WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

KAYSERI 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 08/09/2022
KARAR TARİHİ : 07/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının hissedarı bulunduğu ... ... Dış Ticaret Ltd. Şti. 2019 tarihinde kurulmuş olup hisse dağılımı %50 ...'ye %50 ...’a ait olduğunu, zamanla şirketi temsile yetkili olan sanık hiçbir neden yokken şirkete ait ... Plakalı aracı oğlu ...'ye Kayseri 2. Noterliğinin 08.09.2020 tarih ve 13259 Y. Nolu vekaletle ... plakalı aracı şirket üzerinden oğluna verdiği vekalet aracılığıyla, Kayseri 2. Noterliğinin 08.02.2021 tarih ve 1748 Y, nolu satış sözleşmesiyle kendi üzerine almış olduğunu, buradan da kendisine ait başka bir şirkete devretmiş olduğunu, şirkete ait ... Plakalı aracı Şirketi temsilen oğluna verdiği vekâletnameyle kendi adına alan sanık şirketin malvarlığını karşılıksız olarak kendi üzerine geçirerek kendisine emanet edilen şirket mal varlığını kendi adlarına satış yaparak haksız ve hukuksuz menfaat sağlamış olduğunu ayrıca davalı ile davacı arasında güvensizlik oluşmuş, davalı, davacı ve kardeşini darp ederek bu güvensizliğe bir de husumet eklemiş olduğunu, davalının, davacıya ve kardeşini darp ettiği olayla ilgili dava Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasıyla devam etmekte olduğunu ayrıca davalının şirketti temsil yetkisini kötüye kullanarak şirketi ait ... plakalı aracı hiçbir bedel ödemeden kendi adına oğluna vekalet vererek satın alması ile ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş, söz konusu hileli satışın iptali için Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla iptali için dava açılmış olduğunu, açıklanan nedenlerle şirket ortaklığının devam etmesi mümkün olmadığını, bu nedenlerle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Madde 640 /3 Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hali saklıdır hükmü gereğince ortaklıktan çıkarma ile ilgili arabuluculuğa başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını belirterek, açıklanan sebeplerle, ... ... Dış Ticaret Ltd. Ş.’nin % 50 pay sahibi ortağı olan davalı ...’nin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına, davalıya ait olan %50 payın şirkete devrine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve mesnetsiz, hukuka aykırı olarak açılmış davada davacı yan kötü niyetli olduğunu, davalının bilinen adresine, yaklaşık 2.5 yıl önce adres değişikliği yapıldığına vakıf olunduğu halde dava dilekçesinde adres eski/önceki adres olarak belirtilmiş olduğunu, davalının mernis adresi kayıtlarda da görüleceği üzere ... Cad. No:7/3 Melikgazi/Kayseri olduğunu, karşı tarafın ... ve ... olduğu Kayseri 11. Asliye Hukuk Mah. ... E. S. dosyasında da yine dava dilekçesinde belirtilen iş bu davada dava dilekçesi ve eklerinin usule aykırı olarak tebliğ edildiği ... Sk. No:2/9 Kocasinan/Kayseri adresine tebligat yapılmış söz konusu tebligat ekte paylaşacağı tebliğ mazbatasında görüleceği üzere "adreste tanınmama, oturan zildeki ismin ..." şerhiyle 09.09.2022 tarihinde iade olmuş olduğunu, 21.09.2022 tarihinde ise mevcuttaki davamızda aynı adrese tebligat kanun ve yönetmeliğine aykırı dava dilekçesi ve eklerini içeren bir tebligat yapıldığını, davalının bilinen ve Mernis adresi yukarıda da bahsedildiği üzere ... Cad. No:7/3 Melikgazi/Kayseri olduğunu, Kayseri 11. Asliye Hukuk Mah. ... E. S. Dosyada, Kayseri 13. Asliye Ceza Mah. ... E. S. Dosyada, şirket ortağı ...'un keşidecisi olduğu Kayseri 8. Noterliği'nin 33409 Yevmiye Numaralı ihtarnamesinde tebligatlar hukuka uygun olarak ... Cad. No:7/3 Melikgazi/Kayseri adresine yapıldığını, dava dilekçesi ve eklerinin tebligat kanun ve yönetmeliğine aykırı tebliğ edilmiş olduğunu, iş bu dosyanın varlığından Kayseri 11. Asliye Hukuk Mah. ... E. S. Dosyaya sunulan ve 24.10.2022 tarihinde vekil kaydı yapılarak dosya içeriğine ulaşılması ve akabinde o dosyaya mevcut bu dosyamızdan yazılan müzekkere görülmüş, mahkememiz dosyasının incelenmesi dava dilekçesi ve eklerinin ... Mah. Muhtarlığına bırakıldığının öğrenilmesi üzerine davalının hukuka aykırı olarak tebliğ edilen dava dilekçesi ve eklerini ... Mahallesi Muhtarlığına giderek tebellüğ etmiş olduğunu, 21.09.2022 tebliğ tarihli usulsüz tebligatta komşudan sorularak muhattabın işe gittiği şerh edilmiş olduğunu, Tebligat kanunu 13, 14, 16, 17, 18. Maddelerinde yazılı kişiler ancak muhatabın muvakkaten başka bir yere gittiğini belirtebileceğini, bu maddelerde yazılı kişiler arasında da "komşu" bulunmamakta olduğunu, açıklamalar ve re'sen gözetilecek nedenlerle dava dilekçesi ve ekleri hukuka aykırı olarak tebliğ edildiğini, dava dilekçesi ve eklerinin tebellüğ edilme, öğrenilme tarihi 27.10.2022 olduğunu, yine tekrarlamak gerekirse dosya varlığıda Kayseri 11. Asliye Hukuk Mah. ... E. S. Dosyaya sunulan ve 24.10.2022 tarihinde vekil kaydı yapılarak dosya içeriğine ulaşılması sonucu öğrenilmiş olduğunu, öğrenilme tarihi 24.10.2022 tarihi olarak kabul edilecek olsa dahi söz konusu bu dilekçemizle 2 haftalık yasal süresi içerinde davaya cevap ve beyanlarımızı bildirdiklerini, 21.09.2022 tebliğ tarihli tebligat hakkında mahkemece inceleme yapılarak dava dilekçesi ve eklerini içeren 21.09.2022 tebliğ tarihli tebligatın usulsüz olduğu hakkında karar verilmesini, tebliğ tarihinin 27.10.2022 tarihi olarak düzeltilmesini ve iş bu dilekçemizin cevap dilekçesi olarak kabul edilmesini talep ettiklerini, her ne kadar mevcut davada davacı taraf olarak ... görünse de dava dilekçesi esasında yazılı cümlelerden görüleceği üzere asıl davacı şirket ortağı ...'a ait olduğunu, davacı vekili ifadeleri şirketi vekaleten temsil etmekten ziyade ...'u temsile yönelik olduğunu, zira tüm beyanlarda görüleceği üzere davacı vekilinin davacı olarak bahsettiği kişinin tüzel kişi davacı şirket olamayacağı açık olduğunu, hukuka aykırı olarak yöneltilen haksız ve mesnetsiz davanın usulen ve esasen reddi gerekmekte olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen haklı sebep hallerini hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte; ortaklıktan çıkarma hakkının kullanılması için genel kurul kararı olması gerekmekte olduğunu, asıl davacının ... olmasından bahisle dava öncesi ortaklıktan çıkarma yönünde hiçbir karar alınmamış olduğunu, mevcuttaki bu davanın açılabilmesi için genel kurul tarafından usule uygun bir karar alınması ve bu karara istinaden dava yoluna gidilmesi gerektiğini, genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınacaksa bu karar 6102. S. TTK.'nın 621/1-h uyarınca önemli kararlardandır ve kararın " temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğu " tarafından alınması gerekmekte olduğunu, usule uygun alınmış genel kurul kararı ortaklıktan çıkarma davasının dinlenme şartı olduğunu, Genel kurul kararı olmaksızın açılan bu davanın 6100 S. HMK.'nın 115. md. gereğince dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerekmekte olduğunu, öyleki dava şartı olan genel kurul kararının sonradan tamamlanması da mümkün olmadığını, ... Mob. Dış. Tic. Ltd. Şti. eşit haklara haiz iki ortaklı bir şirket olduğunu, Yargıtay kararlarında iki ortaklı şirketlerde TTK 621 gereğince ağırlaştırılmış nisapla karar alınamayacağından bahisle bu türlü davaların dinlenemeyeceği belirtilmekte olduğunu,Y. 11. HD., 13.12.2017 T., 2016/4753 E., 2017/7190 K. Sayılı kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, usule ilişkin bu beyan, açıklama ve itirazların yanı sıra davalının ortaklıktan çıkarılmasına neden olacak hiçbir haklı sebep bulunmamakta olduğunu, davalının söz konusu şirketin münferiden temsile yetkili ortağı olduğunu, davalının ... plakalı araç hakkında temsil yetkisinin kötüye kullanıldığı, hukuka aykırı menfaat temin edildiği yönündeki iddialar gerçek dışı ve kabulü mümkün olmadığını, 24.08.2020 - 08.09.2020 tarihleri arasında COVİD-19 karantinasında kalan davalının karantina sonrası şirketin Ziraat Bankası hesabına karantina sürecinde 41.330 Amerikan Doları giriş olduğunu, bu miktarında münferiden temsile yetkili diğer şirket ortağı ... tarafından çekildiğini öğrenmiş olduğunu, daha sonra davalının ortağına bu miktarda paranın kaynağının ne olduğunu, hangi ticari işlem sonucu gerçekleştiğini, faturaların nasıl ve kime düzenlendiğini, çekim yaptığı tutarları nerede ve ne türlü kullandığı hakkında sorular yöneltmiş ancak diğer ortak ... hukuka uygun, kabul edilebilir bir izahta bulunamamış ve kötü niyetli bu eylemleri ile ortaklığı fiilen bitirme noktasına getirmiş olduğunu, Şirkete tescilinden önce kendi adına kayıtlı ve kendi şahsi geliri ile alınmış olan, ...'un hileli ve kötü niyetli telkinleriyle aracın "Ma" yani misafir araç plakası olmaması adına kısa süreliğine şirket üzerine devredilen, bu devirde davalı şirket hesabından hiçbir satış bedeli ödenmeyen dava dilekçesinde mevzu bahis edilen araç yukarıda açıklanan ve davalının ortağına hiçbir güven duygusu bırakmadığı olay sonrasında davalının şirkette münferiden temsile yetkili olması ve noter huzurunda yapılan hukuka uygun işlem ile yeniden kendi şahsına devredilmiş olduğunu, söz konusu bu devir için davacı şirketçe satış faturası düzenlenmemiş, araç daha sonra davalının yeni kurmuş olduğu şirket üzerine tescil edilmiş olduğunu, aracın satış işleminde hiçbir usulsüzlük ve hukuka aykırılık bulunmamakta olduğunu, davalının münferiden temsil yetkisine dayanarak şirket tarafından hiçbir satış bedeli ödenmeyen şahsi bir menkulünü tekrardan hukuka uygun olarak kendi üzerine devretmiş olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen iddialar mesnetsiz ve itibar edilemeyecek nitelikte olmadığını, henüz derdest olan gerek Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. S. dosyasında gerekse Kayseri Cumhuriyet Savcılığı'nın ... Soruşturma S. Dosyasında davalı lehine hüküm verilecek olduğunu, öyleki karşı yan ... tarafından davalıyı itibarsızlaştırmak adına hatalı hukuki ve cezia muhakeme, doğruluk ve dürüstlükten uzak iddialarla ikame edilmiş dosyalar olduğunu, yine Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesi ... E. S. Dosyası da derdest olmakla davalı hakkında verilmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmamakta olduğunu, söz konusu dosyada ... ve kardeşinin ağır haksız tahrikleriyle karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen davalının oğlunun da taraf olduğu elem ve hiçte istenilmeyen bir olayın yargılaması yapılmakta olduğunu belirterek, iş bu davanın usul ve esas yönünden reddini talep ettiklerini beyan etmiş olduğu görülmüştür.

YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, davacı ... ... Dış Ticaret Ltd. şirketi ortağı olan davalının, davacı şirketten haklı sebeple TTK madde 640/3 gereğince çıkarılması şartlarının olup olmadığı, davalıya ait hissenin davacıya devrinin mümkün olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesine, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Türkiye Noterler Birliği'ne, Kayseri Vergi Dairesi'ne, Gevher Nesibe Vergi Dairesi'ne, Kaleönü Vergi Dairesine, Kayseri C.Başsavcılığına, Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesine yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu ve ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2020/1316 E, 2021/354 K sayılı ilamında “…İzmir Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun; 6102 sayılı TTK'nın 621/1-h maddesi uyarınca bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerden dolayı şirketten çıkarılmasına yönelik, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunca alınmış bir genel kurul kararı bulunması gerektiği, anılan genel kurul kararının davacı şirketçe alınmadığı, davacı şirketin iki ortaklı ve ortakların % 50 eşit paya sahip olması karşısında, şirketin mevcut pay durumu nedeniyle davalının ortaklıktan çıkarılması için mahkemeye başvurulmasına yönelik genel kurul kararı alınması da mümkün olmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas bakımından kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir. (ONANMASINA)” denildiği görülmüştür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2021/3202 E, 2022/3425 K sayılı ilamında “…dosya içerisinde bulunan davacı şirkete ait ana sözleşmede ortakların haklı sebeple şirketten çıkarılmasına yönelik herhangi bir düzenleme olmadığı, bu halde şirket tarafından ortaklardan biri hakkında haklı sebeple ortaklıktan çıkarılması davası açılabilmesi için 6102 sayılı TTK'nın 621/(1)-h. maddesi gereğince genel kurulda temsil eden oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan sermayenin tamamının salt çoğunluğu ile mahkemeye başvuru kararının alınması gerektiği, ana sözleşmede çıkarılmaya ilişkin düzenleme bulunmasa bile genel kuruldan ortak hakkında ortaklıktan çıkarılmaya yönelik dava açılabilmesi için karar alınması zorunluluk olup dava şartı kapsamında olduğu, davacı şirket tarafından davalı ortak hakkında haklı nedenle şirket ortaklığından çıkarılma davası açılabilmesi için 6102 sayılı TTK'nın 616/(1)-h ve 621/(1)-h maddeleri gereğince dava şartı kapsamında genel kuruldan herhangi bir karar alınmadığı, bu nedenle Nazmiye Ergüner’in şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin istemin dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerektiği, haksız rekabete dayalı manevi tazminat talebi bakımından yapılan incelemede ise davacı-karşı davalı Nazmiye'nin haksız rekabet oluşturacak bir eylemi ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın Nazmiye Ergüner’in şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin istemin dava şartı yokluğundan reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. ( ONANMASINA)” denildiği görülmüş olup dava dosyamızda da davacı şirketin iki ortaklı olduğu ve davacı şirketin dava açmadan önce davalının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin her hangi bir karar almamış olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça davalı ortağın davacı şirketten haklı sebeple TTK madde 640/3 gereğince çıkarılmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de, yukarıda açıklanan içtihatlarda da belirtildiği üzere anasözleşmede çıkarılmaya ilişkin bir düzenleme olmaması halinde ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkarılabilmesine yönelik davanın açılabilmesi için 6102 sayılı TTK'nın 621/(1)-h. maddesi gereğince genel kurulda temsil eden oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan sermayenin tamamının salt çoğunluğu ile mahkemeye başvuruya ilişkin kararının alınması gerekmesine rağmen davacı vekilinin 01/11/2023 tarihli beyan dilekçesi ile de sabit olduğu üzere davacı şirket tarafından bu hususta herhangi bir karar alınmadığı görülmekle, dava şartı olan söz konusu hususun iş bu dosyada eksik olduğu görülmüş ve böylece, davanın TTK madde 116/1-h, 621/1-h, HMK madde 115/2 gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın TTK madde 116/1-h, 621/1-h, HMK madde 115/2 gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2-Alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL peşin harçtan mahsubuyla eksik kalan 346,9‬0-TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 7/2. Maddesi uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.07/02/2024

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza