T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
MÜTEVEFFA :
DAVACILAR : 1-
: 2-
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; sürücü ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı otomobili ile ... Mahallesi istikametinden Konya ili istikametine seyir halinde iken, ... Mahalle içi .... Sokak üzerine geldiğinde karşı istikametten gelen müvekkillerinin desteği sürücü ...' ın sevk ve idaresinde bulunan Tescilsiz kırmızı renkli ... marka motosiklet ile otomobilin sağ ön yan kısmı ve motosikletin ön kısmı ile çarpışması neticesinde müvekkillerinin desteği ...'ın vefat ettiğini, söz konusu kazanın ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in tam kusurlu hareketi sonucu meydana geldiğini, kazadan sonra müvekkilleri davacının desteklerinin sağladıkları maddi olanaklardan mahrum kaldıklarını ve zarara uğradıklarını, kazaya ilişkin Konya Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ... nolu soruşturma başlatılmış olup iddianamenin kabulü üzerine Konya . Asliye Ceza Mahkemesi ... E. ... K. sayılı dosya kapsamında cezai tahkikat başladığını, müteveffa ... ... doğumlu olup kaza anında 17 yaşında olduğunu, kaza neticesinde destekten yoksun kalan davacı müvekkillerimizin zararlarının karşılanması için (nüteveffanın mirasçıları sıfatıyla değil destekten yoksun kalan (DYK) üçüncü kişi sıfatıyla) davalı sigorta şirketine 16.01.2023 tebliğ tarihinde başvuru yapılmıştır. İşbu başvuru neticesinde davalı uhdesinde S94581 nolu vefat hasar dosyası açılmış olup davalı 15.03.2023 tarihinde müvekkili baba ... için 58.431,00 TL; müvekkili anne ... için ise 73.090,00 TL olmak üzere toplam 131.521,00 TL ödeme yaptığını, ancak bu ödeme hak edilen gerçek DYK maddi tazminat tutarından çok eksik olduğunu, bakiye zararlarının ödenmediğini, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirterek; HMK m.107 gereğince belirsiz alacak davası olarak; baba ... için 50 TL destekten yoksun kalma tazminatı alacağının, davalının temerrüde düştüğü 27.01.2023 (başvuru tarihinden 8 işgünü sonraki tarih) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan (sigorta teminat üst limitini aşmamak kaydıyla) alınarak davacı müvekkile verilmesine, anne ... için S0 TL destekten yoksun kalma tazminatı alacağının, davalının temerrüde düştüğü 27.01.2023 (başvuru tarihinden 8 işgünü sonraki tarih) tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan (sigorta teminat üst limitini aşmamak kaydıyla) alınarak davacı müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine, aktüer tarafından yapılan (TRH 2010 Ölüm Tablosu ile %1.8 teknik faiz ile) hesaplama sonucu %15 kusur nispetinde müteveffanın annesi ... için 91.362,22-TL, müteveffanın babası ... için 73.039,77-TL olmak üzere toplam 164.401,99-TL tazminat miktarı tespit edildiğini ve işbu tutardan %20 müterafik kusur indirimi yapılarak toplam 131.521,090-TL destekten yoksun kalma tazminatı davacı vekili hesabına 15.03.2023 tarihinde ödendiğini ve müvekkilinin poliçeden kaynaklı sorumluluğunu yerine getirdiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla; sigorta şirketi tarafından daha önce yapılan bir ödeme bulunduğundan, ödeme tarihi hesap tarihi olarak kabul edilmeli ve hak sahibi lehine fark çıkması halinde bu farkın ödenmesinin gerektiğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yukarıda detaylıca açıklandığı üzere, dava konusu kazaya ilişkin müterafik kusur indirimi yapılması gerekmekte olup; indirim oranının Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre %20 olması gerektiği izahtan vareste olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, uyuşmazlığa konu kaza sonrası müteveffa ...’ın kaza tespit tutanağına göre koruyucu kask kullanmadığınin tespit edildiğini, bu nedenle de müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, davacıların faiz taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek; davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle reddine, aksi durumda ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacılar davaya konu trafik kazası neticesinde vefat eden ...'ın desteğinden yoksun kaldıklarını, ölüm nedeniyle manevi zarara uğradıklarını iddia ederek maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur.
Davaya konu 16/10/2022 tarihli trafik kazasının, sürücü ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı otomobili ile ... Mahallesi istikametinden Konya ili istikametine seyir halinde iken, ... Mahalle içi .... Sokak üzerine geldiğinde karşı istikametten gelen müvekkillerinin desteği sürücü ...' ın sevk ve idaresinde bulunan Tescilsiz kırmızı renkli ... marka motosiklet ile otomobilin sağ ön yan kısmı ve motosikletin ön kısmı ile çarpışması sonucu meydana geldiği, kaza sonucu ...'ın vefat ettiğini anlaşılmıştır.
Kaza tespit tutanağı ile kazanın oluşmasında sürücü ...'in ve müteveffa ...'ın kusurlu oldukları belirtilmiştir.
Dava konusu kazaya ilişkin olarak Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından ATK'dan aldırılan 02/05/2023 tarihli kusur rapor ile kazanın oluşmasında sürücü ...'in tali kusurlu , müteveffa ...'ın ise asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu kazaya ilişkin olarak Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasından aldırılan kusur rapor ile kazanın oluşmasında sürücü ...'in %50 oranında, müteveffa ...'ın ise %50 oranında kusurlu oldukları belirtilmiştir.
Mahkememizce Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden alınan 20/01/2024 tarihli raporu ile sürücü ...'in 25 % oranıda, müteveffa ...'ın ise % 75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 20/01/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun olması ve mevcut raporlar arasındaki çelişkinin bu rapor ile giderilmesi nedeniyle davaya konu trafik kazasının oluşmasında sürücü ...'in %25, müteveffa ...' ın ise % 75 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kazada vefat eden ... davacıların oğlu olup, kural olarak davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisinin bulunduğu kabul edilmelidir. Davalı tarafça bu karinenin aksi usulünce ispatlanamadığından davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisi bulunduğu kabul edilmiştir.
Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda Konya BAM . HD. nin uygulamaları ile Yargıtay uygulamaları farklılık arz etmektedir.
Konya BAM . HD.'nin yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, 2918 sayılı KTK ile genel şartlara yapılan atfın, AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 17/02/2023 gün ve ... E ... K)
TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kabul edildiğinden, Konya BAM . HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınmasına yönelik görüşüne iştirak edilmemiştir.
Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
Dosya kapsamına uygun olduğundan ve bahsi geçen yönteme göre düzenlendiğinden hükme esas alınan 11/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ile davacı ...'nın bakiye destekten yoksun kalma zararının 135.889,19 TL olduğu, davacı ...'nın bakiye destekten yoksun kalma zararının ise 171.427,53 TL olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda; kaza tespit tutanağı ile desteğin kaza esnasında kaskının takılı olmadığı tespit edilmiştir. Kaskın takılı olmaması tek başına müterafik kusur teşkil etmeyip, oluşan zarar ile illiyet bağı bulunması halinde müterafik kusur teşkil eder. Destek hakkında düzenlenen ölü muayene tutanağı dikkate alındığında desteğin ölüm sebebinin göğüs travmasına dayalı olduğu belirlenmiş olup, bu yönüyle desteğin kaskı bulunsa dahi ölüm sonucunun gerçekleşeceği kabul edildiğinden müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir.
Davacı vekili 05/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı istemini 171.427,53 TL 'ye, davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı istemini 135.889,19 TL 'ye çıkarmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazası neticesinde davacıların oğlu destek ...'ın öldüğü, kazanın oluşmasında sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğu, bu kusur oranı dikkate alındığında davacı ...'ın bakiye destekten yoksun kalma tazminat tutarının 171.427,53 TL 'ye, davacı ...'ın bakiye destekten yoksun kalma tazminat tutarının 135.889,19 TL olduğu, davalın oluşan zarardan poliçe kapsamında sorumlu olduğu sonucuna varıldığından davacıların davalarının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI ...'IN DAVASININ KABULÜ ile, 171.427,53 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
2-DAVACI ...'IN DAVASININ KABULÜ ile, 135.889,19 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
3-Alınması gereken 20.992,80 TL harçtan, peşin alınan 1.319,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.672,95 TL eksik harcı davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
5-Davacı tarafından yapılan 1.589,70 TL harç gideri ve 7.962,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 9.551,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Davacı ... kendisini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 27.428,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
7-Davacı ... kendisini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 21.742,27 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
8-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/05/2024
Katip Hakim
5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!