WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

KAYSERI 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+


T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : / Esas
KARAR NO : /

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/01/2024
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı Mehmet Sezgin’in Halkbankasına ait 15/12/2023 tarih ve 45.000 TL bedelli, ... numaralı ve eşi ... 'in ise alacaklı olduğu çek zilyedinde iken, ilgili çek rızası dışında elinden çıkmış ve kaybolmuş olduğunu, davacının bu durumu fark ettiğinde ise 30/10/2023 tarihindePolis Merkezine başvurmuş ve / olay/evrak numarası ile kayıp çekleri bildirmiş ve şikayetçi olmuş olduğunu, ayrıca taraflarınca da Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyası ile zayii nedeniyle çek iptali davası açılmış ve dava halen devam etmekte olduğunu, bu davanın devamı esnasında davalı şirket tarafından zayi davasına konu Halkbankasına ait 15/12/2023 tarih ve 45.000 TL bedelli, ... numaralı çeke dayanılarak Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz isteminde bulunulmuş olup, bu talep üzerine Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyasından 28/12/2023 tarihli ara karar ile iş bu çekle ilgili istirdat davası açılması yönünde taraflarına süre verilmiş olup, bu nedenle de iş bu davayı açma zarureti hasıl olmuş olduğunu, izah ettiği üzere davacının iş bu davaya konu çeklerin kaybolduğunu farkettiğinde; hemen 30/10/2023 tarihinde Merkezine başvurmuş ve / olay/evrak numarası ile kayıp çekleri şikayetçi olmuş olduğunu, dolayısıyla davalının, çeki elde etmede kötü niyetli ve kusurlu olduğunu, davaya konu çeki elinde bulunduran ve ihtiyati haciz talep eden şirketin bir faktoring şirketi olduğunu, talep eden şirket faktoring şirketi olması dolayısıyla hem basiretli tacir sayılan hem de faaliyet alanları gereği ibraz edilen çeklerin bankalardan teyidini sağladıkları bilinen bir uygulama olup, dolayısıyla iş bu çeke ilişkin Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyasıyla verilmiş olunan ödeme yasağından haberdar olduğu şüphesiz olduğunu, buna rağmen iş bu çeke yönelik tahsilat yoluna tevessül edilmesi kötü niyetli olup, meşru alacaklı olmadığında şüphe olmadığını, dolayısıyla talep eden, hem bu yönüyle hem de çeki alırken muhatap bankaya sormamış ise bile bu yönüyle de kötü niyetli ve kusurlu olduğunu, dolayısıyla iş bu ihtiyati haciz talebi de haksız olup, kötü niyetli olduğunu ve kararın da bu yönüyle yasaya ve usule uygun olmadığını, nitekim, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin/ Esas ve / Karar sayılı kararında da "bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında tutmasında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir." Şeklinde hüküm tesis edilmiş olduğunu, ayrıca diğer bir husus ise, davacı ve çek alacaklısı olan ...’in kendisinden sonraki cirantaları tanımamakta olup, dolayısıyla bahse konu çeke ilişkin hiçbir ticari alışverişi ya da para alış verişi olması mümkün olmadığını, bu durumun ticari defter ve kayıtların incelenmesiyle de anlaşılacak olduğunu, açıkladığı nedenlerle davalının bu keyfi tutumun davacının telafisi mümkün olmayacak mağduriyetine yol açmakta olduğunu, bu nedenlerden dolayı davalının iş bu davaya konu çekten dolayı alacaklı olmadığı halde çek bedelini ve takipten doğan ferilerini cebri icra yoluyla tahsil yoluna başvurması sebebiyle işbu davayı açmak zorunluluğu doğmuş olduğunu belirterek, dava konusu çekin istirdatı, çekin tahsili halinde çek bedelinin ve çeke bağlı olarak tahsil edilen ferilerinin tahsili istemiyle ve çekin davalıdan geri alınarak davacıya verilmesine, dava süresince tedbiren davaya konu çeke ilişkin başlatılan icra takibinin durdurulmasına ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Dava dilekçesinde mevcut hususların davacının lehine veya davalı aleyhine olan kısımlarını kabul etmediklerini, bu kısımlara karşı itiraz, istinaf, temyiz ve diğer kanun yollarına başvurma haklarını saklı tuttuklarını belirtmek istediklerini, davacının Aktif Husumet Ehliyeti Bulunmamakta olduğunu, dava konusu çekin taraflarınca Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün / Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girilmiş ve dosya borçlusu ... tarafından borç miktarı icra dosyasına ödenerek dosya infaz edilmiş olduğunu, söz konusu çek incelendiğinde davacının çekte isminin ve imzasının bulunmadığı, keşidecinin ..., lehtar ve ilk cirantanın ... olduğu, çekin ...'in cirosuyla geçtiği, onun tarafından da . İn. . . Ltd. Şti.'ye cirolandığı ve bu firma tarafından da davacıya temlik edildiği görülecek olduğunu, dava dilekçesinde de, çekte alacaklı olarak ...'in göründüğü fakat çeklerin uhdesindeyken çalındığı ifade edilmiş olduğunu, çeklerin kimin uhdesindeyken çalındığı değil, çekte yetkili hamilin kim olduğu önemli olduğunu, dava açma yani aktif husumet ehliyeti yetkili hamilde olduğunu, esasen bu husus son derece açık olup, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, bu kapsamda Yargıtay 19. HD Esas:2011-16053 Karar:2012-7813 Karar Tarihi:09.05.2012 ilamının, Yargıtay 11. HD Esas:2016-1363 Karar:2017-1836 Karar Tarihi:28.03.2017 ilamının dikkate alınması gerektiğini, Dava Şartı Arabuluculuğa Başvurulmamış olduğunu, 6102 sayılı TTK m. 5/A-1'de gereği, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olduğunu, davacının, arabuluculuğa başvurmadan açmış olması sebebiyle eldeki davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Şirketi Olan davalının, Üzerine Düşen Araştırma Yükümlülüğünü Yerine Getirmiş olduğunu, davalının, dava konusu alacağı 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu gereği usulüne uygun şekilde temlik almış ve üzerine düşen araştırma yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 19. HD Esas:2016-10538 Karar:2017-4836 Karar Tarihi:12.06.2017 ilamının dikkate alınması gerektiğini, Davacı Faktoring İlişkisinin Taraflarından Biri Olmadığından, Davanın TTK Hükümlerine Göre (Kambiyo Senetlerindeki Soyutlu İlkesi Çerçevesinde) Çözülmesi Gerekmekte olduğunu, bu kapsamda Yargıtay HGK Esas:2017-900 Karar:2019-591 Karar Tarihi:21.05.2019 ilamının dikkate alınması gerektiğini, TTK m. 818'in yollamasıyla çeklere de uygulanacak olan TTK m 687 hükmü gereği, faktoring ilişkisinin tarafı olmayan davacının, davalının kötü niyetli olduğu ispatlaması gerekmekte olduğunu, davalının üzerine düşen araştırma yükümlülüğünü yerine getirmiş ve gerekli kontrolleri yaparak kanuna uygun bir faktoring işlemi gerçekleştirmiş olduğunu, davalının dava konusu çekin hamilin rızası hilafına elinden çıktığını bilebilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki ifade edildiği gibi, davalı tarafından dava konusu çeki 24.10.2023 tarihinde temlik alınmışken, 30.10.2023 tarihinde çekle ilgili şikayette bulunulmuş ve 13.11.2023 tarihinde çekin ziyaı ve iptaline dair dava açılmış olduğunu, bunun yanında, davacının çekteki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde bir itirazı, dolayısıyla mutlak bir defisi de bulunmamakta olduğunu, bir kişinin kambiyo senetlerini ciroladıktan sonra muhafaza etmesi de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu sebeple, davacının davalının kötü niyetli olduğu ispat etmeden önce, dava konusu çekin çalındığını inandırıcı bir şekilde ispat etmesi gerekmekte olduğunu, bu haliyle, davacının iddiaları soyutluktan öte bir anlam ifade etmediğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle davanın aktif husumet yokluğundan kaynaklı olarak reddine, Mahkeme aksi kanaatteyse davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, Mahkeme bu hususta da aksi kanaatteyse hukuka aykırı olarak ikame edilen işbu esastan davanın reddine ve davacı aleyhinde alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, davacıya dava konusu Halk Bankasına ait 15/12/2023 tarih ve 45.000 TL bedelli, ... numaralı çekin istirdatı şartlarının olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir.
6100 sayılı HMK’nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nın 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur.
6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi):"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir.
Öte yandan 05/04/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 31. Maddesi ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. Yapılan değişiklik ile 7445 sayılı Kanun’un 43/1-a maddesi uyarınca 1 Eylül 2023 tarihinden sonra ticaret mahkemeleri nezdinde açılacak itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında zorunlu arabuluculuğa başvurulmasına gerekli bulunmaktadır.
Tüm bu açıklamalardan sonra somut olayda; davanın menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olduğu, UYAP kayıtlarına göre davanın 12/01/2024 tarihinde açıldığı, bu tarih itibariyle davanın zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi davalardan olduğu, işbu dava açılırken herhangi bir arabuluculuk tutanağı sunulmadığı, mahkememizin 23/05/2024 tarihli ara kararıyla davacı tarafa arabuluculuk tutanağını sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesi üzerine davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde davanın arabuluculuğa tabi olmaması nedeniyle mahkememizce verilen ara karardan dönülmesinin talep edildiği ve arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı anlaşılmakla açılan işbu davanın 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
3-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak yatırılan 768,49-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 340,89‬-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3- Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından karar tebliğ işlemlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.05/06/2024

Katip
e-imza

Hakim
e-imza