WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

KAYSERI 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : / Esas
KARAR NO : /

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/01/2023
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilleri ... ve ... davalı ...'den 200.000,00 TL borç talep ettiğini, davalı ise bu parayı aylık 10.000,00 TL kar payı karşılığında verebileceğini, müvekkillerinin ise bu teklifi kabul ettiğini, müvekkilleri asıl borçlarını ifa edene kadar 2019 ve 2020 yılları arasında her ay QNB Finansbank ve Akbank üzerinden karşı tarafa 10.000,00 TL ödemeye devam ettiğini ve asıl borç için davalıya 200.000,00 TL miktar, 18/12/2019 keşide ve 25/09/2020 vade tarihli senet verdiğini, davalı tarafın senedi aldıktan bir süre sonra işbu senedi kullanamadığını, işlerinde ve ticari hayatında bu senedi kullanmasının avantajlı olmadığını, kendisine çek verilmesinin daha faydalı olacağını ifade ettiğini ve müvekkillerinin de davalının ...'in akrabası olması sebebi ile aralarında oluşan güven ilişkisi çerçevesinde seri numaralı aynı keşide ve aynı miktarlı bir çek daha verdiğini, davalı ise yanında bulunmadığı için senedi sonra vereceğini beyan ettiğini, davalıya güvenen müvekkilleri senedi almadığını ve çek miktarı takas işlemleri kapsamında QNB Finansbank aracılığı ile davalı tarafından tahsil edildiğini, müvekkilleri borcunu süresinde, tam ve gereği gibi ifa etmiş olmasına rağmen davalı tarafından 200.000,00 TL miktar, 18/12/2019 Tanzim ve 25/09/2020 vade tarihli senede istinaden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile müvekkilleri aleyhine kayseri genel icra dairesi'nin 2020/249989 esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını,
davalının başlattığı bu takibin açık bir şekilde hukuka aykırı ve kötüniyetli bir takip olduğunu, karşı tarafın halihazırda aynı borç ilişkisinden doğan aynı keşide tarihli, hatta aynı miktarlı çekten alacağını tahsil ettiğini, davalı; müvekkillerinin kendisine olan güveninden ve aralarındaki akrabalık ilişkisinden faydalanarak onları ticari ve maddi olarak sömürdüğünü, davalının mükerrer olarak alacağını tahsil etmesinde ve senedi takibe koymasında hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, davanın kabulünü,
kayseri genel icra dairesi'nin esas sayılı dosyası ile takibe konan 200.000,00 tl miktar, 18/12/2019 keşide ve 25/09/2020 vade tarihli bono nedeni ile müvekkillerinin davalıya karşı herhangi bir borcunun olmadığının tespitini,

kayseri genel icra dairesi'nin / esas sayılı dosyasının teminatsız olarak durdurulmasını, mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde ise taraflarınca takip dosyasına yatırılacak paranın davalı tarafından çekilmemek üzere icra dosyasının tedbiren durdurulmasını ve nihai olarak iptalini

kötüniyetle hareket eden davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere takip konusu miktar üzerinden tazminat ödemeye mahkum edilmesini,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacılar tarafından müvekkiline olan borçlarını ödememek için türlü bahaneler ileri sürülerek huzura konu davayı açtıklarını, davacıların dava açma tarihi dahi bu açıdan önem arz etmekle birlikte zamanaşımı defiinde de bulunduklarını, müvekkili , davacıların bizzat kendisinden borç istemeleri üzerine vermiş olduğu borç paranın karşılığında bir adet çek ve bir adette bono aldığını ve elden verdikleri borçlarını da davacılardan alamadığını, müvekkiline verilen ve icra takibine konu edinilen bono da davacılar tarafından tanzim edildiğini birlikte başkaca çek koçanlarının kalmadığından bahisle vermiş oldukları bono olduğunu, müvekkili bonoyu almak istemediğini çek getirmelerini davacılardan istemişse de davacılardan ...' ın müvekkilinin eşinin yeğeni olması hasebiyle verilen bonoyu da davacıların ısrar etmesi üzerine kabul ettiğini, davacılar kasıtlı olarak müvekkili baştan hileli hareketler ile dolandırdığını, davacıların bono borcunu ödemediklerini işbu takibe konu bonoyu da müvekkilinin elinden her iki davacının alacağını, çek borcu davacılardan sadece ... tarafından keşide edilmişse de bono borcunda kefilliğini üstlenen davacılardan ... ile asıl borçlu davacılardan ... olduğunu, müvekkiline olan bu borcu da ödeyeceklerini ifade eden davacılar müvekkili aylarca oyalamışlar ve en nihayetinde müvekkili tarafından bono borcunu davacıların ödememesine bağlı olarak Kayseri Genel İcra Müdürlüğü / Esas sayılı müdürlük dosyası ile icra takibi başlattığını, davacılardan ...'e 27/10/2020 tarihinde , ...' a ise 06/11/2020 tarihinde ( imzadan imtina ederek) ayrı ayrı tebliğ edildiğini, borçlu -davacılar yasal süresi içerisinde borca itiraz etmediği gibi imzaya da itiraz etmediğini ve dosya borcunun kesinleştiğini, bu süre zarfında da yaklaşık 2,5 yıldır menfi tespit davası da açmadıklarını ve yıllar sonra açtıklarını bu nedenle zamanaşımı defini ileri sürdüklerini, müvekkilininde , davacıların taşınmazları üzerine haciz koyduğunu, müvekkili tarafından başlatılan icra takibi sonrası , davacılardan ... defalarca kez müvekkiline, işlerin düzeldiğinde ödeme yapacaklarını , başkaca çek ve senet borçları olduğunu, borcunu ödemekte zorlandıklarını , acele etmemesini beklemesini isteyerek müvekkilini hileli şekilde kandırmaya devam ettiğini, borcu ödeyeceğini söyleyen davacılar yaklaşık 2,5 yıldır borçlarını ödemediklerini, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunmakla birlikte davacı tarafından açılan davada yargıtayın yerleşik içtihatlarında da anlaşılan zorunlu arabuluculuk şartının ihlal edilerek açılmış olması hususları da nazara alınarak davanın usulden reddine karar verilmesini, yukarıda arz ve izah olunan nedenler ve resen belirlenen diğer nedenler birlikte açılan davanın önce usulden bu mümkün olmadığı takdirde esastan reddini, davacıların takip miktarının %20'si oranında icra- inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
Dava devam ederken dava ve takip konusu borcun davacılar tarafından icra veznesine yatırılması ve icra dosyasının infazen kapatılması nedeniyle menfi tespit davası kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüştür.
Taraf vekilleri ayrı ayrı tanık dinletilmesi isteminde bulunmuşlar ve tanık listesi sunmuşlar ise de tarafların tanık dinletme isteminde bulundukları hususları 6100 sayılı HMK m.201 kapsamında senede karşı tanıkla ispat yasağı çerçevesinde usule uygun olmadığı anlaşılmakla tarafların tanık dinletme isteminin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 11/01/2024 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında; davacı vekili delil listesinde açıkça yemin deliline de dayandığından, davacı vekiline yemin teklif edip etmeyeceklerini bildirmek üzere, yemin teklif edecek iseler usûlüne uygun olarak düzenlenmiş yemin metnini mahkememize ibraz etmek üzere iki haftalık kesin süre verildiği, öngörülen kesin süre içerisinde yemin teklif edildiğine ilişkin bir dilekçe sunulmaması ve yemin davetiye giderinin yatırılmaması halinde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının davacı vekiline ihtar edildiği; Davalı ... 30/05/2024 tarihli duruşma beyanında; ... ve ...'den alacaklı göründüğüm 200.000,00 TL miktar, 18/12/2019 keşide ve 25/09/2020 vade tarihli senedin, aynı tarihli ve aynı miktarlı çek ile aynı borç için tarafıma verilmediğine, senet yerine çek isteyip senedin bende kalmadığına, çek ve senetlerin ayrı ayrı ticari ilişkilerden doğduğuna, ... ve ...'den 25.09.2020 tarihli senetten dolayı alacaklı olduğuma, borcun tarafıma ödenmediğine namusum, şerefim ve kutsal saydığım tüm değerler üzerine yemin ederim dedi." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Toplanan deliller, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, davacıların borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin alacağın kambiyo senedine dayalı bir alacak olduğu dava ve takip konusu senedin emre muharrer senet (bono) olduğu, bonoda ispat soyutu çerçevesinde senedin bedelsiz olduğunu temel ilişkinin geçersiz yahut herhangi bir nedenle sona erdiği iddialarının yazılı delillerle zorunlu olduğu, ispat yükünün davacı borçlulara ait olduğu, ancak davacıların geçerli delil ve belgelerle bu iddialarını kanıtlayamadıkları anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacıların borçlu olmadığının tespitine ilişkin iddialarının kabul edilmemesi nedeniyle yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş; yargılama kapsamında tedbiren icra takibinde icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmuş ise de belirlenen teminatın davacılar tarafından yatırılmaması nedeniyle ihtiyati tedbirin uygulanmadığı anlaşılmakla davalının yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacıların davasının REDDİNE,
2-Davacıların kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Davalının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 3.415,50-TL harçtan mahsubu ile artan 2.987,9‬0-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara iadesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 32.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,

7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/05/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır