WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

KONYA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C.
KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ :
DAVALI : ... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının oğlu ... Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesini /Isparta 2022 yılında kazanmasına müteakip, 16 Ağustos 2022 tarihinde Isparta'ya giderek, alacaklı ... tarafınca işletilen ... Öğrenci Yurduna kayıt yaptırdığını, yurt kayıt tarihinin 16 Ağustos 2022 olduğu takibe konu senetlerin düzenlenme tarihinden de anlaşılacağını, davalı ile 2022-2023 eğitim yılı için toplam 49.800,00 TL'ye anlaşıldığını, söz konusu tutarın ödenmesini sağlamak üzere davacı tarafından 4.150X12=49.800 olmak üzere 12 senet imzalandığını, davalı takip alacaklısı ..., ödenmeyen 7 (yedi) senet olmasına rağmen sadece 4 (dört) senet için takip başlattığını, bu nedenle icra takibi konusu yapılmayan senetler bakımından da menfi tespit davası açılmak zorunda kalındığını, davacı kayıt yaptırdığı 16 Ağustos 2022 tarihinde, davalı ...'dan sözleşme yapılmasını talep edilmesine rağmen , sözleşmelerinin hazır olmadığını beyan ettiğinden "Taksitle Satış Sözleşmesi" yapılamadığını, davalı ..., sözlü olarak "Yıl içerisinde müvekkilin kendi isteği ile yurttan ayrılması halinde kalan taksitlerin % 15'i kadar ceza ödemesi gerektiği" şeklinde taahhütte bulunduğunu, Ülkemizde 06 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş Depreminin olmasını müteakip, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı kararıyla üniversitelerde örgün eğitime ara verilmiş ve üniversiteler uzaktan eğitime geçmesi sebebiyle davacı yurdu boşaltmak maksadıyla Alacaklı ... ile yaptığı telefon görüşmesinde, davalı kendisinin yurdu kapatacağını ve kalan yurt taksitlerinin de % 50'sini ceza olarak ödemesi gerektiğini davacıya ilettiğini, o tarihte ödenmemiş 4.150X7= 29.050 TL toplam miktarındaki ödenmeyen taksitlere karşılık, % 50 si olan 14.525 TL davacının ödemesi gerektiği ve bunu da yuvarlayarak 14.000 TL ödenmesi halinde kalan 7 (yedi) seneti fiziken kendisinden davacının alabileceğini beyan ettiğini, davacı öncelikle bu konuda özel olarak düzenlenen yönetmeliğe, genel olarak hukuka ve vicdana aykırı olan bu talebi kabul etmediğini, Yönetmelik'te belirtilen %50 oranının, yurdu kendi isteği ile terk eden öğrenciler için yapılmış olan bir düzenleme olduğunu, yurttan davacının oğlu kendi isteği ile ayrılmadığı için bu bedeli davacıdan talep edemeyeceğini, davalının uhdesinde bulunan ancak icraya konulmayan : 4.150,00 TL Miktarlı 16/08/2022 Tanzim Tarihli,18/06/2023 Vade Tarihli Senet, 4.150,00 TL Miktarlı 16/08/2022 Tanzim Tarihli,18/07/2023 Vade Tarihli Senet, 4.150,00 TL Miktarlı 16/08/2022 Tanzim Tarihli,18/08/2023 Vade Tarihli Senet, 3 adet senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, tarafımızı menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu açık olduğundan takip konusu alacağın %20'nden aşağı olayacak şekilde davacıya tazminat ödemesine, tedbir kararı alınamaması vb nedenlerle borcun ödenmek zorunda kalınması halinde davaya istirdat davası olarak devam edilmesine, işbu halde ödenme tarihi dikkate alınarak haksız ödenen paranın ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline tarafımızı menfi tespit veyahut istirdat davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu açık olduğundan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmayacak şekilde davacıya tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce ilgili Ticaret Sicil Müdürlüklerine, İlgili Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlıklarına yazılar yazılarak taraflara ilişkin tacir kayıtları var ise gönderilmesi istenilerek, ilgili bilgi ve belgeler dosyamız arasına konulmuştur.
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
6102 sayılı kanunun 5/A maddesine göre; (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun Dava Şartı Olarak Arabuluculuk başlıklı 18/A-2.maddesine göre; " Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Eldeki davada istemin menfi tespit niteliğinde olduğu ve konusunun para alacağına ilişkin olduğu, bu bakımdan dava şartı arabuluculuk kapsamında dava açılmadan arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, ancak arabulucuya başvurulmadan davanın açıldığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir ise de, görev hususu öncelikli olarak incelenecek hususlardan olması nedeniyle, bu aşamada bir değerlendirme yapılmamış, öncelikli olarak mevcut davada mahkememizin görevli olup olmadığı değerlendirilmiştir.
Tüketicinin Korunması Hakkındaki 6502 sayılı Kanunda tüketici kavramı, 3/1-k maddesinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiler "tüketici" 3/1-1 maddesinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da banka hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edildiği ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletildiği, aynı kanunun 73/1 maddesinde "tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda" tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, 83/2.maddesinde de "taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmüne yer verildiği, somut olayda yurt işleten ile buradan hizmet almak isteyen arasındaki husumetten kaynaklı menfi tespit davası açıldığı, davaya konu bonoların yurt hizmetinden yararlanmak amacıyla verildiğinde ihtilaf bulunmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı, bu sebeple mahkememizin görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın, 6100 sayılı HMK uyarınca Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE,
2-Görevsizlik kararı kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK 20. Maddesi uyarınca talep halinde DOSYANIN YETKİLİ VE GÖREVLİ KONYA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK 20 Maddesi uyarınca, Mahkememizce verilen görevsizlik kararı sonucunda taraflardan birinin karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesinin gerektiği, aksi takdirde davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARINA,
4-6100 sayılı HMK 20, 31/2.madde ve bendleri uyarınca, davanın açılmamış sayılması hakkında karar verilmesi halinde, yargılama giderleri konusunda karar tayinine,
5-6100 sayılı HMK'nun 331.maddesi gereğince; harç, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hakkında yetkili ve görevli mahkemece KARAR TAYİNİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/02/2024

Katip ... Hakim ...

Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.