T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : / Esas
KARAR NO : /
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3-
DAVA İHBAR OLUNAN :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 07/01/2021
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; 12.08.2020 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan, ... ... ‘ın işleteni olduğu ... plaka sayılı aracın sürücü davalı ... ... 'ın sevk ve idaresindeyken yasal hız sınırlarını aşarak kontrolsüz bir şekilde ters yönden kavşak gözetmeksizin anayola çıktığını ve o an ... plakalı araç ile kendi yolunda eşi ve oğluyla birlikte seyir halinde olan davacı ... ...nin aracına sol taraftan çarparak davacı ve ailesinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza sonucunda davacıya ait aracın kullanılamaz hale geldiğini, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün 2918 S.K m. 57/1.c ve 52/1.a maddeleri uyarınca kusurlu bulunduğunun tespit edildiğini, davacıya ise herhangi bir kusur atfedilmediğini, kazayla ilgili savcılık soruşturmasının halen devam ettiğini, davacının kaza neticesinde Özel Tekden Hastanesinde bir müddet yatarak tedavi gördüğünü, bu süre içerisinde geçirdiği ameliyatta, sol bacak diz altı, sağ kol dirsek altı ve sağ kol bilek kısmında oluşan kırıklar nedeniyle kradius kırığı ve tibia şaft kırığı teşhisiyle platin takıldığını, kol, bilek ve bacağının alçıya alındığını, bu ameliyattan 45 gün sonra aynı koldan ikinci kere ameliyat olduğunu, ayrıca kaza anında başlayan sol kulaktan çınlama ve işitme kaybı kronik hal aldığını, yine vücudunun sair yerlerinde sürtünmeye bağlı olarak ortaya çıkan açık yaralar oluştuğunu, müvekkilin kazadan sonra ağır işler yapmaması gerektiğinin bildirildiğini, bu nedenlerle ağır işler yapamadığını, hareket kısıtlılığı yaşadığını ve halen acı çektiğini, davacının vücuduna monte edilen vidaların, platinlerin yaşam boyu kalacağı belirtildiğini, kaza sonrası 29.10.2020 tarihinde mesaisine geri dönen davacının öğlene kadar işte, öğleden sonraları ise fizik tedavi bölümüne gitmek suretiyle hayatına devam ettiğini, davacının Kayseri 1. Komando Tugayında sözleşmeli uzman çavuş olarak görev yaptığını, bu kazadan sonra sözleşmesini yenilemek üzere sevk edildiği Kayseri Şehir Hastanesi tarafından verilen raporda kaza sonrası oluşan maluliyet nedeniyle görevine devam etmesinin, bir diğer ifadeyle sözleşmesinin yenilenmesi için yeterli olmadığına kanaat getirilmiş ve 2 ay daha fizik tedavi görmesinin ardından yeniden değerlendirme yapılmasına karar verildiğini, ayrıca yine aynı kurum tarafından davacının komando olmasının ve paraşütle atlamasının da artık mümkün olmadığına ilişkin heyet raporu düzenlendiğini, yıllık komando eğitimleri gibi ek görevler ve ek gelirlerden davacının yoksun kaldığını, yine mesleki kariyerindeki ilerleme durduğu gibi mesleki kariyerin de son bulması kuvvetle muhtemel olduğunu, bu nedenle maluliyet zararının dışında davacının kazanç kaybı zararına uğramış ve ekonomik geleceğinin sarsıldığını, temel sağlık giderleri kurumu tarafından karşılanmış olsa dahi geçirmiş olduğu ameliyatın ciddi bir ameliyat olması sebebiyle fark olarak tedavi gördüğü (Özel Tekden Hastanesi) hastaneye özel ücretler ödendiğini, muayene katkı payı, ilaç katkı payı, hastane refakatçi ücretleri, hastaneye ulaşım bedeli gibi özel tedavi zararlarına uğradığını, halen fizik tedavisinin ve kontrollerinin devam etmesi nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan özel tedavi zararlarının devam ettiğini, bu nedenle Adli Tıp Uzmanı bilirkişisinden özel tedavi zararlarına yönelik bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, davacının işletme önlisans mezunu olup halen Kayseri 1. Komando Tugayında sözleşmeli uzman çavuş olarak çalıştığını, ekte sunulan bordrolardan da anlaşılacağı üzere kaza tarihinde 6.560,11TL maaş aldığını, ilgili kurumlardan (Genel Kurmay Başkanlığı ile Kayseri 1.Komando Tugay Komutanlığı) davacının kaza tarihinden itibaren mesleki kariyeri boyunca alması muhtemel tüm ek gelirlerin (operasyon tazminatı, bere tazminatı, ek görev tazminat ve tüm prim vs.) sorulmasını talep ettiklerini, maddi tazminat taleplerine ilişkin yazılı olarak davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine tebliğ edildiğini, başvuru neticesinde 09.09.2020 tarihinde sigorta birimlerince bir dosya oluşturulmuş olup talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir dönüş yapılmadığını, davacının kaza neticesinde ağır bir şekilde yaralandığını, bu yaralanma neticesinde vücudunun çeşitli bölgelerine onlarca platin takıldığını, bu zorlu sürecin etkileri halen devam ettiğini, aylarca işe gidememiş ve bir müddet başka birinin sürekli bakımına muhtaç kaldığını, kaza sonrası davacı, eşi ve çocuğu'na yardımcı olmak üzere aileleri memleketlerindeki işlerini bırakıp bir süre Kayseri'ye taşınmak zorunda kaldığını, davacının hem kol hem el hem de ayaktan sakatlanması neticesinde en basit ihtiyaçlarını dahi uzun süre karşılayamaması ve çektiği acıların tarifinin mümkün olmadığını, daha da önemlisi, paraşüt eğitimi ve komando eğitimi almakta iken mesleğinde ilerlemek üzere olan müvekkilin artık bu pozisyona gelebilmesinin imkansız hale dönüşmesi ve muhtemelen sözleşmesinin yenilenmeyecek olmasının vermiş olduğu kaygı ve korku, manevi anlamda kapanması zor yaralara sebebiyet vermiş ve vermeye de devam ettiğini, kazanın oluş şekli ve davalıların kusurunun ağırlığı, manevi tazminatın caydırıcılık özelliği taşıması gerektiği gibi Yargıtay’ın da dikkate aldığı hususlar değerlendirildiğinde davacının acı ve ıstıraplarının bir nebze de olsa giderilmesi için makul miktarda olan manevi tazminat taleplerinin tam olarak kabulünü talep ettiklerini, araç sürücüleri, işletenleri, trafik sigortaları tüm zararlardan (sigorta şirketi için manevi hariç) müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müşterek ve müteselsil sorumluluğa dayanarak maddi ve manevi zararların tamamını davalılardan talep ettiklerini, bu nedenlerle şimdilik 100,00 TL. sürekli iş göremezlik, 100,00 TL. geçici iş göremezlik, 100,00 TL. bakıma muhtaçlık, 100,00 TL. kazanç kaybı, 100,00 TL. ekonomik geleceğin sarsılması, 500,00 TL. SGK tarafından karşılanmayan özel tedavi giderleri olmak üzere toplam 1.000,00 TL. maddi tazminatın davalı sigorta şirketi için arabuluculuk ilk oturum tutanağı düzenleme tarihi olan 05.10.2020; diğer davalılar için kaza tarihi olan 12.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 200.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte .. Sigorta A.Ş. haricindeki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; başvuru (dava) şartı usulüne uygun şekilde yerine getirilmediğini ve davalı sigorta şirketinin temerrüte düşürülmediğini, bu nedenle davanın usulden reddini talep ettiklerini, 2918 Sayılı KTK'nın 97. maddesi ve ZMMS Genel Şartları C.7 maddesine göre hak sahibi dava açmadan önce sigorta şirketine başvurmak zorunda olup bu doğrultuda 2918 sayılı KTK'nın 99. maddesi gereğince, hak sahibinin ZMMS Genel Şartları (EK-6) ile belirlenen belgeleri, müvekkil şirkete iletmesi gerektiğini, ANCAK DAVACI TARAF BU BELGELERİ SİGORTA ŞİRKETİNE iletmetiğini, Davacı tarafa eksik evrak talepli mail atılmasına rağmen mağdura ait Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanan sağlık kurulu raporu, Genel adli muayene raporu, Epikriz Raporu, Mağdura ait kimlik belgesi fotokopisi ve Alkol raporunun iletilmediğini, davacı taraf dava dilekçesinde "müvekkil şirketin hastaneye sevk yazısı yazdığını ancak şifahen duydukları bilgiye göre henüz maluliyetin kesin olarak tespit edilmesinin mümkün olmadığından rapor almadıklarını" beyan ettiklerini, bu beyan karşısında zaten davalı sigorta şirketinin maluliyet oranını hesaplaması dolayısıyla da bu orana göre tazminat hesaplaması mümkün olmadığını, davacı taraf, müvekkil sigorta şirketine başvuru yaparken ZMMS Genel Şartları Ek-6 gereğince tüm evrakları iletmediğinden; usulüne uygun başvurudan, dolayısıyla dava şartının yerine getirildiğinden ve müvekkil şirketin temerrüde düştüğünden bahsetmenin mümkün olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi takdirde haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri kabul edilerek davalı sigort şirketi aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, davalı sigorta şirketi yönünden dava dilekçesi ile talep edilmesine rağmen; arabuluculuk aşamasında "kazanç kaybı" sigorta dışındaki taraflardan talep edildiği, "ekonomik geleceğin sarsılmasına ilişkin zararlar" da arabuluculuğa konu edilmediğini, bu nedenle arabuluculuk şartının yerine getirildiğinden söz edilemeyeceğinden davanın usulden reddini talep ettiklerini, yolda gerekli önlemleri almayan Melikgazi Belediyesi ve geçiş kurallarına uymayarak dikkatsiz ve tedbirsizce "aniden" sigortalı aracın önüne çıkan davacı sürücü ... ... 'nin olayda tam kusurlu olduğunu, dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek kusur oranının tespit edilmesini talep ettiklerini, ... plakalı araç sürücüsü olan davalı Mustafa ..., somut olayda tüm trafik kurallarına uygun davranmış olup kusurlu olduğu şeklindeki zandan ibaret kaza tespit tutanağını ve davacı iddialarını kabul etmediklerini, kazanın, yolda gerekli önlemleri almayan Melikgazi Belediyesi ve Sigortalı araç sürücü ... ...'ın beyan ettiği üzere "aniden" sigortalı aracın önüne çıkan, sigortalı aracın geçiş üstünlüğü olmasına rağmen geçiş hakkı vermeyen davacı sürücü ... ... olayda tam kusurlu olduğunu, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..Soruşturma numaralı dosyada davalı ... ...'ın 25.12.2020 tarihli kusur durumuna itiraz dilekçesi ekinde sunulan 23.12.2020 tarihli "Trafik Kazası Kusur Tespiti Uzman Mütaalası Raporu"nda da ve sorumlu kurumun (Melikgazi Belediyesinin) kusurlu olduğu yönünde rapor bulunduğunu, davacının ve dava dışı 3. kişi olan Melikgazi Belediyesinin tam kusurlu kabul edilmemesi halinde; ağır kusurlu olduklarının kabul edilmesini, bu nedenle illiyet bağı kesildiğinden ve ktk m.86 gereğince müvekkil yönünden davanın reddini, aksi takdirde; davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza sırasında bu hususlardan başka müterafik kusurunun olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin ZMMS Genel Şartları ve KTK gereğince kendi sigortalısının kusurundan poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, bu kısmı aşan bir sorumluluğu olmadığını, davacı, dava konusu trafik kazası ile ilgili olmak üzere maluliyeti olduğunu iddia ediyorsa bu iddiasını ispatla mükellef olduğunu, "geçici iş göremezlik zararı”, "geçici bakıcı gideri", "tedavi gideri", "kazanç kaybı" ve "ekonomik geleceğin sarsılmasına ilişkin zararlar" poliçe teminatı kapsamında olmadığını, bu nedenle bu taleplerin reddini talep ettiklerini, ZMSS Genel Şartlar Ek-3'te belirlenen tabloya göre, % 0 - 69 aralığında belirlenen maluliyet oranında bakıcı giderinin hesaplanmayacağını belirtildiğini, bu nedelerle iddiaları kabul etmemekle birlikte, geçici bakıcı giderlerinin teminat kapsamında olmaması, dava konusu trafik kazasına ilişkin olmak üzere muhtemel maluliyet oranı değerlendirildiğinde de zaten bakıcı gideri hesaplanamayacağı, ayrıca karşı tarafça bakıcı ve bakıcı masraflarına ilişkin resmi hiçbir belge de sunulmadığı dikkate alındığında davacının bakıcı gideri talebinin de reddi gerektiğini, bununla birlikte; zmms genel şartları a.6/k maddesinde; "gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri"nin teminat dışında olduğunu, bu nedenle "kazanç kaybı" ve "ekonomik geleceğin sarsılmasına ilişkin zararlar" da teminat dışında olup bu taleplerin de reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde kaza nedeniyle davacının yaralandığı iddia edilmekte olup tmk m.6 ve hmk m.190 gereği davacının yalnızca dava konusu trafik kazasından dolayı maluliyetini ispat etmesi gerektiğini, somut olayla ilgili varsa açılmış davalar, uzlaştırma dosyaları ve tahkim başvuruları araştırılarak celp edilmeli ve dosyaların sonucu değerlendirilmeli, henüz sonuçlanmamışsa iş bu dosya açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının ücretine ilişkin aleyhe hususları kabul etmemekteyiz. hizmet döküm çizelgesinden görüleceği üzere davacının ücretinin aldığını iddia ettiği kadar olmadığı sabit olduğunu, davaya konu olan kaza neticesinde sgk başta olmak üzere kurum ve kuruluşlardan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı irdelenmesi gerektiğini, 12.08.2020 tarihinde tarihinde meydana gelen kaza sonrasında davacı tarafa sigorta şirketlerinden, sosyal güvenlik kurumundan, aile ve sosyal politikalar bakanlığı ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlardan ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmalı ödeme yapıldı ise mükerrer ödemelerin önüne geçilmesi için mahsup işlemi yapılması gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı araç davalı sigorta şirketi şirket nezdinde 11.02.2020- 11.02.2021 tarihleri arasında zorunlu mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, 6100 sayılı kanun uyarınca davacı yan, tüm delillerini dava dilekçesi ekinde tebliğ etmelidir. bu nedenle tarafımıza tebliğ edilmeyen delillere karşı beyanda bulunma ve delil sunma hakkımızı saklı tuttuklarını, bu nedenlerle "usulüne uygun başvuru yapılmadığından ve arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini" ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, aksi takdirde "davanın esastan reddini" ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, davanın kabulü halinde ise; dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden, müvekkil şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faize hükmedilmesi halinde, "mahkeme aşamasında gerekli tüm evrakların müvekkil şirkete tebliği tarihinden 8 iş günü sonrasından itibaren" aksi takdirde "dava dilekçesinde yazılı miktar yönünden dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren" yasal faize hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... cevap dilekçesinde özetle; sürücü ... ...'ın yönetimindeki adına kayıtlı olan araçla karşı araç sürücüsü ... ...'nin sevk ve idaresindeki aracın karışmış olduğu elem verici kaza meydana geldiğini, sürücü ... ...'a izafe edilen kusuru kabul etmediklerini, adli belge uzman mütala raporunu sunduklarını, kusur durumlarının tespiti gerektiğini, olay hakkındaki ifadeler ve varsa tanık beyanlarının kusur durumunun tespitinde dikkate alınması gerektiğini, bu nedenlerle mahal şartları incelenerek sürücülerin seyir durumları ve kavşakta geçiş öncelikleri ile kaza gün ve saatinde seyir emniyetini ve trafik güvenliğini tehlikeye düşüren standart dışı yol ve kavşak şeklinin olup olmadığı, kaza sonrası yapılan düzenleme ile alınan güvenlik tedbirlerinin tespit edilmesi için karayolunun yapım ve bakımından sorumlu kurum ve kuruluşlarla irtibat ve iltisakı bulunmayan karayolu mühendislerinden ve trafik kazası kusur uzmanından oluşacak bilirkişi heyeti ile birlikte keşif dahil her türlü inceleme ve araştırmanın yapılarak yol ve görev kusuru ile sürücü kusurlarına ilişkin heyet raporu alındıktan sonra resmi bilirkişilik görev ve yetkisine sahip kurumlardan kusura ilişkin rapor alındıktan sonra hüküm kurulması talebi olduğu,
Davalı ... ...'a usulüne uygun tebligat yapıldığı cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yaralamalı trafik kazası sonucu yaralanan davacının 2918 sayılı KTK kapsamında karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalıdan maddi zararların (geçici/sürekli iş göremezlik, kazanç kaybı, bakıcı gideri, ekonomik geleceğin sarsılması, tedavi giderileri) tazminine ilişkindir.
Mahkememizin 20/05/2021 tarihli duruşmasının 9 nolu ara kararında; Davacının ERÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına sevki ile meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle oluşan geçici/kalıcı maluliyet durumunun ve oranının, meslekte kazanma gücü kaybı oranının, meydana gelen trafik kazası ile arasındaki illiyet bağının belirlenmesi, davacının bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı hususlarında adli tıp raporu aldırılmasına karar verildiği, Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 18/01/2022 tarih sayılı raporunda özetle; tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek kaydedilen bilgi ve bulgular Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında birlikte değerlendirildiğinde; ... ...'nin 12.08.2020 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen Tfcc yırtığı ile kemik (radius, galeazzi kırıklı çıkığı, L1 vertebra tranvers proçes, fibula) kırıkları nedeniyle; altı (6) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 6 (altı) ay olduğu), İki (2) hafta süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağını, vücut genel çalışma gücünden ” 4,2 (yüzdedörtvirgüliki) oranında kaybettiği kanaatinde olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizin 14/04/2022 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararında; dosyanın bir hesap bilirkişisi ile bir tabip bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile davacının maddi zararlarının hesaplanması bakımından bilirkişi heyeti raporu alınmasına karar verildiği, bilirkişi heyetince sunulan 16/08/2022 havale tarihli raporda özetle; davacının dava konusu kaza sonrasında; geçici iş göremezlik zararının bulunmadığını, kazanç kaybı zararının hesaplanamadığını, Ekonomik geleceğin sarsılması zararının hesaplanamadığı, Bakım gideri zararının 1.373,40-TL olduğunu, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri zararının 9.366,00-TL olduğunu, toplam sağlık/tedavi giderleri zararının (bakım gideri ve tedavi gideri) 10.739,40-TL olduğunu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen zorunlu mali sorumluluk trafik sigorta poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 410.000,00-TL) kapsamında kaldığını, Sürekli iş göremezlik (maluliyet) zararının 241.875,89-TL olduğunu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen zorunlu mali sorumluluk trafik sigorta poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 410.000,00-TL) kapsamında kaldığı kanaatinde olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizin 15/12/2022 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında; mahallinde 27/01/2023 günü saat 14:00' de keşif icrasına karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 08/03/2023 tarihli raporda özetle; ... plakalı minibüs sürücüsü ... ... sayılı minibüs sürücüsü ... iniş eğitimli ve sola hafif iniş eğimli, iki şeritli 2 yönlü yolun sağ şeridi üzerinde aracını kullanırken dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde sağ tarafından gelen otomobil olduğu halde aracını durdurmadığını, hızını azaltmadan aracını sürmeye devam ettiğini, mesafe yakın olduğu içinde fren yapamadığı ve manevra yapamadan çarpışmasının meydana geldiğini, seyir yönüne göre sağ tarafından gelen aracın geçişini beklemeden kavşağa girdiği anlaşıldığından 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 57/a ve c-2 maddeleri gereği sağ tarafından gelen ve bu kavşakta yolun karşısına düz geçmeye çalışan diğer otomobile ilk geçiş hakkını vermediği için yine aynı trafik kanununun 84-h maddesinde belirtilen "kavşakta geçiş önceliğine uymama hallerinde asli kusurlu sayılırlar" denildiğinden minibüsünün hızını azaltmadan kavşağa girdiği, dolayısıyla hız limitinin 50 km/h olduğu bu yolda ve kavşaklara yaklaşırken araç sürücülerinin uyması gereken kurallara uymadığını, hızlı araç kullandığı anlaşıldığından asli kusur sayılan trafik kurallarını ihlal ettiğini, ... plakalı otomobil sürücüsü ... ...'nin; orta refüjle bölünmüş 2 şeritli yol üzerinde seyir halinde olduğunu, kontrolsüz dört yönlü dönel kavşak etrafında sola doğru manevra yaparak seyrine devam ettiği esnada seyir yönüne göre sol tarafından gelen minibüs çarpması ile bu trafik kazasının meydana geldiğini, kendi yolunda ve şeridinde aracını kullandığı bu kavşakta ilk geçiş hakkının kendisinde olduğu anlaşıldığından hız kuralları ya da 2918 sayılı karayolları trafik kanununda belirtilen her hangi bir trafik kurallarını ihlal etmediği görüşünde olduğu bildirilmiştir. Yolun yapım ve bakımından sorumlu kurum/kuruluş; yolun yapım ve bakımından sorumlu kurum/kuruluşunun, yol yapımı ve bakımı devam eden yolda ve kontrolsüz kavşakta herhangi bir işaretleme, levha, ikaz ve uyarı işareti koymadan yolu trafiğe açık bulundurduğunu, bu yol üzerinden seyreden araçların trafikte, güvenli ve düzenli seyrini sağlayamadığını, kontrolsüzce seyrettikleri anlaşıldığından; 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 10.maddesinin (b) bendinde belirtilen; yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmak, karayolları yapasında ve üzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve denetlemek, karayolları trafik için tehlike teşkil eden engelleri gece veya gündüze göre kolayca görülebilecek şekilde işaretlemek veya ortadan kaldırmak, yol yapısı veya işaretleme yetersizliği yüzünden trafik kazalarının vuku bulduğu yerlerde yetkililerce teklif edilen tedbirleri almak gibi trafik kurallarını ihlal ettiği görüşünde olduğu bildirilmiştir.
Keşif neticesi alınan bilirkişi rapora çerçevesinde davalı ... sigorta vekilinin talebi doğrultusunda dava Melikgazi Belediyesi Başkanlığına ihbar edilmiş olup; ihbara cevap dilekçesinde ihbar olunan vekili tarafından müvekkili kurumun kazanın meydana gelmesinde etkili olmadığı ve sorumlu olmadığı bu sebeple davanın usulden ve esastan reddi gerektiği savunulmuştur.
Mahkememizin 12/10/2023 tarihli duruşmasının 4 nolu ara kararında; dosyanın önceki hesap bilirkişisine tevdi ile taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına yönelik beyan ve itirazlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi ve yanıtlanması, güncel asgari ücret verilerinin ve diğer maaş ücret ve özlük haklarına ilişkin güncel verilerin dikkate alınması suretiyle yeniden hesap yapılması bakımından ek bilirkişi raporu aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 30/01/2024 tarihli raporda özetle; Davacının dava konusu kaza sonrasında;
geçici iş göremezlik zararının bulunmadığını, kazanç kaybı zararının hesaplanamadığını, ekonomik geleceğin sarsılması zararının hesaplanamadığını, bakım gideri zararının 1.373,40 TL
olduğunu, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri zararının 9.366,00 TL
olduğunu, toplam sağlık/tedavi giderleri zararının (bakım gideri ve tedavi gideri) 10.739,40-TL (Talep 600,00 TL) olduğunu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen
Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi
itibariyle 410.000,00 TL) kapsamında kaldığını, sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 711.604,83 TL olduğunu, söz konusu
zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta
Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 410.000,00 TL) aştığını, sigorta şirketinin
sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu bildirilmiştir.
Kusur durumu ve kusur oranı yönünden yapılan değerlendirmede;
Ceza yargılaması kapsamında Kayseri CBS tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 23/11/2020 tarihli rapora göre; davalı araç sürücüsü ... ...'ın asli ve tam kusurlu olduğu, ancak davacı araç sürücüsünün herhangi bir trafik kuralını ihlal etmemesi nedeniyle kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı rapor edilmiştir.
Ceza hakimi isnad edilen fiilin fail tarafından işlenmediğini sabit olarak tespit etmiş ve beraat kararı vermişse (CMK m. 223) bu karar hukuk hakimini bağlayacaktır.
Ceza hakimi isnad edilen fiilin fail tarafından işlendiğini sabit olarak tespit etmiş ve mahkumiyet kararı vermişse (CMK m. 223) bu karar da hukuk hakimini bağlar.
Ancak TBK. Hükmü gereği ceza hakiminin kusurun belirlenmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı, hukuk hakimini bağlamayacağından, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahallinde keşfe katılan trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda da belirtildiği üzere davacı otomobil sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kendisine atfı kabil kusur bulunmadığı, ancak davalı araç sürücüsü ... ...'ın ise kusurlu olduğu belirtilmekle birlikte yolun yapım, bakım ve onarımdan sorumlu kurum ve kuruluşlarında kazanın meydana gelmesinde etkisi olduğu değerlendirilmekle birlikte davada taraf olmayan kişi, kurum ve kuruluşların kusurlu davranışlarının davacı araç sürücüsüne yükletilemeyeceği açık olup davacının bu kazada kusuru bulunmaması nedeniyle hesaplanan tazminat miktarlarından kusur yönünden bir indirim yapılmamıştır.
Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacı vekili tarafından davalı Sigorta AŞ ile sulh olunduğuna ilişkin beyan dilekçesi sunulduğu, dilekçe ekinde sulh protokolü ve ibraname sunulduğu, buna göre davalı Sigorta şirketinin sürekli sakatlık ve ölüm teminat klozu olarak teminat limiti olan 410.000,00-TL ile işlemiş faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti toplamı olarak 719.854,16-TL ödeme yaptığı, davacının tedavi masrafları klozu çerçevesinde talep ettiği bakıcı gideri ve (SGK tarafından karşılanmayan) tedavi giderleri bakımından davalı sigorta şirketi yönünden davayı takip etmediklerine ilişkin beyanda bulunduğu yine davalı sigorta şirketi yönünden bu zararlar yönünden işlemiş faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını bildirdiği, davacının vekaletnamesinde karşı tarafı ibraya ve sulh olmaya ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı sigorta vekilinin davacı ile sulh olunduğuna ilişkin beyan dilekçesi sunduğu, davacının konusuz kalan sürekli iş göremezlik tazminatı ve davalı sigorta şirketinden talep edilmeyen bakıcı ve tedavi giderlerine ilişkin herhangi bir masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir.
Toplanan deliller, alınan bilirkişi ve ATK raporları, ceza dosyası mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, olay günü olan 12/08/2020 tarihinde davalı ... ...'ın sürücüsü olduğu ve kaza tarihi itibariyle geçerli karayolları ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından teminat altına alınan diğer davalı ... ...'ın malik ve işleteni olduğu ... plaka sayılı ticari araç niteliğindeki /Benz marka Sprınter CDI model servis aracının davacının kullandığı ... plaka sayılı otomobile çarpması sonucu araçta sürücü olarak bulunan davacının yaralandığı, bu kaza nedeniyle davacıda bedensel zararlar meydana geldiği, bu zararların kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri doğrultusunda ERÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan rapora göre; davacıda meydana gelen bedensel zararların geçici ve sürekli iş göremezlik şeklinde oluştuğu, ayrıca bakıcı ihtiyacı bulunduğu, tabip bilirkişiden alınan rapora göre davacının SGK tarafından karşılanmayan ameliyat farkı, ulaşım, ilaç vb giderlerinin bulunduğu, davacının maddi tazminat talepleri bakımından kabulü gerektiği anlaşılmakla, geçerli ıslah dilekçesi doğrultusunda davacının maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş, davalı araç sürücüsü ... ... ve davalı işleten ... ... yönünden sorumluluk haksız fiil hükümlerine ve 2918 sayılı KTK m.85 kapsamında işletenin sorumluluğu hükümlerine göre olup, kaza tarihinden itibaren hükmedilen tazminatta davalı araç sürücüsü ve davalı işleten yönünden aracın ticari araç olması nedeniyle değişen oranlarda avans faizi işletilmiş, davalı sigorta şirketi yönünden sürekli iş göremezlik şeklindeki maddi tazminat kalemine ilişkin davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu tutarı davacıya ödemesi ve ibra nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, yine davalı sigorta şirketi yönünden bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri yönünden davacının bu davalı yönünden davasının geri alması ve davalının açık muavakatı nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede;
6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesine göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlâka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
6098 Sayılı TBK'nun 56. maddesine göre; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir."
6098 Sayılı TBK'nun 61. maddesine göre; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."
Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. Maddesine göre; "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmiştir.
Davacının manevi tazminat talebinde, davacının duyduğu acının karşılığının para olarak verilmesi olanaksızdır. Bu nedenle manevi tazminatın amacı davacının duyduğu acıyı dindirmek ve içine düştüğü ruhsal sıkıntıyı gidermek olmalıdır. Manevi tazminatın miktarının tayininde tarafların sosyal ve ekonomik koşulları değerlendirilmeli, davalının da acz içine düşmesi engellenmelidir. Manevi tazminat yönünden mahkememizce yapılan araştırma sonucu tespit edilen tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği 2020 yılında paranın alım gücü, davalı sürücünün kazaya kusurlu olarak sebebiyet vermiş olması, davacıda oluşan sürekli iş göremezlik şeklindeki bedensel zararların büyüklüğü gibi kıstaslar birlikte değerlendirilerek davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının maddi tazminat taleplerinin KABULÜ ile 301.604,83-TL sürekli iş göremezlik, 1.373,40-TL bakıcı gideri, 9.366,00-TL (SGK tarafından karşılanmayan) tedavi gideri olmak üzere toplam 312.344,23-TL maddi tazminatın davalılar ... ... ve ... ...'dan kaza tarihi olan 12/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ ile 200.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacının davalı Sigorta AŞ yönünden sürekli iş göremezlik şeklindeki maddi tazminat talepleri yönünden ödeme ve ibra nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacının davalı Sigorta AŞ yönünden bakıcı gideri ve (SGK tarafından karşılanmayan) tedavi gideri şeklindeki maddi tazminat talepleri yönünden davanın geri alınması ve davalının açık muvafakatı nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacının maddi tazminat talebi yönünden alınması gereken 34.998,23 TL nispi karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 686,52-TL peşin harcın ve 2.464,78-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye eksik kalan 31.846,93-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yapılan 754,32-TL ilk dava açma gideri, 2.464,78-TL tamamlama harcı, 750,60-TL posta gideri, keşif harcı 1.274,90-TL, keşif araç ücreti 350,00-TL ile 4.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.094,60-TL'nin davalılar ... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının maddi tazminat talebi yönünden davacı lehine 48.851,63-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine
8-Davacının manevi tazminat talebi yönünden davacı lehine 32.000,00TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine
9-Davacının davalı ... Sigorta Anonim Şirketine yönelik maddi tazminat talepleri bakımından yapılan değerlendirmede; taraflarca karşılıklı masraf ve vekalet ücreti talep edilmemesi nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, lehe vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazine'ye gelir kaydına,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili, davalı Sigorta vekili ve İhbar olunan Belediyesi vekilinin yüzüne karşı, davalı ... ... vekilinin ve diğer davalı ... ...'ın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
09/05/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!