T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/06/2022
KARAR TARİHİ : 16/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili şirketin merkezi İstanbul olmakla birlikte hemen hemen Türkiye’nin her tarafına müşterilerinin talebi doğrultusunda ürün gönderdiğini, Kayseri’de bulunan ...de müvekkili şirket ile çalışmakta olup, ilgili faturada görülen 30 top tekstil ürünü sipariş ettiğini, müvekkili şirketin nakliye işleri için çalıştığı davalı şirket ile iletişime geçtiği ve nakliye hizmeti talep ettiğini, bunun üzerine davalı şirket çalışanı olan ...'ın, İstanbul’da bulunan ambardan Kayseri’ye nakliyatın yapılması için müvekkil şirkete yönlendirildiğini, ürünlerin 30.10.2017 tarihinde davalı şirket çalışanına ait araca yüklendiği ve sonrasında davalının sorumluluğunda bulunan ürünlerin sipariş veren firmaya/müşteriye teslimi için yola çıkmasına rağmen bir süre sonra ürünlerin teslim edilmediğinin öğrenildiğini, ürünlerin neden teslim edilmediği ile akıbetini sadece davalı şirket yetkililerinin bildiğini, davalı şirketin, ürünleri teslim ettiğini iddia etse de buna ilişkin somut herhangi bir delil bulunmadığını, davalının hakimiyetinde bulunan ürünlerin, kaybolması/çalınması/kullanılmasının davalı şirketin sorumluluğunu doğurduğunu, ürünlerin müşteriye teslim edilmediği gibi müvekkil şirkete iade de edilmediğini, söz konusu ürünlerin müşteriye teslim, bedelinin ödenmesi ve/veya iadenin yapılmaması üzerine bedelinin tahsili amacıyla müvekkili şirket tarafından nakliyeci ile şoförü aleyhine İstanbul . İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığıni, takip borçlusu davalı şirket çalışanı ... tarafından takibe itiraz edilmediği ve takibin kesinleştiği, ancak davalı/borçlu şirketçe takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, yapılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkili şirtein Kayseri' de şehir içi nakliye hizmetleri veren bir şirket olduğunu, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolları Düzenleme Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen tarih ve Belgesinde de görüleceği üzere il sınırları içerisinde nakliyat ambarı işletmeciliği yapan şirket vasfında olduğunu, İl sınırları dışında nakliyat hizmet vermesi hukuken mümkün olmadığı gibi, davalı müvekkil şirketin Kayseri İli dışında herhangi bir yerde şubesinin de bulunmadığını, davacı şirket tarafından davalı müvekkil şirketin çalışanı olarak lanse edilmeye çalışılan ... isimli şahsın davalı müvekkil şirket çalışanı olmadığını, nitekim dava dilekçesinde de takip ve dava konusu ürünlerin ... isimli kişiye ait ... plaka sayılı araca yüklendiği ifade edilmiş olup bu araç da davalı şirkete ait olmadığını, davacı şirket tarafından gönderildiği ileri sürülen ürünler ile ilgili olarak davalı şirket ile herhangi bir irtibat kurulması, hizmet istenmesi de söz konusu olmadığını, müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatıldığında ve arabuluculuk sürecinde bu durum davacı şirkete izah edilmiş ise de sonuç alınmadığını, usul ve yasaya, hukuka aykırı olarak açılan iş bu haksız dava nedeni ile müvekkili şirketin mağdur olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: trafik tescil kayıtları, İstanbul . İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası, tanık beyanları, bilirkişi raporu, yemin.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, nakliye sırasında kaybolan emtianın bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstanbul . İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde: alacaklının mahkememiz dosya davacısı, borçlularının ..., ... olduğu, toplam 7.132,20-TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşıldı.
Davalı tanığı ...' nun mahkememizde alınan beyanında; "Ben davalı şirkette sevkiyat bölümünde çalışmaktayım, taşıma işi yapmaktayız, davacı şirketin herhangi bir ürününe yönelik taşıma işi yapmadım, ... isminde şirketimizde daha önce çalışan bir kişi olmadı, ... isimli kimse yönünde daha önce böyle bir taşıma iddiası da olmamıştır, ürünlerin teslimine ilişkinde herhangi bir bilgi sahibi değilim, biz söylemiş olduğumuz gibi davacı şirketin iddia ettiği gibi bildiğim kadarıyla herhangi bir taşıma işi yapmadık, davalı şirketin Kayseri dışında herhangi bir şubesi yoktur, davalı şirket sadece şehir içi taşıma yapmaktadır, tanıklık ücreti talebim yoktur " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ...' in mahkememizde alınan beyanında; "Ben davalı şirkette sevkiyat bölümünde şoför olarak çalışmaktayım, davalı şirketin Kayseri dışında herhangi bir şubesi yoktur, şehirler arası nakliyat işi yapmamaktayız, şirketimizde ... isminde herhangi bir kişi çalışmamıştır, ... isimli kişinin şirketimiz adına taşıma yaptığına dair daha önce de bir olay yaşamadık, son zamanlarda davacı şirket yönünden herhangi bir taşıma işi yapmadık, daha önceki yapmış olduğumuz taşıma işini Kayseri de yaptık, biz sadece şehir içi taşımı yapıyoruz, davacı şirketin iddia ettiği ürün taşıma işine ilişkin herhangi bir bilgi sahibi değilim, davalı şirketin Kayseri dışında bir şubesi olmadığından İstanbul'dan herhangi bir taşıma işi yapmıyoruz, tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce, dosyanın hesap uzmanı bilirkişi ile tekstil mühendisi bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 06/06/2023 tarihli raporda özetle; 30/10/2017 tarihli seri numaralı sevk irsaliyesinde belirtilen 1.709,00 metre uzunluğundaki toplam 30 top kumaşın olduğu, toplam kumaş bedelinin TL cinsinden KDV dahil olmak üzere 25.383,78 TL olduğu, TTK kapsamında taşıma sözleşmesinin şekil şartı bulunmadığı, yazılı yahut sözlü düzenlenebileceği, davacı ile davalı arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu ve dava dışı ...'ın TTK 879. Maddesi 'b' bendi gereği davalı şirketin yardımcısı olduğu kanaatine sayın mahkemece varılması halinde davacının davalıdan TTK 875 ve 879. Maddesi kapsamında alacaklı olabileceği, mahkemece davacının davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılması halinde 25.606,8 TL asıl alacak ve 1248 TL işlemiş faiz alacağı talep edebileceğinin tespit edildiği bildirilmiştir.
Davacı tarafın yemin deliline dayanması üzerine, davalı şirket yetkilisi ...' ın mahkememizde alınan beyanında; "dava konusu olaya ilişkin doğrudan veya dolaylı olarak dava dışı araç şoförü olan ...' ın taşıma işlemi için görevlendirilmediğine, namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" şeklinde yemin etmiştir.
Somut davada, davacı tarafından dava dışı ...' ne gönderilmek üzere davalının çalışanı olan ...'a ait araca yüklenen malın teslim edilmemesi nedeniyle malın bedelinin davalıdan tahsili talep edilmiş olup davalı tarafından ise ...'ın çalışanlarından biri olmadığı, yine taşımı yapılan aracın şirkete ait olmadığı ve gönderilen ürünlerle ilgili davacı tarafından davalı şirketle iletişim kurulmadığı ileri sürülerek taşıma ilişkisinin kabul etmediği anlaşılmıştır. SGK İl Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabından ...' ın davalı şirket çalışanı olmadığı, taşıma yapılan ... plakalı aracın... adına kayıtlı olduğu görülmüştür.Her ne kadar davacı vekili tarafından davaya konu taşımadan önce de davalı şirkete taşıma yaptırıldığı ve yine aynı şoför ve araç ile taşıma gerçekleştiği beyan edilse de, yine o şoförün davalı tarafından davacıya yönlendirildiğine ve malların teslim alındığına ilişkin belge sunulmadığı, Bakırköy . Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında sanık sıfatıyla ifadesi alınan şoför ...'ın davalı şirkette çalıştığını beyan ettiği görülse de işbu taşıma ilişkisinin ispatı için yeterli olmadığı, nitekim ilgili ceza dosyasında beyanı alınan tanık .......... un, ............ Lojistik A.Ş' de çalıştığını ve sanık ...' la taşımı işini gerçekleştirdiklerini beyan edildiğinin anlaşıldığı, ancak tanığın alınan beyanında davalı şirket dışında başka bir firmada çalıştığını beyan ettiğinin görüldüğü, davacı tarafından düzenlenen faturada da taşıma işinin davalı firma tarafından gerçekleştirildiğine dair bir bilgi yer almadığından, dava dışı sürücü ...'ı, 30/10/2017 tarihli taşıma işi için davacıya yönlendiren ve fiili taşıyıcı olmasını söyleyen kişinin davalı olduğu ispat edilememiş olup bu hususun tanıkla ispatı da mümkün olmadığı değerlendirildiğinden, davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış, davacı tarafından sunulan yemin metninin davalı şirket yetkilisi tarafından eda edildiği anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafça takibin kötü niyetli yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat isteminin reddine,
3-Alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 1.914,82-TL harçtan mahsubu ile artan 1.487,25-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davalı tarafça yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 17.753,34-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı şirket temsilcisi ile vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/02/2024
Katip ...
Hakim ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!