WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

KAYSERI 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+


T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : / Esas
KARAR NO : /

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ : Av.
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/01/2022
KARAR TARİHİ : 28/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalıdan olan faturaya dayalı yıllara sarih cari hesap bakiyelerinde görülecek alacağı nedeniyle, davalı aleyhine Kayseri İcra Müdürlüğü...nolu dosyasıyla yaptıkları takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, borçlunun söz konusu takipte, borcun tamamına ve ferilerine itiraz ettiğini, davalı borçlunun borca itirazı haksız olup, bu nedenle mahkemece iptali gerektiğini, zira ve ayrıca, dava konusu borcun halen dahi ödenmediğini, davalının ödediğini ispatı ile yükümlü olduğunu ayrıca ödemediğini bilmesine rağmen, haksız ve takibi durduran itirazı nedeniyle, davalının %20 kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesi gereği olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen sonuç alınmadığını, davalı şirkete Giresun Sulh Ceza Hakimliği // tarihli ve / D. İş sayılı kararıyla, 674 sayılı KHK 19/2, 675 sayılı KHK 9/1 ve CMK 133 maddeleri uyarınca 21/12/2016 tarihinde TMSF kayyım olarak atanmış olduğunu, bu tarihten itibaren, şirketle ilgili tüm iş ve işlemler TMSF Kayyımlığı'nca yürütülmekte olduğunu, ayrıca, 6758 Sayılı Yasanın 19/6. Maddesi gereğince, Kayyımlık görevi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütülen şirketler, harçtan muaf olduğunu belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava dilekçesindeki aleyhe olan hiçbir beyanı kabul etmemekle beraber davacıya karşı tüm dava ve haklarımızı saklı tutmakta olduklarını, davacı taraf, dava dilekçesinde davalının cari hesap borcundan kaynaklı olarak yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep etmiş olduğunu, davalının davacı şirkete bir borcu olmadığından bahisle Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davalı ile davacı şirketin uzun yıllar ticaret yapmış olduklarını, TMSF'nin davacı şirkete kayyım olarak atanmasından sonra davalıca ödenen bedellerin davacı şirketçe davalının carisinden mahsup edilmemesi nedeniyle davalının söz konusu icra takibi ve işbu dava ile karşı karşıya kalmış olduğunu, huzurda görülmekte olan davanın niteliği gereği davacı tarafın davalıya böyle bir hizmet verdiğini ispatlaması gerekmekte olmasına rağmen davacı tarafından başlatılan icra takibinde bu hususa dayanak olarak gösterilen tek delil cari hesap ve faturalar olduğunu, Yargıtay içtihatlarınca kabul edildiği üzere, fatura niteliği itibariyle tek başına taraflar arasında olan akdi ilişkinin varlığını ispatlamaya yeterli bir delil niteliğinde olmadığını, davacı tarafın fatura haricinde söz konusu ürünleri teslim ettiğini başka yazılı delillerle de ispatlaması gerekmekte olduğunu, bu hususa ilişkin olarak; Yargıtay . Hukuk Dairesi’nin 04.02.2014 tarih ve / Esas, / Karar sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, davalının davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı şirketinin yönetiminin el değiştirmesinden dolayı davalının PTT kanalıyla ve elden ödenen bedeller davalının borçlu olduğunu kabul etmemekle beraber, davalının borcundan mahsup edilmemiş olduğunu, davalı, şirkete TMSF kayyım olarak atanmadan önce şirket yetkilileri olarak ve ile muhatap olmuş ve ödemeleri de bu kişilerin talimatları doğrultusunda yerine getirmiş olduğunu, davalı 2016 yıllarında iş icabı uçak biletlerinin de ucuz olması dolayısıyla İstanbul'a sık sık gitmiş ve ödemeleri elden yapmış olduğunu, davalının ödemeleri yaptığı kişinin olduğunu, bu kişi davacı şirketin yetkilisi olup, para almaya da yetkili kişi olduğunu, Mahkemece SGK ya müzekkere yazılarak hakkında bilgilerin celp edilmesini talep ettiklerini, davalının İstanbul seyahatleri aksadığı için kalan bakiyeyi de PTT kanalıyla 02.05.2016 tarihinde göndermiş olduğunu, o dönem banka havale işlemlerinde bankalarca yüksek miktarda komisyon alındığı için davalı PTT den para göndermek istemiş ve şirket yetkilileri de adına gönderim yapabileceğini söylemiş olduklarını, davalının bunun üzerine 02.05.2016 tarihinde adına 2.845,00 TL ödeme yapmış olduğunu, ancak bu ödeme de davalının cari hesabından mahsup edilmemiş olduğunu, Mahkemece SGK ya müzekkere yazılarak hakkında bilgilerin celp edilmesini talep ettiklerini, davacı taraf, icra takibinde 5.923,80 TL asıl alacak ve 1.432,72 TL işlemiş faiz talep etmiş olduğunu, davacı şirketin davalıdan işlemiş faiz de talep etme imkanı bulunmadığını, asıl borcu kabul manasına gelmemekle beraber, davalının temerrüde düşülmeden faiz talep edilmesi mümkün olmadığını, davacı şirketçe davalı temerrüde düşürülmediği için takip tarihinden öncesi için faiz talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece de görüleceği üzere, takibe konu alacak likit olmadığını, davalının davacı tarafa 6 yıl önce yapılan ödemeleri mevcut olduğunu, alacağın varlığı için yargılama yapılması gerekmekte olduğunu, bu bağlamda icra inkar tazminatının hükmedilmesi için gerekli yasal şartlar oluşmamış olduğunu belirterek davanın reddi ile icra inkar tazminatı talebinin reddi ve davalı lehine tazminata karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü...sayılı dosyası nedeni ile davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'ne, Mimarsinan Vergi Dairesi'ne, Giresun Sulh Ceza Mahkemesi'ne, PTT'ye, Marmara Kurumlar Vergi Dairesi'ne, Gevher Nesibe ve Mimarsinan vergi Dairelerine, Kayseri Genel İcra Dairesi'ne, İstanbul 24. İş Mahkemesine yazılan müzekkereye cevap verildiği ve ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görüldü.
Talimat yoluyla beyanı alınan tanık 13/09/2022 tarihli tanık beyanında;'' Davacı işçisi olduğu, 1984 yılında çalışmaya başladığı, o zaman şahıs adıyla firmayken sonradan... olarak ünvan değiştirdiği, 2018 10.ayında işten çıkarıldığı, tazminatını alamadığı için açmış olduğu davanın bulunduğunu, davalı İbrahim Kayseri'de bir müşteri olduğunu ve satışı yaptığı, davacının çorap ürettiği, davalının da bu çorapları satın aldığı, bu şekilde aralarında ticari ilişki olduğu, 2016 yılı sonunda şirkete kayyum atandığı, davalı İbrahim alınan çoraplar karşısında tüm bedeli davacı şirkete ödediği, bütün bedeli banka yoluyla şirkette çalışan hesabına yatırdığını, ödemeler genellikte bu çalışan üzerinden yapıldığı için davalıda ödemeleri bu şahsın hesabına yaptığını, deftere işlenip işlenmediğini bilmediğiıs, üzerinden uzun zaman geçtiği için hatırlamadığını, şirketin genel sorumlusunun kendisinin olduğunu, zamanında kendisine yapılan elden ödemelerde olduğunu, miktarını hatırlamadığını, davalının kendisine borcuna karşılık illaki ödeme yapmış olduğunu, ancak tutarını hatırlamadığını, kendisine parayı elden vermiş olduğunu, kalan para var ise onuda hesabına yatırmış olduğunu, kendisinin elden aldığı paraları şirketin muhasebe birimine gönderdiğini, kendisine ne kadar para verildiğini üzerinden uzun zaman geçtiğinden hatırlamadığını, davalı İbrahim'in şirkete her hangi bir borcu kalmadığı, hepsinin ödendiği,'' şeklinde beyanı alınmıştır.
Mahkememizce alınan 02/02/2022 havale tarihli raporda özetle ; ''Davacının yevmiye ve kebir e-defterlerinin süresinde beratlarının alındığı, envanter defterlerinin ibrazının olmadığı, mübrez defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Davalının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, mübrez defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Takibe konu cari hesabın dayanağı 3 adet faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura tutarlarının form BA/BS limiti 5.000,00-TL den düşük olduğundan tarafların form BA/BS sinde bildirilmediği tespit edilmiştir. Davacı kayıtlarında faturalara karşılık herhangi bir ödeme kaydı görünmemekte olup davalının takip edildiği hesabın bakiyesi 5.923,80-TL borçlu görünmektedir. Davalı kayıtlarında ise; 2015 yılı işletme defteri olduğundan ödeme ve tahsilat bakımından bir tespit yapılamamaktadır. Ancak dosyaya sunulan, ödeme makbuzları ve PTT den ' e yapılan ödeme ile kapatılmıştır. Sayın Mahkeme davalının dosyaya sunmuş olduğu tediye makbuzlarındaki ödemeyi ve PTT aracılığı ile yapılan ödemeyi davacıya yapılmış ödeme olarak kabul eder ise; davalının davacıya herhangi bir borcu olmayacaktır. Sayın Mahkeme davalının dosyaya sunmuş olduğu tediye makbuzlarındaki ödemeyi ve PTT aracılığı ile yapılan ödemeyi davacıya yapılmış ödeme olarak kabul etmez ise; davalının davacıya 5.923,80-TL borçlu olacaktır. Dosya kapsamında davalının temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir yazılı ihtara rastlanmadığı'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirket temsilcisi beyanı alınmak üzere İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, duruşma gün ve saatinin temsilci usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya katılmadığı bu nedenle talimatın bila ikmal iade edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirket temsilcisi beyanı alınmak üzere Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, Temsilci 12/12/2022 tarihli beyanında; ''Celse arasında sunmuş olduğum dilekçe gibi davacı şirketin dava konusu uyuşmazlığı yaşadığı zamanda ben şirket temsilcisi olmadığım için yemin edecek bir hususum yoktur'' şeklinde beyanı alınmıştır.
Davacı şirket temsilcisi beyanı alınmak üzere Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, 26/01/2024 tarihli duruşma tutanağında temsilci 25/01/2024 tarihli beyan dilekçesi sunduğu ve uyuşmazlığın kaynaklandığı tarihte şirket yetkilisi olmadığından yemin etmesinin mümkün olmadığını bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirket temsilcisi beyanı alınmak üzere İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, duruşma gün ve saatinin temsilci adına ihtaratlı tebligatın çıkarıldığı, tebligatın adres yetersizliği nedeniyle tebliğ edilmediği bu nedenle talimatın bila ikmal iade edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirket temsilcisi is beyanı alınmak üzere İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, Temsilci 29/05/2023 tarihli beyanında; ''05/11/2020 tarihinde şirkete kayyum olarak atandım, halen görevim devam etmektedir, tarafıma yemine ilişkin tebligat yapılmış ise de yemine konu ticari alım satım ilişkileri benim şirkete kayyum olarak atanmamdan önceki tarihlere denk gelmektedir, haliyle yemine konu olaylara ilişkin herhangi bir bilgim yoktur ve bu nedenle yemin etmem mümkün değildir, ben göreve geldikten sonra yalnızca şirketin cari hesaplarındaki bakiyelerin takiplerini yaptım, şirket menfaatleri için şirket alacaklarının tahsilinin sağlanmasına yönelik faaliyetlerde bulundum'' şeklinde beyanı alınmıştır.
Davacı şirket temsilcisi ve beyanı alınmak üzere Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, duruşma gün ve saatinin temsilcilere tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya katılmadığı bu nedenle talimatın bila ikmal iade edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirket temsilcisi 'ın beyanı alınmak üzere İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, talimat giderinin tamamlanmaması nedeniyle talimatın bila ikmal iade edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirket temsilcisi beyanı alınmak üzere Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, Temsilci 19/09/2023 tarihli beyanında; ''ilk olarak davacı şirkette 03/12/2020 tarihinde yönetim kurulu üyesi olarak TMSF tarafından atanarak göreve başladım, yemine konu olay bu tarihten öncesine dayanmaktadır, bu nedenle konu hakkında görgüm yoktur, ayrıca ben şirketi müştereken temsile yetkili olabilecek kişilerden bir tanesiyim, yemine konu görgü sahibi olmamakla birlikte şirketin alacağının olduğuna ilişkin bilgi sahibiyim, yani davacı şirketin cari hesaplarında davalıdan alacaklı görünmektedir, ben bana teklif edilen yemini açıkladığım nedenlerle yerine getirmeyeceğim'' şeklinde beyanı alınmıştır.
Davacı şirket temsilcisi beyanı alınmak üzere Küçükçekmece 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazıldığı ancak talimatın işlemsiz olarak iadesinin istenmesi nedeniyle talimatın bila ikmal iade edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 03/05/2023 tarihli celsesinde dosyanın taraflarca takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı, davacı vekilinin 24/05/2023 tarihli yenileme dilekçesi ile tekrar işleme konulduğu ve yargılamaya devam edildiği görülmüştür.
Dava konusu alacak talebine ilişkin olarak mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti için yazılan müzekkereye Mimarsinan Vergi Dairesi tarafından cevap verildiği ve davalının bilanço usulüne göre defter tuttuğu belirtilmekle mahkememizin görevli olduğu anlaşılarak yargılamaya devam edilmiş ve esas hakkında karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça davalıdan cari hesap alacağı nedeni ile alacaklı olunduğu belirtilerek takip başlatılmış ve davalının takibe itirazı üzerine Mahkememizde itirazın iptali davası açılmış ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının takip nedeni ile alacaklı olup olmadığının tespiti için bilirkişiden 02/02/2020 tarihli rapor alınmış olup raporda, davacının defter kayıtlarına göre davalıdan 5.923,80 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği görülmüş olup davacı şirket hesabına olmayan tediyeler ödeme olarak Mahkememizce dikkate alınmamıştır. Davalı tarafın ödeme savunmasında bulunmuş olması da dikkate alınarak delilleri arasında yemin delilinin olması nedeni ile davalı tarafa yemin hatırlatılmış, davalı tarafça yemine başvurulması üzere davacı şirketin TMSF’ye devredilmiş olması nedeni ile davacının yetkililerinin yemine ilişkin beyanlarının alınması için talimatlar yazılmış ise de yetkililerin davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmadığı ya da yemin etmediği görülmekle HMK madde 228 ve 229 gereğince davacının davasını ispat edemediği görülmüş ve böylece, Davanın REDDİNE, Davalı tarafça takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK md.67/2 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafça takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığııspatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK md.67/2 gereğince reddine,
2-Alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 80,70 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 346,9‬0-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan 419,1‬0-TL masrafın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde harcanmayan gider avansının taraflara iadesine,
6-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına.
7-Davalı kendisine bir vekil ile temsil ettirdiğinden lehine A.A.Ü.T. 13/1-4 Uyarınca 5.923,80-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.28/02/2024

Katip
e-imza

Hakim
e-imza