T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C.
KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.12.2022 günü ...'in kullandığı ... plakalı aracın yaptığı tek taraflı kazada araç içindeki davacının ağır yaralanıp sakat kaldığını, anılan kazada davacının kusurunun olmadığını, tüm kusurun karşı tarafa ait olduğunu, kazaya neden olan ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketince ZMMS ile sigortalı olduğunu, davacının yaralanmasından ötürü sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici ve sürekli iş göremezlik dönemi bakım gideri ve SGK'nın karşılamadığı tedavi giderinin ödenmesi için davalı şirketlere başvuru yapıldığı, gerekli evrakları gönderildiğini, ancak taleplerinin reddedildiğini, davacının uğradığı maddi zararlarının gerçek miktarı yargılama sırasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağından belirsiz alacak davası olarak davayı açtıklarını, şimdilik davacı lehine sürekli iş göremezlik tazminat alacağı için 100 TL geçici iş göremezlik tazminat alacağı için 100 TL, geçici -sürekli iş görmezlik dönemi bakıcı ihtiyacı için 100 TL, fatura edilemeyen ve SGK tarafından karşılanamayan tedavi gideri tazminatı için 100 TL olmak üzere 400 TL (Belirsiz alacak davası) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans (ticari) faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 19/01/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; sürekli iş göremezlik bedeli olarak talep edilen 100 TL'nin 900.684,75 TL arttırarak 900.784,75 TL'ye, geçici iş göremezlik bedeli olarak 100 TL'nin 48.325,18 TL arttırarak 48.425,18 TL'ye, geçici iş göremezlik dönemi Bakım gideri bedeli olarak 50 TL'nin, 16.888,81 TL arttırarak 16.938,81 TL'ye, SGK Tarafından karşılanmayan tedavi gideri bedeli olarak 100 TL'nin 10.050 TL arttırarak 10.150 TL'ye yükselttiklerini belirtmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Diyarbakır ilinde olduğunu ve kazanın Kütahya ilinde gerçekleştiğini, davanın Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinde yada Kütahya Ticaret Mahkemelerinde açılması gerekirken yetkisiz mahkemede davanın açıldığını, ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigortası ile sigortalandığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta poliçesi limiti dahilinde sigortalısının sorumluluğu ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacının kaza sonrası kalıcı ve geçici maluliyet durumunun söz konusu olmadığını, davalı sigorta şirketinden talep edilen tazminat tutarını kabul etmediklerini, belgeli tedavi giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, davacı şirketin eksik evrak ile başvuruda bulunduğunu, bu eksikliği tamamlamasının istenildiğini, davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, talep edilen faizin hatalı olduğunu, ancak yasal faiz üzerinden hüküm kurulabileceğini, davacının müterafık kusurunun varlığının araştırılması, hatır taşıması indiriminin uygulanması gerektiğini, davacının davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne, Kütahya İl Sağlık Müdürlüğüne, Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğüne, Isparta İl Sağlık Müdürlüğüne, Eğirdir Kemik Hastanesi Başhekimliğine, Şarkikaraağaç Devlet Hastanesi Başhekimliğine, Kütahya C. Başsavcılığına yazı yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına konulmuştur.
Mahkememizce S.Ü. Rektörlüğü Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği'nden 30/11/2023 tarihinde gelen maluliyet raporunda özetle; Dava dosyasının incelenmesi, yapılan muayene ve tetkiklerden; mağdur davacı ... 04/12/2022 tarihinde trafik kazası geçirdiği, şahsın ... doğumlu olup, olay tarihinde 23 yaşını tamamlamış olduğu anlaşılmakla ve meslek grup numarası (düz işçi) olarak kabul edildiğini, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; kişide meydana gelen arızanın %11 oranında kalıcı sakatlık iş göremezlik niteliğinde olduğunu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, meydana gelen arızaların %8 oranında tüm vücut fonksiyon kaybına neden olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğini, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceğini, tedavi giderler toplamının 6.150 TL olduğunu, SGK kapsamı dışında kalan kaçınılmaz giderlerin olay tarihi itibariyle 4.000 TL olarak değerlendirildiğini, toplam 10.150 TL olduğu, 2 ay boyunca bakıcıya ihtiyaç duyacağı belirtilmiştir.
Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmış, ... sayılı 23/11/2023 tarihli raporda sonuç olarak; ...'in %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce aktüer bilirkişi ... rapor alınmış, 05/01/2024 tarihli raporda sonuç olarak; 04.12.2022 günü meydana gelen kazada yaralanıp 6 ayda iyileşen, bu sürenin ilk 2 ayında bakıcıya ihtiyaç duyan ve malul kalan davacı ... ; 04.12.2022 - 04.06.2023 Tarihleri Arası 6 Aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının 48.425,18 TL, Sürekli İş Göremezliği Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının 05.06.2023 - 24.10.2078 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı %8 engel oranı ve TRH-2010 Kadın Mortalite Tablosuna göre ; 900.784,75 TL, 25.11.2016 - 18.06.2041 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %11 maluliyet oranı ve PMF - 1931 Yaşama Tablosuna göre: 950.432,20 TL, 04.12.2022-04.02.2022 Tarihleri Arası 2 Aylık Süre ile Sınırlı İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının 16.938,81 TL, Fatura Edilen ve Fatura Edilemeyip Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının; 10.150,00 TL olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, SGK tarafından karşılanamayan tedavi gideri ve sürekli ve geçici iş göremezlik dönemi bakıcı gideri tazminatı istemlerinde bulunmuştur.
Davaya konu 04/12/2022 tarihli trafik kazasında, ... idaresindeki ... plakalı aracın hakimiyetini kaybederek kazanın meydana geldiği, davacının kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu konumunda olduğu, kaza sonrası tutulan trafik kazası tespit tutanağına göre, davacının kaza esnasında emniyet kemerini takıp takmadığının belirsiz olarak işaretlendiği anlaşılmıştır.
Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile, trafik kazasının oluşmasında ... plakalı araç sürücüsü dışında başka birine kusur atfedilmediği, Mahkememizce tanzim ettirilen 23/11/2023 tarihli bilirkişi raporu ile de ... plakalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce, 23/11/2023 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında ...'in % 100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Bu kapsamda öncelikle zarar görenlerin davaya konu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelip gelmediğinin tespiti için hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmelidir. Maluliyetin tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerekmektedir.
Üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir husus, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden maluliyetin tespitinde Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının Erişkinler ... Yönetmeliği'nin uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam:Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K)
30/11/2023 tarihli rapordaki değerlendirilmelerin dosya kapsamına uygun olduğu kabul edildiğinden davacının kalıcı sakatlık oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre % 8, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay ve başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 2 ay, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin 10.150,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda uygulama farklılıkları bulunmaktadır.
TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
05/01/2023 tarihli hesap raporu ile, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; davacının sürekli iş göremezlik zararının 900.784,75 TL, geçici iş göremezlik zararının 48.425,18 TL, SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 10.150,00 TL ve bakıcı gideri zararının 16.938,81 TL olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun belirsiz olduğu, ancak Kütahya İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen fezleke incelendiğinde, davacının içinde bulunduğu araç sürücüsünün 0.26 promil alkollü olduğu tespit edilmesi karşısında, davacının bu durumu bilerek araçta yolculuk yaptığının kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından, %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılaması gerektiği kabul edilmiştir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ayrıca ahlaki ödev kapsamında kalan taşımaların hatır taşınması niteliğinde olmayacağının da belirtilmesinde fayda vardır. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır. Hatır taşıması indiriminin resen dikkate alınması mümkün olmayıp taşımanın hatır taşıması olduğu yönünde bir savunmanın bulunması gerekmektedir. Ayrıca bu savunma sadece ileri sürenler yönünden etkisini gösterecek olup, yasal süresi içinde hatır taşıması definde bulunmayanlar yönünden bu indirimin yapılması mümkün değildir. (Emsal için bknz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K ve ... E ... K ) Hatır taşıması yönünden bir başka önemli husus ise bu indirimden sadece hatır taşıması yapan sürücü, işleten ve bu aracın sigortacısı yararlanacaktır. Karşı aracın sürücü işleten ve sigortacısının bu indirimden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.(Yargıtay . HD.nin 28/05/2015 gün ve ... E. ... K.)
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamına göre; Genel ilke olarak araçta yolcu olarak taşınan kişinin akrabalık ve iş ilişkisi gibi haller dışında hatır için taşındığı kabul edilmektedir.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamına göre ise; Somut olayda, davalı vekili, davacıların desteğinin sigortalı araçta hatır için taşındığı savunmasında bulunarak, bu sebeple tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, hatır taşıması yapıldığına dair herhangi bir belge ya da bilgi mevcut olmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan hatır taşımasına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.
İstanbul . Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında sürücü sorgusunda yolcu ... ’ ün çocukluk arkadaşı olduğunu ifade etmiştir.
Buna göre, davacıların desteği ile araç sürücüsünün arkadaş oldukları ceza soruşturması kapsamında alınan ifadelerde beyan edilmiştir. Araçtaki kişilerin araçta bulunma sebepleri konusunda ifadelerde somut veri bulunmamakla birlikte, taşımanın ticari amaçla (davacı tarafından bir bedel ödenerek) ya da sürücünün bir işinin görülmesi maksadıyla yapıldığına dair de veri yoktur. Sürücü ile arkadaş olan desteğin taşımada bir yararı olduğu ve karine olarak davacı yararına hatır taşıması bulunduğunun kabulü hayatın olağan akışına uygun görünmektedir. Bu nedenle de; karineden yararlanan ve taşımanın hatır için yapıldığını savunan davalı taraf ispatla mükellef olmayıp, hatır taşıması bulunmadığını ispat yükünün davacı yanda olduğu gözetilerek değerlendirme yapılması gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
Somut olayda, davacı kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu olup, davacı ile araç sürücüsünün arkadaş oldukları anlaşılmıştır. Davalının süresinde hatır taşıması definde bulunması ve davacı tarafça taşımanın hatır için olmadığına yönelik bir beyan ve delil ibraz edilmemesi karşısında zarardan % 20 oranında indirim yapılması gerekmiştir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamına göre, hatır taşıması nedeniyle yapılacak indirimin son aşamada yapılması gerekir.
Bu kapsamda, müterafik kusur ve hatır taşıması indiriminden sonra davacının davalıdan talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının 576.502,24 TL, geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 30.992,11 TL, geçici iş göremezlik nedeniyle bakıcı gideri tazminatı tutarının 10.840,84 TL, SGK tarafında karşılanmayan tedavi gideri tazminatı tutarının 6.496,00 TL olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacı vekili, 22/02/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 900.784,75 TL'ye, geçici iş göremezlik talebini 48.425,18 TL'ye, geçici iş göremezlik dönemi Bakım gideri talebini 16.938,81 TL'ye, SGK Tarafından karşılanmayan tedavi gideri talebini 10.150,00 TL'ye çıkarmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında sigortalı araç sürücüsü ...'in % 100 oranında kusurlu olduğu, davalının kazaya karışan ... plakalı aracın ZMM sigortacısı olması nedeniyle zarardan sorumlu olduğu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının 576.502,24 TL, geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 30.992,11 TL, bakıcı gideri tazminatı tutarının 10.840,84 TL olduğu ve SGK tarafında karşılanmayan tedavi gideri tazminatı tutarının 6.496,00 TL olduğu sonucuna varıldığından davanın belirtilen tutarlar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ayrıca alınan maluliyet raporunda sürekli iş göremezlik döneminde bakıcı ihtiyacının bulunduğuna yönelik tespit bulunmaması nedeniyle, davacının bu yöndeki talebi reddedilmiştir.
Davalı vekilinin, yetkili mahkemeyi açıkça göstermemesi nedeniyle, yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Yukarıda da belirtildiği üzere müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi nedeniyle davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı lehine yargılama giderine hükmedilmesi mümkün değildir. Bu bakımdan yargılama giderinin, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmadan önceki tazminat tutarları ile davacının talebi karşılaştırılmak suretiyle davanın müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi dışında kalan sebeplerden dolayı reddedilen tutarın tespiti gerekmektedir. Bu yönde yapılan değerlendirmede, davanın reddedilen toplam 276.003,56 TL'lik kısmının, 275.953,56 TL'lik kısmının müterafik kusur ve hatır taşıması indiriminden, bakiye 50,00 TL'lik kısmının ise diğer sebeplerden kaynaklandığı sonucuna varılmış ve yargılama giderinin belirlenmesinde bu tutarlara göre değerlendirme yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 04/12/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 900.784,75 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatı, 48.425,18 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 16.938,81 TL bakıcı gideri zararı tazminatı, 10.150,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 976.298,74 TL maddi tazminattan %20 müterafik kusur ve %20 hatır taşımacılığı indirimi yapılarak toplam 624.831,19 TL’nin davalı ... Sigortadan olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına ölüm ve sakatlık teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, dava tarihi olan 10/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının Sürekli İşgöremezlik Dönemi Bakıcı Giderine Yönelik Davasının Reddine,
3-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 624.831,19 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 42.682,22 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 3.514,90 TL. harcın mahsubu ile kalan 39.167,32 TL. eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 3.514,90 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı gideri, 398 TL tebligat ve posta gideri, 2.250 TL adli tıp fatura gideri, 2.300 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 5.127,90 TL yargılama giderinin kabul olunan miktara oranla hesaplanan 5.127,64 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 624.831,19 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 93.476,37 TL. nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 50 TL. olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 50 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/03/2024
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!