WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

KONYA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
VEKİLİ :
DAVALI : 3-
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 26.09.2013 tarihinde Ereğli ilçe merkezi ... kavşağında ... kullandığı elektrikli bisiklet de bulunan davacının, davalılardan ... adına kayıtlı ve diğer davalı ... tarafından kullanılan ... plakalı aracı ile elektrikli bisiklete çarpması sonucu davacının ağır bir şekilde yaralanmasına neden olduğunu, kaza sırasında dava sol ayak bileğinden parçalı kırık oluşacak şekilde ağır bir şekilde yaralandığını ve yaralanması sonrasında ayağına platin takıldığını, yaralanmadan önce bağ bahçe işleri ve inşaatlarda işçilik gibi işlerde çalışarak geçimi sağladığını, yaralanma nedeniyle uzun süre çalışamadığını ve çalışma gücünü önemli ölçüde yitirdiği nedeniyle 20.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.9.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirket dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak taraflarına verilmesini ve kaza tarihi olan 26.9.2013 tarihinde geçerli yasal faizi ile birlikte davacının sürekli ve geçici iş ve çalışma gücünün kaybı nedeniyle 180.000,00TL maddi tazminatın davalıların tamamından müştereken ve müteselsilen alınarak taraflarına verilmesi nedeniyle iş bu davayı açtıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve olay tarihi olan 26.9.2013 tarihinde geçerli yasal faizi ile birlikte; 20.000,00TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan,180.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezliğe dayalı maddi tazminatının davalıların tamamından, müşterek ve müteselsilen tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesine talep ve dava ettiği görülmektedir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalının olay tarihinde berbere tıraş olmak için kendisine ait olan ... plakalı aracı ile gittiğini, aracını berberin önüne görebileceği bir yere park ettiğini, davalı ...'in, davalı ...'ün aracını aldığını fark etmediğini izni olmadan aracını aldığı için şikayetçi olduğunu, kazadan sonra davalı ... , davalı ...'e bunun hesabını sorduğunu arabamı yaptır, neden arabamı izinsiz aldın gittin kaza yaptın dediğini, davalı ... ise davalı ...'e hitaben "Arabanı yaptıracağım, şimdi durumum yok" dediğini ancak zaman zaman arabayı yaptırmasını hatırlatınca davalı ... davalı ...'ün arabasını da yaptırmadığını ayrıca bu olayın 8 sene önce yapıldığını davanın ise çok daha sonra açıldığını, davacının yaşının küçük olması nedeniyle elektrikli bisiklet kullanmaya elverişli olmadığını, davacı ... kaza sonucunda maluliyeti olmayıp, iyileştiğini, bu sebeple geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının koşullarının oluşmadığını, davacı taraf halen dilekçesinde de davacının bağ ve bahçe işlerinde ve inşaatlarda çalıştığını beyan ettiğini, ayrıca davalı ...'ün hiçbir işi olmayıp, gelirinin olmadığını halen cezaevinde yattığını, bu sebeple davalı fatih'in hiçbir geliri olmadığı gibi nedenlerle davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini, yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, taraflar arasındaki savcılık ve ceza dosyasının HMK 165 maddesi gereği bekletici mesele yapılmasını, ilçe sgk müdürlüğüne müzekkere yazılarak, davacının maluliyet maaşı alıp almadığını, zamanaşımı def'i: davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacının kendi üzerine yükletilmesini talep ettiği görülmektedir.
Davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği kalemlerin zamanaşımına uğradığını, davalının usulüne uygun bir sigortaya başvuru bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu kaza neticesinde davalı sigortanın ... adına ... ... Bankası A.Ş. ... Şubesi hesabına 7.540,28 TL ödeme yapıldığını, kaza tespit tutanağına göre Scooter olarak kayda geçirilen scooterın iki kişinin binerek trafiğe çıkabilecek bir araç olmadığını davacının trafik kurallarına riayet etmeyerek iş bu kazada tamamen kendi kusurunun bulunduğunu, 26/09/2013 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde iddia edilen maluliyet oranının hesaplanmasının 15/09/2014 tarihinde alındığını kesinleşen bir maluliyet durumunun bulunmadığını yeniden rapor aldırılmasını talep ettikleri ve davalının güvence hesabının başvuru tarihinde temerrüde düşmediğini davacının faiz talebinin reddinin gerektiği gibi nedenlerle davanın zamanaşımı ve dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini ve vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanma nedeniyle maddi tazminat (sürekli iş göremezlik, ve geçici iş göremezlik ) ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 26/09/2013 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ...'ın kullandığı elektrikli bisiklete davalılardan ... adına kayıtlı diğer davalı ...'in kullandığı ... plakalı aracın çarpması sonucu davacının yaralanması nedeni ile maddi ve manevi zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise davacının davalılardan maddi ve manevi tazminat talebinin haklı olup olmadığı hususlarına yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanmış, SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacıya herhangi bir gelir veya yardım bağlanıp bağlanmadığı araştırılmış, davadaki gerçek şahısların ekonomik ve sosyal durumları kolluk birimleri vasıtası ile araştırılmış, davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak poliçe ve bu poliçe kapsamında müracaat ve ödeme olup olmadığı sorulmuş, Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davaya karışan aracın kaza tarihinden bugüne kadar maliklerini ve özelliklerini gösterir trafik sicil kayıtları dosya arasına alınmış, davacının hastane evrakları ilgili kurumlara müzekkere yazılarak dosya arasına alınmış, CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden dosya arasına alınmıştır.
... plakalı araç için davalı ... Sigortanın 17/12/2022- 17/12/2023 tarihli 60740005 poliçe numaralı, kaza tarihinde geçerli 250.000,00 TL sürekli sakatlık/ölüm teminat limitli (her ne kadar dosya arasında mevcut poliçede 225.000,00 TL teminat limiti olarak gösterilmiş ise de internet üzerinden sorgulaması yapılarak dosya arasına çıktısı alınan Güvence Hesabının teminat limitlerini gösterir çıktılarda 250,000.00 TL teminat limiti olarak yazıldığından Mahkememizce hüküm kısmında teminat limiti olarak 250.000,00 TL yazılmıştır ) 250.000,00 TL sağlık gideri teminat limitli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun oransal olarak (yüzdelik) olarak belirlenmesine yönelik dosya Ankara ATK'ya gönderilmiş, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 06.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacı yolcu ... mevcut oluş şartlarında kendi yaralandığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı, dava dışı sürücü ...’ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...’in %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu " şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüş, söz konusu raporun kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, ayrıca Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığı değerlendirilmekle Mahkememizce hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Akabinde davacının meydana gelen trafik kazası nedeni ile maluliyeti oluşmuş ise maluliyet oranının tespiti için Konya BAM . Hukuk Dairesinin benimsediği uygulama nazara alınarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre rapor düzenlenmesi için davacının Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp ABD Başkanlığına sevk edildiği, Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp ABD Başkanlığının 23/09/2022 tarih ve ... sayılı raporunda ... sürekli işgöremezliğinin;
Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre
% 10,3,
Geçici iş göremezliğinin 15 ay olduğunun bildirildiği görülmektedir.
Akabinde dosya aktüerya bilirkişisine verilerek rapor alınmıştır. Mahkememize sunulan 25/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "26/09/2013 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 15 ayda iyileşen ve %10,3 oranında malul kalan davacının 26/09/2013 - 26/12/2014 tarihleri arası 15 aylık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararın 11.638,61 TL, sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararın TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre 537.536,27 TL ve PMF 1931 Yaşama Tablosuna göre 438.648,30 TL olduğu " şeklinde rapor sunulduğu görülmektedir.
Akabinde dosya yeniden bilirkişiye verilerek güncel asgari ücret tarifesi doğrultusunda ek rapor düzenlenmesi istenmiş, Mahkememize sunulan 04/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " 26/09/2013 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 15 ayda iyileşen ve %10,3 oranında malul kalan davacının 26/09/2013 - 26/12/2014 tarihleri arası 15 aylık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararın 11.638,61 TL, sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararın TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre 716.079,47 TL ve PMF 1931 Yaşama Tablosuna göre 583.532,29 TL olduğu " şeklinde ek rapor sunulmuş olduğu görülmektedir.
Davacı vekili tarafından sunulan 08.01.2024 tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve kaza tarihi olan 26.9.2013 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte 11.638.61 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 537.536,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) , 20.000.00. TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini , yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep etmiş, arttırılan meblağ üzerinden tamamlama harcı yatırılmış, davalılara dava değer arttırım dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı sigorta vekili ve davalı ... vekilince bu dilekçeye karşı itiraz ve beyanlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
HÜKME ESAS ALINAN YASAL DÜZENLEMELER
2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Anayasa Mahkemesi’nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve ... E, ... K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesine göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesine göre; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.
6098 sayılı TBK'nın 53. Maddesine göre; Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.
6098 sayılı TBK'nın 55. Maddesine göre; Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.
Anılan yasal düzenlemelere istinaden bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
YETKİ İLK İTİRAZI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı sigorta vekili tarafından İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu iddiasıyla yetki ilk itirazında bulunulmuş ise de 6100 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi ve T.C. Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 07/07/2021 Tarih ve 608 Sayılı Kararı nazara alındığında söz konusu davanın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının yetkili mahkeme hususunda seçimlik hakkı bulunduğu, kazanın Konya İli Ereğli ilçesinde meydana geldiği, davada Mahkememizin görevli olması ve dava tarihi karşısında yukarıda zikredilen HSK kararı gereğince Konya Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Konya ilinin mülki sınırları olduğu görülmekle Mahkememizin yetkili olduğu dolayısıyla davalı vekilinin yapmış olduğu yetki ilk itirazının reddine karar verilerek işin esasına geçilmiştir.
ZAMAN AŞIMI DEFİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: 2918 sayılı KTK'nun 109/1. maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını benimsemiştir. 2918 sayılı Kanun'un anılan madde hükmünde gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten, sigortacısı) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. (HGK'nun 05.06.2015 tarih, ... , ... sayılı kararı)
Davaya konu edilen olayda davacının yaralandığı görülmektedir. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'ya göre zamanaşımı süresi 8 yıldır. Davaya konu trafik kazası 26.09.2013 tarihinde meydana gelmiş, eldeki dava ise 08/09/2021 tarihinde açılmıştır. Dolayısı ile uzamış ceza zamanaşımı süresi davamızda geçmemiştir.
MÜTERAFİK KUSUR YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE;
Davalı sigorta şirketi vekili tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesinde her ne kadar müterafik kusur indirimi yapılması talep edilmiş ise de; Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp ABD Başkanlığının 23/09/2022 tarih ve ... sayılı raporunda "Şahsın kask veya koruyucu ekipman kullanmasının baş, boyun, göğüs, omurga, batın üst ve alt ekstremite yaralanmalarında koruyucu görev üstlendiği, davaya konu kazada koruyucu ekipman kullanılmamasının sol alt ekstremite bölgesindeki yaralanmanın ağırlık derecesini arttırmış olabileceği, bu ağırlık derecesinin maluliyet oranına etkisinin hesaplanmasının tıbben mümkün olmadığı" şeklinde tespitlere yer verildiği görülmekle rapor içeriğinin koruyucu ekipman takmamanın yaralanmaya etkisine ilişkin net ibareler içermemiş olmaması, kazanın oluş şekli, yaralanma bölgesi, koruyucu ekipman takmamanın zararı arttırdığına yönelik herhangi bir iddia ve delil olmaması nedenleri ile müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
HATIR TAŞIMASI YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Her ne kadar davalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesinde hatır taşıması iddiası ileri sürülmüş ise de savcılık aşamasında alınan beyanlar ve dosya arasındaki mevcut nüfus aile kayıtları uyarınca davacı ile dava dışı ...'ın amca çocukları oldukları anlaşılmakla tarafların arasındaki yakın akrabalık ilişkisi nazara alınarak yasal şartların oluşmaması sebebiyle hükmolunan tazminat tutarında herhangi bir hatır taşıması indirimi yapılmamıştır.
ESAS HAKKINDA MAHKEMEMİZCE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Talep, cevap, cevabi yazılar, kusur raporu, maluliyet raporu, aktüerya bilirkişisi tarafından sunulan rapor , bedel arttım dilekçesi ,yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve tüm dosya kapsamı gereğince Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacının dava dışı ... sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklette yolcu olarak seyahat halinde iken elektrikli bisiklet ile davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı olan ... plakalı davalı işleten ...'e ait, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki aracın çarpışması nedeniyle davacının yaralanmasından sebep sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik maddi zararları nedeni ile davalıdan maddi tazminat ve manevi tazminat talep ettiği, aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen ek raporda ; 26/09/2013 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 15 ayda iyileşen ve %10,3 oranında malul kalan davacının 26/09/2013 - 26/12/2014 tarihleri arası 15 aylık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararın 11.638,61 TL, sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararın TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre 716.079,47 TL ve PMF 1931 Yaşama Tablosuna göre 583.532,29 TL olduğunun belirtildiği, Mahkememizce Konya BAM . HD'nin uygulamaları nazara alınarak PMF 1931 Yaşam Tablosuna Göre Yapılan Hesaplamaya itibar edildiği, davacı vekili tarafından sunulan değer arttırım dilekçesinde talep edilen miktarların Mahkememizce taleple bağlılık ilkesi uyarınca hükme bağlandığı , buna göre 11.638,61 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 537.536,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Dava açılmadan önce sigorta şirketine yapılan başvuru dilekçesinin davalı sigortaya 17.10.2014 tarihinde tebliğ edildiğinin dosya arasındaki belgelerden anlaşıldığı, davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 30.10.2014 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden Mahkememizce yapılan değerlendirmede; şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nesafetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde buyurulmuştur. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminatın miktarını tayin etme de hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır.
Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir.Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli, manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Davacının işbu kaza nedeniyle zarar gördüğü gerçektir, kaza nedeniyle davacı manevi olarak elem ve ızdırap duymuştur. Yukarıda açıklanan ilkeler konulduktan sonra, dosyamızda olayın şartları, tarafların kazadaki kusur durumu, maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı için 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği yönünde mahkememizde kanaat oluşmuş ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı gerçek şahıslardan kaza tarihi olan 26/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce 25.04.2024 tarihli celsede kurulan hükmün 1 numaralı bendinde her ne kadar ... yazılması gerekirken " ... ..." şeklinde ibareler yazılmış ise de bu hususların maddi hata sonucunda sehven yazıldıkları anlaşılmış olduğundan bu kısımlar düzeltilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ... davasının davacı vekilinin 08.01.2024 tarihli talep artırım dilekçesi doğrultusunda KABULÜ İLE;
a)Davacının 26/09/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 537.536,27 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının davalı ... Sigorta A.Ş'den (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limiti olan 250.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 30.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) ile davalılar ... ve ...'ten (kaza tarihi olan 26/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
b)Davacının 26/09/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 11.638,61 TL geçici iş göremezlik maddi zararının davalı ... Sigorta A.Ş'den (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 30.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) ile davalılar ... ve ...'ten (kaza tarihi olan 26/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
c) Davacının 26/09/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı manevi zararlarının tazmini amacıyla 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... 'ten kaza tarihi olan 26/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken 40.724,71-TL harçtan peşin alınan 638,10-TL harç ve 1.280,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.963,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 38.761,61-TL harcın davalı ... Sigorta ve davalılar ... ile ...'den tahsili hazineye gelir kaydına, (davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitine göre 261.638,61/569.174,88 oranında 17.817,96-TL'den diğer davalılar ile birlikte sorumlu olduğuna, davalılar ... ve ...'in tamamından sorumlu olduğuna,)
3-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvuru harcı, 683,10-TL peşin harç, 8,50-TL vekalet harcı ve 1.280,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.030,90-TL'nin davalı ... Sigorta ve davalılar ... ile ...'den alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitine göre 261.638,61/569.174,88 oranında 933,57-TL'den diğer davalılar ile birlikte sorumlu olduğuna, davalılar ... ile ...'in tamamından sorumlu olduğuna,)
4- Davacı tarafından sarfedilen 2.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.674,00-TL NEÜ ATK gideri, 730,30-TL ATK masrafı, 893,90-TL posta - tebligat gideri olmak üzere toplam 5.298,20-TL davalı ... Sigorta ve davalılar ... ile ...'den alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitine göre 261.638,61/569.174,88 oranında 2.435,48-TL'den diğer davalılar ile birlikte sorumlu olduğuna, davalılar ... ile ...'in tamamından sorumlu olduğuna,)
5-Davacı vekili yararına maddi tazminat yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 82.884,48-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitine göre 261.638,61/549.174,88 oranında 39.487,93-TL'den diğer davalılar ile birlikte sorumlu olduğuna, davalılar ... ile ...'in tamamından sorumlu olduğuna,)
6-Davacı vekili yararına manevi tazminat yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan ve dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
DAİR; davacı vekili ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, davalı Serhat Demirbilek vekilinin yokluğunda kararın 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2024

Katip Hakim