WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

KAYSERI 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... -***
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : 1- ... - ... -
2- ... - ... -
3- ... - ... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Alacak (Şirket Kar Payından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***

Mahkememize açılan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın davalılardan ... A.Ş.'nin %50 hissedarı olduğunu, bu şirketin diğer %50'sinin ise diğer davalı ...'a ait olduğunu ve ...'ın ise davalı ... İnşaat Taahhüt Dış Ticaret Sanayi Ticaret Ltd. Şti.nin yalnız başına yetkilisi ve yöneticisi olduğunu, ... A.Ş. ve ...'nın müvekkilinin ve dava dışı üçüncü şahısların arsa sahibi olduğu bir başka taşınmazı birlikte imal ettiklerini, Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, Kötügöller mahallesi, 4605 ada, 1 ve 4604 ada ile 1 ve 2 parsellerle ilgili olarak bu parsellerin arsa sahipleri ile ... Ltd. Şti. arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, ...'nın ise mezkur inşaatların yapımı hususunda ... A.Ş. ile 08.01.2019 tarihli iş ortaklığı sözleşmesi düzenleyerek işin yapımını ... İnşaat A.Ş.ye devrettiğini, sözleşmeye göre iş yüklenici firma olan ... tarafından yapılacağı ve 3 ayda bir düzenli olarak hakedişlerin düzenlenerek maliyet + %5 kar konulmak üzere hesap görüleceği hususunda anlaşıldığını ancak davalı ...'ın işin tamamen sona ermiş olmasına rağmen hiç hakediş düzenletmediğini, inşaatın yapımı sırasında işi yapan taşeron firmalara daire verilerek iş yaptırıldığını ve bu hususlarda müvekkilinin hiç bir bilgi ve belge verilmediğini, sözleşmenin 11. maddesi ile daire paylaşımlarının düzenlendiğini ancak müvekkilinin %50 ortak olduğu şirkete hiç daire verilmediğini, müvekkili tarafından işin yapımı esnasında bu ortaklığa 2.761.562-TL nakit ve ayrıca kendisine ait 2 adet daireyi verdiğini, müvekkili tarafından sağlanan katkının 700.000-Euro'nun üzerinde olduğunu ancak müvekkilini bu ortaklık sebebiyle kar verilmediği gibi verdiklerini de alamadığını, inşaatların maliyetininin doğrudan doğruya müvekkili ve ortağı olan ...'ın birlikte sermaye koymak suretiyle karşılandığını, inşaatların tamamen bitirildiğini ve halihazırda kullanılır duruma geldiğini, bu aşamada ...'ın tek başına temsil yetkisi bulunmayan ve yapılan bu işten dolayı inşaat yapımının maliyetinin yarısından daha fazlasını karşılayan müvekkiline bu iş sebebiyle hiç ödeme yapmadığını ve hesap da vermediğini, akabinde müvekkilinin alacaklı olduğu halde borçlu çıkarma gayretine girdiğininden bahisle öncelikle davalılardan ...'ın aynı iş kolunda faaliyet gösteren iki şirkette de yönetici olması durumunun TTK'nın 396/1 maddesinde yer alan rekabet yasağı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin ve ayrıca inşaatın yapımı için müvekkili ... ve ... tarafından ortaklığa yapılan katkıların ayrı ayrı tespiti ile 31.12.2022 tarihli ... A.Ş.'ye ait bilançoda ortaklar cari hesabının sıfırlanmasının sebebinin, inşaat yapımını üstelenen ... A.Ş.'nin inşaat yapımına ilişkin olarak hakediş yapıp yapmadığının, hakedişlerde taşeronlara verilen dairelerin bedellerinin dahil edilip edilmediğinin, dahil edilmiş ise hakediş karşılıklarının ... A.Ş.'ye ödenip ödenmediğinin, bu ödemelere ilişkin olarak ... A.Ş. tarafından ... Ltd.Şti.'ne hakediş bedellerinin fatura edilip edilmediğinin, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaatı yapan taşeronlara müvekkili tarafından verilen dairelerin tapularının devredilip devredilmediğinin, verildi ise daire bedellerinin ne kadar olduğunun, ayrıca yapılan tüm işler için KDV iadesi alınıp alınmadığının, alındı ise meblağının tespitlerini, bu ilişki sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararlardan şimdilik 112.500,00-TL'nin zimmet tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde ''eser sözleşmesinden kaynaklanan nispi alacak'' hususunda tarafların arabuluculuk görüşmesi yaptığını ancak davacının talebinin eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak olmadığını, şirket ortaklığından kaynaklı kar payının tahsili talebine ilişkin olduğunu, arabuluculuk son tutanağında dava dilekçesindeki taleplerin yer bulmaması nedeniyle arabuluculuk görüşmelerinin bu hususta gerçekleştirilmediğini, bu nedenle davanın reddinini gerektiğini, davacının ortağı olduğu şirketin kar payı dağıtılmamasına ilişkin genel kurul kararı bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacının ortağı olduğu ... A.Ş.'deki kar payının dağıtılmasını talep ettiğini ancak şirket ortaklarının genel kurul dışında açacakları bir dava ile kâr payının dağıtımını isteme hakkına sahip olmadığını, bu haliyle davacının işbu davayı açmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, davalı ... Ltd. Şti. ile davalı ...'a husumet yöneltilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının ... Ltd. Şti. ile davalı ... A.Ş. arasında iş ortaklığı bulunduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bu taraflar arasında yalnızca taşeronluk sözleşmesi akdedildiğini, bunun haricinde iki şirketin ortaklığının söz konusu olmadığını, taraflar arasında düzenlenen taşeronluk sözleşmesinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde açık olduğunu, davacı tarafın iş ortaklığı için para verdiği ve verdiklerini alamadığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkillerinden kar payı veya başka ad ve nam altında alacağı bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, öncelikle usuli itirazları nazara alınarak davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, şirket kar payının tespiti ve alacak davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde arabuluculuk tutanağının usulüne uygun olmadığı itirazında bulunmuş ise de tarafların dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında görüştüğü, tutanağın dava açılması için yeterli olduğu, tarafların anlaşmaya varamadıkları anlaşılmıştır.
Vergi dairesi kayıtları, şirketlerin ticaret sicili kayıtları, tapu kayıtları ve Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.
6102 TTK'nın limited şirketlerde kâr payı dağıtımını düzenleyen 608. maddesinde; "(1) Kâr payı, sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Kâr payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca; ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir. (2) Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe, kâr payı, esas sermaye payının itibarî değerine oranla hesaplanır; ayrıca, yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da kâr payının hesaplanmasında itibarî değere eklenir. (3) Şirket genel kurulu, kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan tutarlarda yedek akçelerin ayrılmalarına sadece; a) Zararların karşılanması için gerekliyse, b) Şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse, karar verebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 616/1-e maddesi gereğince limited şirketlerde kâr payı dağıtımı konusunda münhasır yetkili organ genel kuruldur. Bu yetki genel kurulun devredilemez yetkileri arasındadır. Limited şirketlerde şirketin kâr elde etmiş olması, kendiliğinden limited şirket ortağına kâr payı talep etme yetkisi vermeyecektir. Şirket ortaklarına kâr payı dağıtılabilmesi için, öncelikle ortaklara kâr payı dağıtılması yönünde ortaklar kurulunca bir kararın alınması gerekmektedir. Kâr payı, genel kurulda verilen dağıtım kararından sonra ortaklarca talep edilebilir hale gelir. Genel kurulda kâr payı dağıtımına ilişkin karar alınmadığı müddetçe kâr payı dağıtımının yapılması mümkün değildir. Genel kurul tarafından kâr payı dağıtılmamasına karar verilmesi halinde, genel kurul kararının iptali istemi ile dava açılması mümkün ise de, kâr payının tespiti ve ödenmesine yönelik olarak doğrudan dava açılması mümkün değildir.
Tüm bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı ile davalı ...'ın davalılardan ... ...A.Ş'nin %50'şer oranında ortağı oldukları, ...'ın aynı zamanda diğer davalı ... Ltd.Şti'nin tek ortağı ve yöneticisi olduğu, bu iki şirket arasında 08/01/2019 tarihli iş ortaklığı sözleşmesi yapıldığı, davacının bu nedenle ortaklık kar payının ödenmemesi nedeniyle eldeki davayı açtığı, 08/01/2019 tarihli sözleşmenin davalı şirket tüzel kişilikleri arasında yapıldığı, davacının şahsi olarak bu sözleşmede imzasının bulunmadığı, taraf olarak yer almadığı, ilgili sözleşmeden kaynaklı olarak dava dilekçesindeki taleplerini davalılar ... ve ... Şti'ne yöneltme hususunda aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, bu nedenle bu iki davalı yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği,
Davacının ortağı olduğu Arzem şirketine karşı açtığı davası yönünden ise kar payının dağıtılması ya da dağıtılmaması hususunda şirket genel kurulu tarafından TTK 616/1-e maddesi uyarınca herhangi bir karar alınmadığı, bu yetkinin genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olduğu, böyle bir karar alınmadan doğrudan dava açılmasının mümkün olmadığı,(Yargıtay 11. HD 2022/3923 Esas, *** Karar), davacı kendisinin de sermaye olarak bir kısım mallar vermiş olduğu iddiasında ise de sözleşmeye taraf olmaması nedeniyle böyle bir talepte bulunmasının mümkün olmadığı, konunun TTK 608. Maddesi uyarınca yapılacak bir genel kurul ile değerlendirilmesi ve karar alınması gerektiği, böylelikle davalı Arzem şirketi yönünden davanın bu nedenle gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 3/2. maddesi gereğince; müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.
Yine AAÜT'nin üçüncü kısmına göre ücret başlıklı 13/1. maddesinde ise, "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7'nci maddenin ikinci fıkrası, 10'uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12'nci maddenin birinci fıkrası, 16'ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında; ihtiyari dava arkadaşı olan davalılara karşı açılan davada 3 davalının da aynı vekille temsil edildiği, ancak davalılar ... ve ... şirketi yönünden yukarıda açıklandığı üzere davacının aktif husumeti bulunmaması, davalı Arzem Şirketi yönünden ise genel kurul kararı alınmadan dava açılmasının mümkün olmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, bu durumda ret sebebi ayrı olan davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine (AAÜT'nin 3/2 maddesi de gözetilerek) hükmedilerek aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın AKTİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davalı ... yönünden açılan davanın REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen 1.921,22-TL peşin harçtan mahsubuna, artan 1.493,62-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2 ve 7/1 maddeleri uyarınca 18.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılar ... ve ...'ne ödenmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2 ve 7/1 maddeleri uyarınca 18.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı ...'ne ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza