WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

KONYA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVALI MÜFLİS 3-
DAVALI İFLAS DAİRESİ :
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında verilen 03/04/2017 tarihli, ... Karar sayılı ilamın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05/10/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla BOZULMASINA karar verilmesi üzerine dosya mahkememize gönderilmiş olmakla dava mahkememiz esas defterinin yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiş, Mahkememizce yapılan açık yargılama sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasındaki 29/12/2009 tarihli ortaklık sözleşmesi başlıklı sözleşme ile mülkiyeti müvekkiline ait ... marka paketleme makinası, ... plakalı 111 beygir gücünde ... marka traktör, ... marka Bağsan yapımı kepçe olmak üzere üç kalem tarım makinasının 1/2 hissesinin müvekkili tarafından davalı şirkete devrinin kararlaştırıldığını, paketleme makinası üzerinde finansal kiralama şirketinin alacağının olması, traktör üzerinde de banka rehninin olması nedenleriyle resmi devirlerin gerçekleştirilemediğini, 29/12/2009 sözleşme tarihi itibari ile müvekkilinin bu malların ortak kullanımını davalı tarafa sağlayacağını ve davalının da 1/2 paya karşılık 176.000,00 TL bedelli 20/01/2010 keşide tarihli bir çeki müvekkiline vereceğini, mallar üzerindeki belirtilen kısıtlamalar nedeniyle müvekkilinin de davalıya 176.000,00 TL bedelli bir bonoyu teminat olarak vereceğini ve müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak malları davalı şirketin kullanımına sunduğunu ve sözleşmeye uygun teminat bonosunu da şirkete verdiğini ancak davalı şirketin sözleşmede geçen malların 1/2 payı karşılığı bedeli olan 176.000,00 TL lik çeki müvekkiline vermediğini, çekin verilmemesi nedeniyle müvekkilinin finansal kiralama şirketine ve bankaya olan borçlarını ödeme güçlüğüne düştüğünü, cebri icra tehdidi altında 140.000,00 TL değerindeki sözleşmede geçen traktörünün cebren 56.000,00 TL ye satılarak müvekkilinin büyük zarar gördüğünü, sözleşmedeki malların davalı şirketçe kullanılmaya başlanılması ve kazanç elde etmesi nedeniyle yapılan işlerden tarafların kar bile elde ettiklerini, yapılan işlerin bedelinin davalı ... tarafından alındığını, gelirler ile müvekkilinin borçlarının kapatılmaya çalışıldığını ancak davalı şirketin taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle tarafların aralarının açıldığını, müvekkilinin Torbalı . Noterliğinin 26/07/2012 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 29/12/2009 tarihli ortaklık sözleşmesini feshettiğini davalı tarafa bildirdiğini, davalı şirketin ve ... ' in verdikleri zararlar ve sebepsiz zenginleşmeleri nedeniyle her türlü haklarını saklı tuttuklarını, müvekkilinin davalı şirkete verdiği 176.000,00 TL bedelli bononun davalı şirketin sahibi olan ... tarafından ciro edilerek babası olan diğer davalı ... ' e teslim edildiğini, davalıların kötü niyetli hareket ettiklerini ve birlikte müvekkilini zarara uğratmak istediklerini, davalı ... ' in işbu bonoyu kötü niyetli olarak Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu ettiğinden ve takip ve dava konusu bononun teminat bonosu olması, sözleşmedeki çekin müvekkiline verilmemesi ve davalıların kötü niyetli olması nedeniyle müvekkilinin işbu bono ve ferileri olmak üzere icra takibine konu edilen 206.544,12 TL den davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi ... verdiği cevap dilekçesi ile özetle; davacı ile şirket arasındaki sözleşme gereğince davacıya sözleşmede geçen 176.000,00 TL lik çekin verilmediğini ancak çek yerine davacının kendisine veya davacının 3. kişilere olan borçlarına mahsuben çek bedelinden fazla ödeme yapıldığından bahisle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... verdiği cevap dilekçesi ile özetle; davacı ile şirket arasındaki sözleşme gereğince davacıya sözleşmede geçen 176.000,00 TL lik çekin verilmediğini ancak çek yerine davacının kendisine veya davacının 3. kişilere olan borçlarına mahsuben çek bedelinden fazla ödeme yapıldığından bahisle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili sonradan dosyaya vekaletname sunmuş ve cevap dilekçesini tekrar ederek müvekkili ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalı şirkete sattığı mal/mahsül karşılığı 250.000,00 TL nin üzerinde şirketten alacaklı olduğunu, işbu alacağına karşılık davalı şirketin dava konusu bonoyu müvekkiline ciro ederek verdiğini, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, müvekkilinin bonoyu icra takibine konu ettiğini, hatta davacının haciz sırasında her hangi bir itiraz vs. gibi bir tepki göstermeksizin icra memuruna "şu an borcu ödeyebilecek durumum yok" diye söylediğinden bahisle müvekkili ... hakkındaki davanın reddine ve davacının %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizin 24/04/2014 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/11/2016 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, Mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı 03.04.2017 tarihli ilamı ile bozma ilamına karşı direnme kararı verildiği, söz konusu kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05/10/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verildiği, akabinde dava dosyasının iş bu esas sırasına kaydedildiği, Mahkememizce Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05/10/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bozma ilamında belirtildiği şekilde rapor tanzimi için dosyanın SSMM bilirkişisine tevdi edilerek rapor aldırıldığı, SMMM uzmanı bilirkişi tarafından sunulan 02.02.2023 tarihli raporda özetle; " Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı doğrultusunda, davalılardan ... Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarından tespitler yapılabilmesi için şirket vekili Av. ... ulaşıldığı ve dava konusu ile ilgili olarak şirketin 2009 yılı ve sonrası ticari defterlerinin sunulmasının istenmiş olduğunu, Av. ... tarafından cevaben; Sarayönü Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 2014 yılında bu şirketin iflasına karar verilmiş olduğu ve şirketin iflasına karar verildikten sonra şirketin tüm ticari defter ve belgelerinin talep üzerine Sarayönü İcra (İflas) Müdürlüğü'ne teslim edilmiş olduğunu, son olarak Sarayönü İcra (İflas) Müdürlüğü ile yapmış oldukları görüşmede de şirketin defterlerinin akıbeti hakkında bir bilgi alınamadığının bildirilmiş olduğu belirtilmiş olup, dolayısıyla davalılardan ... Turizm İnşaat Nakliyat Ltd. Şti.'nin ticari defter ve belgeleri temin edilememiş olduğundan dava konusu ile ilgili olarak davalı şirketin ticari defter kayıtlarından herhangi bir tespitin yapılamamış olduğunu, dosyada mevcut belge ve bilgiler üzerinden, davalılar ... Turizm İnşaat Nakliyat Ltd. Şti. ve ... tarafından davacının kendisine ve borçlarına karşılık başka kişilere yapılmış olduğu anlaşılan ödemelerin bilgilerinin raporun “Tespitler ve Hesaplamalar” bölümünde açıklamaları ile birlikte tablo halinde sunulduğunu, davalılar ... Turizm İnşaat Nakliyat Ltd. Şti. ve ... tarafından davacının kendisine ve borçlarına karşılık başka kişilere yapılmış olduğu anlaşılan ödemelerin toplamının 165.050,00-TL olduğu, tabloda yazılı olan ödeme belgeleri dışında, dosyada mevcut ve 24.04.2014 tarihli gerekçeli kararda da yatay liste ve dikey liste olarak bahsedilmiş olan belgeler görülmekte olup, bu belgeler üzerinden dava konusu ile ilgili olarak tarafınca herhangi bir tespit yapabilmesinin mümkün olmadığını, tabloda görülen ve ... ile ... tarafından ödenmiş olduğu yazılı olan 03.09.2010 tarihli 26.800,00.-TL bedelli ödeme ile ilgili olarak 24.04.2014 tarihli gerekçeli kararda; davalı şirket, davacının ... Dağmanas'a olan borcu nedeniyle 26.800,00 TL ödediğini savunmuş ise de taraflar arasında yargılama sırasında bu miktarın 11.800,00 TL sinin davacı tarafından kalan 15.000,00 TL sinin davalı şirket tarafından ödendiği konusunda uzlaşılmıştır şeklinde bir gerekçenin tespitin (gerekçenin) görülmekte olduğunu, gerekçeli kararda sunulmuş olan bu tespitin kabulü halinde davalılar tarafından davacıya ve borçlarına karşılık başka kişilere yapılmış olduğu anlaşılan ödemelerin toplamının (165.050,00 — 11.800,00) = 153.250,00 TL olması gerektiği, yine 24.04.2014 tarihli gerekçeli kararda; davalı şirket Karaman'lı Kazım Öztürk isimli kişiye davacının borcu nedeniyle 15.000,00 TL ödediğini savunmuş ise de (belgesi olmadığı için ödeme listesinde yok) taraflar yargılama sırasında bu miktarın 12.500,00 TL sinin dikey listede yer aldığını kabul ettiklerinden davalı şirketin adı geçen kişiye 15.000,00 TL değil 12.500,00 TL ödediğinin kabulü gerekmiştir şeklinde belirtilen konular hakkında da tarafınca herhangi bir tespit ya da değerlendirme yapabilmesinin mümkün olmadığı " şeklinde tespitlere yer verildiğinin görüldüğü,Mahkememizce daha önce dosyaya sunulan raporda davalılar tarafından yapılan ödemelerin 153.250,00 TL olduğu tespit edilmekle bu defa söz konusu bedelin 01/08/2011 vade tarihli 176.000-TL bedelli bononun takibe konulduğu 06/08/2012 tarihi itibariyle yani yapılan ödemeler olan 153.250,00-TL'nin 01/08/2011 tarihi ile takip tarihi olan 06/08/2012 tarihi arası için kademeli avans faizi hesabı yapılarak asıl alacak ve işlemiş faizin tespit edilmesi için ek rapor tanzim edilmesinin istendiği, bilirkişi tarafından sunulan 20.06.2023 tarihli ek raporda özetle; " raporun bir yukarıdaki bölümünde ayrıntılı olarak hesaplamaları da sunulmuş olduğu üzere, ödenen 153.250,00 TL'ye 01.08.2011 ile 06.08.2012 tarihleri arasındaki dönemler itibariyle değişen oranlarda avans faizi hesaplandığında, avans faizinin 25.665,20 TL olduğu, 153.250,00 TL asıl ödeme ve 25.665,20 TL avans faizinin toplamının 178.915,20 TL olduğu " şeklinde tespitlere yer verildiği görülmektedir. Bilirkişi tarafından sunulan kök ve ek raporların Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı , gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığı değerlendirilmekle Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
İşbu dava; icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce; davacı ile davalı şirket arasında imzalanmış olan 29/12/2009 tarihli ortaklık sözleşmesi örneği, takip ve dava konusu 29/12/2009 tanzim 01/08/2011 vade tarihli borçlusu davacı ... , lehtarı ve ilk cirantası davalı şirket ve hamili davalı ... olan 176.000,00 TL bedelli bono örneği, dava konusu bononun icra takibine konu edildiği Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının örneği, işbu bonolu takip nedeniyle haciz için yazılmış yazı nedeniyle Antalya . İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyası örneği, ... Kiralama A.Ş.' nin davacı ve dava dışı arkadaşları aleyhine Finansal kiralama sözleşmesi gereği verilmiş iki adet bonoya dayalı olarak icra takibine giriştiği İstanbul . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası aslı, davalı ...' in davacının alacaklısı olan dava dışı ... A.Ş. vekili Av. ... 'e 21/12/2009 tarihinde 60.950,00 TL ödediğine ilişkin protokol örneği ile aynı tarihte aynı kişiye 9.550,00 TL ve ayrıca 450,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL daha ödediğine ilişkin ödeme makbuzu örneği, yine davalı ...' in davacının alacaklısı olan ... vekili Av. ... ' a 03/09/2010 tarihinde 26.800,00 TL ödediğine ilişkin belge örneği, davalı şirketin banka hesabından davacı ... veya onun alacaklılarına ödemeler yapıldığına ilişkin banka EFT ve havale ve para çekme dekontlarının örnekleri, davacı ... ile davalı ...' in imzalarını taşıyan 08/02/2011 tarihli yapılan ödemeleri ve mahsuplaşmayı gösterir dikey şekilde kaleme alınmış belge örneği, yine davacı ... ile davalı ...' in imzalarını taşıyan yine 08/02/2011 tarihli yapılan ödemeleri ve mahsuplaşmayı gösterir yatay şekilde kaleme alınmış belge örneği, davacının davalı şirkete gönderdiği 29/12/2009 tarihli sözleşmeyi feshettiğine ilişkin 26/07/2012 tarihli noter fesih ihbarnamesi örneği ve işbu ihtarnamenin 02/08/2012 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğine ilişkin noter tebliğ şerhi örneği, davalı ...' in davalı şirkete bir kısım mahsül sattığına ilişkin müstahsil makbuzu örnekleri, davalı gerçek kişilerin baba-oğul olduklarına ilişkin aile nüfus kayıtları, tarafların verdikleri dilekçeler, bir kısım Yargıtay karar örnekleri, davacı ile davalı gerçek kişilerin tacir kayıtlarının ve hatta esnaf kayıtlarının olmadığına ilişkin ticaret ve esnaf sicilleri yazıları ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Davacı vekilinin verdiği dilekçe ve duruşmalardaki beyanları ile taraflar arasındaki 29/12/2009 tarihli hukuken 3 adet tarım makinası ile ilgili adi ortaklık sözleşmesinin tasfiyesine yönelik bir talep ve dava yoktur. Davacının talep ve davası sözleşmede geçen çekin verilmemesi ve bu nedenle verdiği teminat bonosundan dolayı borçlu olmadığının tespitine özgüdür. Mahkemeler talep olmadan resen bir konuyu ve davayı inceleyemez. Dava; sadece bonoya özgüdür.
Bonoya özgü işbu davada taraflar arasındaki çekişme; 29/12/2009 tarihli sözleşme gereğince davalı şirketin sözleşmede geçen 176.000,00 TL bedelli çeki davacıya verip vermediği ve vermemiş ise davalı şirketin çek yerine çek kadar ödeme yapıp yapmadığı noktalarındadır.
Sözleşmede geçen çekin davalı tarafça davacıya verilmediği konusunda taraflar arasında çekişme yoktur. Davacı taraf çek verilmemiş ise bononun iadesi gerekir ve yapılmış bir kısım ödemeler çek yerine geçmez iddiasındadır. Davalı şirket ise çekin verilmediğini ancak çek yerine davacıya veya onun alacaklılarına çek bedelinden fazla ödeme yapıldığı ve çekin verilmesine gerek kalmadığı ve davacının sözleşmeye konu tarım makinalarının mülkiyetini devretmemesi nedeniyle bononun davacıya iade edilmeyip bono bedelinin davacı tarafından ödenmesi gerektiğini savunmaktadır. Yine davacının davalıya gönderdiği noter ihtarnamesi ile taraflar arasındaki hukuken adi ortaklık niteliğinde olan 29/12/2009 tarihli ortaklık sözleşmesinin feshine ilişkin ihtarnamenin davalı şirkete ulaştığı tarih olan 02/08/2012 tarihinde davacı tarafından feshedildiği ve artık sözleşmeye konu tarım makinalarının sözleşmeye uygun olarak 1/2 paylarının davalı şirkete mülkiyetlerinin devrinin mümkün olmadığı ve hatta sözleşmede geçen traktörün cebren satılması nedeniyle traktör yönünden sözleşmenin ifasının da mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı ile davacı ile davalı şirket arasındaki 29/12/2009 tarihli 3 adet tarım makinasının 1/2 payının davacı tarafından davalı şirkete devri ve makinaların ortak kullanımı konusunda mülkiyet devri ve adi ortaklık sözleşmesi yapılmıştır.
Taraflar arasında yazılı sözleşmenin olması ve ispat edilmek istenen hususların miktarının tanıkla ispat sınırının üzerinde miktarlar içermesi ve tarafların karşı tarafın bildirdiği tanıkların dinlenmesine rıza göstermemeleri nedeniyle eldeki davada tanık dinlenmesi mümkün görülmemiş olup gösterilen tanıklar dinlenmemiştir.
Davalı şirket hariç diğer tarafların tamamı gerçek kişi olup tüm gerçek kişiler tacir olmadıklarından ve bu nedenle ticari defter tutmadıklarından/tutamayacaklarından tarafların iddia ve savunmaları hakkında tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi mümkün görülmemiştir.
Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararı gereği davacı tedbir kararında geçen teminatı karşılayıp tedbir kararını uygulattırarak bono ile ilgili dava konusu icra takibini durdurduğundan davanın reddi veya kısmen reddi halinde davalı şirket alacağına geç kavuşacağından davalı şirket yararına %20 oranında kötü niyet tazminatına da hükmetmek gerekmiştir.
Eldeki dava 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra açılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesi ile haksız takip tazminatı istememiştir. Cevaba cevap dilekçesi ile %20 oranında tazminat istemiş ise de bu talebini harçlandırmadığı gibi davalı taraf buna açıkça rıza da göstermediğinden davacı vekilinin bu kalem talebinin nazara alınmaması gerekmiştir.
Davacı vekili 07/01/2014 tarihli duruşmadaki imzalı beyanı ile; "Sözleşmede ...' in imzası var diye kendisine karşı da işbu davayı açtık. Zaten ödeme belgeleri de hep ... adınadır " şeklinde, davalı ... de aynı duruşmadaki imzalı beyanı ile; "Dosyaya sunulan tüm belgelerde benim adım soyadım yazılı ise de tüm belgeler temsilcisi olduğum diğer davalı ... Ltd. Şti. adına düzenlenmiş ve tarafımdan imzalanmış belgelerdir. Sözleşmenin ve bononun şahsımla değil şirketle ilgisi vardır. Adımın geçtiği tüm belgeler ve bu ara ödeme belgeleri dahi şirketim adınadır. Bu konuda bir çekişme yoktur " şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Görüldüğü üzere davalı ... 'in nefsinin/kendisinin bono ve sözleşme ile ilgisi yoktur ve bu konuda bir çekişme de yoktur.
Davalılar vekili ve ... 24/04/2014 tarihli duruşmadaki imzalı beyanları ile; "Dikey listede geçen 20.000,00 TL finans leasing ödemesi, 10.000,00 TL ... ödemesi, 19.000,00 TL Finans Leasing ödemesi ve 2.500,00 TL 21/01/2011 ... ödemesi ile yatay listedeki 33.120,00 TL ... kredisi ödemesi kalemleri hem listelerde yer almaktadır hem de bu kalem ödemeler ile ilgili sunduğumuz makbuz veya banka dekontu vardır. Bu kalem ödemeler mükerrer olarak nazara alınmasın. Davacı tarafın belirttiği gibi dikey listede geçen 7.000 paket 12.469 paketin içindedir. Davacı tarafın dikey listede kabul etmediği ve sorumluluğunu bize yüklediği kalemlerle ilgili açıklamalarını kabul etmiyoruz hem listedeki 89.603,00 TL lik ödeme hem de sözü geçen 20.000,00 ve 13.000,00 TL şeklindeki toplam 33.000,00 TL lik banka EFT sindeki paralardan davacı ... sorumludur ve bu paraları davacıya vermiş sayılmalıyız" şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Davacı ... 24/04/2014 tarihli duruşmadaki imzalı beyanı ile; "Benim bu davada adi ortaklığın tasfiyesi ile ilgili bir talebim yoktur. Davamız sadece ve sadece dava konusu bononun teminat amaçlı olup karşılıksız kaldığının ve icra takibine konu edilemeyeceğinin tespitine yönelik menfi tespit davasıdır. Bono dışında incelenmesini istediğim bir husus veya adi ortaklığın tasfiyesi hususu yoktur. Dosya kapsamı deliller değerlendirilerek ve bu delillerle yetinilerek ve tanıklarımız dinlenerek haklı davamın kabulüne karar verilsin. Bana göstermiş olduğunuz 29/12/2009 tarihli ortaklık sözleşmesindeki imza bana aittir. Bu sözleşmenin varlığına rağmen Göwell marka mısır sılajı paketleme makinesini ve sözleşmede geçen kepçeyi davalı şirkete tüm masrafları davalıya ait olmak üzere paket başı 5,00 TL karşılığı kiraya verdim ve bunları davalıya teslim ettim. Makinelerin işçilik giderleri ve herşey dahil davalı tarafa ait olmak üzere kiraladım. Bende makinenin günlük ihtiyaçlarını organize edip masrafları davalıya ait olmak üzere makinenin ihtiyaçlarını karşılıyordum. Makineyi davalı taraf kullanıp piyasaya iş yaptığından geliri davalıya ait idi. Davalıda bana yaptığı iş kadar paketi 5,00 TL den para ödeyecekti. Bana gösterdiğiniz yatay şekildeki neticeten 52.164,00 TL davalı şirkete 08/02/2011 tarihi itibari ile borcumun olduğuna ilişkin listedeki borç kalemleri davalı şirket tarafından ödenmiş paralardır. Burada geçen paralar benim piyasaya olan bir kısım borçlarıma karşılık davalı tarafın yaptığı ödemelerdir. Belgedeki imza bana aittir. Yine bana göstermiş olduğunuz dikey şekildeki neticeten 27.258,00 TL davalı şirkete 08/02/2011 tarihi itibari ile borcumun olduğuna ilişkin listedeki borç kalemleri davalı şirketin yaptığı ödemeler olup bu ödemelerden 20.000,00 TL lik finans leasing ödemesi, 10.000,00 TL lik ... ödemesi, 495,00 TL lik ... ödemesi, 550,00 TL İstanbul için... ödemesi, 19.000,00 TL finans leasing ödemesi, 2.500,00 TL 21/01/2011 ... ödemesi, 250,00 TL 25/01/2010 ... ödemesi ve 3.710,00 TL ... şahsi hesabından geçti ödemesi ile ilgili bu kalem ödemeler benim sorumluluğumda olan ve davalı şirket tarafından yapılmış ödemelerdir. Diğer kalem ödemeler davalı şirketin sorumluluğunda olan ödemeler olup bu ödemeleri ben davalı şirketin bana banka EFT si yoluyla gönderdiği 20.000,00 TL ve 13.000,00 TL olmak üzere toplam 33.000,00 TL ile diğer kalem ödemeleri ben yaptım. Benim yaptığım ödemeler sanki davalı tarafından yapılmış gibi listeye geçmiştir. Dikey listede geçen 20.000,00 TL finans leasing ödemesi, 10.000,00 TL Karamanlı Kazım ödemesi, 19.000,00 TL Finans Leasing ödemesi ve 2.500,00 TL 21/01/2011 K. Kazım ödemesi ile yatay listedeki 33.120,00 TL ... kredisi ödemesi kalemleri hem listelerde yer almaktadır hem de davalı taraf bu kalem ödemeler ile ilgili makbuz veya banka dekontu sunmuştur. Bu kalem ödemeler mükerrer olarak nazara alınmasın. Dikey listedeki 7.000,00 X 5 slaj şeklindeki 35.000,00 TL hesapta nazara alınmamıştır. Sebebi de dikey listenin sonundaki toplam 12.469 adet/paket nazara alındığındandır. Sözü özü listenin sonundaki 12.469 paketin içinde 7.000 paket de dahildir. Dikey listede benim sorumluluğumda olmadığını beyan ettiğim davalı şirketin sorumlu olduğunu belirttiğim yukarıdaki beyan ve iddialarım konusunda davalı şirkete yemin yöneltiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacının yemin yönelttiği davalı şirket temsilcisi ... 24/04/2014 tarihli duruşmada yöneltilen yemini kabul ettiğini bildirerek yeminli beyanında aynen; "Ben davalı ... Ltd. Şti.' nin münferiden yetkili temsilcisiyim, belgelerim dosyada mevcuttur. Bana okuduğunuz ve gösterdiğiniz dikey şekilde kaleme alınmış 89.603,00 TL toplam tutarındaki kalem kalem belirtilen tüm ödemeler davalı ... ın sorumluluğunda olan borçlar ve işler karşılığı tarafımızdan ödenmiş ve davacının sorumluluğunda olan paralardır. Yine toplam 33.000,00 TL tutarlı iki adet banka EFT dekontundaki paralarla bu 89.603,00 TL nin ilgisi yoktur. Banka EFT leri davacının nefsine verilmiş paralardır. Makinenin masrafı karşılığı üçüncü kişilere ödeme yapsın diye gönderilmiş bir para değildir. Davacı 122.603,00 TL lik belgelerdeki miktarlardan şahsen sorumludur. Bu paralar şirketimizce ödenmiş paralardır" şeklinde yeminli beyanda bulunarak, yeminli beyanında ısrar ve sebat da etmiştir.
Davalı ...' in dava konusu bono ve sözleşme ile kendi adına asaleten bir ilgisi yoktur. Davalı ... tüm sözleşme ve belgeleri bir kısmında kendi adı dahi yazılı olsa temsilcisi olduğu davalı şirket adına imzalamış ve ödemelerde bulunmuştur. Bu konuda taraflar arasında bir çekişme de yoktur. Davalı ... in şahsi hakkı söz konusu olmayıp şirketi adına işlemler yaptığından davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... davalı şirketin sahibi ve müdürüdür. Diğer davalı ... ise davalı ... ' in babasıdır. Davalılar baba-oğul olduklarından davalı ... dava konusu hususları bilen veya bilebilecek durumda olan birisidir. Davacının iddialarının kabul veya kısmen kabulü halinde davalı ... hakkındaki davanın da kabul veya kısmen kabulüne karar verilmesi gerekir.
Davacı ile davalı şirket arasındaki 29/12/2009 tarihli sözleşmeye göre davalı şirket davacıya 20/01/2010 keşide tarihli 176.000,00 TL bedelli makinaların 1/2 payı karşılığı olmak üzere bir çek verecektir. Ancak ne var ki bu çek verilmemiş davacı 02/08/2012 tarihinde noter ihtarnamesini davalı şirkete tebliğ ederek sözleşmeyi feshetmiştir. Verilmesi gereken çekin keşide tarihinden fesih tarihine kadar 2 yıl 7 ay 18 gün sonra aradaki süre içinde ve kısmen öncesinde davalı şirketin bir çok ödemede bulunması ve davacının sözleşmede geçen dava konusu teminat bonosunu davalı şirkete vermesi nedenleri karşısında çekin verilmediğinden bahisle sözleşmeyi feshetmesi ve sırf sözleşmedeki çekin verilmemesi sözleşmenin feshi için haklı nedendir, yapılan bir kısım ödemeler de çek yerine geçmez demek iyi niyetten yoksun olduğundan davacının aksine açıklamalarına itibar edilmeksizin davalı şirketin çek yerine kaim olmak üzere davacıya veya davacının alacaklılarına yaptığı ödemelerin sözleşmede geçen çek yerine yapıldıklarının ve çeke mahsuben yapılmış ödemeler olduklarının kabulü gerekmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan ve hükme esas alınan kök raporun 8 ve 9. sayfalarında yer alan ödeme tablosuna göre davalı şirket 176.000,00 TL bedelli verilmeyen çeke mahsuben davacıya ve onun alacaklılarına toplamda 153.250,00 TL ödemede bulunmuştur. Sözleşmeye konu faturaların 1/2 mülkiyeti davalı şirkete devredilmeyip davacı tarafından sözleşme feshedildiğinden davacı 153.250,00 TL sebepsiz zenginleşmiştir. İşbu 153.250,00 TL nın davacı tarafından davalı şirkete ödenmesi/iadesi gerekir. Dava konusu bononun 176.000,00 TL üzerinden değil ancak 153.250,00 TL üzerinden icra takibine konu edilmesi mümkündür. Davalı ...' in tüm bu hususları bildiği veya bilmesi gerektiği varsayıldığından davalı ...' in 153.250,00 TL nın üzerindeki 22.750,00 TL lik asıl alacak talebi yerinde değildir. Asıl alacak yönünden davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı şirketin icra takip talebinde 29.736,87 TL birikmiş faiz talebinde bulunmuş ise de asıl alacak miktarı 153.250,00 TL olarak esas alınması gerektiğinden ve bu miktara göre bononun vade tarihi olan 01/08/2011 tarihinden 06/08/2012 tarihine kadar değişen oranlarda birikmiş avans faizi miktarı bilirkişi tarafından sunulan ve hükme esas alınan ek rapora göre 25.665,20 TL dir. Davalı şirketin 25.665,20 TL yerine 29.736,87 TL birikmiş avans faizi istemesi bir fazlalık olup davalı şirketin aradaki fark olan 4.071,37 TL lik birikmiş avans faizi talebi yerinde değildir.
Davacı iş bu davasında icra takibine konu asıl ve feri alacakların tamamını dava konusu ettiğinden ve bonolarda bono komisyonu olmayacağından davalı ...' in icra takip talebindeki 528,00 TL lik senet komisyonu ile ilgili talebi yersiz olup bu kalem ile ilgili davacının davasının kabulü gerekmiştir. İcra takip talebindeki 528,00 TL lik senet komisyonu ile ilgili talep hukuki dayanaktan yoksun olduğundan bu kalem talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra takip talebindeki 279,25 TL ihtiyati haciz gideri ile ilgili talep yerinde olduğundan davacının bu kalem talebine yönelik talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Neticeten davalı ...' in icra takip talebinde 153.250,00 TL asıl alacak, 25.665,20 TL işlemiş faiz, 279,25 TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 179.194,45 TL üzerinden icra takibine girişmesi gerekirken; 176.000,00 TL asıl alacak, 29.736,87 TL işlemiş faiz, 528,00 TL senet komisyonu, 279,25 TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 206.544,12 TL üzerinden icra takibine girişmesi doğru değildir. Aradaki fark olan 27.349,67 TL den davacı davalıya borçlu değildir. 206.544,12 TL lik davanın 27.349,67 TL lik kısmının kabulüne, 179.194,45 TL lik kısmının ise reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar ... Ltd. Şti. ve ... yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile; Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine konu borcun 22.750,00 TL asıl alacak, 4.071,67 TL işlemiş faiz ve 528,00 TL senet komisyonu olmak üzere toplam 27.349,67 TL lik kısımlarından dolayı davacının adı geçen davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacının adı geçen davalılara yönelik fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
2-İhtiyati tedbir kararı ile icra takibi durdurulduğundan ve teminatı da yatırıldığından reddedilen 153.250,00 TL asıl alacağın %20 si oranı olan 30.650,00 TL kötü niyet tazminatının DAVACIDAN ALINARAK DAVALI ...' E VERİLMESİNE,
3-Davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan REDDİNE,
4-Peşin alınan 3.067,20 TL harçtan alınması gereken 1.868,26 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile fazla alınan 1.198,94 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen 21,15 TL başvuru harcı ve 1.868,26 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.889,41 TL'nin davalılar ... ve ... Turizm İnşaat ve Nakliyat Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen 1.000,00-TL bilirkişi ücreti, 3,30-TL vekalet suret harcı, 34,80 tedbir talebi harcı, 277,9‬0-TL temyiz yolana başvurma harcı ve 716,75‬-TL posta-tebligat gideri olmak üzere toplam 2.032,75‬-TL'nin davanın haklılık (27.349,67/206.544,12) oranına göre 269,17-TL'nin davalılar ... ve ... Turizm İnşaat ve Nakliyat Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılar ... tarafından sarfedilen 3,30-TL vekalet suret harcı, 15,30-TL suret harcı ve 70,00-TL gider avansı olmak üzere toplan 88,60-TL yargılama giderinin davanın haklılık (179.194,45/206.544,12) oranına göre 76,87-TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ... tarafından sarfedilen 3,80TL vekalet harcı ile 15,30TL suret harcı gideri olmak üzere toplam 19,10 TL nin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
9-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı ... vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 28.671,11-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
11-Davalı ... nedeniyle AAÜT'nin 7/2 maddesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
12-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı 6217 S.K. ile eklenen ve 6723 SK ile değişik 6100 Sayılı HMK nun geçici 3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20/07/2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar mülga 1086 Sayılı HUMK nun temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağından ve bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceğinden; gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren onbeş gün içinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere yapılan duruşma sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2024

Katip Hakim