirkişisi ...'ün 05/01/2023 tarihli mahkememize sunmuş oldukları ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda özetle; Ölen ... ...'ın olay yeri fotoğrafları ve ölü muayenesi tutanağında kayıtlı bilgi ve bulgulara göre trafik kazasında açığa çıkan enerjinini emniyet kemeri kullanımına bağlı mekanizmanın ani ivme değişiklikleri ile kilitlenmesi ve ortaya çıkan kuvvetin vücuda aktarımı sonucu göğüs ve kuşak kısmında görülmesi beklenen ekimoz, sıyrık vb. travmatik lezyonların ölü muayene tutağında tariflenmediği ve olay yeri fotoğraflarında emniyet kemerinin takılı olmadığı görülmekle müteveffa yolucu ... ...'ın meydana gelen trafik kazasında emniyet kemerinin takılı olmadığı, olay yeri fotoğrafları ve aracın hasarlı kısımları ile şahsın ölümcül yaralarının lokalizasyonu birlikte değerlendirildiğinde çarpmanın direkt etkisi ile aracın metal aksamlarının ölenin kafa bölgesine direkt çarpmasına ve kafanın sıkışmasına neden olduğu, vücudunda başkaca ölümcül travmatik bulgu tarif edilmediği, vücudun ivme kazanarak farklı bölgelere çarpması ile oluşmuş yaralanma ve araçtan fırlama ile meydana gelebilecek yaralanma tarif ve tespit edilmediği görülmekle emniyet kemerinin takmamasının literatür çalışmaları doğrultusunda ölümüne %5 oranında etkili olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'un bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nun 84. Maddesi asli kusurlardan kod no:4'e denk gelen arkadan çarpma madde 56/1-c ve madde 52/1-b asli kural ihlali olup %100 oranında kural ihlalinin olduğunu, ... plakalı kamyon sürücüsü ...'un ise bu kazada herhangi bir kural ihlali yapmadığı görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmektedir.
Aktüerya uzmanı bilirkişi ...'ın 17/05/2023 tarihinde mahkememize sunmuş olduğu PMF-1931 yaşama tablosuna göre hazırladığı raporunda özetle; 24/10/2021 günü meydana gelen trafik kazası sonucunda ... ...'ın vefatı nedeniyle annesi ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının 402.904,66 TL, kardeşi ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının bulunmadığı sonuç ve kanaatini bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmektedir.
Mahkememizce rapor öncesi ara kararımızda hem PMF 1931 yaşam tablosu hem de TRH-2010 yaşam tablosuna göre davacıların talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması istenilmiş ise de sadece PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapıldığı anlaşmakla bu defa taraf vekillerinin itirazları da nazara alınarak her iki yaşam tablosuna göre ve ayrıca davacı ... bakımından dosyadaki tanık beyanları, müteveffanın bu davacıya da ( ...'a ) eylemli olarak baktığı hususları değerlendirilmek suretiyle kaza tarihi ve sigorta poliçe limiti de nazara alınarak gerekmesi halinde garame hesabı da yapılmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi ...'ın 19/06/2023 tarihinde mahkememize sunmuş olduğu PMF-1931 yaşama tablosuna göre yapılan ek raporunda özetle; ... ...'ın annesi ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının 163.911,96 TL ve kardeşi ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının 266.088,04 TL olduğunun kanaatine varıldığını bildirir rapor sunulduğu görülmektedir.
Bilirkişi ...'ın 19/06/2023 tarihinde mahkememize sunmuş olduğu TRH -2010 Mortalite tablosuna göre yapılan ek raporunda özetle; ... ...'ın annesi ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının 147.517,33 TL ve kardeşi ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının 282.482,67 TL olduğunun kanaatine varıldığını bildirir rapor sunulduğu görülmektedir.
Konya BAM . Hukuk Dairesinin uygulaması da nazara alınarak aktüerya hesap bilirkişisinin ek raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesaplanan miktarların hükme esas alınması gerekmiştir.
Davacılar vekili tarafından sunulan 22.12.2023 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle; davacı ...'a yönelik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL olan taleplerini 147.017,33 TL artırarak 147.517,33 TL'ye yükseltilmesini, davacı ...'a yönelik fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL olan taleplerini 281.982,67 TL artırarak 282.482,67 TL'ye yükseltilmesini ,netice itibariyle 1.000,00 TL olan taleplerini toplamda 429.000,00 TL arttırarak 430.000,00 TL 'ye yükseltilmesini , toplam 430.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, cevap , tanık beyanları, cevabi yazılar, Adli Tıp Uzmanı Bilirkişi ... ile Trafik Bilirkişisi ...'ün 05/01/2023 tarihli raporu, bilirkişi ...'ın 19/06/2023 tarihinde mahkememize sunmuş olduğu PMF-1931 yaşama tablosuna göre yapılan ek raporu, talep arttırım dilekçesi ve yukarıda yer alan yasal düzenlemeler doğrultusunda tüm dosya kapsamı gereğince yapılan değerlendirmede; davacı ...'ın 24.10.2021 tarihinde davaya konu meydana gelen trafik kazasında ölen ... ...'ın annesi, diğer davacı ...'ın ise ölenin kardeşi olup, ölümle birlikte destekten mahrum kaldıklarını savunarak destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulundukları, yukarıda izah edildiği şekilde davacılar ile ölen arasında desteklik ilişkisinin mevcut olduğunun kabul edildiği, aktüerya uzmanı bilirkişi ...'ın 19/06/2023 tarihinde mahkememize sunmuş olduğu PMF-1931 yaşama tablosuna göre yapılan ek raporunda ... ...'ın vefatı nedeni ile annesi ...'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 163.911,96 TL olduğu, ölenin kardeşi olan ...'ın ise talep edilebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 266.088,04 TL olduğu şeklinde tespitlere yer verildiği, davacılar vekili tarafından sunulan 22.12.2023 tarihli talep arttırım dilekçesinde davacı ...'a yönelik 500,00 TL olan taleplerini 147.017,33 TL artırarak 147.517,33 TL'ye yükseltilmesinin talep edildiği, Mahkememizce taleple bağlılık ilkesi gereğince davacı ... yönünden 147.517,33 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatına hükmetmek gerekmiş, söz konusu tutardan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak 118.013,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından sunulan 22.12.2023 tarihli talep arttırım dilekçesinde davacı ...'a yönelik 500,00 TL olan taleplerini 81.982,67 TL artırarak 282.482,67 TL'ye yükseltilmesinin talep edilmiş ise de ; aktüerya uzmanı bilirkişi ...'ın 19/06/2023 tarihinde mahkememize sunmuş olduğu PMF-1931 yaşama tablosuna göre yapılan ek raporunda ... ...'ın vefatı nedeni ile ölenin kardeşi olan ...'ın talep edilebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 266.088,04 TL olduğu şeklinde tespitlere yer verildiği görülmekle davacı ... yönünden 266.088,04 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatına hükmetmek gerekmiş, söz konusu tutardan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak 212.870,43 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar davacılar vekilince sunulan dava dilekçesinde avans faiz işletilmesi talep edilmiş ise de davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... plaka sayılı aracın tescil belgesinde kullanım amacının hususi olarak yer alması nedeni ile yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, kaza tespit tutanağında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olarak işaretlenmesi, soruşturma dosyası içerisinde bunun aksi yönde bir beyan ve delilin bulunmaması nazara alındığında müterafik kusur indirimine gidilmemiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesinde hatır taşıması indirimi talebinde bulunulduğu görülmüş olup HATIR TAŞIMASI İNDİRİMİ TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE ;Mahkememizce davacı vekiline müteveffanın ...'un aracında bulunma nedenini açıklar mahiyette beyan dilekçesi sunmak üzere süre verildiği, davacı vekili tarafından sunulan 16.02.2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle; müteveffanın ...'un çalışanı olduğu, mesai bitimi ...'un ...'yi evine bırakacağı şeklinde beyanda bulunulduğu, soruşturma dosyasına yer alan ifadelerden de bu hususun doğrulandığı, müteveffanın ücret karşılığı olmaksızın taşınması sırasında kazanın meydana geldiği dosya kapsamıyla sabittir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığınan cihetle, bu gibi taşımalarda, 6098 sayılı TBK'nun 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Mahkememizce bu doğrultuda hesaplanan tazminat tutarlarından %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmıştır.
Hatır taşıması indirimi nedeniyle davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı lehine yargılama giderine hükmedilmesi mümkün değildir. Bu bakımdan yargılama giderinin, hatır taşıması indirimi yapılmadan önceki tazminat tutarları ile davacının talebi karşılaştırılmak suretiyle davanın hatır taşıması indirimi dışında kalan sebeplerden dolayı reddedilen tutarın tespiti gerekmektedir. Bu yönde yapılan değerlendirmede, davacı ... yönünden davanın reddedilen toplam 69.612,24 TL'nin 53.217,61 TL'lik kısmının hatır taşıması indiriminden, bakiye kalan 16.394,63 TL'lik kısmının diğer sebeplerden kaynaklandığı, davacı ... yönünden davanın reddedilen toplam 29.503,47 TL'nin hatır taşıması indiriminden kaynaklandığı sonucuna varılmış, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretlerinin belirlenmesinde bu tutarlara göre değerlendirme yapılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ... yönünden açılan destekten yoksun kalma tazminatı talepli davanın davacılar vekilinin 22.12.2023 tarihli talep arttırım dilekçesi doğrultusunda KISMEN KABULÜ İLE; davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihindeki poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kayıt ve şartıyla 118.013,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının 22.03.2022 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Davacı ... yönünden açılan destekten yoksun kalma tazminatı talepli davanın davacılar vekilinin 22.12.2023 tarihli talep arttırım dilekçesi doğrultusunda KISMEN KABULÜ İLE; davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihindeki poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kayıt ve şartıyla 212.870,43 TL destekten yoksun kalma tazminatının 22.03.2022 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Hazine tarafından karşılanan 1.600,00TL arabuluculuk giderinin haklılık oranına göre (413.605,37/430.000 oranında) 1.539,00TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'nden, 61,00TL'sinin davacılar ... ve ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 22.602,71 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 80,70TL harç ile ıslah harçları toplamı olan 7.400,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.122,01TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacılar tarafından yapılan 350,55 TL başvuru harçları, 80,70 TL peşin harç ve 7.400,00TL ıslah harçları olmak üzere toplam 7.831,25TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak ile davacılara verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan 3.177,25TL posta-tebligat gideri, 2.800,00TL bilirkişi ücretleri ve 11,50TL vekalet suret harcı olmak üzere toplam 5.988,75TL yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan (413.605,37/430.000 oranında) 5.760,42TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 11,50TL vekalet suret harcı yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan (16.394,63/430.000 oranında) 0,44 TL'sinin davacılar ... ve ...'dan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ne verilmesine, kalan kısmın davalı ... Sigorta A.Ş.'nin üzerine bırakılmasına,
8-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 18.882,22 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
9-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 33.930,56 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
10-Davalı sigorta vekili yararına davacı ... ... nedeniyle AAÜT'ye göre hesaplanan 16.394,63 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı sigortaya verilmesine,
11-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) haftalık yasal süre içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/03/2024
Katip Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!