T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : / Esas
KARAR NO : /
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :1-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR :2-
3-
VEKİLİ :Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/02/2022
KARAR TARİHİ : 20/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket nezdinde ... numaralı sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan sigortalısı ...’ın maliki olduğu, ... plaka numaralı araç ...’ın sevk ve iradesinde iken davacı ...’in sevk ve idaresinde bulunan ... plaka numaralı otomobilin yoluna ters yönden gelerek şeridinde bulunması nedeniyle davacı ...’in ...’ın kullandığı araca çarpmamak için sola manevra yapması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, iş bu kaza ...'ın dur ihtarına uymaksızın kavşaklarda ilk geçiş hakkına uymamak suretiyle gerçekleşmiş olup aracı kullanan ... kazanın gerçekleşmesinde tam kusurlu bulunmuş olduğunu, bu kaza sonucu davacının aracı pert olmuş olup araç rayiç bedelinin taraflarına ödenmesini vekaleten talep ettiklerini, bu kaza sonucu sigorta şirketinde numaralı dosya açılmış ve sigorta şirketine 03.02.2021 tarihinde başvurulmuş ancak bir ödeme yapılmamış olduğunu, devamında davacı adına zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulmuş ve / Esas sayılı anlaşmama şeklinde son tutanak hazırlanmış olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Tazminat ve giderlerin ödenmesi” başlıklı 99. Maddesi; “Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.” Şeklinde olduğunu, davalı tarafların aracın pert olması nedeniyle davacının uğramış olduğu rayiç bedeli (sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesi kapsamında yazılı bulunan rayiç bedeli) davacıya ödemeye yanaşmaması nedeniyle iş bu davayı açma zarureti hasıl olmuş olduğunu, davacıya ait aracın rayiç değeri Sigorta Poliçesinin riziko bedeli dikkate alındığında davacının uğramış olduğu zararın telafisi için diğer davalılar adına kayıtlı bulunan taşınır ve taşınmazların 3. Kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek, şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, anılan poliçede yazılı limit de göz önüne alınarak, davacının maddi anlamda uğradığı(rayiç değer) zararın telafisini teminen 10.000-TL’nin, kaza tarihinden başlayarak işleyecek reeskont faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalılar ... ile ... vekili cevap: Öncelikle kaza tespit tutanağında davalıya yüklenen kusur oranını kabul etmediklerini, kusur oranı hatalı belirlenmiş olduğunu, kaza tespit tutanağına göre davalı ... %100 kusurlu kabul edilmiş olduğunu, her ne kadar davalı ... tam kusurlu kabul edilmiş olsa da kusur oranının yeniden tespit edilmesini talep ettiklerini, kusur oranının yeniden tespit edilmesi durumunda davalıya yüklenen kusur oranı düşecek olduğunu, davacı davayı ikame ederken davalılar ... ve ...'ı da davalı olarak göstermiş olsa da ekte sundukları ekspertiz raporu ve diğer belgelerden davacıya ait araçtaki hasarının poliçe ile teminat altına alınan sigorta şirketinin sorumluluk sınırının altında kalması nedeniyle ve sigorta teminat kapsamı dışında bırakacak herhangi bir sebepte bulunmaması nedeniyle bu davanın davalılara yöneltilemeyeceğini, bu sebeple iş bu davanın davalılar ... ve ... yönünden reddi gerekmekte olduğunu ayrıca davacının dava dilekçesinde ki iddialarına cevap verecek olursak gerek ekte sunmuş oldukları ekspertiz raporu gerekse fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere davacının aracı 1994 model 223.376 km'de marka bir araç olduğunu, aracın kaza tarihindeki rayiç bedeli 20.000 TL olduğunu, aracın ekte sunmuş oldukları fotoğraflarında da görüleceği üzere onarım ile giderilebilecek düzeyde hasarı mevcut olduğunu, eksper raporunda da onarım bedeli hesaplanmasına rağmen davacı bu bedeli kabul etmeyerek aracın pert olduğunu iddia etmekte ve rayiç bedelin tamamının kendisine ödenmesini istemekte olduğunu, davacı onarımı kabul etmeyerek haksız kazanç elde etme niyetinde olduğunu, davacı kazadan sonra aracın onarımı için isimli bir servise aracın onarımını yaptırmış olup onarımı yapan servis davacı ile aynı soyismi taşınmakta olduğunu, onarımı yapan servis davacının akrabası olduğunu, aracın onarım bedeli bu servis tarafından şişirildiği için sigorta şirketi başka servislerden fiyat teklifi almış olduğunu, ekspertiz tarafından belirlenen onarım bedelini ve sigorta şirketi tarafından aracın onarımı için önerilen servisleri kabul etmeyen davacı ise kötü niyetli olarak işbu davayı ikame etmiş olduğunu, ekte sunmuş oldukları deliller ve emsal araçlara ait 2020 yılı Ağustos ayı bazlı piyasa araştırması yapıldığında aracın onarım ile hasarının giderilebileceği, aracın pert olması gibi bir durumun olmadığı anlaşılacak olduğunu, araç pert olsa ve rayiç bedelinin davacıya ödenmesi gerekse dahi poliçe limiti kapsamında olduğu için sigorta şirketinin bu bedeli davacıya ödemesi gerekmekte olduğunu belirterek davacının, kötü niyetli olarak yöneltmiş olduğu haksız, hukuka ve hakkaniyete aykırı davasının davalılar ... ve ... yönünden reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı vekilinin süresinde sunulmayan cevap dilekçesini özetle; Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağı miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gerekli olduğunu, belirleyememe hali davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkansızlığa dayanması gerektiği, alacağın belirlenebilmesi mümkün iken böyle bir davanın açılmasına kanunun izin vermediğini, böyle bir durumda belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiği, somut olayda başvuran aracın değer kaybını talep etmekte olduğunu, talep her na kadar müvekkili şirketin sorumluluk kapsamına girmese de zararın belli olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılmasına hukuki yarar olmadığını, davacı taraf kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketçe sigortalınmış olan aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu belirttiğini, müvekkili şirketçe sigortalanmış araç sürücüsüne izafen edilen kusur oranını kabul etmediklerini, gerek trafik kazası tespit tutanağı, gerek görgü ve ifade beyanları ve olayın oluş şekli dikkate alınarak dosyanın kusur incelemesi için Yargıtay'ın yaygın içtihatları ile de kabul edildiği üzere Adli Tıp Trafik İhtisas dairesine veya heyete tevdiine karar verilmesi gerektiğini, diğer yandan mevcut davada kaza temassız şekilde gerçekleşmiş olup bunan ötürü kusur değerlendirmesinin detaylı şekilde yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereği yalnız gerçek zarardan sorumlu olduğunu, trafik sigorta poliçesi teminat kapsamı kanun ve genel şartlarla belirlendiğinden, araç değer kaybı araç kiralama bedeli vb. Gibi masrafları sigorta teminatı dışında kaldığını, davacının taleplerinin ayrı yarı reddini, herhangi bir kabul beyanı anlamına gelmemek şartıyla kusur oranı bakımından Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi nezdinde bilirkişi tetkikatı yaptırılmasını ve müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ve sigortalısının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile müvekkili şirkete dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 28.08.2020 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta hasar meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı, davalıların bu zarar talebinden sorumlu olup olmadıkları ve davacının aracının rayiç bedelinin ödenmesi talebinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Türkiye Noterler Birliğine, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görüldü.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 26/09/2022 havale tarihli raporda özetle; " Bahse konu 28/08/2020 tarihli trafik kazasında ... plaka sayılı araç sürücüsü ..., 2918 sayılı K.T.K. 47/1-c 57/1-a kural ihlalinin ve m.84/h asli kural ihlaninin olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in atfı kabil kural ihlanini olmadığı, yapılan piyasa araştırması, inceleme ve değerlendirmeye göre, ... plaka sayılı arcın 28/08/2020 tarihli trafik kazası hasarı öncesinde piyasa rayiç değerinin 20.000,00 TL olabileceği" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 16/03/2023 havale tarihli raporda özetle; "Kusur yönünden, sürücü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğuna, sürücü ...'in %20 oranında kusurlu olduğuna, hasar yönünden, dava konusu ... plakalı aracın, kaza tarihinde rayiç değerinin 20.000,00 TL olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Talimat yoluyla alınan 20/01/2024 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; "dava konusu kazanın meydana gelişinde, ... plaka nolu kamyonet sürücüsü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu, ... plaka nolu otomobil sürücüsü ...'in %20 oranında kusurlu olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 12/10/2022 tarihli dilekçesinde talep arttırıma ilişkin beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür.
Davacı tarafça davalı sigorta şirketine davadan önce başvurularak davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin delil sunulmaması nedeni ile sigorta şirketi yönünden temerrüdün dava tarihi itibari ile oluştuğu değerlendirilerek söz konusu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.
Davacı tarafça talep hakkında reeskont faiz uygulanması talep edilmiş ise de, davalıya ait sigortalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olması nedeni ile yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılarak yasal faize hükmedilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 28/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta rayiç bedel alacağı oluşup oluşmadığı ve tarafların kusur durumlarının tespiti için mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış ve 26/09/2022 tarihli raporda, bahse konu 28/08/2020 tarihli trafik kazasında ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ın 2918 sayılı K.T.K. 47/1-c 57/1-a kural ihlalinin ve m.84/h asli kural ihlalinin olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in ise atfı kabil kural ihlalinin olmadığı ile yapılan piyasa araştırması, inceleme ve değerlendirmeye göre, ... plaka sayılı aracın 28/08/2020 tarihli trafik kazası hasarı öncesinde piyasa rayiç değerinin 20.000,00 TL olabileceğinin belirtildiği görülmüştür. Rapora itiraz edilmesi üzerine Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığı'ndan 16/03/2023 tarihli rapor alınmış ve raporda özetle, kusur yönünden, sürücü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in ise %20 oranında kusurlu olduğu ile hasar yönünden ise, dava konusu ... plakalı aracın, kaza tarihinde rayiç değer değerinin 20.000,00 TL olduğunun belirtildiğinin görülmesi üzerine alınan raporlar arasında kusur yönünden çelişki olması nedeni ile çelişkinin giderilmesi için talimat yoluyla İTÜ kürsüsünden seçilen bilirkişi heyetinden rapor alınması yoluna gidilmiş ve 20/01/2020 tarihli raporda özetle; dava konusu kazanın meydana gelişinde, ... plaka numaralı kamyonet sürücüsü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu, ... plaka numaralı otomobil sürücüsü ...'in ise %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmekle kusur yönünden iş bu rapor ve rayiç bedel yönünden ise birbiri ile uyumlu önceki raporlar dikkate alınmıştır. Oluşan zarardan davalı sürücü, aracın işleteni ve davalı sigorta şirketinin aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları anlaşılmış, davacı vekilinin 12/10/2022 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak davalı sürücünün %80 kusur oranına göre 20.000 TL rayiç bedel talebinin 16.000 TL’sinden davalıların sorumlu olduğu görülmüş ve böylece, Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 16.000,00 TL rayiç değer bedelinin davalılar ... ile ...'dan kaza tarihi olan 28/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden temerüt tarihi olan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 16.000,00 TL rayiç değer bedelinin davalılar ... ile ...'dan kaza tarihi olan 28/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden temerüt tarihi olan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 1.092,96 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 80,70TL peşin harç ile 171,00 TL tamamlama harcından mahsubuyla eksik kalan 841,26 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harcı ile 171,00 TL tamamlama harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 530,50-TL tebligat ve posta ücreti, 3.478,00 TL bilirkişi, 250,00 TL taksi ücretiz ile 571,90 TL keşif harcından oluşan toplam 4.830,40 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 3.864,32-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan, 1.750,00 TL yargılama giderinden red oranına göre hesaplanan 350,00 TL'nin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine,
6-Davalılar ... ile ... tarafından yargılama boyunca yapılan, 1.750,00 TL yargılama giderinden red oranına göre hesaplanan 350,00 TL'nin davacıdan alınarak iş bu davalılara verilmesine,
7-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının taraflara iadesine,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 16.000,00- TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 4.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre hesaplanan 1.088,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
12-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre 272,00-TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı ve davalı ... vekillerinin yüzüne karşı, ... ile davalı sigorta vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.20/03/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!