T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ... Esas
KARAR NO : ...
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Alacak (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/05/2023
KARAR TARİHİ : 07/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacaklısı, davalı Türkiye Vakıflar Bankası olan Kayseri (Kapatılan) 2. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında icra takibi yapılmak suretiyle davacıya ait ... plakalı aracın haczedilerek muhafaza altına alındığı ve yediemin ...'e ait ... adresine teslim edildiğini, davacının haksız olarak başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ve sonrasında Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, mahkemece davacının borcu olmadığının tespit edildiğini ve icra takibinin düşürüldüğünü ancak davacının aracını almaya gittiğinde aracın kullanılamayacak halde olduğunu gördüğünü, sonrasında bu olayın akıbetinde taraflarınca delil tespiti yapılması için yasal yollara başvurduklarını ve Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş esas - D.İş karar sayılı dosyası ile zarar tespiti yaptırdıklarını, aracın yediemine teslim edildiğinde çalışmasında ve aksamında herhangi bir sorun bulunmadığını, alınan tespit raporuna göre yedieminin açıkça ihmalinin söz konusu olduğunu, davacının hem haksız yere aracının haczedildiğini hem de yedieminin ihmali sonucu iki kez zarara uğratıldığını, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alamadıklarını, mahkeme tarafından yapılan delil tespiti ile birlikte davacının aracı için yeni distribütör kapağı, buji ve akü almak zorunda kaldığını, bunlara ilişkin faturaların dilekçe ekinde bulunduğunu, yargılama aşamasında zararın tespitinin yapılarak şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı Vakıflar Bankası vekili cevap dilekçesinde özetle; Olayın özetle, İcra dosyasının ana borçlusu ve bu davada da davalılardan olan ..., davalı bankaya kredi borcundan dolayı borçlanmış olduğunu, Banka tarafından, kredi sözleşmesi imzalanırken; kendisinden kredi borcuna teminat olarak birkaç adet bono alınmış olduğunu, bu bonolarda borçlu olarak Kemal Özkara’ nın imzası da bulunmakta olduğunu, bonoda ... ise alacaklı olarak gözükmekte olduğunu, yani banka bu bonoyu Kemal Özkara’ dan değil bizzat bonoda alacaklı olarak bulunan ...’ tan aldığını, bu nedenle bonodaki imza huzurda düzenlenmediğinden kime ait olduğu noktasında bankanın yapacağı bir şey olmadığını, bu borçtan ötürü taraflarınca Kayseri Kapatılan 2. İcra Dairesinin 2017/8453E. sayılı dosyası ile borçlular aleyhine icra takibine geçilmiş, takipte borca itiraz etmeyen Kemal Özkara aleyhine de işlem yapılmış ve davaya konu 38FA313 plakalı aracına haciz konularak araç yakalatılmış olduğunu, tam bu sırada diğer borçlu (bu davada diğer davalı) ..., kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını da bildiği için borcun tamamını davalı bankaya 28.09.2018 tarihinde ödemiş ve borcu bitirmiş olduğunu, yani davalı bankanın bu olayların hiçbirinde zerre kusuru bulunmadığını, bankaya senedi ...’ın getirdiğini, doğrudan doğruya sorumlunun ... olduğunu, davacı ... sonrasında menfi tespit davası açarak, senet altındaki imzaların kendisine ait olmadığını dava ettiğini, Mahkeme Kemal Özkara’yı haklı bulmuş ve aracındaki haczi kaldırmış olduğunu, kararın kesinleştiğini, anlaşıldığı üzere davalı bankanın bu olayda herhangi bir atfı kabil kusuru bulunmadığını, bu nedenle aracın zarar görmesinden, haczedilmesinden sorumlu davalı değil; bizatihi ... olduğunu, bu sebeple davalı bankanın bu davada taraf sıfatı bulunmadığını belirterek, yukarda açıklandığı üzere, davanın davalı banka yönünden evvela taraf sıfatı yokluğu ile USULDEN REDDİNE, mahkeme aksi kanaatte ise açıklanan nedenlerden banka yönünden ötürü ESASTAN REDDİNE karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı Hamit KOŞAR'ın cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, davacının (Kapatılan) 2. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından kaynaklı olarak ... plakalı aracının haczedilmesi nedeni ile aracın yedieminde iken zarar görüp görmediği, görmüş ise miktarı ve davalıların bu zarar talebinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, Kayseri Genel İcra Dairesi'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği ve ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının getirtilip incelemesinde; alacaklısının Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O olduğu, borçluların .......... olduğu, toplam 6.504,21-TL alacağın tahsili için başlatılmış icra takibi olduğu anlaşılmıştır.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin E, K sayılı ilamında “…Dava, kira alacağına dayanan takip nedeniyle uygulanan haksız hacizden doğan zararın tazmini istemine ilişkin olup …..Eldeki dosyada da davacının haciz suretiyle satılan mallarının rayiç değerinin tazminini talep ettiği görülmektedir. Dosya kapsamından, taraflar arasında kira ilişkisi bulunmamasına rağmen, davalı tarafından, davacı aleyhine haksız icra takibi yaptırması, eşyalarını haczettirip düşük fiyata satın alınmasından kaynaklı maddi tazminat istendiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla taraflar arasındaki hukuki ilişkinin kira hukuku kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle davaya bakmakla genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde görev yönünden davanın usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan kararın kaldırılması gerekmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin K. Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'ninK. Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin / E. / K. Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin K. Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. K. Sayılı kararı da aynı yöndedir.)”denildiği görülmüş olup, davacının işbu davada da dava konusu talebinin dayanağının haksız hacizden kaynaklı zarar olması nedeni ile açıklanan içtihat gereğince davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeni ile Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.
6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Asliye Hukuk mahkemelerine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Asliye Hukuk mahkemelerinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine,
2-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
3-Görevsizlik kararından sonra dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmemesi halinde mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama harç ve giderleri konusunun karara bağlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.07/02/2024
Katip
e-imza
Hakim
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!