T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : / Esas
KARAR NO : /
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/01/2023
KARAR TARİHİ : 08/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalının rent a car işiyle uğraştığını, müvekkilinin oğlunun arkadaşları ile beraber araç kiraladığını, aracın içinde bulundukları sırada aracın alev aldığını ve aracın zarar gördüğünü, oğlu ve arkadaşlarının hastanede tedavi gördüğünü, davalının, müvekkilini arayarak araçtaki zararın giderilmesini talep ettiğini, müvekkilini boş bono imza attırdığını ve diğer kısımlarını doldurarak icra takibi başlattığını, davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin davalı ile herhangi bir alacak verecek ilişkisinin olmadığını, araçta meydana gelen zarardan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulmasını, senet üzerindeki borç tutarınca müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; dava harcının eksik yatırıldığını, davacıya eksik harcı tamamlaması için süre verilmesi gerektiğini, davacı tarafından dava konusu senedin imzalandığının ikrar edildiğini, imzaya itirazda bulunulmadığını, imzanın davacıya ait olduğunu, senet üzerindeki diğer kısımların müvekkili tarafından doldurulduğunun iddia edildiğini, bu iddiaların maddi gerçeğe ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu yönde de bir delil sunulmadığını, senettik imzanın davacıya ait olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, bu yönde de dosyaya herhangi bir delil sunulmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Kayseri Genel İcra Dairesinin / Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının , borçlusunun ... olduğu, 250.000,00-TL asıl alacak, 2.400,00-TL vekalet ücreti, 431,51-TL işlemiş faiz, 750,00-TL komisyon, 225,20-TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere 253.806,71-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
Dava, kıymetli evraktan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemiyle icra takibi sonrası İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.
TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun 2011/19-473 Esas 2011/607 Karar 2003/19-781 Esas 2003/768 Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir.
Kural olarak menfi tespit davasında davacı, dava konusu borcun hiç doğmadığını davalı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını ileri sürerse ispat yükü davalıya aittir. Zira hukuki ilişkinin varlığını ileri süren davalıdır. Ancak davacı hukuki ilişkinin varlığını kabul edip başka bir nedenle geçersiz olduğunu (ya da sona erdiğini) ileri sürerse, bu durumda ise ispat yükü davacıdadır. Davacı bu durumda, varlığını kabul ettiği hukuki ilişkinin sona erdiğini ileri sürmekle ispat yükünü de üzerine almış olur. (HGK'nun 05.11.2013 Tarih 2013/695 Esas 2013/630 Karar sayılı ilamı)
Ne var ki, menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafta olmakla beraber, alacak bir senede bağlanmış ise, bu durumda ispat yükü yer değiştirir. Başka bir ifade ile bu durumda senet nedeniyle borçlu olmadığını idida eden davacı taraf iddiasını ispat etmek zorundadır.
Somut olayda, davacı vekili tarafından takibe konu senetteki imzanın müvekkiline ait olduğunu, ancak bononun diğer zorunlu unsurlarının müvekkili tarafından doldurulmadığını, nakden ibaresine itibar edilmemesi gerektiğini, müvekkilinin oğlunun arkadaşlarının davalıya ait firmasından araç kiraladıklarını, ancak aracın yandığını, davalının müvekkilini sürekli rahatsız ettiğini, davalının telkin ve ısrarı karşısında müvekkilinin senedi imzalamak zorunda kaldığı iddia edilmiş olup, her ne kadar bono üzerindeki yazıların davacıya ait olmadığı öne sürülse de TTK'nın 778/1-f mad. atfıyla TTK'nın 680.maddesine göre açık bono düzenlenmesi mümkün olduğundan senet üzerindeki yazıların kime ait olduğu hususunda Mahkememizce bir inceleme yaptırılmamıştır. İspat yükü üzerinde olan davacı vekili tarafından süresi içerisinde yemin deliline de dayanılmadığı anlaşıldığında ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-İİK. Mad 72/4 gereğince mahkememizce verilen tedbir kararı bulunmadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 247,70-TL'nin davacıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 40.071,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/03/2024
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!