WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

KONYA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak;Müvekkilin şirketin davalı ortak girişimin yapmış olduğu Artar5 isimli işyeri kompleksinden 1 adet işyeri satın aldığını, işyerinin 17/04/2017 tarihinde müvekkile eksik teslim edildiğini, çatısının projeye ve sözleşmeye aykırı teslim edildiğini, ayrıca satış kataloğunda var olan ... nolu parsele yapılması taahhüt edilen Spor Kompleksinin yapılmadığını ve davalıların bu arsayı satılığa çıkardığını ve bu hususların Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D. İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle çatının projeye uygun şekilde yeniden yapılmasına ilişkin bedelin tespit edilmesini ve davalılardan tahsilini, çatı akması nedeniyle kullanılamayan gayri menkulde 01.02.2019 tarihinden dava neticeleninceye kadar oluşan kira kaybının tespiti ile davalılardan tahsilini, dava tarihinden itibaren ticari faiz uygulanması ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsil edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Davanın belirsiz alacak davası olarak ikamesinin yasal olmadığını, davacının arabuluculuk görüşmelerindeki talebinin ve davada talebinin farklı olduğunu, müvekkilin ortak girişim olarak %25 hisseye sahip olduğunu, bu yüzden taraf olmadığı halde müvekkilinin davalı olarak gösterildiğini, dava konusu çatının belediyenin onaylı projesine göre teslim edildiğini, davacının talep ettiği miktarın altında işyerini satın aldığını, davanın ... Tic. Ltd. Şti.’ye ihbar edilmesini ve davanın usulden ve esas yönünden reddine karar verilmesini ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava alacak isteminden ibarettir.
Davacı, satım sözleşmesine konu taşınmazın ayıplı olduğu, imalat hatası nedeniyle tavan kısmından su sızdığı, davalının spor kompleksi taahhüdünü yerine getirmediği iddiasında bulunmuş, davalı ise süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını ve davalının spor kompleksi yapımına ilişkin bir taahhüdünün bulunmadığını savunmuştur.
Taraflar arasındaki ihtilaf; davaya konu taşınmazın ayıplı olup olmadığı, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, ayıp nedeniyle davacının zarara uğrayıp uğramadığı, varsa zararın ne kadar olduğu, davalının spor kompleksi taahhüdünde bulunup bulunmadığı, spor kompleksinin yapılmamasının taşınmazın değer kaybına etkili olup olmadığı ve varsa bundan doğan zararın ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.
Açılan dava illk önce Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sırasına kaydedilmiş, bu sıra üzerinden yapılan yargılama neticesinde verilen karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı kararı ile ''Taraflar arasında düzenlenen 27.11.2013 tarihli satış sözleşmesi ile davalı ortaklıkça ... Bölgesinde yapılan inşaat projesinde ... ada, ... parsel, Kapı No: ... de bulunan fabrika binası ve ticari alanın satışı konusunda anlaşıldığı, sözleşme konusu iş yerinin davacı tarafa 30.04.2015 tarihinde teslim edildiği, davacının ayıplı imalattan kaynaklı çatı akması nedeniyle uğradığı zararların tespit ve tahsili talebinde bulunduğu, davacının, çatının bahar yağışlarında da akması neticesinde 12.06.2018 tarihli ihtarname ile mevcut ayıbın bildirildiği, aynı mahkemenin ... D.İş sayılı dosyasından 25.06.2018 tarihinde tespit talebinde bulunduğu, tespit dosyasında inşaat mühendisi bilirkişisinden alınan 10.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda, çatı akmasına ve su sızıntısına neden olacak etkenlerin tespit edildiği, mahkemece alınan 24.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda, ayıbın gizli ayıp olarak belirlendiği, bu durumda, davacının gizli ayıbı 2018/841 D.İş sayılı dosyasından alınan tespit bilirkişi raporundan öğrenmiş sayılacağı, ayıp ihbarı yapılan ihtarname tarihi gözetildiğinde, davacının TTK'nın 23/c maddesi yollaması ile TBK'nın 223.maddesi uyarınca yapıdaki mevcut ayıbı, süresi içerisinde bildirildiğinin kabulü gerekecektir. Davacının eksik ifa (spor kompleksinin yapılmaması) nedeniyle değer kaybı talebine ilişkin olarak İlk derece mahkemesince, spor kompleksi yapılacağına dair sözleşmede hüküm olmadığı, bu konuda davalılarca yapılmış bir taahhüdün bulunmadığı, gerekçeleriyle bu talebin de reddine karar verilmiş ise de; davalılar vekilince sunulan cevap dilekçesinde "projesine göre spor kompleksi yeri mevcut olup, yapılacaktır. Ancak ülke ekonomisindeki kriz gayri ihtiyari erteletmiştir. Esasen spor kompleksi tamamen bağımsız bir işletme olacak, burada iş yeri sahibi olanlar herhangi bir hak iddia etmeyecekleri kendileri de isterlerse ücretleri karşılığında istifade edebileceklerdir" şeklinde beyanları dikkate alındığında, spor kompleksinin davalılarca vaad edildiği, ancak mücbir sebeplerden yapılamadığı hususlarının kabul edildiği anlaşılmaktadır. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Eksik işlerden kaynaklı talepler ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (TBK m. 147) talep edilebilir. Ancak eksikler için bedel hesabında teslimden itibaren geçecek makul süre dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekir. (benzer Y.H.D. ... E.-... k.sayılı kararı) 24.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda spor kompleksi yönünden bir takım değerlendirmeler yapılmış ise de, raporda yer alan görüş ve belirlemeler hüküm kurmaya elverişli mahiyette bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, eksik iş mahiyetinde olan spor kompleksi yapılmamış olması nedeniyle, davacı taşınmazında değer kaybı talebi yönünden, ve yapıda meydana gelen çatı akması, su sızıntısı nedeniyle zarar talepleri yönünden inceleme ve değerlendirmelerin yapıldığı farklı bir bilirkişi heyetinden alınacak rapor sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği... '' gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrasında dava Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya bu sıra üzerinden devam eidlmiştir.
27/11/2013 tarihli sözleşmenin davacı ile ... A.Ş, . ... A.Ş. arasında imzalandığı anlaşılmaktadır. Adi ortaklığın kendisine ait bir tüzel kişiliği mevcut olmadığından davada taraf olma ehliyeti yoktur. Bir başka ifade ile adi ortaklığın dava ve takip ehliyeti olmadığı gibi, ona karşı da dava açılamaz. Bu bağlamda adi ortaklığa karşı açılacak davalar adi ortaklığın kendisine karşı değil dava konusunun paradan başka bir şey olması halinde ortaklığı oluşturan ortakların tamamına, dava konusunun para olması halinde ise ortaklar arasında müteselsil sorumluluk esası geçerli olduğundan ortaklardan biri ya da birkaçı aleyhine yöneltilmelidir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Her ne kadar sözleşme adi ortaklıkla imzalanmış ise de davanın para alacağına ilişkin olması nedeniyle husumetin adi ortaklığı oluşturan şirketlerden birine yöneltilmesinde herhangi bir sakınca olmadığı sonucuna varılmıştır.
27/11/2013 tarihli sözleşme adi yazılı şekilde düzenlenmiştir. Bu sözleşme taşınmaz satış vaadi niteliğinde olduğundan resmi şekilde yapılması zorunludur. Bu koşul geçerlilik koşulu olup, Mahkemelerce resen nazara alınması gerekir. Her ne kadar 27/11/2013 tarihli sözleşme resmi şekilde yapılmadığından geçersiz ise de, alıcının ve satıcının bu sözleşmenin geçerli olduğuna güvenerek edimlerini yerine getirmeleri karşısında hakkaniyet ilkeleri gereğince sözleşme hükümlerine itibar edilmesi gerekir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E ... K sayılı ilamı da bu yöndedir.
Somut olayda ispat yükü davacı üzerinde olup, davacı taşınmazın ayıplı olduğunu, ayıp ihbarının süresinde yapıldığını ve spor kompleksi yapımı konusunda davalının taahhüdünün bulunduğunu ispatlamalıdır. Kaldırma kararı ile davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, davalının spor kompleksi konusundaki taahhüdünü yerine getirmediği belirlendiğinden bu konuda yeni bir değerlendirme yapılması mümkün değildir. Dolayısıyla yapılması gereken her bir zarar kalemi yönünden zarar tutarının belirlenmesinden ibarettir.
Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 23/05/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile, spor kompleksi yapılmaması nedeniyle taşınmazda 78.880,00 TL tutarında değer kaybı oluşacağı, terastaki ayıbın giderilme bedelinin 14.350,00 TL olduğu, ayıbın 7 günlük bir çalışma sonunda giderilebileceği ve bu 7 günlük süreden kaynaklı kira kaybı bedelinin 1.050,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekili kaldırma kararı öncesinde ibraz ettiği 07/04/2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile onarım bedeli i,stemini 14.350,, TL'ye, kira kaybı istemini 27.000,00 TL'ye ve değer kaybı istemini 43.152,00 TL'ye yükseltmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalının spor kompleksi taahhüdünde bulunmasına rağmen taahhüdünü yerine getirmediği, bu taahhüdün yerine getirilmemesi nedeniyle davacıya ait taşınmazda 78.880,00 TL tutarında değer kaybı oluştuğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince değer kaybı yönünden 43.152,00 TL'ye hükmedilebileceği, davacıya teslim edilen taşınmazın teras kısmının ayıplı olduğu, ayıp onarım bedelinin 14.350,00 TL olduğu, davalının oluşan bu zarardan sorumlu olduğu, yine davacının onarım sürecinde taşınmazdan elde edeceği faydadan mahrum kalacağı, onarımın 7 günlük süre zarfında tamamlanacağı ve bu süreçte oluşan kira kaybı bedelinin 1.050,00 TL olacağı, davalının oluşan bu zarar kaleminden de sorumlu olduğu sonucuna varıldığından davanın ksımen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 14.350,00 TL ayıp giderim bedeli, 1.050,00 TL kira kaybı bedeli ve 43.152,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 58.552,00 TL'nin 27/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının kira kaybı bedeli yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Alınması gereken 3.999,68 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan 1.477,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.521,76 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320 TL. yargılama giderinin 405,37 TL 'lik kısmının davacıdan, 914,63 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 1.477,92 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 849,20 TL harç gideri ve 10.972,90 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 11.822,10 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 8.191,61 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 111 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 34,08 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/05/2024

Katip Hakim
e-imzalıdır e-imzalıdır

5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.