T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C.
KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı ilamı istinaf incelemesinden geçmiş, Konya BAM. HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararın kaldırılmasına karar verildiğinden, dosya Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak, yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili 05/09/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özet olarak; Müvekkili şirketin CNC ve benzeri iş makinası, yedek parça ve tuna benzer ihtiyaçların satış faaliyetini yürütmekte olduğunu, davalı şirketin ise iş makineleri ithal ederek satışı ile ilgili ticaret yapmakta olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında, müvekkiline araç sağlanmak suretiyle CNC makinelerinin satışı konusunda müvekkiline satış bedelinin % 4 oranında bedel karşılığı aracılık yapması konusunda 25.02.2012 tarihli protokolün yapılmış olduğunu, bu protokol gereği müvekkiline ... plakalı aracın teslim edildiğini ve protokolün 2. maddesi gereğince müvekkiline ödenecek 6.000,00-TL bedelin birkaç ay ödenmiş olduğunu, müvekkilinin gerek iş çevresi ve gerekse de yeni kurduğu iş ilişkileri ile makinaların satışı için bağlantılar kurarak davalı şirket adına iş makinası satışları yaptığını, satış öncesi temas ve pazarlıkların müvekkili tarafından yapıldığını, satışların ise davalı şirket nezdinde gerçekleştiğini, müvekkilinin bu çerçevede toplam değeri 2 milyon doları geçen birçok satış gerçekleştirdiğini, protokolün 6. maddesi gereği davalı şirketin Ankara İli içerisinde yapmış olduğu tüm satışların müvekkili tarafından yapılmış sayılacağı ve % 4 komisyon ödeneceği belirlenmiş olmasına rağmen müvekkilinin bizzat aracılık ettiği ve protokol gereği hak ettiği tüm komisyonlara davalı şirket tarafından ödenmemiş olduğunu, bir süre bekleyen ancak komisyon bedellerini alamayan müvekkilinin davalı şirket aleyhine Konya . İcra Müdürlüğümün ... E. numaralı dosyası ile alacağının bir kısmı olan 65.000 USD için icra takibi başlattığını, davalının icra takibine itirazı ve takibin durması üzerine bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, davalı şirketin itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin 4 yılı geçen faaliyetlerinin ortada olduğunu, % 4 olarak belirlenmiş olan hak ettiği bedelleri alamadığını, davalının müvekkilinin atacağına ulaşmasını engellemek/geciktirmek amacıyla ve kötü niyetli olarak takibe itiraz etmiş olduğunu belirterek ; davalının Konya . icra Müdürlüğü'nün ... E. numaralı dosyasındaki itirazının iptaline, asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 04/10/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özet olarak; öncelikle 25.02.2012 tarihli protokoldeki tarafların ne davacı şirket ne de davalı şirket olduğunu, protokolde tarafların İbrahim ... - ... ve ... olduğunu, her ne kadar protokol şahıslar arasında yapılmış olsa da aslında protokolün şirketler arasında akdedilmek istendiğini, ancak Türkiye'de şirketlerin sahibi eşittir şirket gerçeği olduğundan protokolü imzalayanların şirket yetkililerinin olduğunu, bu protokol ile 30.06.2012 tarihli dilekçedeki şirket ve şahıs iradelerinin aynı olduğunu, bahsedilen 30.06.2012 tarihli dilekçe ile yapılan protokolün bağlayıcı bir yanının kalmadığını, işbu dilekçe ile 25.02.2012 tarihli protokolün ... isteği ile sonlandırıldığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, diğer bir hususun da davacının 65.000 Doları hangi delil, bilgi ve belgeye dayalı olarak tespit ettiği olduğunu, zira protokolde Ankara'da satılacak ürünlerden %4 komisyon alınacağının kararlaştırılmış olduğunu, ancak yurt dışından getirilen makinalarda kâr marjının çok yüksek olmayıp ortalama % 5 olduğunu, müvekkilinin davacıya % 4 vermesi durumunda kendisine herhangi bir kârın kalmayacağını, aksi düşünülerek toplam bedelin % 4'ü kâr payı olarak verilecek olsa bile müvekkilinin davacı şirkete 65.000 Dolar ödemesi için sadece Ankara ilinde 1.625.000 Dolarlık satış yapmasının gerektiğini, davacının icra dosyasına sadece 25.02.2012 tarihli protokolü sunmuş olduğunu ve alacağın kaynağını belirtmediğini, sunulan protokol 30.06.2012 tarihli dilekçe ile hükümsüz hale getirildiğinden alacağın kaynağının meçhul olduğunu, bu sebeple dava aşamasında sunulacak başkaca belgelere muvafakatlerinin olmadığını belirterek ; davanın reddine, takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Delillerin toplanması bakımından Konya . İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı, gelen icra dosyası incelenerek dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Konya . İcra Müdürlüğümün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, takip konusunun ise 25/02/2012 tarihli sözleşme gereğince ödenmeyen komisyon bedeli olan 65.000 USD alacağın tahsiline ilişkin ilamsız icra takibi olduğu, takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık hususlarında rapor tanzimi için dava dosyasının SMMM Bilirkişisi ... tevdi edildiği, bilirkişi düzenlediği 22/06/2017 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davalı şirketin ticari defter kayıtları incelenerek yukarıda sunulan tespitler ve açıklamalar doğrultusunda; yapılan protokol doğrultusunda taraflar arasında 2013-2014 ve 2015 yıllarında bir ticari ilişkinin olduğu, davalı şirketin 25.02.2012 - 31.12.2015 tarihleri arasında Ankara'ya yapmış olduğu satışların tutarı 214.948,00-TL olarak kayıtlı olup, protokol gereği % 4 komisyon hesaplandığında davacının hak etmiş olduğu komisyon gelirinin 8.597,92-TL olması gerektiği, davacı şirketin davalı şirkete 2014 yılında bir adet ve 2015 yılında da iki adet olmak üzere toplam üç adet fatura düzenlemiş olduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre aralarındaki alış-veriş sonucunda 31.12.2015 tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 9.705,02-TL alacaklı göründüğü, davalı şirketin incelenen ticari defterlerinin muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak tutulduğu, defterlerin açılış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin de olduğu ve süresinde yaptırıldığına dair rapor düzenlemiştir.
SMMM Bilirkişisi ... düzenlemiş olduğu ek 02/04/2018 havale tarihli ek raporunda ; davalı şirketin ticari defter kayıtlan incelenerek sunulan tespitler ve açıklamalar doğrultusunda; yapılan protokol doğrucusunda taraflar arasında 2013-2014 ve 2015 yıllarında bir ticari ilişkinin olduğu, davalı şirketin 25.02.2012-31.12.2015 tarihleri arasında Ankara'ya yapmış olduğu satışların tutarının 4 adet fatura ile 246.030,00-USD olduğu, ancak davalı şirket yetkilisinin ... A.Ş.'ne satılmış olan 67.030-USD bedelli makinenin satışı akmasında davacının hiçbir etkisinin ve rolünün olmadığını, bu makinenin ihale usulü ile satılmış olduğunu ifade ederek alıcı firma ile yapılan yazışmalar ve yapılan sözleşmeyi sunmuş olduğu, (Bu satış ile ilgili sunulan belgeler dosyaya dahil edilmiştir) mahkemece davalı tarafından Ankara'ya yapılmış olan satışların tamamından davacının komisyon alması gerektiğinin kabulü halinde, davacının hak etmiş olduğu komisyon gelirinin (246.030 X % 4) = 9.841.20-USD olması gerektiği, davalı tarafın beyan ve sunmuş olduğu belgeler doğrultusunda ... A.Ş.'ne satılmış olan 67.030-USD bedelli makinenin satışından davacının komisyon hakkının olmadığının kabulü halinde ise davacının hak etmiş olduğu komisyon gelirinin (179.000 X % 4) = 7.160,00-USD olması gerektiği, davacı şirketin davalı şirkete 2014 yılında bir adet ve 2015 yılında da iki adet olmak üzere toplam üç adet fatura düzenlemiş olduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre aralarındaki alış-veriş sonucunda 31.12.2015 tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 9.705,02.-TL alacaklı göründüğü, davalı şirketin incelenen ticari defterlerinin muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak tutulduğu, defterlerin açılış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin de olduğu ve süresinde yaptırıldığına dair ek rapor düzenlediği anlaşılmıştır.
Muhasebe ve Finansman ABD Prof. Dr. ... ve Ticaret Hukuku ABD Dr. ... heyet olarak düzenlemiş oldukları 03/01/2019 havale tarihli raporda sonuç olarak; dava dosyası içerisinde yer alan üzerinde davacı şirkete ilişkin ticaret unvanı ve iletişim bilgilerinin yer aldığı 25.02.2012 tarihli başlıksız belgeye göre davacı ile protokolde imzası bulunan diğer taraflar arasında davacıya satış yapma yetkisi verilmesi konusunda bir anlaşmanın yapıldığı, söz konusu anlaşma çerçevesinde davacıya komisyon ödeneceği ayrıca davacının söz konusu satış işlemlerini yapması için kendisine bir aracın tahsis edileceğinin kararlaştırıldığı, söz konusu protokolde imzası bulunan kişiler incelendiğinde ... , ... ve ... isimlerine ve isimlerin altında birer imzaya yer verildiği, söz konusu anlaşmada davacı ve davalı şirketin ticaret unvanları ile söz konusu şirketleri temsilen atıldığı belirtilen imzalara yer verilmediği, ancak dava dilekçesi ve cevap dilekçeleri ile dava dosyasına taraflarca sunulan diğer dilekçelerde söz konusu anlaşmanın taraflarının davacı ye davalı şirket olduğu hususunda bir uyuşmazlığın bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu belgenin davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık konusunda delil niteliği mahkemenin takdirinde olduğu, aşağıdaki açıklamaların mahkeme tarafından söz konusu protokolün davacı ve davalı şirket arasında yapıldığı kanaatine ulaşılması halinde dikkate alınması gerektiği, davalı vekili tarafından söz konusu dilekçe ekinde satış sözleşmesi, başlıklı çeşitli belge fotokopileri sunulduğu, söz konusu belgelerin üst kısmında davalı şirketin ticaret unvanı ile davalı şirkete ilişkin iletişim bilgilerine yer verildiği, belgelerin sipariş alan kısmında dava konusu protokolde de ismi bulunan İbrahim Polat'ın ismi ve bir adet imza bulunmakta olduğu, söz konusu belgelerin tarihleri 29.06.2012- 06.04.2015 tarihleri arasında olduğu, söz konusu belgelere göre İbrahim Polat'ın belgede belirtilen kişilerden belgelerde belirtilen makineleri sipariş aldığı bilgilerine yer verildiği, söz konusu belgeler ve davalı tarafça keşide edilen 31.05.2016 tarihli protokolün feshine ilişkin ihtarname birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki protokolün 31.05.2016 tarihine kadar devam edip etmediği hususu mahkemenin takdirinde olduğu, ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, protokolün geçerli olduğu kabul edilen 25.02.2012 - 31.05.2016 döneminde Ankara iline yapılan satışlara ilişkin olarak, dökümü yapılan faturalardan TL olarak düzenlenenlerin toplamı 278.030,40 TL, USD olarak düzenlenen faturaların toplamı ise 389.000 USD olduğu, bu durumda; TL cinsinden faturalanan satışlara ait Komisyon Tutarı: (278.030,40 TL x 0,04) 11.121,22 TL, USD cinsinden faturalanan satışlara ait Komisyon Tutarı: (389.000 USD x 0,04) 15.560 USD olduğu, davalı şirket kayıtlarına göre (ek bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere) davacıya yapılan ödeme toplamı 3.000 USD ve (23.799,04 - 16.000 (Vakıfbanktan gelen havale açıklamasıyla davacı lehine yazılan tutar) 7.799,04 TL olduğu, davalı kayıtlarında yer almayan, ancak davalı firma tarafından tarafımıza ibraz edilen 3 adet banka dekontuyla davacıya yapılan ödemeler toplamı 5.000 USD ve 6.000 TL olduğu, bu ödemelerin de kabul edilmesi halinde davalı tarafından davacıya yapılan toplam ödeme 8.000 USD ve 13.799,04 TL olduğu, bu durumda, davalı tarafından yapılan TL ödeme tutarı davacının hakettiği tutardan (13.799,04 TL - 11.121,22 TL) 2.677,82 TL fazla olduğu, davalı tarafından yapılan son TL ödemesinin 10.11.2015 tarihli 3.000 TL olduğu, bu tarihteki kur kullanılarak aradaki farkın USD karşılığı hesaplanabileceği, 10.11.2015 tarihi itibariyle TCMB USD kuru yaklaşık 2,91 TL olduğu, bu durumda yapılan fazla ödemenin USD karşılığı (2.677,82 / 2,91) 920,21 USD olduğu, hesaplandığı üzere davacının USD cinsinden komisyon hakkedişi 15.560 USD idi. Davalı tarafından davacıya yapılan USD ödemeler toplamı 8.000 USD, fazla ödenen TL'nin USD karşılığı 920,21 USD olmak üzere toplam 8.920,21 USD'dir. Buna göre davacı hali hazırda (15.650 USD - 8.920,21 USD) 6.729,79 USD alacaklı bulunduğu, dosyaya sunulan 30.06.2012 tarihli İbrahim Polat tarafından yazılan ve kabul edilen "İlgili Makama" başlıklı yazı ile protokolün geçersiz hale geldiği kanaatine varılması halinde bu tarihe kadar sadece 17.200 TL satış yapılmış olduğundan bu satışa ilişkin 688 TL komisyon hakedilmiş olacak, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin bu tutarı aşan kısımlarının davalıya iade edilmesi gerekeceği, davacı tarafından Finansal Kiralama (Leasing) yoluyla yapılan satışların da tespit edilmesi gerektiği şeklinde beyanda bulunulduğu, taraflar arasındaki protokolde finansal kiralamaya konu edilecek makinelerle ilgili olarak herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, bu çerçevede finansal kiralama sözleşmelerinin taraflar arasındaki protokolün kapsamı içerisine girip girmediği mahkemenin takdirinde olduğu, ayrıca Ek-3'de yer alan örnek finansal kiralama firmasına yapılan satış faturasından da anlaşılacağı üzere davalı tarafından satış finansal kiralama şirketine yapıldığı, bu faturalardan satışın neredeki hangi firmaya yapıldığının tespiti mümkün olmadığı, davalı şirket faturalarında tarafımızdan yapılan incelemede, davalı şirketin Alternatif Finansal Kiralama, İş Finansal Kiralama, Finans Finansal Kiralama, Siemens Finansal Kiralama vs finansal kiralama şirketlerine satışlar yapıldığının görüldüğü, ancak, bu faturalardan makinelerin kiralama şirketince satıldığı firmalar ve yerlerinin tespiti mümkün olmadığı ayrıca yine davacı tarafından davalı şirketin banka hesaplan üzerinden inceleme yapılması talebinde de, finansal kiralama yoluyla yapılan satışlarda davalı firmaya ödeme finansal kiralama şirketi tarafından yapılacağından herhangi bir tespit yapılabilmesi söz konusu olamayacağına dair rapor düzenledikleri anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı ilamı istinaf incelemesinden geçmiş, Konya BAM. . HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararın kaldırılmasına karar verildiğinden, dosya Mahkememizin ... Esas sırasına kaydedildiği görülmüştür.
Mahkememizce ... A.Ş.'ne, ... A.Ş.'ne, ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş.'ne, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız içerisine konulmuştur.
Mahkememize Prof. Dr. ... ile Dr. Öğretim Üyesi ... rapor alınmış, bilirkişi heyeti 06/08/2023 tarihli ek raporda sonuç olarak; "kök raporda, protokolün 25.02.2012 – 31.05.2016 döneminde geçerli olduğunun kabulü halinde; Ankara iline yapılan
satışlara ilişkin olarak;
a)Finansal Kiralama Satışları dışındaki satışların dikkate alınması halinde; kök raporumuzda ve yukarıda dökümü yapılan faturalardan TL olarak düzenlenenlerin toplamı 278.030,40 TL, USD olarak düzenlenen faturaların toplamı ise 389.000 USD olmaktadır.
Hakediş hesaplamalarının; Finansal Kiralama Dışı Satışlardan Komisyon Tutarı: 11.121,22 TL/15.560 USD, Yapılan Ödeme 13.799,04 TL/ 8.000 USD, Kalan Alacak Tutarı 2.677,82 TL, 7.560 USD, TL Fazla Ödemenin USD Çevrimi: 2.677,82 TL, 920,21 USD, Kalan Net Alacak Tutarı 0 TL, 6.639,79 USD. Davalı tarafından yapılan son TL ödeme 10.11.2015 tarihli 3.000 TL’dir. Bu tarihteki kur kullanılarak aradaki farkın USD karşılığı hesaplanabilir. 10.11.2015 tarihi itibariyle TCMB USD kuru yaklaşık 2,91 TL’dir. Bu durumda yapılan fazla ödemenin USD karşılığı (2.677,82 / 2,91) 920,21 USD olmaktadır.
Buna göre, davacının kalan net alacak tutarı 6.639,79 USD olmaktadır.
b)Mahkemece finansal kiralama satışlarının da dikkate alınması durumunda;
Finansal Kiralama Dışı Satışlardan (Yukarıda (a) bendinde hesaplanan alacak tutakı 6.639,79 USD, Finansal Kiralama Satışlarından hakkedilen komisyon alacağı 8.960 USD, Kalan Net Alacak Tutarı 15.599,79 USD
Finansal Kiralama satışlarının da davacıya komisyon alacağı hesaplamasında dikkate alınması durumunda, kalan alacak tutarı 15.599,79 USD olmaktadır.
Davacı defterlerinde davalı 120.69 Alıcılar-AYTT CNC Tak.Tez.San hesabında takip edilmekte olup, kayıtlara göre davacı davalıdan 23.717,06 TL alacaklıdır. Kayıtlarda sadece davacıyı alacaklandıran kayıtlar bulunmakta olup, davalıdan yapılan hiçbir tahsilat kaydı yer almamaktadır.
Konya 3.İcra Müdürlüğünün 13.05.2016 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emrinde alacak tutarı 65.000,00 USD’dir. Taraf defterlerine göre;
a)Davacı kayıtlarına göre davacı davalıdan 23.717,06 TL,
b)Davalı kayıtlarına göre davacı davalıdan davacı 9.705,02 TL alacaklıdır.
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre ise;
a)Finansal kiralama işlemine dayalı satışlar dikkate alınmazsa; davacının alacağı 6.639,79 USD,
b)Finansal kiralama işlemine dayalı satışlar dikkate alındığında davacının alacağı 15.599,79 USD olmaktadır.
Dosyaya sunulan 30.06.2012 tarihli ... tarafından yazılan “İlgili Makama” başlıklı yazı ile protokolün geçersiz hale geldiği kanaatine varılması halinde bu tarihe kadar sadece 17.200 TL satış yapılmış olduğundan bu satışa ilişkin 688 TL komisyon hakedilmiş olacaktır." belirtilmiştir.
Dava, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itiraza ilişkin itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizin ... Esas nolu dosyasında 19/01/2021 tarihinde; "Yukarıda izah edilenler, ilgili icra dosyası, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar dava konusu 25.02.2012 tarihli, başlıksız belgede tarafların şirket unvanları ve tarafları temsilen imzalandığı ibareleri yer almasa da tarafların dilekçeleri ve yargılama sürecindeki beyanları dikkate alınarak söz konusu belgenin taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir belge olduğu kabulü ile davanın esasının incelenmesine geçilmiştir. Acentenin tanımını yapan TTK'nın 102/1 maddesi "Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denir." şeklinde düzenlenmiş olup taraflarca düzenlenen yukarıda bahsedilmiş olan belgedeki ilişki, davalı şirket tarafından davacı şirkete kendisini temsilen satış yapma yetkisi verildiği ve taraflar arasında bir bağımlılık ilişkisi bulunmadığı gözetilerek acentelik sözleşmesi olarak vasıflandırılmıştır. Davanın temelini de bu ilişki kapsamında komisyon ücretlerinin ödenip ödenmediği hususu oluşturmaktadır. Her ne kadar davalı tarafça, taraflar arasındaki sözleşmenin 30.06.2012 tarihinde feshedildiği iddia edilmişse de söz konusu iddianın dayanağını teşkil eden ... tarafından düzenlenen 30.06.2012 tarihli "ilgili makama" başlığını taşıyan belgenin usul ve yasaya uygun bir fesih ihbarnamesi olmadığı, belgedeki bildirimin kime karşı hangi hukuki ilişkiye yönelik düzenlendiğinin belli olmadığı, bu bakımdan hukuki açıdan bu belgenin geçerli bir fesih ihbarı olduğu ve taraflar arasındaki ilişkinin bu tarihte sonlandığından bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Diğer taraftan yine davalı tarafça düzenlenen Konya . Noterliği'nin 31.05.2016 tarih ve ... yevmiye nolu protokolün sonlandırıldığına dair belgenin usul ve yasaya uygun olduğu, bu bakımdan taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sonlandırılmasında geçerli olduğu ve dava konusu hukuki ilişkinin bu tarihte sona erdiği kabul edilmiştir. Bilirkişilerce ticari defterler üzerinde inceleme yapılmış olup protokol hükümleri dikkate alınarak 25.02.2012- 31.05.2016 tarihleri arasındaki Ankara iline yapılan satışlara dair belgeler özel olarak incelenmiştir. Her ne kadar protokolde ikinci el satışlar bakımından farklı bir komisyon oranı belirleneceği belirtilmiş ise de protokolde buna dair bir belirleme olmadığı gibi bu yönde dosya kapsamında başka herhangi bir belge de olmadığı gözetilerek tüm satışlar bakımından belirlenen komisyon oranı dikkate alınmıştır. Her ne kadar davalı kayıtlarında yer almasa da yargılama sürecinde davalı şirket yetkilisi tarafından 07.11.2012 tarih 2.000,00 USD bedelli, 22.07.2013 tarih 3.000,00 USD bedelli, 28.05.2012 tarih 6.000,00 TL bedelli üç adet banka dekontu sunulmuş olup bu belgelerin bir kısım ödeme iddiasını ispatlayıcı nitelikte olduğu, bu bakımdan bu belgelerin taraflar arasındaki borç ilişkisinin değerlendirilmesi bakımından dikkate alınması gerektiği, bu durumda davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin 8.000,00 USD ve 13.799,04 TL olduğu, davalı tarafından yapılan TL ödemenin davacının hakettiği miktardan 2.677,82 TL fazla olduğu, bu rakamın USD karşılığının 920,21 USD olduğu, bu durumda davacının 6.729,79 USD alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı tarafça finansal kiralama yoluyla yapılan satışların tespiti bakımından talepte bulunulmuşsa da taraflar arasında yukarıda belirtilen ve acentelik sözleşmesi olarak vasıflandırılan belgedeki hukuki ilişkin kapsamında finansal kiralamaya konu edilecek makinelere ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu iddianın yargılamanın kapsamı dışında olduğu kanaatiyle bu yöndeki iddia kabul edilmeksizin yargılamaya devam olunmuştur. Tüm bu
nedenlerle davacının, acentelik sözleşmesi olarak vasıflandırılan dava konusu protokol hükümleri, TTK'nın 113 vd. Maddeleri ile feshe ilişkin 31.05.2016 tarihli belge gözetilmek suretiyle söz konusu protokolden kaynaklı olarak gerçekleştirdiği işlemler bakımından davalıdan 6.729,79 USD alacaklı olduğu, bilirkişiler Prof.Dr.... ve Öğr.Üyesi Dr. ... tarafından düzenlenen 03.01.2019 tarihli raporun denetime elverişli, gerekçeli, usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmekle hükme esas alınması suretiyle davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin Konya . İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile, takibin 6.729,79 USD üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan likit ve hesaplanabilir nitelikteki 6.729,79 USD alacağın %20si oranında 1.345,95 USD icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kötüniyet tazminat talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde karar verilmiştir.
Konya BAM. HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı sonrası bilirkişilere gerekli inceleme yaptırılmış, ticari defterler ve dosyamıza kazandırılan deliler üzerinde yapılan inceleme neticesinde, Prof. Dr. ... ile Dr. Öğretim Üyesi ... tarafından düzenlenen rapora göre; Finansal kiralama işlemine dayalı satışlar dikkate alındığında davacının alacağının 15.599,79 USD olduğu yönünde tespitte bulunulduğu, davacı tarafa 15.599,79 USD dışında alacaklı olduğuna ilişkin yemin teklifinde bulunup bulunulmayacağı hatırlatılmış, davacı vekilince sunulan 06/11/2023 tarihli dilekçe ile yemin teklifinde bulunulmayacağı belirtilmiştir. BAM kaldırma kararı ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalı şirketin Konya . İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına vaki itirazının KISMEN İPTALİ İLE, takibin 15.599,79 USD üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmolunan 15.599,79 USD alacağın %20’si oranındaki 3.119,958 USD icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Şartlarları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 45.863,38 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 3.132,93 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.404,77 TL. harcın mahsubu ile kalan 728,16 TL. eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan peşin harç 2.404,77 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 29,20 TL başvuru harcı gideri, 3.600 TL bilirkişi ücreti gideri, 486,95 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.116,15 TL yargılama giderinin kabul olunan miktara oranla hesaplanan 987,86 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul edilen dava değerinin 45.863,38 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 17.900 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 145.236,62 TL. olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 23.237,86 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı ile davalı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacı ile davalıya iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/02/2024
Katip ... Hakim ...
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!