T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : / Esas
KARAR NO : /
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/07/2023
KARAR TARİHİ : 29/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili şirketin davalı banka nezdindeki ... ıban nolu ticari hesabından 29.12.2022 tarihinde müvekkilin bilgisi ve rızası olmadan; üçüncü kişi ...' nın ... T.A.Ş' de bulunan ... ıban numaralı hesabına sırasıyla 48.500,00 TL, 200.000,00 TL, 48.500,00 TL toplamda 297.000,00 TL Üçüncü kişi ...' in ... BANKASI' nda bulunan ... hesabına ise sırasıyla 48.500,00 TL ve 48.500,00 TL toplamda 97.000,00 TL olmak üzere toplamda 394.000,00 TL para aktarıldığını, yapılan bu işlemlerin üçüncü kişiler tarafından müvekkilinin bilgilerinin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi sonucu müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştiğini, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini uygulamayarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, yapılan işlemlerin aynı şahısların hesaplarına kısa bir zamanda, arka arkaya ve hemen hemen aynı tutarlarda gerçekleştiğini, yapılan bu işlemlerin yüksek tutarlarda ve arka arkaya olmasına rağmen davalı banka ne sesli yöntemle ne de mesaj yolu ile müvekkilinden teyit almadığını, tüm bu açıklamalardan da görüleceği üzere banka gerekli güvenlik önlemlerini almadığı gibi müvekkilinin müşteri hizmetleri yoluyla davalı bankaya ulaşamamasında da bankanın ihmali söz konusu olduğunu, davamızın kabulü ile; müvekkilinin davalı banka nezdindeki ... ıban nolu hesabından müvekkilinin bilgisi ve rızası olmadan 29.12.2022 tarihinde üçüncü kişiler olan ... ve ... isimli şahısların hesabına aktarılan toplam 394.000,00 TL maddi zararın olay tarihi olan 29.12.2022' den itibaren avans faizi ile birlikte davalı bankadan tazmini ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; taraflar arasında çıkabilecek ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağını, bu nedenlerle mahkememiz nezdinde açılan işbu davaya ilişkin olarak yetki itirazında bulunduklarını, davaya konu olaya ilişkin davacı tarafından savcılığa şikâyette bulunulduğundan soruşturma sonucunda açılması muhtemel olan ceza davası bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tarafın iddia ettiği zararın doğmasına, kendi hesaplarına aktarım yapılan üçüncü kişiler sebep olduğundan öncelikle işbu davanın husumet yönünden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın bu kişilere ihbarını talep ettiklerini, dava konusu işlemlerin, şirket yetkilisinin müşteri şirkete ait kullanıcı adı, internet bankacılığı şifresi ve tek kullanımlık şifresini, 3. şahıslar tarafından hazırlanan ve müvekkili bankaya ait olmayan bir siteye girmesi ile kendi kusuru sebebiyle gerçekleştiğini, müvekkili şirketin, internet bankacılığına ilişkin uluslararası standartlara uygun bir şekilde güvenlik önlemlerini uygulamış ve internet bankacılığına giriş için gerekli şifreleri eksiksiz göndermiş olup mevzuat uyarınca bütün yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğinden dava konusu olay nezdinde hukuki sorumluluğu bulunmadığını, davacı şirket yetkilisinin, banka nezdinde kayıtlı numarasına internet bankacılığa giriş için gönderildiği açıkça belirtilen ve kimse ile paylaşılmaması yönünde bilgilendirme taşıyan tek kullanımlık işlem şifreleri ile kendisi tarafından belirlenen internet bankacılığı şifresini koruyamadığından dava konusu EFT para transferi işlemlerine sebep olduğunu, davaya konu olaya ilişkin davacı tarafından yapılan şikâyet sonucunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı / Soruşturma numarası ile yürütülen ve soruşturma sonucunda açılması beklenen ceza davasının bekletici mesele yapılmasına, dava konusu işlemlere davacı tarafın kendi kusurlu davranışıyla neden olduğu açıkça ortada olduğundan haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan zararın (haksız fiil) tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde, taraflar arasında akdedilen Kurumsal Dijital Bankacılık Kullanımına İlişkin Sözleşmenin son fıkrası gereği taraflar arasında çıkabilecek ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağı öngörüldüğü beyan edilerek yetki itirazında bulunulmuştur.
HMK'nın 6/1. maddesi uyarınca "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Bu yetki kuralı kesin olmadığından HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez.
Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Davalı vekili tarafından usule uygun ve süresinde verilen cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunmuş ve yetkili mahkeme gösterilmiş olup; taraflar arasında yapılan Kurumsal Digital Bankacılık Kanalları Başvuru Formu Ve Sözleşmesinin 31.maddesinde "MÜŞTERİ, bu Sözleşme nedeniyle çıkabilecek ihtilafların çözümlenmesinde İstanbul merkez Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olacağını kabul ve beyan eder” şeklinde madde bulunduğu ve İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı anlaşılmış olmakla tarafların her ikisinin de tacir olması nedeniyle taraflar açısından bağlayıcı olduğundan ve somut olayda mahkememizin kesin yetkili olmasına ilişkin bir durumunda bulunmaması karşısında davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Mahkememizin yetkisizliği ve davaya bakmaya yetkili mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesi olması sebebiyle HMK'nın 114/1-ç ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE,
2-6100 sayılı HMK nın 20. Maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde istek halinde dava dosyasının yetkili olan İSTANBUL (ÇAĞLAYAN) ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE gönderilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde yetkili mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili mahkemede değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/03/2024
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!