T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 04/04/2023 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç Konya ili ... İlçesinde bulunan ... Sk.’tan kontrolsüz şekilde çıkış yapması neticesinde müvekkiline ait olan ...’ın sevk ve idaresinde bulunan ... Konya İli ... İlçesinde bulunan ... Cd.’sine doğru hareket halindeyken müvekkilin aracına çarpması nedeniyle müvekkilinin aracının değer kaybına uğradığını, kazananın ... plakalı araç sürücüsünün tam kusuru nedeniyle meydana geldiğini, ... plakalı aracın ... poliçe numaralı trafik sigortası ile davalı ... Sigorta Şirketi tarafından sigortalı olduğundan davalı sigorta şirketinin değer kaybından sorumlu olduğunu bu nedenle de zararın tazmini yönüyle davalı sigorta şirketine müracaatta bulunulduğunu, söz konusu başvuru üzerine davalı sigorta şirketince 23/06/2023 tarihinde 14.860 TL lik kısmi ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin yetersiz olduğunu belirterek; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı nedeniyle şimdilik 100 TL nin davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri aşılmamak ve “değer kaybı” kalemiyle sınırlı kalmak kaydıyla sigorta limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numarasıyla 20/03/2023-20/03/2024 tarihlerini kapsayan Zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücülerinin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, öncelikle dava konusu kazada kusur oranlarının belirlenmesi yönüyle adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden rapor alınmasının gerektiğini, dava konusu aracın daha önce kazaya karışıp karışmadığının belirlenmesinin gerektiğini, ticari faiz talebinin yerinde olmadığını, zira sigortalı aracın ticari araç olmamakla sigortalı da tacir olmadığını, bu nedenle ticari faiz istenilmesinin hatalı olduğunu belirterek; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle müvekkil şirket yönünden usulden reddine, aksi durumda ise esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigortacı kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. Gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde aracının hasara uğradığını iddia ederek değer kaybı tazminatı isteminde bulunmuştur.
Bu kapsamda öncelikle belirlenmesi gereken değer kaybı zararı hesabının ne şekilde yapılacağıdır. 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'da bu hususta bir düzenleme bulunmadığından bu boşluğun da içtihatlarla doldurulması gerekmektedir.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre araçta oluşan değer kaybı tutarının, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır.
Davaya konu 04/04/2023 tarihli trafik kazasının, sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı aracıyla Konya ili ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak istikametine seyir halindeyken aracının ön kısmıyla ... Caddesi istikamette seyir halinde olan ...’ idaresindeki ... plakalı aracın sağ yan kısmından çarpması neticesinde meydana geldiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 01/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile davaya konu trafik kazasının oluşmasında sigortalı araç sürücüsü ...'in tam kusurlu olduğu ve davacının değer kaybından kaynaklı zararının 40.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı; ''Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ile işletene, sorumluluklarının sağlanması amacıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma yükümlülüğü getirilmiştir. Aynı yasanın 85. maddesi ile aracın işletilmesi sırasında 3. şahısların bedeni ve maddi zarara uğratılmasından işleten doğrudan sorumlu tutulmuş, 97. madde gereğince de zarara neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına da zarar görenin doğrudan talep ve dava hakkı bulunduğu belirtilmiştir. Ancak, zorunlu trafik sigortacısının zarardan sorumluluğu 93. madde gereğince belirlenen ve poliçede belirtilen teminat miktarı ile sınırlıdır. İşleten ve zorunlu trafik sigortacılarının 3. kişilere karşı sorumluluklarının niteliği ise, kanundan doğan müteselsil sorumluluk olup, 6098 sayılı TBK’nın 163/1. (mülga TBK 142/1) maddesi gereğince alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğunun, borcun tamamı ödeninceye kadar devam edeceği de 6098 sayılı TBK’nın 163/2. (mülga TBK 142/2) maddesi gereğidir. 6098 sayılı TBK’nın 164. (mülga TBK 143) maddesine göre müteselsil borçlulardan biri, alacaklıya karşı, ancak onunla kendi arasındaki kişisel ilişkilerden veya müteselsil borcun sebep ya da konusundan doğan def’i ve itirazları ileri sürebilir. Müteselsil borçlulardan biri ortak def’i ve itirazları ileri sürmezse, diğerlerine karşı sorumlu olur. Bunun yanında 6098 sayılı TBK’nın 166. (mülga TBK 145) maddesine göre, borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. Yine 6098 sayılı TBK’nın 168/2.(mülga TBK 147/2) maddesine göre de, alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır.''
Davacı vekili 18/01/2024 tarihli dilekçesi ile ... numaralı arabuluculuk dosyası üzerinden arabuluculuk görüşmeleri sırasında kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'in dava konusu kazaya ilişkin olarak 35.000 TL ödeme yaptığını beyan etmiştir.
... A.Ş.'nin 21/01/2024 tarihli yazı cevabının incelenmesinde dava dışı ...'in davadan sonra 08/09/2023 tarihinde 25.000,00 TL tutarında ödeme yaptığı anlaşılmıştır.
Yine, davacının başvurusu üzerinde davalı sigorta şirketi tarafından davacıya davadan önce 14.860,00 TL tutarında ödeme yapılmıştır.
Somut olayda, davacıya, davalı sigorta şirketi ile dava dışı ... tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında davacının karşılanmamış bakiye değer kaybı zararının bulunmadığı açıktır. Davacının değer kaybından kaynaklı zararının 40.000,00 TL olması, dava dışı işleten tarafından yapılan 25.000,00 TL'lik ödemenin davadan sonra yapılmış olması karşısında, işletenin yaptığı 10.000,00 TL'lik ödeme dava tarihinden önce olsa dahi davacının dava tarihi itibariyle bakiye alacağının bulunduğu açıktır. Dolayısıyla, davacının zararının dava devam ederken tamamen karşılandığı, bu bakımdan davanın konusuz kaldığı, davanın açılmasına da davalının sebebiyet verdiği sonucuna varıldığından dava hakkında karar verilmesi yer olmadığına dair karar verilerek davalı aleyhine yargılama giderine hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk son tutanağında, arabulucu ücretinin davacı tarafça haricen karşılanacağı belirtildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan 539,70 TL harç gideri ve 2.667,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 3.206,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 100 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/02/2024
Katip Hakim
5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!