T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
BAŞKAN : ***
ÜYE : ***
ÜYE : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
DAVALI : 1- ***
DAVALI : 2- ***
VEKİLLERİ : Av.
DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket (şirket ortaklık payı alacağının tahsili kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile kardeşi ...'ın 2009 yılından itibaren ticari işletme işlettiklerini, müvekkili ile kardeşinin iktisadi işletmeyi 09/03/2020 tarihine kadar birlikte işlettiklerini, taraflarca kurulan adi ortaklıkta yasal nisabın geçerli olduğunu ve hisse oranlarının %50-%50 olduğunu, 2008 yılında faaliyete başlayan müvekkili ve kardeşinin 2014 senesinde şahıs şirketi olarak ticaret hayatına devam etmeye başladığını, 07/05/2014 tarihinde ...'ın ... olarak sicile kaydolduğunu, ticari faaliyetlerle üretim ve pazarlama gibi işlemleri kurulan şirket üzerinden yapmaya başladıklarını, müvekkilinin ise bu aşamada iktisadi işletme tarafından üretilen ürünlerin imalatı ile ilgilendiğini, üretim faaliyetlerinden sorumlu olduğunu, buna mukabil davalının ise, söz konusu imal edilen ürünlerin pazarlanması faaliyetlerinden sorumlu olduğunu, taraflar arasında bu şekilde bir görev dağılımı ilişkisi bulunduğunu, 07/05/2014 tarihinde ... ... olarak ticaret siciline tescil edilen şirketin, bilahare 01/12/2017 tarihinde statü değişikliği ile ... PVC Sistemleri Yapı San. Ve Tic. Ltd. Şti. olarak sicile tescil edildiğini, her ne kadar işletmeye limited şirket hüviyeti kazandırılsa da, fiili çalışma olgusunun değişmediğini, tarafların ortaklığının ... PVC Sistemleri Yapı San. Ve Tic. Ltd. Şti. üzerinden devam ettiğini, yönetim işlerini yürüten ortak ... ortaklık sürecinde herhangi bir şekilde hesap verme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, şirketin sürekli zararda olduğunu, kazanamadığını ifade ettiğini ve nihayetinde herhangi bir bilgilendirme yapılmaksızın, teferruat, tasfiye ve bilgilendirme yapılmaksızın ortaklığın sona erdirildiğini, birçok firmayla toplu sözleşmeler akdedildiğini ancak PVC yapım işi bedellerinin müvekkilinden gizlendiğini keza davalı Süleyman'ın şahsı ve şirket üzerinde çokça taşınmaz devirleri yapıldığının kendilerince sonradan öğrenildiğini, PVC yapım bedeli karşılığında kazanılan bir kısım taşınmazların şirket veya davalının şahsına devri için müvekkilinin ortaklıktan çıkmasının beklendiğini ve müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasından sonra tapu devirlerinin gerçekleştirildiğini, adi ortaklığın hesap dönemleri ve tasfiyesine dair bugüne değin davalı tarafça herhangi bir girişimde bulunulmadığını, tasfiye payının belirlenmesinin mümkün olmadığını belirterek müvekkili ile davalılar arasında mevcut adi ortaklığın tespitine, 2014/2020 yıllarına ait kar paylarının belirlenerek her yıl için ayrı ayrı reeskont avans faiz uygulanmak suretiyle davalılardan tahsiline, müvekkili ile davalılar arasında mevcut adi ortaklığın tasfiyesine ve belirlenecek olan tasfiye payının reeskont avans faiziyle birlikte tazminine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünde itirazda bulunduklarını, davacı ile müvekkilleri arasında ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, 2020 yılında ortaklığı tasfiye ettiklerini, davacıya ortaklık payının karşılığında hak ettiği ödemenin verildiğini, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek haksız açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı ...'ın T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Gevher Nesibe Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak; davacının bilanço esasına göre mi yoksa işletme hesabına göre mi defter tuttuğunun sorulmasına, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun'nun 177. maddesi ve diğer ilgili maddeleri uyarınca alış - satış ve gayri safi iş hasılatı yönünden davacının esnaf işletme sınırının üstünde olup olmadığının sorulmasına, İşletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun bildirilmesi halinde son olarak verdiği gelir vergisi beyannamesi örneğinin, Varsa vermiş olduğu gelir vergisi beyannemeleri incelenerek 2015 yılı itibariyle Bakanlar Kurulunca belirlenen gelir sınırı dikkate alındığında esnaf işletmesi boyutunu aşıp aşmadığı, tacir olup olmadığı sorulmuştur. 12/03/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davalı ...'ın T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Mimar Sinan Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak; Davalının bilanço esasına göre mi yoksa işletme hesabına göre mi defter tuttuğunun sorulmasına, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun'nun 177. maddesi ve diğer ilgili maddeleri uyarınca alış - satış ve gayri safi iş hasılatı yönünden davalının esnaf işletme sınırının üstünde olup olmadığının sorulmasına, İşletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun bildirilmesi halinde son olarak verdiği gelir vergisi beyannamesi örneğinin, Varsa vermiş olduğu gelir vergisi beyannemeleri incelenerek 2015 yılı itibariyle Bakanlar Kurulunca belirlenen gelir sınırı dikkate alındığında esnaf işletmesi boyutunu aşıp aşmadığı, tacir olup olmadığı sorulmuştur. 06/03/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacı ...'ın ve davalı ...'ın T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Ticaret Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak; davacının ve davalının oda kaydı olup olmadığının, varsa kayıt tarihinin, faaliyet alanlarının ve kayıtlı adreslerinin sorulmasına ve ilgili kayıt ve belge örneği istenilmiştir. 01/03/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... Sicil numarasında kayıtlı ... PVC Sistemleri Yapı San. Tic. Ltd. Şti.'nin kayıtlı güncel adresinin ve faaliyet adresinin sorulmasına, ortaklarının kim ve hisselerinin ne olduğunun, şirket müdürünün ve yetkili temsilcisinin kim veya kimler olduğunun, temsil şeklinin nasıl olduğunun sorulmasına, şirket esas sözleşmesinin, genel kurul ve yönetim kararlarının en son tarih itibari ile hazirun cetveli örneğinin ve sorulan sorulara ilişkin kayıt, karar ve belge örneği istenilmiştir. 05/03/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... Sicil numarasında kayıtlı, ... vergi numaralı, ... mersis numaralı ... PVC Sistemleri Yapı San. Tic. Ltd. Şti.'nin kuruluşundan bugüne kadar kayıtlı çalışan sayısının kaç olduğunun, en son tarih itibari ile güncel kayıtlı çalışanının bulunup bulunmadığının ve borcu olup olmadığının varsa miktarının sorulmasına, ilgili kayıt ve belge örnekleri istenilmiştir. 05/03/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacı ...'ın ve davalı ...'ın T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri ve Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... Sicil numarasında kayıtlı, ... vergi numaralı, ... mersis numaralı davalı ... PVC Sistemleri Yapı San. Tic. Ltd. Şti.'nin bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak, adı geçen gerçek kişi taraflar veya davalı şirket dahil tüm taraflar arasında İş Ortaklığı'nın oluşturulasına ilişkin varsa; vergi açılış ve kapanış kayıtlarının, bunlara ilişkin talep, beyan belge ve tutanak örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 12/03/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, adi ortaklığın tespiti, tasfiyesi ve tasfiye payının ödenmesi istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama mahkememiz heyeti tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Davacı vekili 03/06/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında; "...Karşılıklı olarak anlaşma sağladık, davalı ile sulh olduk bu nedenle davanın konusuz kalmasından dolayı esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ediyoruz. Davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz yoktur. Zorunlu arabuluculuk dava şartı ücretinin davalı tarafından ödenmesi konusunda da anlaştık. Bu doğrultuda karar verilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuş ve beyanının doğruluğunu imzası ile tasdik etmiştir.
Davalı vekili 03/06/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında; "Cevap dilekçemizi tekrar ederiz. Davaya konu olan savunmalarımız, cevap dilekçemizde belirttiğimiz savunma ve beyanlar olup, dayanaklarımız da yine cevap dilekçemiz ve eklerinde belirttiğimiz tüm delil, belge ve beyanlardır. Aynen tekrar ederiz. Davacı ile aramızda sulh olduk. Bu nedenle sulh nedeni ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilsin. Davacıdan yargılama gideri ücreti ve vekalet ücreti talebimiz bulunmamaktadır. Dava şartı zorunlu arabuluculuk ücreti müvekkillerim tarafından karşılanacaktır. Taraflar arasındaki sulh görüşmelerinde bu şekilde kararlaştırdık. Bu nedenle zorunlu arabuluculuk ücretinin müvekkillerim üzerinde bırakılmasını talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuş ve beyanının doğruluğunu imzası ile tasdik etmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 313. maddesi uyarınca sulh olma, görülmekte olan bir davanın taraflarının, karşılıklı anlaşmaları ile dava konusu uyuşmazlığa kısmen veya tamamen son vermeleridir. Anlaşılacağı üzere sulh, tek taraflı yapılabilen değil, davanın taraflarının katılımı ile oluşan bir müessesedir. HMK'nun 315. maddesi uyarınca sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur.
Tüm dosya kapsamı ve taraf vekillerinin beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; görülmekte olan eldeki dava ile ilgili tarafların sulh oldukları, bu davada taraflarının sulh olmaları sebebiyle HMK'nun 315/1. maddesi'ne göre davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmaması da gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran HMK'nun 313-315. maddelerinde düzenlenen tarafların sulh olmaları nedeni ile ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 427,60-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 853,88-TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 426,28-TL'sının kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) tarafların beyanları dikkate alınarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin talebi gereği davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına,
6-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Tarafların talepleri gereği tarafların lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2024
Başkan ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Katip ***
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!