WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

KAYSERI 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: Esas -
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : Esas
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : .
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 02/02/2024
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; : Davacı kurumun, toplam 24 sigorta şirketinden oluşan 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında kurulmuş ve konusu Devlet Destekli Tarım Sigortaları olan Tarım Sigortaları Havuzu’nun işleticisi olduğunu, davacı kurum tarafından: Kayseri İli, ... İlçesi, Merkez - Bakarcak Köyünde yer alan ... numaralı parseldeki buğday ürününü, ... numaralı Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi ile teminat altına almış olduğunu, 14/07/2023 tarihinde, davalının bakım, onarım ve güvenliğinden sorumlu olduğu elektrik hattından çıkan yangında, yukarıda yazılı poliçe ile sigortalı olan buğdaylar yanarak hasar görmüş olduğunu, Sigortalılar tarafından yapılan hasar ihbarı neticesinde hasar ekspertiz incelemesi yapılmış ve tespit edilen hasar oranı üzerinden hesaplanan toplam 78.252,00-TL hasar tazminatı dava dışı sigortalı ... 'ye ödenmiş olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. Maddesi, sigortacıya, ödediği tazminatı, haksız fiil ile zarara sebebiyet verenlerden ve bu zarardan sorumlu olanlardan halef olarak talep etme hakkı tanımakta olduğunu, dava konusu hasara davalı... sebebiyet verdiğinden, dava dışı sigortalılara ödenen hasar tazminatının davalıdan rücuen tazminini talep ettiklerini, ....n dava konusu yangın hasarından sorumlu olduğu delillerle sabit olduğunu, yangının, davalı şirketin kurulum, bakım ve onarımında sorumlu olduğu, trafoda meydana gelen teknik arıza nedeniyle yangının çıktığı ... cumhuriyet başsavcılığı ... soruşturma numaralı dosyası ile sabit olduğunu, davaya konu alanda bulunan yüksek gerilim hatların yapımından, bakımından, işletmesinden sorumlu olan ... Elektrik Dağıtım A.Ş. dir. Davalının kusursuz sorumluluğu bulunmakta olduğunu, Türk Borçlar Kanununun 69. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, Davalı elektrik dağıtım firmasının da bu bağlamda, ilgili mevzuat ve yerleşik içtihat gereği meydana gelen yangın hasarından kusursuz sorumlu olduğunu bu kapsamda Yargıtay 3. HD. 2015/15065 E. 2015/16782 K. Sayılı kararının, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/1137 E. 2015/20626 K. Sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği Md. 52’nin, Md.67’nin dikkate alınması gerektiğini, davalıyla yapılan arabuluculuk görüşmesinde de olumlu sonuç alınamadığından, davalının sorumluluğunda bulunan elektrik hattında çıkan yangın nedeniyle dava dışı sigortalılara ödenen toplam 78.252,00-TL’nin yangından sorumlu olan davalıdan rücuen tahsil etme gereği hasıl olmuş olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin sair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla,78.252,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline ve dava giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Taraflarına karşı açılan iş bu dava ile davacı Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi AŞ. tarafından kasko sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya (3. kişiye karşı) ödenen tazminatın talep edilmekte olduğunu, davacı her ne kadar zararın 14.07.2023 tarihinde elektrik hattından çıkan yangından sebeple meydana geldiğini ve davalı şirketin sorumluluğunda olduğu iddia etmiş olsa da davalıya karşı açmış olduğu rücuen tazminat davasını kabul etmediklerini, davacı tarafın, dava dışı sigortalı ...'ye yangın nedeniyle ödeme yaptıklarını, Türk Ticaret Kanunu'nun halefiyet başlıklı 1472 ve devamı maddeleri uyarınca sigortalısı yerine geçerek haklarına halef olduklarını ve sigortalı tarafından imzalanan ibraname vasıtasıyla Türk Borçlar Kanunu’ndaki alacağın devri hükümlerine dayanarak işbu davayı açtıklarını ifade etmiş olduğunu, olaya ilişkin dava dışı ..., ... ve ... savcılığa suç duyurusunda bulunmuş olup olay ile ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma Numaralı dosyası ile takipsizlik kararı verilmiş olduğunu, takipsizlik kararında, ... Sulama Birliği tarafından trafoya ilişkin kontrol bakım ve onarım yapıldığı ayrıca yangının kasten çıkartılmadığı yönünde tespitler yapılmış olup konu ile ilgili kamu davasının açılmasına gerek olmadığı belirtildiğini, Savcılık tarafından alınan bilirkişi raporunda, ''...elektrik yangınlarının oluşum nedeninin diğer yangınlardan farklı olduğu, elektrik direkleri arasındaki tellerin birbirine temas etmesi neticesinde çıkan kıvılcım, şiddetli rüzgar nedeniyle tellerin birbirine temas etmesi sonucu trafolarda aşırı ısınmalardan kaynaklı olarak yangının başlamasının mümkün olduğu, trafoda meydana gelen teknik bir arıza nedeni ile trafo altında otlara kıvılcım sıçraması sonucu yangının başladığı ve rüzgarın etkisi ile hızlanarak yayıldığı görüş ve kanaatinde... '' olduğu belirtildiğini ancak burada kusur yönünden değerlendirilme yapılmadığını, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği ve Elektrik Yüksek Gerilim Tesisleri İşletme Sorumluluğu Yönetmeliği kapsamında elektrik yüksek gerilim sistemlerine sahip, kendine ait trafo merkezi olan işletmelerin can ve mal güvenliğinin sağlanması, ekonomik kayıpların minimize edilmesi için gerekli hizmetlerin yürütülmesi trafo işletenin sorumluluğunda olduğunu, olay yerindeki trafo ... Sulama Birliğine ait özel trafo olduğunu, burada trafoya ait tüm kontrol bakım ve onarım gibi işlemler ... Sulama Birliği tarafından yapılması gerektiğini, zira bu husus dava dilekçesinin delil listesinde gösterilen ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma Numaralı dosyası ile de sabit olduğunu, bu nedenle davanın ... Sulama Birliğine ihbar edilmesini, müvekkil yönünden husumetten reddine karar verilmesini talep ettiklerini, söz konusu yangın olayının elektrik tesisatından kaynaklı olarak çıktığı hususunun belli olmadığını, bu nedenle davacı tarafından davalı şirkete izafe edilen hususların gerçeği yansıtmadığını, ayrıca, yangın olayının elektrik tesisatı kaynaklı olarak çıktığı varsayımında dahi davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, zira, dava dilekçesinde sorumluluk yüklemek amacıyla davalı şirkete ait olduğu iddia edilen TR7180 nolu trafonun davalı şirkete ait olmadığını, Yangının çıkış kaynağı olduğu iddia edilen trafo dava dışı 3. kişi ... Sulama Birliğine ait olduğunu, bahsi geçen trafonun, yapının içerisinde bulunmakta olup kullanıcı olan dava dışı 3. kişinin mülkiyetinde olduğunu, buna göre; Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin "Kuvvetli Akım Tesislerinin Güvenliği" başlıklı 5., 10. Ve 67. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, dolayısıyla uzman bilirkişi tarafından yapılacak incelemede de görüleceği üzere; yüksek gerilim tatbik edilmiş tüm malzeme ve teçhizat üzerinde oluşacak kısa devre veya ark durumunda yüksek sıcaklık ortaya çıkacak ve malzemenin veya teçhizatın kopan ya da düşen parçaları yangına sebep olabileceğini, Trafo altında kuru otların bulunması da en ufak kıvılcımın dahi otları yakmasına ve yangının yayılmasına sebep olacağını, burada TR7180 nolu trafonun mülkiyet sorumlusu ya da saha sorumlusu tarafından Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği Madde 10' da belirtilen ayırıcı direklerin altına 10cm kalınlığında ve 3 metre yarı çapında bir bölgeye mıcır dökülmediği veya grobeton atılmadığı için trafo altında bulunan kuru otların teçhizattan düşen kıvılcım veya ark sebebiyle yangının meydana gelmiş olması kuvvetle muhtemel olduğunu, alanında uzman bilirkişilerce olay da ihmal olup olmadığı ihmal var ise bunun kimin sorumluluğunda olduğuna ilişkin detaylı yapılacak bir inceleme talep ettiklerini, söz konusu yangında yangının çıkış nedeninin saptanması, neden olan olayın kimin kusuru neticesinde gerçekleştiği, dolayısıyla da kimin sorumlu olacağının belirlenmesi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın dayanaksız ve soyut iddiaları doğrultusunda davalı şirketi sorumlu tutmak hukuka aykırılık teşkil edeceğini, Yerleşik Yargıtay Kararlarına göre de yangının nedeninin ve sorumluların kusur derecelerinin belirlenmesi gerekmekte olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 16.04.2019 tarih, 2018/ 4255 Esas ve 2019 / 3401 Karar Sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, mezkur Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere somut olayda da yangının çıkış kaynağı olduğu iddia edilen trafonun sorumluluğunun davalı şirkete ait olmadığının göz ardı edilmesi halinde dahi, yangın olayına ilişkin olarak detaylı kusur raporu alınması gerektiğini, ilgili trafoda yangının çıkmasına neyin sebep olduğuna yönelik iddialar tahminlere dayalı olduğunu, somut herhangi bir delile dayanmayan farazi iddialardan ibaret olup gerçek durumu net olarak ortaya koymamakta olduğunu, davaya konu yangın olayının davalı şirketin sorumluluğu altında olmayan trafodan kaynaklı olduğunu gösterir herhangi bir emare bulunmaksızın açılan işbu haksız davanın reddi gerekmekte olduğunu, Yangının, davacı sigorta şirketinin sigortalısının yani zarar görenin kusurlu bir hareketi nedeniyle başlamış olabileceği gibi üçüncü bir kişinin kusurlu hareketi ile de başlamış olabileceğini, bu nedenle sebebi dahi bilinmeyen bir yangın nedeniyle sorumluluğun davalı şirkete yüklenmesinin düşünülemez olduğunu, ayrıca dava konusu yangın olayının gerçekleşmesinde dava dışı kişilerin kusurlu olması ihtimali de kuvvetli olduğunu, bu hususun da aydınlatılması ve sorumluluğun bu doğrultuda tespit edilmesi gerekmekte olduğunu, ... Sulama Birliğinin olayda sorumlu olduğunun açıklanan hususlar çerçevesinde açıkça anlaşılmakta olduğunu, davacı tarafın yangına sebep olduğunu iddia ettiği trafo, ... Sulama Birliğine ait olduğundan trafonun bakımı dava dışı 3. kişinin uhdesinde olup trafo kaynaklı bir yangın durumunda dava dışı 3. Kişinin kusuru ve zarar nedeniyle sorumluluğu sübut bulacağını, nitekim bu hususun Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 11.10.2018 tarihli, 2018/1162 Esas ve 2018/9944 Karar sayılı kararında da belirtildiğini, Yargıtay içtihatları da göz önüne alınarak davacı tarafın haksız davasının reddi gerekmekte olduğunu, bununla beraber davacının davalı şirketten yangın nedeniyle dava dışı 3. kişiye yapmış olduğu ödemeleri talep ederken bu ödemelerin içerisinde dava dışı 3. kişinin uğramış olduğu doğrudan zararların yanı sıra dolaylı zararları da yer almakta olduğunu, Haksız bir fiil ya da borca aykırılık nedeniyle doğrudan doğruya zarar dışında, dolaylı zararlardan da sorumluluğun doğup doğmayacağı, illiyet bağının kurulması ile mümkün olabileceğini, bu itibarla haksız eylemle uygun sebep sonuç bağı içinde olması kaydıyla, sorumlu kişilerin dolaylı zararı da gidermekle yükümlü olduğu kabul edilmekte olduğunu ancak mevcut olayda doğrudan zararların dahi davalı şirketin sorumluluk alanında olmadığı sabitken dolaylı zararları da kapsar şekilde yapılan ödemenin rücuen tazminine ilişkin talebin herhangi bir haklı yönü bulunmadığını, davalı şirketin söz konusu yangın olayında herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluğunun da bulunmadığını belirterek, işbu mesnetsiz davanın reddinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 14/07/2023 tarihinde meydana gelen yangın nedeni ile davacının sigortaladığı parseldeki buğdayların zarar görüp görmediği, görmüş ise bundan davalının sorumlu olup olmadığı ve zarar miktarı ve davacının rücu hakkı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Vergi Dairesine ve Davalı kuruma yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu, ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görüldü.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 2018/4402 E, 2019/7373 K sayılı kararında “…Somut olayda, uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. (6762 sayılı TTK'nın 1301) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile (trafik kazasına) sebebiyet veren davalıdan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Ancak, davacının sigorta şirketi, davalının tacir ve dava dışı sigortalının da tacir olmasına göre ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir…” denildiği görülmekle iş bu davamızda ise dava dışı sigortalı ...’in tacir olmadığı Vergi Dairesinin yazı cevabı ile anlaşılmış olup davanın haksız fiile dayanması ile mutlak ticari dava olmadığı da dikkate alınarak bu durumda genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu görülmüştür.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 2022/1949 E, 2022/1988 K sayılı kararında “Dosya kapsamına göre davacının halefi olduğu sigortalısı tacir olmayan gerçek kişidir. Bu durumda davaya konu uyuşmazlıkta görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil genel nitelikte mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir. Şu halde, ilk derece mahkemesince görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu dikkate alınarak işin esasına girilerek iddia ve savunmaya ilişkin tüm deliller toplandıktan sonra hüküm tesis edilmesi gerekirken davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.” denildiği görülmüş olup yukarda açıklandığı üzere dava dışı sigortalı ...’in tacir olmadığı ve davanın haksız fiile dayanması ile dava konusu uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu anlaşılmıştır.
6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Asliye Hukuk mahkemelerine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Asliye Hukuk mahkemelerinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine,
2-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
3-Görevsizlik kararından sonra dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmemesi halinde mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama harç ve giderleri konusunun karara bağlanmasına,
Dair, davacı ile davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.26/06/2024

Katip
e-imza

Hakim
e-imza