T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : / Esas
KARAR NO : /
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/06/2023
KARAR TARİHİ : 15/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davacı Banka müşterileri tarafından tahsil olunmak üzere davacı bankaya teslim edilmiş bir kısım çek ve senetlerin, kargo firması tarafından taşıma işi esnasında kaybedildiğini, dava konusu çeke ilişkin bilgilerinin, keşidecisi ... olan, son yetkili hamil ...., lehdarı . Tic. Ltd. Şti. tarafından bankaya tahsile verilen, 31.03.2023 tanzim tarihli 30.000 TL bedelli düzenleme yeri Kayseri olan şeklinde olduğunu, söz konusu çekin taşınması işini gerçekleştiren ... kargo tarafından taşıma işi esnasında kaybedilmiş olduğunu ve akabinde davacı bankaca 06.01.2023 tarihli tutanağın tutulduğunu, 02.01.2023 tarihinde mezkur çekin davacı banka nezdinde iken taşıma esnasında kaybolduğuna ve bütün aramalara rağmen bulunamadığına dair 06.01.2023 tarihli tutanağı ekte sunduklarını, Çekin iptali amacıyla Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023 /28 E sayılı dosyası nezdinde çek iptal davası açıldığını, çekin irade dışı elden çıkması nedeniyle kötü niyetli kişilerin çek bedelini tahsil etmelerinin önüne geçmek amacıyla da ödemeden men kararı alındığını, mezkur çekin de aralarında bulunduğu çek ve senetlerin ... kargo tarafından taşındığı esnada çalınmış olmaları sebebiyle yapmış oldukları suç duyurusu tahtında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının / Soruşturma nosu ile soruşturma başlatıldığını, mezkur soruşturma kapsamında söz konusu çeklerin ibrazı halinde çekleri ibraz eden şüpheli şahıslar ile ilgili kolluk kuvvetlerine bildirimde bulunulması ve çek asıllarının Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi yönünde karar verildiğini, davaya konu çekin davalı A.Ş tarafından Halkbankasından karşılığının sorgulandığı/ibraz olunduğu, çek bankasının beyanı ile tespit edilmiş olup, mezkur çeki haksız bir şekilde elinde bulunduran davalıya karşı huzurdaki davayı dermeyan etme gereği hasıl olduğunu belirterek/ileri sürerek takibe konu edilen çekin iadesine ve istirdatına, davaya konu çekin icra takibine konu edilmemesi veyahut huzurdaki dava açılmadan evvel davalı tarafça icra takibi başlatılmışsa söz konusu icra takibinin durdurulması ve varsa yapılmış olan hacizlerin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu tedbir taleplerinin kabul edilmemesi halinde fazlaya ilişkin her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla, icra dosyasına haciz tehdidi nedeniyle ödenmek zorunda kalınabilecek tutarların tüm fer'ileriyle birlikte ödeme gününden başlayacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davaya bakmaya İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının çekte cirosunun bulunmadığını, icra dosyasında da borçlu olmadığını, bu nedenle tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, çeklerin müvekkilinin elinde olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen 19 adet çekle ilgili müvekkilinin hiçbir ilgisinin olmadığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olduğuna dair hiçbir delilin sunulmadığını, çek üzerinde ödeme yasağı bulunmasının müvekkilini kötü niyetli yapmadığını, icra takibine konu edilmesine de engel olmadığını, davacı basiretli bir tacir olarak hareket etmesi gerektiğini, çek vb kıymetli evrakların kargo yoluyla taşınmasının yasak olduğunu, mevzuata aykırı hareket eden davacı bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, TTK'nın 792. maddesi uyarınca, rıza hilafına elden çıktığı iddia edilen çekin istirdadı istemine ilişkindir.
Davalı vekili süresi içerisinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunmuş olup, yetkili mahkeme olarak müvekkilinin resmi adresinin bulunduğu İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerini göstermiştir.
Emsal nitelikteki Yargıtay 11. HD'nin 2015/5017 E. 2015/12023 K. sayılı ilamında: "Dava; davacının rızası dışında elinden çıkan çeklerin istirdadı istemine ilişkindir. Dosya kapsamından dava konusu yapılan çekler nedeniyle taraflar arasında kambiyo ilişkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Gerek HMK'da gerekse 6102 sayılı TTK'da çek istirdadı davalarında yetkili mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme yer almamaktadır. Bu durumda açılan davanın HMK'nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde görüleceği kuşkusuzdur. Davalı vekilince süresinde ve usulüne uygun biçimde yetki itirazında bulunulması, davalı şirketin merkezinin "..... Maslak-Şişli/İstanbul" olması karşısında mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir."denilmiştir.
Somut davada, davalı şirket merkezinin / olduğu, davalı vekilinin yetki ilk itirazının usulüne uygun ve süresinde olduğu anlaşılmakla yetki ilk itirazının kabulü ile, mahkememizin yetkisizliğine ve () Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili mahkeme olduğuna dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Mahkememizin yetkisizliği ve davaya bakmaya yetkili mahkemenin İstanbul () Asliye Ticaret Mahkemesi olması sebebiyle HMK'nın 116/1-a ve 117. maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE,
2-6100 sayılı HMK nın 20. Maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde istek halinde dava dosyasının yetkili olan İSTANBUL (ÇAĞLAYAN) ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde yetkili mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili mahkemede değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/03/2024
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!