T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
(GÖREVSİZLİK)
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı sigorta şirketi arasında ...-2 poliçe numaralı ve 02.02.2022 başlangıç 02.02.2023 bitiş tarihli konut sigortası poliçesinin bulunduğunu, poliçeye konu yerin müvekkilinin yazın bağ evi olarak kullandığı ve içinde garajı da bulunan Becen Mahallesi Damladere Caddesi No:72 Melikgazi/Kayseri adresinde bulunan yer olduğunu, söz konusu bağ ve etrafında kışın kimsenin olmadığını, bu nedenle hırsızlık olaylarının yaşandığını, müvekkilin klasik araba meraklısı olup, o tarihte 3 adet klasik arabası olduğundan bu araçlarını da bağda bulunan garaja koyduğunu, bunun yanında söz konusu garajda kıymetli alet ve edavatta bulunduğunu, zaten bu nedenle kıymetli malzemelerinin ve araçlarının çalınmasını güvence altına almak gayesiyle söz konusu poliçeyi tanzim ettiğini, 03.02.2022 günü poliçeye konu yerde yoğun kış ve fırtına olması nedeniyle garajın çatısının çöktüğünü, bunun üzerine müvekkilinin sigorta şirketinden zararının tazminini istediğini ancak davalı sigorta şirketince zararının giderilmediğini, sözlü dahi kendisine bilgi verilmediğini, talebinin reddedildiğini ancak nedeninin söylenmediğini, davalı sigorta şirketinin düzenlenen poliçe gereğince müvekkilinin zararını tazmin etmesi gerektiğini, garajda üç adet klasik araba bulunduğunu sigorta poliçesinin araçların değerinden çok altında olduğunu, dolayısıyla hiç kimsenin sigortadan bedel almak için milyonluk klasik arabasına zarar vermeyeceğini, zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle konut sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat davalıdan davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... AŞ Vekili Cevap Dilekçesinde özetle; açılan davanın HMK’nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığını, sigorta şirketinin poliçe ile verilen teminat ve teminat limitleri ile meydana gelecek rizikolardan sorumlu olduğunu, dava konusu talep incelendiğinde ise müvekkil şirket tarafından düzenlenen 02.02.2022 vade başlangıçlı sigorta sözleşmesinin yapılmasından önce meydana gelen bir riziko sonucu hasarın meydana geldiğinin tespit edildiğini, bu sebeple dava konusu hasarla ilgili müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, eksper tarafında yapılan incelemelerde garaj bölümünde, yoğun kar yağışı sonrası kar kütlelerinin çatı üzerinde biriktiği, biriken kar kütlelerinin oluşturduğu ağırlık sebebi ile çatıda çökmenin meydana geldiği, çökmeye bölgede oluşan fırtınanın etkisinin bulunmadığı kar kütlelerinden fırtına sebebi ile savrulma veya kopma olmadığının tespit edildiği, bu sebeple oluşan hasarın tamamen kar ağırlığı sonucu meydana geldiği, yoğun kar yağışının 02.02.2022 tarihinde düzenlenen poliçeden önce 30-31 Ocak ve 1 Şubat tarihlerinde meydana geldiği, dolayısıyla yoğun kar yağışının hemen sonrasında 2 Şubat'ta sigortalı tarafından işbu poliçenin yaptırıldığını ve poliçe düzenlenmesi akabinde de 3 Şubat'ta çatı çökmesinin gerçekleştiğinin beyan edildiği, görüleceği üzere yoğun kar yağışı, poliçe düzenlenmesi ve iddia edilen çatı çökmesi hadiselerinin birer gün ara ile gerçekleştiği, bu durumun son derece şaibeli ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sigortalı tarafından çatı çökmesi hadisesinin 3 Şubat günü gerçekleştiğine dair hiçbir somut veri sunulmadığını sadece sigortalının bu konudaki beyanının mevcut olduğunu, somut veri ve delillerle bu hususun ispat edilememesi halinde hadisenin yoğun kar yağışı ile poliçe düzenlenmeden önce meydana geldiğinin kabulünün gerektiği ve bu durumda da hasar poliçe vadesi öncesinde gerçekleştiğinden müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, sigortalının hasar gördüğünü iddia ettiği 3 adet klasik araba için müvekkil şirketçe düzenlenen poliçede ayrıca verilmiş bir teminat bulunmadığından sorumluluğu kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin bu talebe ilişkin sorumluluğunun 1.000 TL ile sınırlı olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkili şirketin tazminat ödeme borcu bulunmadığından sigortalının haksız ve mesnetsiz başvurusunun esastan reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, konut paket sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir
Somut olayda; davacının kendisine ait Becen Mahallesi Damladere Caddesi No:72 Melikgazi/Kayseri adresinde bulunan ve yazın yayla/ bağ evi olarak kullanılan konutu için konut paket sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketi ile poliçe düzenlediği, davacının tacir olduğu yönünde bir iddianın bulunmadığı, şayet davacı tacir olsa bile davacının dava dilekçesindeki beyanı ile de sabit olduğu üzere sigortalanan taşınmazın ticari işletme kapsamında olmayıp hobi amaçlı konut niteliğinde kullanıldığı, ticari iş yeri olmadığı, söz konusu sigorta poliçesinin düzenlenmesinde davacının ticari veya mesleki amaçla hareket ettiğine dair dosyada delil bulunmadığı, davacının tüketici olarak değerlendirilmesi gerektiği (Gaziantep BAM 11. HD 2022/1438 Esas, 2022/1479 Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir), uyuşmazlığın Kayseri Tüketici Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği kanaatine varılarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Kayseri Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
26/06/2024
Katip ***
e-imza
Hakim ***
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!