T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1599
KARAR NO: 2025/1468
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/08/2025 ARA KARAR
NUMARASI: 2025/671 Esas
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/09/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ: 10/09/2025
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/671 Esas sayılı ve 01/08/2025 tarihli ara kararına karşı , davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dilekçesinde özetle;Müvekkil, Kayseri ili ... ilçesinde müteahhitlik yaptığını, davalı ile müvekkil, 21.04.2022 tarihinde gayrimenkul alım-satımı konusunda anlaşıldığını ve aralarında sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkil Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde (8 nolu bağımsız bölüm) yapılacak olan binadan 600.000 TL karşılığında daireyi davalıya satmış davalı peşinat olarak 340.000 TL verdiğini, kalan ücretin 110.000 TL'si 15/05/2022 tarihinde ödeneceği, kalan kısmı da dairenin tesliminde ödeneceği belirtildiğini, müvekkil ile davalı arasında sözleşme akdedildiğini, sözleşmede de belirtildiği üzere, müvekkil üzerinde düşen edimi ifa etmesi de dairenin teslimi tesliminde olacağından müvekkil güven ilişkisinin oluşması adına teminat olarak davalıya dava konusu seneti (bono) düzenleyerek verdiğini, ekte yer alan bono görseli ve sözleşmeden de görüldüğü üzere, sözleşme tarihi ile bononun düzenleme tarihi de aynı tarihtir ve yine bono üzerinde malen verildiği açıkça yazdığını, inşaatın bitmesi ve devir aşamasında davalı taşınmazı dava dışı ... ile anlaşarak sattığını ve kendisi üzerine almadan doğrudan taşınmazın ...'a devredilmesini müvekkilden istediğini, müvekkil de davalının gösterdiği kişiye taşınmazı tapuda devrettiğini, taşınmaza ilişkin davalı ile dava dışı ... arasındaki harici satım sözleşmesinin de bulunduğunu, davalı, senedi kaybettiğini söyleyerek müvekkile vermediğini, zamanaşımı süresinin dolmasına yakın da kötüniyetli olarak teminat karşılığı verilen ve bedelsiz olan senedi takibe koyduğunu, takip öncesinde Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.07.2025 Tarih ve 2025/393 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı alındığını ve müvekkilin taşınmaz ve araçlarına haciz konularak aracı yakalanarak otoparka çekildiğini, müvekkil, dava şartı olan arabuluculuk başvurusunu yaptığını ve anlaşma sağlanamadığına ilişkin Kayseri Arabuluculuk Bürosunun 23.07.2025 Tarih ve ... Arabuluculuk numaralı arabuluculuk son tutanağı aslı elektronik imzalı şekilde ekte sunulduğunu, detaylı olarak açıklandığı üzere; davalı teminat olarak verilen dava konusu bono karşılığında müvekkil edimini ifa etmiş olmasına rağmen kötüniyetli olarak takibe koyarak teminat senedini kullandığını, bu sebeple haksız ve kötüniyetli olarak başlatılan takibin öncelikle durdurulmasını, mahkeme davanın takip sonrası açıldığı kanaatinde ise uygun bir teminat karşılığında icra veznesine yatacak paranın davalı alacaklıya ödenmemesine ilişkin tedbir kararı kararı verilmesini, müvekkilin dava konusu senet nedeni ile borcu olmadığının tespiti için iş bu davanın açılması gerektiğini, ayrıntılı olarak açıklanan ve mahkemece resen gözetilecek sebeplerle davanın kabulü ile; İİK 72 maddesi kapsamında icra takibinin durdurulması, mahkeme takibin başladığı kanaatinde ise teminat karşılığında dosya hesabına yatan paranın davalıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbire, müvekkilin dava ve takibe konu bono kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli olarak başlatılan takip nedeniyle zarara uğrayan müvekkil için alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi kararı ile; Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davalı tarafın 29/07/2025 tarihli ara karara yaptığı itirazın reddine karar vermek gerekmiş ve "1-Davalı tarafın 29/07/2025 tarihli ihtiyati tedbire yönelik itirazının reddine," şeklinde ara karar kurulmuştur.
Davalı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Dava dosyasına dayanak olan Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ödeme emri borçluya 24.07.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup davacı borçlu dosyaya cebri icra dosyası kesinleşmeden ve cebri icra işlemi uygulanmadan 1.143.500,49 TL "borç tahsilatı" ) açıklamasıyla ödeme gerçekleştirdiğini, yine davalı borçlu tarafından icra dosyası üzerinden icra mahkemesine borca itiraz davası da açılmadığını, icra takibi derdest olup icra takibini durduran ve işlemsiz bırakan bir tedbir kararı bulunmadığını, davacı borçlunun borcu icra dosyasına ödemiş ve davanın İİK m.72/6 "Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir." maddesi açıklamasına göre değerlendirilmesi gerektiğini, borçlunun menfi tespit davasında takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı talep etmemiş olması ya da tedbir talebinin mahkemece reddedilmesi durumunda, menfi tespit davası devam ederken takip konusu borç ödenmişse, menfi tespit davası artık istirdat davasına dönüştüğünü, yerel mahkemece talepler çerçevesinde değerlendirme yapılarak cebri icra baskısında kalmayarak yapılan ödemeye göre İİK 72/6 çerçevesinde tedbirin kaldırılarak davanın istirdat davasına dönüşmesi gerektiğini, davacı borçlu teminat da usulüne uygun olarak yatırmadığını, bu durumda da Mahkemenin sehven teminat yerine harç tamamlanması için süre tayin etmesi, süre içerisinde teminat yatırılması gerekirken, harç yatırıldığı, harç yatırmanın teminat yerine geçmeyeceği göz önüne alındığında İİK m. 72/3'teki tedbiri karşılamadığı ve bu çerçevede borcun ödenmemesi yönünde tedbirin kaldırılması gerektiğini, mahkemece verilen 29.07.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararı, davacının talebi üzerine tesis edildiğini, bu kararın yürürlüğe girebilmesi için İİK m.72/3 gereği alacağın en az %15’i oranında teminat yatırılması gerekirken, davacı taraf süresi içinde Teminat yatırmadığını, mahkemece sehven teminat yerine harç tamamlama süresi verildiğini, davacı taraf da bu süre içerisinde yalnızca harç yatırmakla yetindiğini , teminat yükümlülüğü yerine getirilmediğini, harç yatırılması teminat yerine geçmeyeceğini, bu durumun usule aykırı olup ihtiyati tedbir kararının dayanağını ortadan kaldırdığını, borçlu tarafından takibin durdurulması yönünde karar alınmaması ve dosyaya cebri icra baskısı olmadan iradi ve rızasına uygun borç ödemesi yapması nedeniyle durumun İİK m.72/6 olarak değerlendirilerek ödeme yönündeki tedbirinin kaldırılmasına ve tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Yapılan inceleme sonunda derdest dava: "...DAVA KONUSU : İİK. md 72 gereğince müvekkilimin borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit talebi, teminat karşılığında takibin durdurulması veya icra veznesine yatacak paranın ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. ....Yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere; davalı teminat olarak verilen dava konusu bono karşılığında müvekkil edimini ifa etmiş olmasına rağmen kötüniyetli olarak takibe koyarak teminat senedini kullanmıştır. Bu sebeple haksız ve kötüniyetli olarak başlatılan takibin öncelikle durdurulmasını, mahkeme davanın takip sonrası açıldığı kanaatinde ise uygun bir teminat karşılığında icra veznesine yatacak paranın davalı alacaklıya ödenmemesine ilişkin tedbir kararı kararı verilmesini, müvekkilin dava konusu senet nedeni ile borcu olmadığının tespiti için iş bu davanın açılması gerekmiştir. ....
NETİCE-İ TALEP: Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan ve mahkemenizce resen gözetilecek sebeplerle davanın kabulü ile;
Öncelikle İİK 72 maddesi kapsamında icra takibinin durdurulması, mahkeme takibin başladığı kanaatinde ise teminat karşılığında dosya hesabına yatan paranın davalıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbire,
Müvekkilin dava ve takibe konu bono kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Haksız ve kötüniyetli olarak başlatılan takip nedeniyle zarara uğrayan müvekkil için alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata,
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına,
Karar verilmesi..." talebine ilişkindir.
Mahkeme,25/07/2025 tarihli gerekçeli ara kararıyla:
"....Somut olayda dava dilekçesinde yer alan iddialar dışında iş bu dava kapsamında mahkememize yaklaşık ispat konusunda kanaat verici nitelikte herhangi bir delil bulunmadığı dikkate alınarak hacizlerin kaldırılmasına yönelik tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İcra veznesine ödenen paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki talebin değerlendirilmesi:
HMK'nın 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteğinin haklılığı konusunda tam kanaat değil kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğu kabul edilmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimali gözardı edilmemelidir, bu sebepledir ki davacının haksız olma ihtimali dikkate alınarak HMK'nın 392. maddesi uyarınca teminat alınması gerekir.
Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacının takip sonrası menfi tespit davası açarak icra takibinin durdurulmasını, hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği görülmektedir. İİK'nın ilgili maddeleri uyarınca takipten sonra açılan menfi tespit davalarında icra takibinin durdurulması ve hacizlerin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. Ancak icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilebileceği anlaşılmakla, davacının dava değerinin %15'i oranında teminatı mahkememiz veznesine yatırması halinde, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin icra takibinin durdurulması ve icra dosyası kapsamında konulan tüm hacizlerin kaldırılmasına yönelik tedbir talebinin reddine, icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi hususundaki talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin icra takibinin durdurulması ve icra dosyası kapsamında konulan tüm hacizlerin kaldırılmasına yönelik tedbir talebinin REDDİNE,
2-Davacının icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE,
3-Dava değeri olan 500.000,00-TL'nin %15'i oranında (75.000,00-TL) nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubu karşılığında İİK'nun 72/3. maddesi gereği icra veznesine giren paranın yargılama sonuna kadar davalı alacaklıya ödenmemesine,
4-Teminat yatırıldığında ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
5-Kararın birer suretinin taraflara tebliğine, tebligat giderinin davacının yatırdığı gider avansından karşılanmasına,
Dair, kararın tebliğ tarihinden itibaren ret kararı bakımından 2 haftalık süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu, kabul kararı bakımından ise İİK'nun 265. maddesi gereğince bir haftalık süre içinde itiraz yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi..." şeklinde karar vermiştir.
Davalı vekili işbu ara kararına karşı itiraz etmiştir.Mahkeme itirazı duruşmalı incelemiş,01/08/2025 tarihli duruşmaya katılan taraf vekillerini dinlemiş ve aynı celsedeki kıse ara kararıyla davalı tarafın 29/07/2025 tarihli ihtiyati tedbire yönelik itirazının reddine karar vermiştir.Bu kısa ara kararı yönünden ayrıca gerekçeli olarak 01/08/2025 tarihli ara karar da yazmıştır,
Bu ara kararında da:"...İİK'nun 72/2. maddesi hükmüne göre "İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir".
İİK'nun 72/3. maddesi hükmüne göre "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir".
Eldeki dava İİK'nun 72/3. maddesi hükmüne gereğince icra takibinden sonra açılmış menfi tespit istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK'nun 72/2 maddesi gereğince icra takibinden sonra tedbiren takibin durdurulmasına karar verilmesi mümkün değildir ancak talep halinde İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilebilir.
Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davalı tarafın 29/07/2025 tarihli ara karara yaptığı itirazın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı tarafın 29/07/2025 tarihli ihtiyati tedbire yönelik itirazının reddine,
2-Gerekçeli ara karar yazıldığında taraflara tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı bilahare yazılacak ara kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar ..." verildiği belirtilmiştir.
Davalı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.
Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden esastan inceleme yapılmıştır.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece dosya kapsamına, usul ve yasaya (HMK 392 ve İİK 72/3 maddelerine) göre uygun şekilde takdiren tayin edilen teminat türü ve miktarı karşılığında verilmiş 25/07/2025 tarihli ve 2-Davacının icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE,
3-Dava değeri olan 500.000,00-TL'nin %15'i oranında (75.000,00-TL) nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubu karşılığında İİK'nun 72/3. maddesi gereği icra veznesine giren paranın yargılama sonuna kadar davalı alacaklıya ödenmemesine,
4-Teminat yatırıldığında ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, şeklindeki ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler, işbu ihtiyati tedbir kararına davalı tarafça ileri sürülen itiraz sebepleri ,itirazın duruşmalı yapılan incelemesi sonunda verilen ve ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin verilmiş ve istinaf edilmiş olan 01/08/2025 tarihli gerekçeli ara kararda mahkemesince yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; İşbu, bonoya dayalı başlatılmış icra takibinden sonra açılmış, dava konusu takip ve bonodan dolayı menfi tespit talepli davada istenen sözkonusu ihtiyati tedbir talebine dayanak olarak sunulanların ve beyanların davacı tarafça istenmiş olan sözkonusu ihtiyati tedbirin kabulü için gerek HMK 389 vd gerekse İİK 72/3 vd maddeleri gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli görülmesi, bu nedenlerle de ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunması,zira buruda yasaca arananın kesin bir ispat olmayıp yaklaşık ispatın yeterli olması ve mahkemece de usul ve yasaya uygun şekilde takdiren tayin ettiği teminat türü ve miktarı karşılığında işbu ihtiyati tedbir kararını vermiş olması nedeniyle,bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre davacı tarafın sözkonusu nitelikteki ihtiyati tedbir talebinin İİK 72/3 md uyarınca kabulü gerektiği (-Davacının icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin), dolayısıyla davalı vekilinin işbu ihtiyati tedbir kararına karşı ileri sürdüğü itiraz sebeplerinin de yerinde olmadığı, bu sebeplerle ihtiyati tedbir kararına vaki itirazının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de , istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davalı tarafın söz konusu ihtiyati tedbir ara kararına karşı yaptığı itirazlarının duruşmalı inceleme ile reddine dair gerekçeli olarak 01/08/2025 tarihli ara kararıyla karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda da usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de davalı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/671Esas sayılı, 01/08/2025 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K.'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davalı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
3- Davalı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
4- İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 394/5 md uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 10/09/2025
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!