WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

KONYA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

MÜTEVEFFA :
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ:
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 24.07.2022 tarihinde, 13:30 sıralarında müteveffa ..., Medaş tramvay durağının 50 mt ilerisinde ... Caddesinden karşıdan karşıya geçtiği sırada, hızla gelen ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...'a çarpmış ve iş bu talebe konu kaza gerçekleştiğini, kaza sonucu müteveffa ...'ın olay yerinde vefat ettiğini, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana geldiğini, sürücü ...'ın, sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kaza tarihinde ... Sigorta A.Ş tarafından ... poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, kaza sonrası müvekkili davacının desteğinden yoksun kaldığını, zararın tazmini için davalıya başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirterek; davanın kabulü ile müvekkili ... için destekten yoksun kalınan miktarların kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan (sigorta poliçe miktarı sınırlı olmak üzere) başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davacının usulüne göre müvekkiline başvurmaması nedeniyle ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin davacının başvurusu üzerine ödemeyi yapacağı sırada davacının söz konusu davayı ikame ettiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar gereğince kaza anında müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün müteveefanın ölümünün meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazada kusur oranlarının tespiti yönüyle adli tıp kurumundan rapor aldırılmasının gerektiğini, aktüer raporunun TRH 2010 yaşam tablosuna göre aldırılmasının gerektiğini, davacı tarafa SGK tarafından herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığın gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere faiz başlangıcının ancak dava tarihi olarak yasal faiz olarak belirlenebileceği, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu belirterek; davanın öncelikle usulden, aksi durumda ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası sonucunda ölen ...'ın desteğinden yoksun kaldığını iddia ederek destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuştur.
Davaya konu 24/07/2022 tarihli trafik kazasının, sürücü ... (... ) sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ile otomobil ile ... Caddesi istikametinden gelip Yeni Caddesi yan bağlantı yolu takiben Otogar alt geçidi istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde ofset alandan yola katılmak istediği esnada otomobilin ön kısımları ile, yolun sağından girip karşıya geçmek için ofset alanda bekleyen ...'a çarpması sonucu meydana geldiği, kaza sonucu ...'ın yaralandığı anlaşılmıştır.
Kaza tespit tutanağı ile kazanın oluşmasında sürücü ... tali, yaya ...'ın ise asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 13/04/2023 tarihli raporu ile sürücü ... %85, yaya ...'ın ise %15 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
İtirazlar uyarınca yeni bir rapor tanzimine karar verilmiş, bu kapsamda düzenlenen Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden alınan 16/07/2023tarihli bilirkişi raporuyla ise; sürücü ... %30, yaya ...'ın ise %70 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Tüm raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla yeni bir rapor tanzimine karar verilmiş, bu kapsamda İTÜ Fen Heyetinin düzenlemiş olduğu 16/10/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile, sürücü ... %30, yaya ...'ın ise %70 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
16/10/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun olması ve mevcut raporlar arasındaki çelişkinin bu rapor ile giderilmesi nedeniyle davaya konu trafik kazasının oluşmasında sürücü ... %30, yaya ...'ın ise %70 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Bu aşamada öncelikle belirlenmesi gereken tazminat hesabının ne şekilde yapılacağıdır. 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'da bu hususta bir düzenleme bulunmadığından bu boşluğun da içtihatlarla doldurulması gerekmektedir.
Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda Konya BAM . HD. nin uygulamaları ile Yargıtay uygulamaları farklılık arz etmektedir.
Konya BAM . HD.'nin yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, 2918 sayılı KTK ile genel şartlara yapılan atfın, AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 17/02/2023 gün ve ... E ... K)
TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kabul edildiğinden, Konya BAM . HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınmasına yönelik görüşüne iştirak edilmemiştir.
Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
Dosya kapsamına uygun olduğundan ve bahsi geçen yönteme göre düzenlendiğinden hükme esas alınan 01/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile davacının destekten yoksun kalma zararının 213.685,61 TL olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, müteveffanın kaza esnasında yaya olması karşısında kendisine atfedilebilecek bir müterafik kusur belirlenemediğinden hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir.
Davacı vekili 11/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı istemini 213.685,61 TL 'ye çıkarmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazası sonucunda davacının eşi ...'ın öldüğü, kazanın oluşmasında sigortalı araç sürücüsünün % 30 oranında kusurlu olduğu, bu kusur oranı dikkate alındığında davacı ...'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı tutarının 213.685,61 TL olduğu sonucuna varıldığından davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜ ile, 213.685,61 TL destekten yoksun kalma tazminatının 23/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 14.596,86 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan 909,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.686,96 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.560,00 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 1.089,80 TL harç gideri ve 10.954,68 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 12.044,48 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf, kendisini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 34.052,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/02/2024

Katip Hakim

5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.