T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : / Esas
KARAR NO : /
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/06/2023
KARAR TARİHİ : 29/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin 2004 ile 2013 yılının Aralık ayına kadar hurda döküm işi ile uğraştığını, müvekkilinin davalı şirket ile de çalıştığını, aralarındaki ticaretin sorunsuz bir şekilde devam ettiğini, 2013 yılına gelindiğinde ise müvekkilinin İstanbul' a satmış olduğu sobaların ödemelerini davalı şirket yetkililerinden alamadığını, müvekkilinin ödeme yapılması için aynı yılın Mayıs ayına kadar bekleyip zaman tanıdığını, davalıların müvekkilini iş yerine girerek ticari defterlerini yok ettiğini, müvekkilinin elinde sadece kantar fişlerinin kaldığını, davalılardan şikayetçi olduğunu ve ceza yargılamasının devam ettiğini, açıklanan nedenlerle müvekkiline ödenmeyen 151 ton 180 kg' lık pik döküm alacağının tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının alacak taleplerinin Borçlar Kanunu gereği 10 yıllık zaman aşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olmayıp davacı tarafın Harçlar Kanunu gereği arabuluculuk safhasında müvekkili şirketten talep ettiği bedel olan 4.837.760,00-TL üzerinden hesaplanacak olan eksik harcı tamamlaması gerektiğini, davacı tarafa ödeme yapılmadığı ise tamamen gerçek dışı olduğunu, taraflar arasında ki anlaşma gereği müvekkili şirketin verdiği hurda demir tonajı kadar davacının tarafımıza aynı tonaj miktarda pik demir vermesi gerektiğini, davacının pik teslimatında ödemelerini fazlasıyla almakta olup her nedense kendisine alınan araçtan ve kullanması için temin edilen mallardan bahsetmediğini, davacının iddia ettiği üzere bu kadar iş yapıp parasını alamadığı ve dava açmak için 10 seneden fazla süre beklemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın ve babasının yargılandığı ceza dava dosyasının incelenmesinden de anlaşılacağı üzere davacı tarafın, müvekkili şirkete ait pik demirleri başka bir hurdacıya satmak suretiyle haksız kazanç sağlamış ve akabinde m.TCK 155/2 gereği yargılanarak ceza aldığını, tüm dosya kapsamında ki ifade ve beyanlardan da anlaşılacağı taraflar arasındaki ticaret esasları belli olduğunu, davacı tarafından haksız olarak açılan davanın alacak kalemlerinin zaman aşımına uğraması nedeniyle REDDİNE, karar verilmesini talep etmiştir.
Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı' na müzekkere yazılarak, tarafların form BA, BS kayıtları istenmiş, davacının tacir mi yoksa esnaf mı olduğu hangi usule göre defter tuttuğu sorulmuştur.
Dava, taraflar arasındaki satış sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Mimarsinan Vergi Dairesi Başkanlığı' ndan gelen yazı cevabından davacının 2.sınıf tüccar olarak işletme esasına göre defter tuttuğu, dolayısıyla tacir değil esnaf olduğu anlaşılmış olup nispi ticari dava söz konusu olmadığı gibi mutlak ticari dava da söz konusu olmadığından uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2. maddesi gereği genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Mahkememizin görevsizliği ve davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması sebebiyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE
2-6100 sayılı HMK nın 20. Maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize başvurulurak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli KAYSERİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmek üzere Kayseri Hukuk Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/03/2024
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!