T
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : / Esas
KARAR NO : /
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :Av
DAVALI :1
VEKİLİ : Av.
DAVALI :2-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/02/2023
KARAR TARİHİ : 29/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ :12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; H.M.K.'nın 16.maddesi uyarınca zarar görenin yerleşim yerinin Kayseri olması nedeniyle Mahkemenin yetkili olduğunu, tarafların tacir oldukları gözetildiğinde de Mahkemenin görevli mahkeme olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen sonuç alınmadığını, ayrıca K.T.K.'nın 92/1-k maddesi uyarınca taleplerinin ZMMS dışında kaldığından sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun bu hususlarda bulunmadığını, davacı şirkete ait... plakalı araç ve davalı ... şirketine ait ... plakalı araç arasında 19/07/2022 tarihinde Kaman yolu üzerinde çarpışmaları neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, bu kazada davalı şirketin araç sürücüsünün davalı Cafer Ünver olduğu ve kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmış ve sigorta şirketleri kusur oranında mutabık kalarak işlemler yapmış olduğunu, Sigorta şirketlerince yapılan ekspertizde de davalı araç sürücüsünün %100 kusur olduğu tespit edilmiş olduğunu, davalı aracın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olması ve sigorta şirketlerinin bu hususta mutabık kalmaları nedeniyle; davalı şirkete ait ... plakalı aracın ZMMS kapsamında başvuruları üzerine taraflarına aracın değer kaybı ödemesi de yapılmış olduğunu, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde davalı şirkete ait ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun açık olduğunu, davacı şirkete ait araç şirket işlerinde kullanılmakta olup, meydana gelen kaza nedeniyle tamirat süresi boyunca kullanılamadığını, kaza, 19/07/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, davacı şirkete ait... plakalı araç 84 gün boyunca kullanılamamış olduğunu, aracın tamirat işlemleri 11/10/2022 tarihinde son bularak teslimi gerçekleştiğini, bu süreçte araç kullanılamadığından davacı şirketin kazanç kaybına ve bundan dolayı araç mahrumiyetinden dolayı da zarara uğramış olduğunu, davacı şirkete ait araç o yöredeki iş için kullanılmakta olup, tamirat süreci boyunca kullanılamamış ve diğer vasıta araçları (taksi vs.) kullanılarak aracın yokluğu idare edilmeye çalışılmış olduğunu ancak bu durumunda davacının zararına yol açtığını, 24/01/2023 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan T.C.Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/26777 Esas, 2022/11236 Karar sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, yine yerleşik Yargıtay uygulamalarında da bu tür davalarda Mahkemece bilirkişi raporu aldırılarak kazanç kaybı ve mahrumiyet kaybının hesaplanması gerektiği şeklinde görüş birliğinin mevcut olduğunu, Mahkemenin de taktirinde olmak üzere bilirkişi vasıtasıyla davacı şirketin işbu davaya konu olan trafik kazası nedeniyle kazanç kaybı ve sair zararlarının hesaplanması gerektiği kanaatinde olduklarını belirterek, davanın kabulü ile, yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesinde sonradan artırılmak üzere; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00TL kazanç kaybı ve sair zararların davalılardan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı ... İnş. Taah. Tur. Maden Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle: Meydana gelen kazada gerek kusur oranı gerek davacı aracının tamirde kalma süresi gerçeği yansıtmadığından davacının haksız ve hukuka aykırı dava ve taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu, davaya konu olan trafik kazası; sonucunda polis ekipleri tarafından tutulmuş bir tutanak bulunmamakta olup, araç şoförleri tarafından tutulmuş bir kaza tespit tutanağı olduğunu, davacı her ne kadar davalıya ait aracın olayda %100 kusurlu olduğundan bahisle kazanç kaybını ve buna bağlı olarak uğranılan zararları talep etmiş olsa da davalıya ait aracın kazanın oluşumunda kusuru bulunmaması sebebi ile söz konusu taleplerinin reddi gerektiğini, zira davalıya ait aracın Kırşehir istikametinden Kaman istikametine doğru seyir halinde iken dönel kavşağa girdiği sırada geçiş önceliği davalıya ait araçta olmasına karşın davacı araç sürücüsü davalıya geçiş önceliği vermeyerek kazaya sebebiyet verdiğini, kazadan sonra polis tarafından bir tutanak tutulmadığı gibi olay yeri, kavşağın durumu, öncelikle hakkı vs hususunda da hazırlanan tutanakta herhangi bir tespit yapılmadığını, bu nedenle de özellikle kaza yerinde keşif yapılarak kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, davacıya ait araçta oluşan hasarın; davalıya ait aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan ... AŞ. Tarafından ödendiğini, hasar bedeli olarak ilgili sigorta tarafından 26.000,00 TL tazminat ödemesi yapılmış olduğunu, davacı tarafa kaza nedeniyle aracında oluşan zararının tümü kazadaki kusur oranına göre ödenmiş olup davacının davalıdan başkaca bir alacak hakkı bulunmadığını, bu nedenle de davacının haksız ve hukuka aykırı dava ve taleplerinin reddi gerektiğini, davacı her ne kadar aracının ticari bir araç olduğunu meydana gelen kaza nedeniyle aracını 84 gün kullanamadığını iddia etmiş olsa da davacının talep etmiş olduğu kazanç kaybı bedelinden davalının sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, zira kazanın oluşumunda davalıya atfedilecek kusur olmadığını, kaldı ki bir an için davacının kazanç kaybı bedeli talebinin kabulü düşünülecekse dahi kazanç kaybı talep edebilmek için en önemli şartlardan biri de araçtan mahrum kalınan süre boyunca bu nedenle uğranılan zararın belgelenmesi olduğunu, kazanç kaybı talep edebilmek için en önemli nokta aracın serviste kaldığı süre boyunca bu nedenle yapılmış olan giderlerin belgelenmesi gerektiğini, aksi takdirde bu talep ret ile sonuçlanacak olduğunu, davacı tarafın bu süreçte uğradığı zararı herhangi bir belgeyle somutlaştıramamış olduğunu, yine aracın tamir süresinin de 84 gün olduğu iddiası da çok afaki olup, bu sürenin de kabulü mümkün olmadığını, zira araçta oluşan hasar miktarı ve hasar bedeli dikkate alındığında aracın tamiri için bu kadar uzun bir süre olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafça sunulan eksper raporunda dahi aracın tamir süresinin 15 olabileceği belirtilmişken davacı tarafça 84 gün üzerinden talepte bulunulması açıkça hakkın suiistimali niteliğinde olduğunu, bu nedenle de davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, TMK’nın 6. maddesine göre, herkes iddiasını ispat etmekle mükellef olup, Mahkemece, davacının aracının mahrumiyeti nedeniyle kazanç kaybına ilişkin delilleri sorulmalı, aracın ne iş yaptığı, günlük kazancı tespit edilerek, aracın yakıt, yıpranma payı, bakım vs tüm amortisman bedellerinin de tespit edilerek günlük kazançtan mahsup edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, dolayısıyla tüm bu hususlar çerçevesinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmekte olduğunu belirterek davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı dava ve taleplerinin reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı cevap dilekçesinde özetle: /Esas sayılı dosyada bahsedilen kazada her hangi bir kusuru olmadığını, ayrıca bahse konu olan hasar için tamirin bu kadar uzun zaman almayacağını, vekalet ücretini ve yargılama giderlerinin davacıya bırakılmasını arz ettiğini beyan ettiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 19/07/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacı şirkete ait... plakalı aracın zarar görmesi nedeniyle tamirat süresi boyunca kazanç kaybının ve buna bağlı olarak uğranılan zararlar olup olmadığı varsa miktarı hususlarına ilişkindir.
Erciyes Vergi Dairesine, Türkiye Noterler Birliğine, Sigorta Bilgi ve Gözetim merkezine yazılın müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 18/12/2023 havale tarihli dilekçesinde özetle; "Dosyada mevcut kaza anı fotoğraflar incelendiğinde, kazanın gerçekleştiği dönel kavşak da trafik ışıklarının bulunmadığı, ancak uyarı trafik levhalarının mevcut ve yeterli olduğu, havanın açık ve zeminin kuru olduğu, Davacıya ait... plaka sayılı aracın Kaman-Kırşehir istikametinde seyir halinde olduğu, davalı yana ait ... plaka sayılı aracın Kırşehir istikametinden Kaman istikametine seyir ederken, dava konusu Sarıyahşi dönel kavşağına geldiğinde, Sarıyahşi yönüne doğru döneme eylemini gerçekleştirdiği anda aşağıda resimde de görüleceği gibi kendi aracı için ada yolun hem sağında hem solunda iki adet DUR uyarı levhası bulunmasına ve ana yoldan gelen araçlara yol vermesi gerekirken durmadığı (KTK 47/c - KTY 95/c -- Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadırlar.) ve seyrine devam ettiği esnada kazanın meydana geldiği, bu nedenle ... plaka sayılı aracın %100 asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı aracın ise kusurunun bulunmadığı, ... plaka sayılı aracın yapılan tamir/bakımlarının gerçekleşen kaza sonrası yapılan tamir işleri ile uyumlu olduğu, ... plaka sayılı aracın gerçekleşen kaza sonrası tamir süresinin en fazla 18 gün sürebileceği, ... plaka sayılı aracın dava konusu kaza sonrası makul tamir/parça bekleme süresinin 18 gün olacağı, bu nedenle araç mahrumiyet süresinin 18 gün olarak değerlendirildiği, araç hususi bir araç olduğu için ticari bir kaybın değerlendirilmediğini, emsal araç kira bedelinin günlük 250 TL olduğu göz önüne alındığında; İkame Araç Bedeli = 18 x 250 = 4.500 TL olarak hesaplandığı " sonuç ve kanaatine varıldığının anlaşılmış olduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 14/02/2024 havale tarihli dilekçesinde davanın ıslahına ilişkin beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 14/02/2024 tarihli ıslah dilekçesinde dava değerini arttırmakla birlikte faiz talebine yönelik türü bakımından herhangi bir açıklamasının olmaması nedeni ile yasal faiz uygulanması gerekli olduğundan yasal faize hükmedilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 19/07/2022 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı davacı şirkete ait... plakalı aracın zarar görmesi nedeniyle makul onarım süresi itibari ile davacının ikame araç gideri zararı olup olmadığının tespiti için makine mühendisi bilirkişiden 18/12/2023 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve raporda, meydana gelen kazada ... plaka sayılı aracın sürücüsünün %100 asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı aracın sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı ile, ... plaka sayılı aracın kaza sonrası tamir süresinin en fazla 18 gün sürebileceği, aracın hususi bir araç olduğu için ticari bir kaybın değerlendirilmediğini, emsal araç kira bedelinin günlük 250 TL olduğu göz önüne alındığında; İkame Araç Bedeli = 18 x 250 = 4.500 TL olabileceğinin belirtildiği görülmekle, raporun yeterli ve denetime elverişli olması nedeni ile rapora itibar edilmiş, davalıların kusurlu aracın işleteni ve sürücüsü olması nedeni ile tazminat talebinden sorumlu oldukları anlaşılmış, davacı vekilinin 14/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınmış ve böylece, Davanın kabulü ile, 4.500,00 TL ikame araç gideri tazminat bedelinin olay tarihi olan 19/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ İLE, 4.500,00 TL ikame araç gideri tazminat bedelinin olay tarihi olan 19/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 179,90 TL peşin harç ile 75,14 TL ıslah harçtan mahsubuyla eksik kalan 172,56 karar ve ilam harcının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç ile 75,14 TL ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 538,00 TL tebligat gideri, 14,25 TL müzekkere ve posta gideri, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.552,25 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,
6-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca davacı lehine takdir edilen 4.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı ve davalı şirket vekillerinin yüzüne karşı, davalı Cafer Ünver'in yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.29/05/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!