T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C.
KONYA " TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ :
2-
VEKİLİ :
3-
4-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.12.2021 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... Köyü yolundan gelerek Eğrikuyu kavşağından Aksaray-Konya yoluna katılmak istediği esnada aracının sol yan kısımları ile Konya istikametinden Aksaray istikametine seyreden sürücülüğünü ...'ın yaptığı davacının da içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı otomobilin ön kısımlarına çarpması sonucu çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek, şimdilik geçici iş göremezlik ve efor kaybından dolayı uğradığı zarar için 50 TL, kalıcı iş göremezlik ve efor kaybından dolayı uğradığı zarar için 50 TL, kendi hayatını tek başına sürdüremeyecek duruma düşmüş ve bakıma muhtaç olmasından dolayı 50,00 TL bakıcı gideri, kaçınılmaz tedavi giderleri için 50 TL olmak üzere toplam 200 TL ile yaptırılacak bilirkişi incelemesi ve yargılama sonucunda belirlenecek meblağın (sigorta şirketleri yönünden poliçe limiti ile sınırlı ve sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte olmak üzere) kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 04/04/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 50 TL olan geçici iş göremezlikten kaynaklı talebimizi 40.500,07 TL artırarak 40.550,07 TL, 50 TL olan kalıcı iş göremezlik talebimizi 349.103,29 TL artırarak 349.153,29 TL, 50 TL olan bakıcı gideri talebimizi 19.252,75 TL artırarak 19.302,75 TL, 50 TL olan kaçınılmaz tedavi gideri talebimizi 8.950,00 TL artırarak 9.000 TL olmak üzere toplamda 418.006,113 TL'nin (sigorta şirketleri yönünden poliçe limiti ile sınırlı ve sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte olmak üzere) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkisizlik itirazlarının bulunduğunu, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının başvuru şartını gereği gibi yerine getirmediğini, maluliyetinin varlığı ve oranının belirlenmesi gerektiğini, davacının geçici ödeme talebinin yersiz olduğunu, sigortalı sürücünün kusurunun ispat etmesi gerektiğini, sigortanın sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dosyanın rapor düzenlenmesi için adli tıp kurumuna gönderilmesi gerektiğini, müterafik kusurun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle zarar miktarında indirim yapılması gerektiğini belirterek öncelikle davanın usul yönünden, yetki yönünden reddine bu mümkün olmaz ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sigorta şirketine usulüne uygun bir başvurunun yapılmadığını, dava şartlarının eksik olduğunu, açılan davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davacı ile davalı sigorta arasında sigorta sözleşmesi imzalandığını bu sözleşmeye konu hususlarda ihtilaf söz konusu olmadığını, İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemelerinin yetkili olduğunu, sigorta şirketinin yalnızca zarardan sorumlu olduğunu, müterafik kusurun re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğini, hatır taşımasına ilişkin gerekli incelemelerin yapılması gerektiğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması gerektiğini, poliçe teminatı kapsamında olmayan davacının geçici iş göremezlik bedeli, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinden sorumlu olmayacağını, davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin yersiz olduğunu belirterek, davanın usulden reddine mümkün olmaz ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ile ... Kalkınma Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, hesaplanabilir talepler yönünden belirsiz alacak davasının açılmasının usulsüz olduğunu, davacının kızı olan araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının iddiası kazanın oluşumunda gerçeği yansıtmadığını, davalının ifadesi ile kaza tespit ve olay yeri görgü tespit tutanaklarında da davacı yanın iddialarının aksine tespit ve değerlendirmeler mevcut olduğunu, kazanın oluşumunda en önemli faktörün diğer araç sürücüsü ...'ın mevzuata uygun hareket etmeyerek hızını azaltmaması ve güneşin geliş açısı nedeniyle görüş kısıtına rağmen yüksek hızla seyretmesi olduğunu belirterek davanın usulden reddine, aksi takdirde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği'ne, Konya Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği'ne, ... Sigorta A.Ş.'ne, ... Sigorta A.Ş.'ye, Eskil İlçe Emniyet Amirliği'ne, Meram İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na, Eskil C. Başsavcılığı'na, yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına konulmuştur.
Mahkememizce N.E.Ü. Meram Hastanesi Başhekimliği Adli Rapor Birimi'nden 19/07/2023 tarihli raporda sonuç olarak; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri'ne göre, %24 oranında iş göremezlik kalıcı sakatlık oranının olduğunu, iyileşme süresinin 9 ayı bulacağı, bu sürenin 4 ayı bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı, faturalandırılamaya tedavi giderlerinin toplam 9.000 TL olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden 30/05/2023 tarihli rapor alınmış, raporda sonuç olarak; ...'ın %85 oranında kusurlu olduğu, Şuheda Alkan'ın %15 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce N.E.Ü. Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan rapor alınmış, 08/12/2023 tarihli raporda sonuç olarak; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre sürekli iş göremezlik kalıcı sakatlık oranının %25 olduğu, Erişkinler İçin engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre; sürekli iş göremezlik kalıcı sakatlık oranının %18 oranında olduğu, şahsın özürlülük oranlarının farklı yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği oran farklarının yönetmelik farklarından kaynaklandığı, şahsın iyileşme süresinin 9 ayı bulacağı, 4 ayında bir başkasının bakımına muhtaç olacağı, faturalandırılmayan tedavi giderlerinin 9.000 TL olarak değerlendirildiği belirtilmiştir.
Mahkememizce Aktüer Bilirkişi ... rapor alınmış, bilirkişi 08/01/2024 tarihli raporda sonuç olarak; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre; davacı için geçici maluliyet ( iş göremezlik) tazminatı olarak 40.550,07TL, kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 389.298,21TL, geçici bakıcı gideri olarak 19.302,75TL, tedavi gideri olarak 9.000,00TL, olmak üzere toplamda 458.151,033TL tazminat hesap edildiğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği göre: Davacı için geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 40.550,07TL, kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 349.153,29TL, geçici bakıcı gideri olarak 19.302,75TL, tedavi gideri olarak 9.000,00TL olmak üzere toplamda 418.006,113TL tazminat hesap edildiğini, hesap tarihi olan 08.01.2024 tarihi itibari ile hesaplanan tazminat tutarları Pmf1931 ve Trh2010 Yaşam Tabloları dikkate alınarak Yargıtay kararlarında belirlediği çerçeveye uygun olan yaklaşımla düzenlendiğini belirtmiştir. Aynı bilirkişi 12/03/2024 tarihli ek raporda sonuç olarak; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre :davalıların %100 oranında kusurlu oldukları kabul edilecek olursa; davacı için geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 40.550,07TL, kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 389.298,21TL, geçici bakıcı gideri olarak 19.302,75TL, tedavi gideri olarak 9.000TL olmak üzere toplamda 458.151,033TL tazminat hesap edildiğini, davacının %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilecek olursa; davacı için geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 30.412,55TL, kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 291.973,66TL, geçici bakıcı gideri olarak 14.477,06TL, tedavi gideri olarak 6.750,00TL olmak üzere toplamda 343.613,27TL tazminat hesap edildiğini,
Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği göre: Davalıların %100 oranında kusurlu oldukları kabul edilecek olursa; davacı için geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 40.550,07TL, kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 349.153,29TL, geçici bakıcı gideri olarak 19.302,75TL, tedavi gideri olarak 9.000,00TL olmak üzere toplamda 418.006,113TL tazminat hesap edildiğini, davacının %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilecek olursa; davacı için geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 30.412,55TL, kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 261.864,97TL, geçici bakıcı gideri olarak 14.477,06TL, tedavi gideri olarak 6.750,00TL olmak üzere toplamda 313.504,58TL tazminat hesap edildiğini belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, SGK tarafından karşılanamayan tedavi gideri ve geçici iş göremezlik dönemi bakıcı gideri tazminatı istemlerinde bulunmuştur.
Davaya konu 15/12/2021 tarihli trafik kazasında, Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Konya yönünden Aksaray istikametine D.300-14 sayılı karayolunu takiben seyir halinde iken, olay mahalli kavşağa geldiği esnada, gidiş istikametine göre yolun sağından kavşağa giren Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin sol yan kısmı ile aracının ön kısmının çarpışması sonucu, dava konusu olay meydana geldiği, davacının kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu konumunda olduğu, kaza sonrası tutulan trafik kazası tespit tutanağına göre, davacının kaza esnasında emniyet kemerini takıp takmadığının belirsiz olarak işaretlendiği anlaşılmıştır.
Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile, trafik kazasının oluşmasında her iki araç sürücüsüne kusur atfedildiği, Mahkememizce tanzim ettirilen 30/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile de sürücü ...'ın %85, sürücü Şuheda Alkan'ın %15 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce, 30/05/2023 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında ...'ın %85, sürücü ... %15 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Bu kapsamda öncelikle zarar görenlerin davaya konu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelip gelmediğinin tespiti için hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmelidir. Maluliyetin tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerekmektedir.
Üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir husus, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden maluliyetin tespitinde Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının Erişkinler ... Yönetmeliği'nin uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam:Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K)
19/07/2023 tarihli rapordaki değerlendirilmelerin dosya kapsamına uygun olduğu kabul edildiğinden davacının kalıcı sakatlık oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre % 24, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay ve başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 4 ay, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin 9.000,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda uygulama farklılıkları bulunmaktadır.
TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
12/03/2024 tarihli hesap raporu ile, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; davacının sürekli iş göremezlik zararının 349.153,29 TL, geçici iş göremezlik zararının 40.550,00 TL, SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 9.000,00 TL ve geçici bakıcı gideri zararının 19.302,75 TL olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacının, dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, emniyet kemerinin takılı olup olmadığı "belirsiz" olarak işaretlendiğinden, davacının kemerinin takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmayıp, emniyet kemerinin takılı olmadığının ispatının davalı taraf üzerinde bulunması nedeniyle müterafik kusur indiriminin yapılmamıştır (Konya Bölge Adliye Mahkemesinin ... Esas ... Karar Sayılı ilamı).
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ayrıca ahlaki ödev kapsamında kalan taşımaların hatır taşınması niteliğinde olmayacağının da belirtilmesinde fayda vardır. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır. Hatır taşıması indiriminin resen dikkate alınması mümkün olmayıp taşımanın hatır taşıması olduğu yönünde bir savunmanın bulunması gerekmektedir. Ayrıca bu savunma sadece ileri sürenler yönünden etkisini gösterecek olup, yasal süresi içinde hatır taşıması definde bulunmayanlar yönünden bu indirimin yapılması mümkün değildir. (Emsal için bknz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K ve ... E ... K ) Hatır taşıması yönünden bir başka önemli husus ise bu indirimden sadece hatır taşıması yapan sürücü, işleten ve bu aracın sigortacısı yararlanacaktır. Karşı aracın sürücü işleten ve sigortacısının bu indirimden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.(Yargıtay . HD.nin 28/05/2015 gün ve ... E. ... K.)
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayışı ilamına göre; Genel ilke olarak araçta yolcu olarak taşınan kişinin akrabalık ve iş ilişkisi gibi haller dışında hatır için taşındığı kabul edilmektedir.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamına göre ise;Somut olayda, davalı vekili, davacıların desteğinin sigortalı araçta hatır için taşındığı savunmasında bulunarak, bu sebeple tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, hatır taşıması yapıldığına dair herhangi bir belge ya da bilgi mevcut olmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan hatır taşımasına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.
İstanbul . Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında sürücü sorgusunda yolcu ... ’ ün çocukluk arkadaşı olduğunu ifade etmiştir.
Buna göre, davacıların desteği ile araç sürücüsünün arkadaş oldukları ceza soruşturması kapsamında alınan ifadelerde beyan edilmiştir. Araçtaki kişilerin araçta bulunma sebepleri konusunda ifadelerde somut veri bulunmamakla birlikte, taşımanın ticari amaçla (davacı tarafından bir bedel ödenerek) ya da sürücünün bir işinin görülmesi maksadıyla yapıldığına dair de veri yoktur. Sürücü ile arkadaş olan desteğin taşımada bir yararı olduğu ve karine olarak davacı yararına hatır taşıması bulunduğunun kabulü hayatın olağan akışına uygun görünmektedir. Bu nedenle de; karineden yararlanan ve taşımanın hatır için yapıldığını savunan davalı taraf ispatla mükellef olmayıp, hatır taşıması bulunmadığını ispat yükünün davacı yanda olduğu gözetilerek değerlendirme yapılması gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
Somut olayda, davacı kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu olup, davacı ile araç sürücüsünün akraba oldukları anlaşılmıştır. Açıklanan nedenler ile hatır taşıması indirimi yapılmamıştır.
Bu kapsamda, davacının davalıdan talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının 349.153,29 TL, geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 40.550,00 TL, geçici iş göremezlik nedeniyle bakıcı gideri tazminatı tutarının 19.302,75 TL, SGK tarafında karşılanmayan tedavi gideri tazminatı tutarının 9.000,00 TL olduğu sonucuna varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... sigortaya, sigortalı bulunan ... Plakalı sigortalı araç sürücüsü ...'ın % 15, ... sigortaya, sigortalı bulunan ... Plakalı sigortalı araç sürücüsü ...'ın % 85, oranında kusurlu olduğu, sigorta şirketlerinin kazaya karışan araçların ZMM sigortacısı olması nedeniyle zarardan sorumlu oldukları, davalıların tamamı arasında müteselsil sorumluluk bulunduğu, davacının talep edebileceği sürekl iş göremezlik tazminatı tutarının 349.153,29 TL, geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 40.550,07 TL, bakıcı gideri tazminatı tutarının 19.302,75 TL olduğu ve SGK tarafında karşılanmayan tedavi gideri tazminatı tutarının 9.000,00 TL olduğu sonucuna varıldığından davanın belirtilen tutarlar üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının adresinin Konya ili sınırları içerisinde bulunması ve HMK 16.maddesi uyarınca; haksız fiilden doğan davalarda, zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olduğundan Davalı ... Sigorta ve ... Sigorta vekilinin, yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın KABULÜ ile; 15/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 349.153,29 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatı, 40.550,07 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 19.302,75 TL bakıcı gideri zararı tazminatı, 9.000,00 TL tedavi gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 418.006,11 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına ölüm ve sakatlık teminatı ile tedavi giderleri teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, davalı ... Sigorta Şirketinden 20.03.2022’den itibaren işleyecek ticari (avans) faiziyle birlikte, ... Sigorta Şirketinden 20.03.2022’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ... Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve ...’dan kaza tarihi olan 15/12/2021 tarihindin itibaren işleyecek ticari (avans) faiziyle birlikte olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 418.006,11 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 28.554 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 7.216,70 TL. harcın mahsubu ile kalan 21.337,30 TL. eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 7.216,70 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 133 TL ihtiyati haciz harcı gideri, 6.056 TL sağlık raporu gideri, 1.578 TL adli tıp fatura gideri, 771,93 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 8.619,63 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 418.006,11 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 64.520,86 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.600 TL. yargılama giderinin, davalılar ... Sigorta A.Ş. İle ... ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/05/2024
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!