WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

KONYA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Müvekkil ,davalıdan alacağını tahsil için Konya .İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, dosya borçlusu olan davalıda söz konusu bu takibe mesnetsiz şekilde itiraz ederek“ Müvekkil nezdinde hiçbir borcu olmadığını b. Böylece söz konusu takip dosyası borçlunun itiraz etmesi ile durduğunu, borçlunun yapmış olduğu bu itiraz ve bunun gerekçeleri haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup tamamen takibi durdurmaya yönelik olduğunu, davalı tarafça sözleşmenin sebepsiz yere feshedilmesinden sonra ; Müvekkil şirket davalı tarafla olan ticari ilişkilerinin dökümü yapıldığını, davalı tarafın borçlu olduğu miktar belirlendiğini ve faturaları kesip davalıya gönderdiğini, fakat aralarındaki ticari borcunu ödemekten imtina ettiğini ve hatta ilgili faturaların içeriklerine dahi yasal süresinden sonra itiraz ederek ürünlerin kendilerine teslim edilmediği dahi öne sürdüğünü, davalı tarafa temin edilmesi gereken ürünler davalı tarafça Franchising Sözleşmesi feshedildiği tarih olan 31.03.2022 tarihinde teslim edilmiş olduğunu ve ilgili bu duruma ilişkin teslimat tutanağı dahi tutulduğunu ,durum bu olmasına rağmen davalı tarafın davacıya olan borcunu inkar ettiğini, taraflar arasındaki cari hesaba ilişkin ;24.01.2022 Tarihli ... numaralı fatura ,10.02.2022 tarihli ... numaralı fatura,26.03.2022 tarihli ... Numarali fatura ,02.04.2022 tarihli ... Numaralı fatura, 04.04.2022 tarihli ... numaralı faturalar yasal süresi geçmiş olmasına rağmen davalı tarafça itiraz edildiğini ve hatta bu faturalara ilişkin iade faturalar kesilerek davacı şirkete gönderildiğini, davacı şirketçe de süresi içerisinde Konya .Noterliğinin ... Yevmiye numaralı 17.06.2022 tarihli ihtarnamesi ile bu iade faturalar davalıya iade edildiğini, sadece bu beş faturaya itiraz edilmiş olması bile davacı şirketle davalı şirket arasındaki borç ve alacak ilişkisini diğer fatura ve işler yönünden ispatlar mahiyetinde , davalının ikrarı niteliğinde olduğunu, davacı şirket alacağını tahsil edebilmek amacıyla iş bu dava konusu Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını,ancak bundan da bir sonuç alınamadığınıve davalı tarafın takibe itiraz ederek durmasını sağladığını, bu sebeplerle davacı şirketin hak kazanmış olduğu alacakların tahsilini sağlayabilmek adına, karşı tarafın sorumluluktan kaçma amacıyla yapmış olduğu ve tamamen takibi durdurma niyetli bu haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Davacı tarafın iş bu takibi başlatmakla açıkça kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından davalı tarafa haksız ve kötü niyetli olarak sözleşmeye aykırı şekilde fatura keşide etmeleri ve davalıdan icra marifeti ile 150,000 TL bedel tahsil etmeleri dikkate alındığında davalının davacıya herhangi bir borcu olmadığını, sözkonusu sözleşme devam ederken davacının haksız ve ağır şartlar uygulaması sebebi ile davalı tarafından Konya .Noterliğinin 31.03.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haklı olarak fesih edildiğini, bu fesih işlemi sonrasında davacı yan sözleşme kapsamına göre Teminat Olarak ibaresi eklenerek davalı tarafından davacıya verilen tarihsiz 150.000 TL bedelli senedi haksız olarak teminat ibaresi kısmını keserek Konya .İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına senette imzası olan davalı şirket sahibi ... ile birlikte borçlu olarak icraya könu edildiğini, söz konusu icra takibi sonrası davalı işyerine haciz işlemi uygulanması sebebi ile davalı tarafından icra masrafları ile birlikte bu senedin ödenmek zorunda kalındığını, bu gelişmeler sonrasında davacı tarafın kötü niyetli olarak fesih işlemi sonrasında davalıya fatura sistemine 24.01.2022 Tarihli ... numaralı fatura 3.000 TL ,10.02.2022 tarihli ... numaralı fatura 6.549,60 TL,26.03.2022 tarihli ... Numaralı fatura 18.378,58 TL ,02.04.2022 tarihli ... Numaralı fatura ....292,16 TL, 04.04.2022 tarihli ... 18.378,58 TL bedelli reklam bedelli faturaların e fatura olarak müvekkile gönderildiği davalı tarafından tespit edilmesi sebebi ile davalı tarafından alınmayan ve sözleşmede olmayan bu mal ve hizmet faturaları davacıya Konya . Noterliğinin 09/05/2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, bu kapsamda davacı yanın haksız ve kötü niyetli olarak keşide ettiği ve alınmayan mal ve hizmet faturalarını kabul etmediklerini ve bu mal ve hizmetlerin davacı tarafından davalıya sağlandığı davacı ispat külfeti üzerinde olduğunu, zira burada alacak iddiasında bulunan davacı taraf olduğunu , davacı tarafın öncelikle faturalardan kaynaklı olarak mal ve hizmetleri davalı şirket yetkilisinin imzasını taşıyan belgeler ile ancak ispat edebileceğini, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin de reddi gerektiğini, zira ortada yargılama konusu hakkında hüküm yerine geçecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu sebeplerle hukuki mesnetten yoksun davanın reddine ve haksız ve kötüniyetli takip sebemiyle takibin %20 sinden aşağı olmayacak şekilde davacı yanın tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davaya konu Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibinin 276.634,99 TL asıl alacak ve 238,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 276.873,73 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak cari hesap ilişkisinin gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için de eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir. Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nin 87.) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nin cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nin cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E ... K sayılı ilamı)
Somut olayda, her ne kadar takip dayanağı olarak cari hesap ilişkisi gösterilmiş ise de, taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından takip dayanağının açık hesaptan kaynaklı alacak olduğu kabul edilmiştir.
Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen ve mevcut raporlar arasındaki çelişkileri giderir nitelikte olduğundan hükme esas alınan 04/03/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile davacı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı defterlerinin kapanış tasdikinin bulunmadığı, davacının 2021 ve 2022 yılları ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 233.567,50 TL tutarında alacaklı olduğu, davalının 2021 ve 2022 yılları ticari defter ve kayıtlarına göre ise takip tarihi itibariyle davacıya 65.190,17 TL tutarında borçlu olduğu, tarafların defter kayıtları arasında 168.377,33 TL'lik farkın bulunduğu, farkının sebeplerinin davacının tanzim ettiği 4 adet 35.348,50 TL faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmaması, davalının 7.874,59 TL faturayı ticari defter ve kayıtlarına 30.08.2022 tarih ve ... nolu yevmiye maddesi ve 30.09.2022 tarih ... nolu yevmiye maddesi ile olmak üzere çift kayıt yapması, yine dava dışı ... Ltd. Şti’ne düzenlenen 24.11.2022 tarih ve ... nolu 9.096,57 TL faturanın hatalı kayıt olması ve son olarak davacı ticari defter ve kayıtlarında 22/01/2021 tanzim tarihli 150.000 TL bedelli bononun yer almamasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Davalı tarafın defterlerinin kapanış tasdikinin bulunmaması nedeniyle, bu defter kayıtları ancak davalı aleyhine delil teşkil eder. Davacı defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının alacaklı olduğu tutar ise 233.567,50 TL'dir.
Davacı tarafından tanzim edilen ve toplam bedeli 35.348,50 TL olan 4 adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmaması ve davacının bu faturalara konu hizmetin sunulduğunu usulünce ispatlayamaması nedeniyle bu fatura bedelleri toplamı olan 35.348,50 TL'nin davacı defterlerinde yazılı alacak tutarından mahsubu gerekir.
Yine, her ne kadar davacı tarafça 22/01/2021 tanzim tarihli 150.000 TL bedelli bononun, sözleşmenin feshedildiği dönemde davalı tarafça verilen zararın giderilmesi amacıyla verildiği iddia edilmiş ise de, gerek bononun tanzim tarihi ile sözleşmenin tanzim tarihinin aynı olması gerekse zarar tazmini için verilen bir bonoya teminat senedi ibaresinin eklenmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması karşısında bono bedeli kadar olan tutarın da davacı defterlerinde yazılı alacak tutarından mahsubu gerekir.
Bu yönde yapılan hesap neticesinde davacının takip tarihi itibariyle (233.567,50 - 35.348,50 - 150.000 =) 48.219,00 TL tutarında alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Anılan nedenlerle takibe itirazın 48.219,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı aynı takip ile işlemiş faiz alacağının da tahsilini istemiş ise de, davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğü usulünce ispatlanamadığından işlemiş faiz alacağına ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.
Takibe itirazın kısmen de olsa haksız olması ve alacağın likit kabul edilmesi nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş, davanın reddedilen kısmı yönünden takibin kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 48.219,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-48.219,00 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 9.643,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Peşin alınan 3.343,95 TL harçtan alınması gereken 3.293,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 50,12 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan 3.293,83 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.560,00 TL. yargılama giderinin 1.288,32 TL 'lik kısmının davacıdan, 271,68 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL harç gideri ve 12.055,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 12.136,20 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 2.113,58 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı tarafından yapılan 122,00 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 100,75 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 36.298,21 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/06/2024

Katip Hakim

5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.