T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkil tarafından elektrik tüketimine istinaden düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini ve bu faturalara ilişkin Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas (MTS) sayılı dosyası ile 6.176,19 TL ve 5.619,90 TL elektrik tüketim bedeli asıl alacak, 277,92 TL ve 337,20 TL gecikme zammı, 50,93 TL ve 60,70 TL KDV olmak üzere toplam 12.521,94 üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk süresinde de anlaşılamadığını, bu nedenle davalının yaptığı itirazının iptalini ve takibin devamını, davalının alacağın tahsilini geciktirmek için kötü niyetli yapılan itiraz nedeniyle %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminata mahkum edilmesini, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davanın görevli mahkemede açılmadığını, müvekkilinin, davacının tüketicisi olduğu nedeniyle davanın tüketici mahkemesinde açılması gerektiğini, davaya konu faturalarının müvekkilin bulunduğu adresten müvekkilin taşındıktan sonra düzenlendiğini ve faturaları ilişkin dönemde müvekkilin bu adreste ikamet etmediği için sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca davacı firmanın faturaların ödenmemesine rağmen elektriği kesmediğini bu sebeple faturalarda asli kusurlu olduğunu, izah olunan nedenlerle usule ve yasaya aykırı davanın reddini, davacının %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davaya konu MTS ... E sayılı takibinin 11.796,09 TL asıl alacak, 615,12 TL işlemiş faiz ve 110,73 TL KDV olmak üzere 12.521,94 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak elektrik kullanım faturalarının gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için de eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Davalının elektrik aboneliğinin bulunduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığından, davacının bu abonelik sözleşmesinden kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığının ve varsa tutarının ne kadar olduğunun belirlenmesi gerekir.
26/02/2023 tarihli bilirkişi raporu ile, dava konusu ... nolu tesisata ait sayacın doğru çalıştığı, sayaç üzerinden enerjinin geçtiği, dava konusu ... seri nolu 24/05/2023 tarihli faturanın okuma yoluyla elde edildiği, ... nolu tesisata ait sayaç üzerinden enerjinin geçtiği, dava konusu ... seri nolu 19/06/2023 tarihli faturanın okuma yoluyla elde edildiği, ... nolu tesisata ait Cari Hesap Kartı ve ... kayıtları dikkate alındığında davalının dava konusu abonelikten kaynaklı iki adet adına düzenlenmiş olan 24/05/2023 tarihli fatura ile 19/06/2023 tarihli faturayı ödememiş olduğu, dava konusu borcun Mayıs/2023 (29/04/2023-24/05/2023 tarihleri arası meydana gelen tüketim) dönemine ve Haziran/2023 (24/05/2023-19/06/2023 tarihleri arası meydana gelen tüketim) dönemine ait olduğu ve toplam borcun 13.440,96 TL olduğu, 24/05/2023 tahakkuk tarihli faturanın son ödeme tarihinin 05/06/2023 (pazartesi günü) olduğu, son ödeme 05/06/2023 (pazartesi günü) tarihinden itibaren ilgili mevzuat kapsamında söz konusu faturanın en az 5 iş günü içerisinde ödenmesi için yapılması gereken aksi takdirde elektriğin kesileceğini gösterir yazılı bildirime (ilgili mevzuat kapsamında yapılabilecek en erken yazılı bildirim tarihi:06/06/2023) göre dava konusu faturanın 13/06/2023 (salı günü) ödenmesi gerektiği, faturanın 13/06/2023 (salı günü) ödenmemesi halinde ... 14/06/2023 (çarşamba) tarihinde dava konusu tesisatın elektriğinin en geç 5 iş günü içerisinde elektriğin kesileceğinin yazılı olarak bildirilmesi gerektiği, bu bildirime göre elektriğin en geç 21/06/2023 (çarşamba günü) tarihinde elektriğin kesilmesi gerektiği,21/06/2023 Enerji kesim tarihi itibariyle 24/05/2023 tarihli ve 19/06/2023 tarihli faturalar yönünden toplam borç miktarının ferileriyle birlikte 13.546,01 TL olduğu, abonelik sözleşmesi kapsamında ödenmiş olan güvence bedelinin dava konusu elektrik tesisatının enerjisinin en erken kesilmesi gerektiği 21/06/2023 tarihi itibariyle 24/05/2023 tarihli fatura bedelinden (hesaplanan ferileriyle birlikte) düşülmesi halinde 5.047,43 TL (7.944,10 TL - 2.896,67 TL) olacağı, takip tarihi itibariyle dava konusu 24/05/2023 tarihli ve 19/06/2023 tarihli faturaları yönünden toplam alacak bedelinin 11.502,95 TL (10,667,34 TL-Anapara, 708,14 TL-Gecikme Zammı, 127,47 TL-Gecikme Zammı KDV'si) olacağı tespit edilmiş ve 13/05/2024 tarihli ek rapor ile de aynı tespitlerde bulunulmuştur.
26/02/2024 tarihli rapor ve 13/05/2024 tarihli ek raporun dosya kapsamına uygun olduğu sonucuna varıldığından davacının abonelik sözleşmesinden kaynaklı ve takip tarihi itibariyle 10.667,34 TL asıl alacak, 708,14 TL gecikme zammı ve 127,47 TL KDV olmak üzere toplam 11.502,95 TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
Her ne kadar davacının takip tarihi itibariyle gecikme zammı alacağı 708,14 TL ise de ödeme emri dikkate alındığında bu alacak kalemi yönünden talebin 615,12 TL olduğu, yine KDV alacağı 127,47 TL ise de talebin 110,73 TL olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince bu kalemler yönünden ödeme emrinde yazılı tutarlara hükmedilebileceği, davacının asıl alacak kalemi yönünden ise 10.667,34 TL tutarında alacaklı olduğu sonucuna varıldığından davanın 10.667,34 TL asıl alacak, 615,12 TL gecikme zammı ve 110,73 TL KDV olmak üzere toplam 11.393,19 TL üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Takibe itirazın haksız olması ve alacağın da likit kabul edilmesi nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş, reddedilen tutar yönünden davalının kötüniyeti ispatlanamadığından davalının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, ... MTS takip numaralı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 10.667,34 TL asıl alacak, 615,12 TL gecikme zammı ve 110,73 TL gecikme zammı KDV'si olmak üzere toplam 11.393,19 TL üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-11.393,19 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 2.278,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının tazminat isteminin reddine,
2-Alınması gereken 778,26 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 508,41 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinin 281,25 TL 'lik kısmının davacıdan, 2.838,75 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE
5-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL harç gideri ve 2.431,75 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.701,60 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 2.458,07 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 11.393,19 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 1.128,75 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/05/2024
Katip Hakim
e-imzalıdır e-imzalıdır
5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!