T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 06.04.2021 tarihinde, davacı müvekkili ... ’ın da üzerinde yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile Konya ili ... ilçesi ... caddesi üzerinde, ... kavşağı istikametinden Fidanlık istikametine doğru seyir halinde iken ... caddesi kavşağına geldiği esnada, ... caddesi üzerinde ... Kavşağı istikametinden ... caddesi istikametine doğru seyir halinde olan dava dışı sürücü ... ’un, sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile müvekkilin üzerinde yolcu olarak bulunduğu motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin bu kaza nedeniyle geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını ve geçici bakıcı ihtiyacı doğduğunu, söz konusu olayda davacı müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, yargılama konusu trafik kazasına kusuru ile sebebiyet veren ... plaka sayılı motosiklet kaza tarihi itibariyle geçerli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı ... Sigorta Anonim Şirketi’nin sigorta teminatı kapsamında olduğunu, müvekkilinin zararlarının tazmini yönüyle davalı sigorta şirketine müracaatta bulunulduğunu, ancak herhangi bir ödemede bulunulmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirterek; HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttiğimiz talebimizi artırım hakkımız saklı olmak üzere, HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde haklı davamızın kabulü ile; HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirtilen taleplerini artırım hakları saklı olmak üzere şimdilik, kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 49.800 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100 TL, geçici bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100 TL olmak üzere toplam 50.000-TL maddi tazminatın 06.04.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; öncelikle dava konusu kazaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden hüküm kurmaya elverişli bir kusur raporu alınmasının gerektiğini, akabinde davacının maluliyetinin belirlenmesi yönüyle de Adli Tıp Kurumu 3. İhitsas Dairesi'nden rapor aldırılmasının gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinden talep edilen tazminat miktarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından, tedavi/bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, davacının kaza gerçekleştiğinden 18 yaşından küçük olmakla geçici iş göremezliğinin bulunduğundan bahsedilemeyeceğini, davacının çalıştığını ispat etmesi gerektiğini, davacının mütefarik kusurunun varlığının araştırılması gerektiğini, ayrıca hatır taşıması indiriminin de uygulanmasının gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşmanın sağlanıp sağlanmadığının tespitininin gerektiğini belirterek; , davacının davasının esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Açılan dava ilk önce Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiş, bu sıra üzerinden yapılan yargılama neticesinde verilen karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ise Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K sayılı kararı ile ''Bu halde Aym'ce verilen iptal kararı sonrası düzenlenecek maluliyet raporlarında 01/06/2015 tarihinden itibaren uygulanan genel şartların bu halde genel şartlarla belirlenen özürlülük ölçütü yönetmeliği ile engelliler yönetmeliğinin uygulanma imkanı kalmadığından; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan hükümlere göre ,haksız fiil tarihi 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği (ancak Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor düzenlenmesi teknik olarak mümkün olmadığı bu dönem için de yine 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uygulanacak) hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Kökleşmiş Yargıtay . HD uygulaması ve içtihatlarına göre maluliyet raporlarının düzenlenmesinde haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik ve yasa hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekmemktedir.Nitekim Yargıtay HD nin ... esas ... karar ... esas ... karar sayılı ilamları. Keza Düzenlenecek aktüerya raporlarına ilişkin olarak da genel şartlar ile getirilen TRH 2010 ve 1,8 teknik faizin ve bu genel şartlarla belirlenen vergilendirilmiş belgeli gelir, olmadığı takdirde asgari ücretin kazanç olarak nazara alınacağı düzenlemesinin uygulanma ihtimali kalmadığı gözetilerek ;Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas,... K sayılı kararı ve Yargıtay . Hukuk ve Hukuk dairesinin yerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi; davacının veya müteveffanın muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması , davacının veya müteveffanın asgari ücret üstünde kazancı olduğunun iddia edilmesi durumunda kaza tarihindeki gelirine dair delillerini ibrazının sağlanması, varsa; ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından,vergi dairesinden ,işyerinden kaza tarihindeki sürekli ve net kazanç durumunun sorulması, geriye doğru maaş bordrosu ve sosyal güvenlik kayıtlarının getirtilmesi, davacının veya müteveffanın kaza tarihinde fiili olarak çalışmadığının belirlenmesi halinde asgari ücretin gözönüne alınacağının düşünülmesi gerekmektedir. Bu halde mahkemece AYM iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara göre daha önce rapor tanzim eden maluliyet ve tazminat bilirkişilerinden yukarıdaki esaslara uygun ek rapor tanziminin istenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.'' gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrasında dava Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya bu sıra üzerinden devam edilmiştir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemlerinde bulunmuştur.
Davaya konu 06/04/2021 tarihli trafik kazasının ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... idaresindeki ... plakalı aracın kavşak içinde çarpışması neticesinde meydana geldiği, davacının kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu konumunda olduğu, davacının kaza esnasında kaskının takılı olduğu anlaşılmıştır.
Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile, trafik kazasının oluşmasında ... plakalı araç sürücüsünün asli, ... plakalı araç sürücüsünün ise tali kusurlu olduğu tespit edilmiş, Mahkememizce tanzim ettirilen 18/10/2022 tarihli bilirkişi raporu ile de ... plakalı araç sürücüsünün % 75, ... plakalı araç sürücüsünün ise % 25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce, 18/10/2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... % 75, Kamil Uçar'ın ise % 25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Bu aşamada davacının yaralanmasının kalıcı sakatlık niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Kaldırma kararına istinaden bu belirlemenin Çalışma Gücü ... Yönetmeliği hükümlerine göre yapılması gerekir.
Kaldırma kararına ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 28/03/2024 tarihli maluliyet raporu ile davacının yaralanmasının Çalışma Gücü ... Yönetmeliği hükümlerine göre % 3,3 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı; ''...Mahkemece hükme esas alınan 15.08.2013 tarihli bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemeler mahsup edilmiş ise de bu şekli ile rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Mahkemece yapılacak iş hüküm tarihine en yakın tarih itibariyle destekten yoksun kalma tazminatının belirlenerek davalı sigorta şirketlerinin davadan önce yapmış oldukları ödemelerin, davacılara ödendiği tarihten hesap tarihine kadar geçen süre için yasal faizi işletilerek güncellenmesi ve elde edilen rakamın davacılar için belirlenen destekten yoksun kalma tazminatından düşülerek tazminatın belirlenmesi gerekir, b)He ne kadar destekten yoksun kalma tazminatı, dava dilekçesinde davacılar tarafından davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edilmiş ise de güncelleme ve mahsup yukarıda anılan şekilde yapıldıktan sonra, davalı sigorta şirketlerinin kusur oranına göre tazminat miktarı belirlenmesi gerekir...'' şeklindedir.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı; ''Somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere, olay nedeniyle dava dışı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi tarafından davacılara eldeki davadan önce ödeme yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece,(DAVA DIŞI) ... Sigorta Şirketinden olaya ilişkin hasar dosyasının ve ödeme belgelerinin getirtilmesi, gelen belgeler doğrultusunda, davacılar için hesaplanan tazminat tutarlarından, ... Sigorta Şirketi tarafından davacılara destekten yoksunluk tazminatı olarak yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesi sonucunda oluşacak duruma göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.'' şeklindedir.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı; ''Şu halde; kazaya karışan her iki aracın kusurunun olduğuna dair kaza tespit tutanağındaki belirleme nazara alındığında, her iki sürücünün sorumluluklarının yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre müşterek müteselsil sorumluluk olması ve müşterek sorumlulardan biri tarafından yapılan ödeme (35.997,00 TL ödeme davacının da kabulündedir) ile diğerinin de sorumluluğunun o miktarda sonra ereceği hususu dikkate alınarak dava dışı sigorta tarafından davacıya ödenen 35.997,00 TL tazminatın güncellenerek toplam tazminat miktarından düşülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan yasal düzenlemelere göre aktüerya bilirkişiden ek rapor alındıktan sonra esasa yönelik hüküm kurulması gerekmektedir. Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.'' şeklindedir.
Dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... plakalı aracın ZMMS poliçesi kapsamında davacıya 13/04/2022 tarihinde 135.000,00 TL tutarında ödeme yapılmıştır. Davacı eldeki dava ile salt ... plakalı aracın kusuruna tekabül eden tazminatın tahsilini istemiştir. Davacı tarafça, kusura göre tazminat isteminde bulunulduğu gerekçesiyle dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılan bu ödemenin dikkate alınamayacağı iddia edilmiştir. Davacı yolcu olup kazanın oluşmasında herhangi bir kusuru yoktur. Bu kapsamda öncelikle davacının zararı belirlenmeli, diğer ifadeyle davacının kusursuz olması nedeniyle herhangi bir kusur indirimi yapılmaksızın zarar tutarı ortaya çıkarılmalıdır. Bu tutardan varsa daha önce yapılan ödemelerin mahsubu yapılarak davacının bakiye zararı bulunmalı, devamında kusur oranına göre istemde bulunulduğundan davalı tarafın kusuruna tekabül eden tazminat tutarı tespit edilmelidir. Bu nedenlerle ve anılan emsal nitelikte içtihatlar uyarınca davacı tarafın bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Dosya kapsamına ve kaldırma kararındaki esaslara uygun olduğundan hükme esas alınan 02/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ile dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin her bir zarar kaleminden mahsubu neticesinde davacının sürekli iş göremezlik zararının 166.297,52 TL, geçici iş göremezlik zararının 12.700,01 TL ve bakıcı gideri zararının 7.780,69 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davacının ... plakalı araç sürücüsünün kusuruna tekabül eden zararın tahsilini istemesi karşısında davacının kusur oranına göre talep edebileceği bakiye sürekli iş göremezlik zararının (166.297,52*%25=) 41.574,38 TL, geçici iş göremezlik zararının (12.700,01*%25) 3.175,00 TL ve bakıcı gideri zararının (7780,69*%25) 1.945,17 TL olduğu sonucuna varılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacının kaza esnasında kaskının takılı olduğu, mevcut dosya kapsamına göre davacıya atfedilebilecek bir müterafik kusurun bulunmadığı sonucuna varıldığından, hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ayrıca ahlaki ödev kapsamında kalan taşımaların hatır taşınması niteliğinde olmayacağının da belirtilmesinde fayda vardır. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır. Hatır taşıması indiriminin resen dikkate alınması mümkün olmayıp taşımanın hatır taşıması olduğu yönünde bir savunmanın bulunması gerekmektedir. Ayrıca bu savunma sadece ileri sürenler yönünden etkisini gösterecek olup, yasal süresi içinde hatır taşıması definde bulunmayanlar yönünden bu indirimin yapılması mümkün değildir. (Emsal için bknz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K ve ... E ... K )Hatır taşıması yönünden bir başka önemli husus ise bu indirimden sadece hatır taşıması yapan sürücü, işleten ve bu aracın sigortacısı yararlanacaktır. Karşı aracın sürücü işleten ve sigortacısının bu indirimden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.(Yargıtay . HD.nin 28/05/2015 gün ve ... E. ... K.)
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayışı ilamına göre; Genel ilke olarak araçta yolcu olarak taşınan kişinin akrabalık ve iş ilişkisi gibi haller dışında hatır için taşındığı kabul edilmektedir.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamına göre ise;Somut olayda, davalı vekili, davacıların desteğinin sigortalı araçta hatır için taşındığı savunmasında bulunarak, bu sebeple tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, hatır taşıması yapıldığına dair herhangi bir belge ya da bilgi mevcut olmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan hatır taşımasına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.
İstanbul . Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında sürücü sorgusunda yolcu ... ’ ün çocukluk arkadaşı olduğunu ifade etmiştir.
Buna göre, davacıların desteği ile araç sürücüsünün arkadaş oldukları ceza soruşturması kapsamında alınan ifadelerde beyan edilmiştir. Araçtaki kişilerin araçta bulunma sebepleri konusunda ifadelerde somut veri bulunmamakla birlikte, taşımanın ticari amaçla (davacı tarafından bir bedel ödenerek) ya da sürücünün bir işinin görülmesi maksadıyla yapıldığına dair de veri yoktur. Sürücü ile arkadaş olan desteğin taşımada bir yararı olduğu ve karine olarak davacı yararına hatır taşıması bulunduğunun kabulü hayatın olağan akışına uygun görünmektedir. Bu nedenle de; karineden yararlanan ve taşımanın hatır için yapıldığını savunan davalı taraf ispatla mükellef olmayıp, hatır taşıması bulunmadığını ispat yükünün davacı yanda olduğu gözetilerek değerlendirme yapılması gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
Somut olayda, davacı kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu olup, davacı ile araç sürücüsünün arkadaş oldukları anlaşılmıştır. Davalının süresinde hatır taşıması definde bulunması ve davacı tarafça taşımanın hatır için olmadığına yönelik bir beyan ve delil ibraz edilmemesi karşısında zarardan % 20 oranında indirim yapılması gerekmiştir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamına göre, hatır taşıması nedeniyle yapılacak indirimin son aşamada yapılması gerekir.
Bu kapsamda, hatır taşıması indiriminden sonra davacının davalıdan talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının 33.259,50 TL, geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 2.540,00 TL ve bakıcı gideri tazminatı tutarının 1.556,13 TL olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacı vekili, 16/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 166.297,52 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı istemini 12.700,01 TL'ye ve bakıcı gideri tazminatı istemini ise 7.780,69 TL'ye çıkarmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında sigortalı araç sürücüsü ... % 25 oranında kusurlu olduğu, davalının kazaya karışan ... plakalı aracın ZMM sigortacısı olması nedeniyle zarardan sorumlu olduğu, davacının talep edebileceği sürekl iş göremezlik tazminatı tutarının 33.259,50 TL, bakıcı gideri tazminatı tutarının 1.556,13 TL, geçici iş göremezlik tazminatı tutarının ise 2.540,00 TL olduğu sonucuna varıldığından davanın belirtilen tutarlar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda da belirtildiği üzere hatır taşıması indirimi nedeniyle davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı lehine yargılama giderine hükmedilmesi mümkün değildir. Bu bakımdan yargılama giderinin, hatır taşıması indirimi yapılmadan önceki tazminat tutarları ile davacının talebi karşılaştırılmak suretiyle davanın hatır taşıması indirimi dışında kalan sebeplerden dolayı reddedilen tutarın tespiti gerekmektedir. Bu yönde yapılan değerlendirmede, toplam dava değerinin (166.297,52 + 12.700,01 + 7.780,69 = ) 186.778,22 TL, hatır taşıması indirimi yapılmamış olsaydı hükmedilecek tutarın (41.574,38 + 3.175,00 + 1.945,17 =) 46.694,55 TL, reddedilen tutarın ise 140.083,67 TL olacağı, dolayısıyla reddedilen toplam 149.422,59 TL'lik kısmın, 9.338,92 TL'lik kısmının hatır taşıması indiriminden bakiye 140.083,67 TL'lik kısmının ise diğer sebeplerden kaynaklandığı sonucuna varılmış ve yargılama giderinin belirlenmesinde bu tutarlara göre değerlendirme yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 33.259,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.540,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.556,13 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 37.355,63 TL tazminatın 19/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 2.551,76 TL harçtan, peşin, ıslah ve tamamlama harcı ile birlikte alınan 643,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.908,16 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.560 TL. yargılama giderinin 1.170,01 TL 'lik kısmının davacıdan, 389,99 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 643,60 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL harç gideri, 6.810,00 TL NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi maluliyet rapor gideri ve 5.828,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 12.719,20 yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 3.179,79 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kendisini vekille temsil eden davalı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/05/2024
Katip Hakim
e-imzalıdır e-imzalıdır
5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!