WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

KONYA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C.
KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... unvanlı şirket tarafından davalı şirkete Konya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz için mimari, statik, zemin, etüd ve tadilat projeleri çizildiğini, verilen hizmetlere dair taraflar aralarında herhangi bir sözleşme imzalanmadığı, ... A.Ş. unvanlı şirket tarafından çizilen bu projeler davalı şirket tarafından belediyeye sunularak onaylattırıldığını ve ruhsatlarının alındığını, ruhsatta mimari projelerin müellifi olarak ... A.Ş. unvanlı şirketin temsile yetkili müdürü ... isminin yer aldığını, aradan geçen zaman içerisinde davalı ... Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirket, ... A.Ş. unvanlı şirkete olan borçlarını ödemediğini, bunun üzerine ... A.Ş. tarafından ... numaralı, 01/03/2023 tarihli kısmi elektronik fatura düzenlendiğini, ... A.Ş.'nin, davalı şirketten Konya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz için verilen hizmetlerden doğan bütün alacaklarını 01/03/2023 tarihinde TBK'nun 183 ve devamı hükümleri uyarınca davacı şirkete temlik ettiğini, davacı şirket tarafından Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından takibe haksız ve sebepsiz biçimde itiraz edildiğini belirterek, öncelikle davacının alacağını teminen takip tutarı kadar teminatsız biçimde, aksi kanaatte olunması halinde görülecek bir teminat karşılığında HMK'nun 406/2'nci maddesi gereği davalının mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını, davacının temlik aldığı alacağının yargılama ile tespitine, Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibe varit davalının itirazlarının İİK'nun 67'nci maddesi gereğince iptaline, itirazında haksız ve kötü niyetli bulunan davalı şirket aleyhine İİK'nun 67'nci maddesi gereği takip konusu alacağın %40’ından az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip konusu faturanın davalıya tebliğ edilmediğini, takip konusu faturanın bedelinde davalı ile anlaşma sağlanamadığını, fatura keşidecisi ile mal veya hizmet sözleşmesinin olmadığını, fatura keşidecisinin aynı gün doğmamış alacağını temlik etmesi, temlik sözleşmesini geçersiz kıldığını, çünkü fatura keşidesinden 8 gün sonra alacağın temliki mümkün olacağını, fatura keşidecisi, fatura konusu hizmeti davalıya sağlayamadığını, fatura keşidecisinin iddia ettiği hizmetin rayiç bedeli talep edilenden çok çok düşük olduğunu, bu hususlarda ilgili kurumlara yazı yazılması gerektiğini, fatura keşidecisinin yapmış olduğu projeyi davalının kullanamadığını, başka mimarlardan çizim yaptırdığını, fatura keşidecisinin yapmış olduğu projeden dolayı davalının ceza ödemek zorunda kaldığını, davacının tüm iddialarına itiraz ettiklerini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Konya Mimarlar Odası'na, ... Tapu Müdürlüğü'ne, ... Belediye Başkanlığı'na, Konya . İcra Dairesi'ne yazılar yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına konulmuştur.
Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Tic. Ltd. Şti., borçlusunun ... Tic. Ltd. Şti. Olduğu, borcun Konya ... ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz için çizilen mimari projenin bir kısmının bedeline dair 01/03/2023 tarihli fatura, 01/03/2023 tarihli alacağın temliki sözleşmesi, ... Planlama San. Ve Tic. Ltd. Şti. İmza sirküleri, ... ada, 1 parsel sayılı yapının onaylı tadilat ruhsatından kaynaklandığı, toplam 236.834,08 TL üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce bilirkişiler SMMM ... ile ... rapor alınmış, 12/12/2023 havale tarihli raporda sonuç olarak; Davalı ve Dava dışı tarafın 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defter kayıtları ve dosyaya ekli diğer belgeleri incelenerek, davalı taraf . .. Ltd. Şti'nin 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin TTK.'na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, ticari defter açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, dava dışı taraf ... İnş. A.Ş.'nin 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin TTK.'na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, ticari defter açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, davalı şirketin 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinde yapılan incelemelerde dava dışı tarafla arasındaki ticari ilişkiyi gösterir herhangi bir muavin hesap kaydının olmadığı, dava dışı ... A.Ş.'nin 2021 ve 2022 yılı Ticari defterlerinde yapılan incelemelerde davalı tarafla arasındaki ticari ilişkiyi gösterir herhangi bir muavin hesap kaydının olmadığı, dava dışı tarafın incelenen 2023 yılı ticari defter kayıtlarında davalı tarafın dava dışı tarafa 236.000 TL borçlu olduğu, dava dışı tarafın davalı taraftan 236.000 TL alacaklı olduğu ve 2023 yılı muavin hesap dökümünün de bu şekilde olduğu, davalı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinde yapılan incelemelerde dava dışı tarafla arasındaki ticari ilişkiyi gösterir herhangi bir muavin hesap kaydının olmadığı, her iki tarafın 2023 yılı ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, birbiriyle uyumlu olmadığı, davalı ve dava dışı tarafın ticari defterleri sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak; dava dışı tarafça davalı tarafa düzenlenen; 01/03/2023 tarihinde ... seri nolu 236.000,00 TL tutarlı e-Arşiv Fatura, dava dışı tarafın: 2023 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, fakat davalı tarafın 2023 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, e-Arşiv Faturanın açık fatura olarak düzenlendiği, her iki tarafın 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinde cari hesap ilişkisinden dolayı herhangi bir fatura muhasebe kaydının bulunmadığı, özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu fatura dönemlerine ait davalı tarafından verilen/düzenlenen BA-BS formlarında; Davalı ve Dava dışı taraf arasında 2021 ve 2022 yılında cari hesap ilişkisinden dolayı herhangi bir fatura düzenlenmediği için Davalı tarafın ticari defterlerinde BA Formu ve BS Formu verilmediği/düzenlenmediği, özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu fatura dönemine ait dava dışı tarafından verilen/düzenlenen BA-BS formlarında; dava dışı tarafça Mart 2023 döneminde davalı tarafa düzenlenen faturaya istinaden Dava dışı tarafından verilen/düzenlenen Mart 2023 Dönemi BS Formu boş olarak verildiğini, 25.01.2021 tarihinde 31375 sayılı resmi gazetede yayımlanan Vergi Usül Kanunu Genel Tebliği ( Sıra no: ...) değişiklik yapılmasına dair tebliğ( sıra no: 523) ile 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere e belge (e -fatura ve e- arşiv fatura ) olarak düzenlenen belgeler FORM BA ve FORM BS bildirimlerine dahil edilmeyeceğini, yapılan düzenlemeye göre elektronik belge olarak düzenlenen belgeler 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren FORM BA ve FORM BS bildirimlerine dahil edilmeyeceğini, özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak davacı ve davalı taraf arasında cari hesap ilişkisinden dolayı herhangi bir iade faturası düzenlenmediği, tarafların tacir olduğu(TTK m.12), karşılıklı mal alım/satımından kaynaklanan bir ticari ilişkiden dolayı cari hesap ilişkisinin var olduğu, tarafların tacir olmasından kaynaklı açık hesap şeklinde çalıştıkları, davalı ve dava dışı tarafın 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defter kayıtlarında özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak; takibe ve davaya konu edilen davalı taraf ve dava dışı taraf arasında 2023 yılında düzenlenen e-Arşiv faturaya istinaden herhangi bir tahsilat aracının olmadığı, ticari defter kayıtlarına göre; dava ve takip konusu faturalar ve cari hesap ilişkisinden dolayı herhangi bir iade faturasının tanzim edilmediği, dava takip tarihi itibariyle; dava dışı taraf defterlerinde Davalı tarafın Dava dışı tarafa 236.000,00 TL borçlu olduğu, Dava dışı tarafın Davalı taraftan 236.000,00 TL alacaklı olduğu, 2023 yılı muavin
hesap dökümlerinde görünen bakiye tutarının mevcut olduğu ve tahsilatına ilişkin herhangi bir ödeme aracının olmadığı, davalı defterlerinde; Davalı şirketin 2021, 2022 ve 2023 yılı Ticari Defterlerinde yapılan incelemelerde Dava dışı tarafla arasındaki ticari ilişkiyi gösterir herhangi bir muavin hesap kaydının olmadığı, tarafından tespit edildiği, mimari proje yapılması işini ... A.Ş. adına mimar ... tarafında yapıldığının görüldüğünü, yapılan araştırmalara göre mimari proje bedelinin 200.000 TL + KDV olduğu belirtilmiştir.
TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, "İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)" davasıdır.
Davaya konu, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin 236.000,00 TL asıl alacak 834,08 TL işlemiş faiz olmak üzere 236.834,08 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak 01/03/2023 tarihli ... numaralı faturanın gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; dava dışı ... A.Ş. İle davalı arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, dava dışı ... A.Ş. Tarafından davacıya temlik edilen ... numaralı faturaya bağlı mimari proje işinin yapılıp yapılmadığı, temlike konu mimari proje işi nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı ile varsa alacak tutarının ne kadar olduğu, temlikin geçerli olup olmadığı hususlarından ibarettir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas ... Karar sayılı ilamında; ...“alacağın temliki (devri)” konusunu kısaca açıklamak gerekirse; alacağın devri, alacaklı ile onu devir alan üçüncü şahıs arasında; kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça, borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen yazılı şekle bağlı sözleşme, kanun ya da kazaî kararla gerçekleşen tasarrufî bir muameledir. Alacağın devri kural olarak borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen tasarrufî bir hukuki işlemdir, külli değil, cüz’i ve sınırlı bir halefiyet meydana gelmektedir. Burada alacaklının değişmesi söz konusudur (... : 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara 2013, C. 1, s. 1096).Başka bir ifadeyle alacağın temliki (devri), mevcut bir alacağın alacaklısının değişmesi işlemidir. Alacaklının bir borç ilişkisinden doğan alacağını borçlunun rızasına gerek olmadan bir sözleşmeye dayanarak üçüncü bir kişiye devretmesine "alacağın temliki" adı verilir ( ... : Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2017, s.1248). Alacağın temliki ile borç münasebetinde alacaklının şahsında bir değişiklik vuku bulmakta, eski alacaklının (temlik edenin) yerini yeni alacaklı (temellük eden) almaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 03.06.2021 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Türk Borçlar Kanunu'nun 183 üncü maddesinin birinci fıkrasında da;“Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir” şeklinde kural olarak alacağın temlikinde borçlunun rızasına gerek olmadığı, sadece alacağı talep hakkının devredildiği, borcun özünün muhafaza edildiği belirtilmiştir. Alacağın iradî devrinin (sözleşmeye dayanan devir) geçerli olabilmesi için sözleşmenin taraflarının fiil ve tasarruf ehliyetine sahip olması, geçerli bir sözleşmenin bulunması, alacaklı ile üçüncü kişi arasında 6098 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesi gereğince yazılı devir sözleşmesinin yapılması, devredilen alacak hakkının mevcut olması ve devir engeli bulunmaması koşullarının gerçekleşmiş olması gereklidir (Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2021 tarihli ve ... Esas, ... Karar; 29.03.2023 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı kararları), alacağın temliki hususu açıklanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ilamında da belirtildiği üzere, devredilen alacak hakkının mevcut olması ve devir engeli bulunmaması koşullarının gerçekleşmiş olması gerekir. Dosyadaki deliler incelendiğinde davalının iddiasına konu, alacağın temlikini engelleyen bir delil tespit edilmemiştir. Dolayısıyla dava dışı ... A.Ş ile davacı arasında düzenlenen temlik sözleşmesinin geçerli olduğu kanaatine varılmıştır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.(Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems:Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
Dava dışı ... A.Ş.'nin ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 12/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile, davalı tarafa düzenlenen 01/03/2023 tarihinde ... seri nolu 236.000,00 TL tutarlı e-Arşiv Faturanın, dava dışı ... A.Ş.'nin 2023 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tespit edilmiştir.
Davalı tarafın ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 12/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davalı tarafa ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu, davaya konu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
Dava dışı ... A.Ş.'nin ticari defterlerinde temlik konusu düzenlenen faturaların kayıtlı olması karşısında, her ne kadar davalı defter kayıtlarında dava dışı ... A.Ş.'nin düzenlediği fatura bulunmuyor ise de, dosyamıza kazandırılan deliller kapsamında mimar bilirkişi tarafından temlike konu faturadaki işin yapıldığına ilişkin tespitler muvacehesinde, tek başına davalı tarafın ticari defterlerine itibar edilmesi mümkün değildir. Ayrıca davalı tarafça fatura düzenleyenin, fatura konusu hizmeti davalıya sağlayamadığı iddia edilmiş ise de, bilirkişi raporunda; yapı ruhsatı incelendiğinde 31/05/2017 tarih ve ... sayılı yapı ruhsatında ve 28/03/2018 tarih ... sayılı ruhsatlarında mimar ...'in imzasının olduğu, Konya ili ... ... pafta ... ada ... parsele ruhsat m2 4141 m olan yapı sınıfı 3b olan mimari projenin çizildiği ve belediyeden onaylatılıp yapı ruhsatı alınmış olduğunun görüldüğü, işin bedelinin 200.000,00 TL + KDV olduğu, yönündeki tespitler karşısında, faturaya konu işin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda, davalının faturaya konu işin yapılmadığı savunmasını usulünce ispatlayamadığı, dolayısıyla davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 236.000,00 TL tutarında alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Her ne kadar davacı vekilince bilirkişi raporunda yapılan işin değerinin eksik hesaplandığı iddiasında bulunulmuş ise de, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olması karşısında davalı tarafın itirazları yerinde bulunmamıştır.
Davacının takibe konu alacağın ödenmesi için takipten önce davalıya ihtarname göndermediği ve davalıyı temerrüde düşürmediği dikkate alınarak, takip tarihine kadar faiz talebinde bulunamayacağı sonucuna varılmıştır.
Davacı tarafın feri nitelikteki tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 236.000,00 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
2-Takip tarihine kadar işletilen faiz talebine bağlı fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağa uygulanacak %20 icra inkar tazminatı olan 47.200,00 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine
4-Karar tarihi itibariyle (ve kabul edilen dava değerinin 236.000 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 16.121,16 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.860,37 TL. harcın mahsubu ile kalan 13.260,79 TL. eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan peşin harç 2.860,37 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı gideri, 3.500 TL bilirkişi ücreti gideri, 486,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere 4.166,40 TL yargılama giderinin kabul olunan miktara oranla hesaplanan 4.151,73 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul edilen dava değerinin 236.000 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 37.400 TL. nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 834,08 TL. olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 834,08 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinin, 3.109,01 TL'sinin davalıdan, 10,99 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
10-Davacı ile davalı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacı ile davalıya iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/03/2024

Katip ... Hakim ...

Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.