WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

KONYA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO:

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ... K. Sayılı dosyası Konya . H.D.nin 16/10/2023 tarihli, ... E. ... K. sayılı ilamı ile kaldırılarak mahkememize gönderilmiş olmakla Mahkememizin ... Esasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davalı borçlu ile müvekkili arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalının satın almış olduğu ürünlerin bedelini ödememesi üzerine davalı borçlu aleyhinde Konya . İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla yapılan icra takibine davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz edilerek takibin durduğunu, her ne kadar davalı tarafça borcunun olmadığı iddia edilse de davalının satın almış olduğu ürünlere ait faturalarla müvekkilinin alacağının sabit olduğunu, bu nedenlerle davalı tarafça yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranında davalının tazminata mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davaya ilişkin yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin adresinin Sultanbeyli'de olduğunu, davada ve icra takibinde yetkili mercinin İstanbul Anadolu Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunu, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişki olmadığını ve sözleşme yapılmadığını, davacı tarafından herhangi bir ürünün müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenlerle öncelikle yetki itirazlarının kabulüne, davanın esastan reddi ile takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davaya konu, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin 9.354,04 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak 15/12/2017 tarihli 11.354,04 TL bedelli faturanın gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Açılan davada öncelikle Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiş ve yapılan yargılama neticesinde Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ... K. Sayılı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı istinaf başvurusunda bulunmuş, davalının istinaf başvurusu üzerine Konya . H.D.nin 16/10/2023 tarihli, ... E. ... K. sayılı kararı ile ''... davalının ticari şirket olduğu, davacının ticaret sicil kaydının bulunduğu, bu nedenle davacının da tacir olduğu, dava konusu uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesinden kaynaklı olduğundan nispi ticari dava niteliğindeki işbu davanın ticaret mahkemesinde görülmesi ve dava şartı olan görev hususunun re'sen nazara alınması gerekirken mahkemece anılan husus göz önünde bulundurulmaksızın işin esasının incelenmesi hatalı olduğu... '' gerekçesiyle Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı uyarınca Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/11/2023 tarihli ... E. ... K. Sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/11/2023 tarihli ... E. ... K. sayılı görevsizlik kararı sonrasında davanın Mahkememizin ... Esas sayılı sırasına kaydı yapılmıştır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da  ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından  ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında davacı ile davalının defterlerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 15/04/2019 tarihli bilirkişi raporu ile taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı defterlerinde davalı şirkete ait kayıtlı bir alacak bakiyesinin bulunmadığı, davalı defterlerinde davacıya borç bakiyesine rastlanılmadığı, alacak ve borç bakiyesinin gözükmediği belirtilmiştir.
Somut olayda ispat yükü davacı üzerinde olup, davacı takibe konu fatura nedeniyle alacaklı olduğunu yazılı ya da kesin delillerle ispatlamak zorundadır. Fatura davalı defterlerinde kayıtlı olduğundan faturaya konu hizmetin davalıya sunulduğunun karine olarak kabul edilmesi gerekir. Ancak, davacı defter kayıtlarında fatura bedelinin çeşitli zamanlarda tahsil edilmiş olduğuna dair kayıtların varlığı karşısında davacının tahsilat yapmadığını yazılı delillerle ispatlaması gerekir. Davacı bu yönde yazılı bir delil ibraz etmediğinden kendisine yemin delili hatırlatılmış ancak yemin teklifinde de bulunmamıştır. Bu kapsamda davacının davaya ve takibe konu fatura nedeniyle alacaklı olduğu iddiasını usulünce ispatlanamadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının feri nitelikteki tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede, davacı takibe itirazın haksız olduğu yönündeki iddiasını usulünce ispatlayamadığından davacının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının feri nitelikteki tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede, davacının kendi defter kayıtlarına göre fatura bedelini tahsil etmiş olmasına rağmen faturaya dayalı olarak icra takibi başlatması nedeniyle takibin haksız ve kötüniyetli olduğu sonucuna varıldığından davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Davacının tazminat isteminin reddine,
3-9.354,04 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 1.870,80 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 159,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 267,85 TL eksik harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden , A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 9.354,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/03/2024

Katip Hakim

5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.