WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

KAYSERI 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACILAR : 1-***
2- ***
3- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ***
VEKİLİ : Av. ***
DAVALI : 2- ***
VEKİLİ :Av.
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ...'ın kendi mülkiyetinde bulanan ve Yapı Kredi Sigorta A.Ş.'ye zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı bulunan 38 ... plaka sayılı kamyonetle 22/07/2007 tarihinde kurallara aykırı olarak duraklama yapan ve şeridi kapatan diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu 38 ... plakalı kamyoneti kurallara aykırı olarak sollamak istediğini o esnada da karşıdan karşıya geçen ve davalının istikametine ait şeritten geçişini tamamlamak üzere olan ... ile ...'ya çarptığını her iki aracın da kusurunun bulunduğunu bu kazda müvekkilleri Şevval ve Gamze'nin yaralandığını, müvekkilinin babası ...'ın şikayetçi olması üzerine davalılardan Ömer hakkında kamu davası açıldığını ve Ömer'in cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkili Şevval'ın tedavisinin aradan geçen zamana rağmen hala tamamlanamadığını, kazadan sonra geçirdiği ameliyatlar nedeniyle çok büyük acılar yaşadığını, ayağında estetik cerrahi ile düzeltilemeyecek bir yara izi kaldığını, müvekkilinin iş göremezlik kaybına uğradığını, müvekkili şevvalin manevi zararlarının tazmini için daha önceden Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve yargılamanın halen devam ettiğini bu nedenle birleştirme talep ettiklerini ileri sürerek; davaya konu trafik kazasından dolayı müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin 22/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde olmak tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş, davalılar davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamış ancak davalı ... vekili mahkememizce yapılan duruşmalara katılarak zaman aşımı süresinin dolduğunu, kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereği olay tarihindeki 1086 sayılı HMUK ve 818 sayılı BK hükümlerine göre dava açmak için gerekli olan 1 yıllık zaman aşımı süresinin de dolduğunu, davacı tarafın 15/10/2009 tarihinde manevi tazminat davası açtığını, bu dava ile maddi tazminat davası açma hakkı da bulunuyorken 6100 sayılı HMK'nın hayata girmesinden sonra tamamen kötü niyetli olarak belirsiz alacak davası açıldığını, belirsiz alacak davasının HMUK döneminde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava ilk olarak 07/11/2012 tarihinde Kayseri Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde açılmış, Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sırasına kaydedilen dosya ile ilgili 09/11/2012 tarihinde Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası birleştirilmesine dair karar verilmiş, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında ise 17/07/2013 tarihinde asıl ve birleşen dosya yönünden ... karar sayısı ile görevsizlik kararı verildiği, yapılan temyiz başvurusu nedeniyle Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/05/2015 tarihli ... karar sayılı ilamı ile birleşen dosya yönünden yapılan temyiz itirazlarının reddine, asıl dava yönünden yapılan temyiz başvurularının ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle kabulü ile hükmün bozulmasına dair karar verildiği, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sırasına kaydedilen dosya ile ilgili 30/12/2015 tarihli celsede usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, birleşen dosya ile ilgili yani iş bu dosya ile ilgili Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda işlemler yapılmak suretiyle dosya mahkememize tevzi edilmek üzere 13/01/2016 tarihinde tevzi bürosuna gönderilmiş ve dosya mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılarak mutlak ticari dava mahiyetinde iş bu davada TTK'nun 4/1. Maddesi uyarınca mahkememizin görevli olduğu kanaati ile yargılamaya devam olunmuş, yapılan yargılama neticesinde mahkememizin ... esas ... karar sayılı ilamı ile; davacının davalılar hakkındaki maddi tazminat davasının kabulü ile, davalı Allianz (Yapı Kredi) Sigorta A.Ş.'nin sigorta poliçesi teminat limiti ile sınırlı ve dava tarihi olan 07/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ...'ın ise kaza tarihi olan 22/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile 1.090,91 TL güç (efor) kaybı, 9.803,96 TL tedavi giderleri ve 52.339,32 TL kalıcı iş göremezlik zararından oluşan toplam 63.234,19 maddi tazminatın davalılar Allianz (Yapı Kredi) Sigorta A.Ş. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiş, verilen karar davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiş, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/11/2020 tarih *** karar sayılı ilamı ile davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin, (4) numaralı bentte açklanan nedenlerle ... Şirketinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına dair karar verilmiş, dosya mahkememize gönderilmiş mahkememizin 2021/234 esas sırasına kaydedilmiş, yapılan yargılama neticesinde *** karar sayılı 08/09/2022 tarihli ilamı ile davacının davalılar hakkındaki maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, davalı ... A.Ş.'nin sigorta poliçe limiti ile sınırlı ve dava tarihi olan 07/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması, davalı ...'ın ise kaza tarihi olan 22/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması koşulu ile 3.000,00 TL tedavi gideri 52.339,32 TL kalıcı iş göremezlik zararından oluşan toplam 55.339,32 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın bakiye tedavi ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, dair karar verilmiş, verilen karar davacılar vekili ile davalı ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/16898 esas 2023/4687 karar sayılı 30/03/2023 tarihli ilam ile kararın bozulmasına karar verilmiş, dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıda yazılı olan esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir .
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava ilk olarak 07/11/2012 tarihinde Kayseri Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde açılmış, Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sırasına kaydedilen dosya ile ilgili 09/11/2012 tarihinde Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası birleştirilmesine dair karar verilmiş, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında ise 17/07/2013 tarihinde asıl ve birleşen dosya yönünden ... karar sayısı ile görevsizlik kararı verildiği, yapılan temyiz başvurusu nedeniyle Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/05/2015 tarihli ... karar sayılı ilamı ile birleşen dosya yönünden yapılan temyiz itirazlarının reddine, asıl dava yönünden yapılan temyiz başvurularının ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle kabulü ile hükmün bozulmasına dair karar verildiği, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sırasına kaydedilen dosya ile ilgili 30/12/2015 tarihli celsede usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, birleşen dosya ile ilgili yani iş bu dosya ile ilgili Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda işlemler yapılmak suretiyle dosya mahkememize tevzi edilmek üzere 13/01/2016 tarihinde tevzi bürosuna gönderilmiş ve dosya iş bu esas sırasına kaydı yapılarak mutlak ticari dava mahiyetinde iş bu davada TTK'nun 4/1. Maddesi uyarınca mahkememizin görevli olduğu kanaati ile yargılamaya devam olunmuştır.
Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyada yapılan yargılama neticesinde 30/12/2015 tarihinde karar verilmiş, davalı ... karşı açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddine karar verilmiş kararın temyiz edilmemesi nedeniyle 05/12/2016 tarihinde dava dosyasının kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kayseri (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... karar sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemede; ilk olarak Kayseri (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı dosyasında katılanların ..., ..., sanığın ... olduğu, sanık hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair mahkumiyet kararı verildiği kararın temyiz üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 28/02/2013 tarihli ... karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, Kayseri (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... esas sırasın akdedilen dosya ile yeniden yapılan yargılama neticesinde17/09/2013 tarihinde sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, dosyanın itiraz yoluna başvurulmaması nedeniyle 08/10/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili tarafından zamanaşımı defi'nde bulunmuş ise de; kaza tarihi olan 22/07/2007 tarihinden sonra sağlık kurulu raporu ile maluliyet durumu veya kusur durumu netleşmediğinden zararın öğrenildiği tarih belli değildir. Bu nedenle de dava tarihi olan 07/11/2012 tarihine kadar KTK'nın 109. maddesindeki 2 yıllık yasal zamanaşımı süresi geçmemiştir. Zaten yine KTK'nun 109. Maddesindeki kaza tarihinden itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık sürede geçmemiştir. Ayrıca belirsiz alacak davası olarak açılan iş bu davada bedeli arttırılan kısım ile ilgili olarak da zamanaşımı defi de ileri sürülemez. Bu nedenlerle zamanaşımı defi'ne itibar edilmemiştir.
Davalı ... vekilinin kaza tarihi itibariyle 1086 sayılı HUMK yürülükte olduğundan davanın belirsiz lacak davası şeklinde açılamayacağına ilişkin itirazına yönelik olarak yapılan incelemede ise, davalar açıldığı tarihteki usul hükümlerine göre değerlendirilirler. Yani bu dava yönünden açıldığı tarihteki usul kanunlarının uygulanması gerekmektedir. Davaya dayanak kaza tarihindeki usul hükümlerinin uygulanması gibi bir durum söz konusu değildir. Belirsiz alacak davaları 6100 sayılı HMK ile ilk olarak düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK 01/10/2011'da yürürlüğe girmiştir. İş bu dava ise 07/11/2012 tarihinde açılmıştır. Yani bu davanın açıldığı tarihte 6100 sayılı HMK yürürlükte olduğundan HMK'nun 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası şeklinde açılmasına tazminat davasının niteliği itibariyle de bir engel yoktur. Bu nedenle de bu yöndeki davalı itiraz ve savunmalarına itibar edilemiştir.
Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında mahallinde keşif yapılarak 29/06/2010 tarihli bilirkişi raporu aldırılmış, Ankara Adli Tıp Kurumu raporundan da 01/08/2012 tarihli rapor aldırılmış, daha sonra tekrar kusur konusunda İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dosya gönderilerek üçlü bilirkişi heyetinden 16/06/2013 tarihli rapor aldırılmıştır. Atk rapor ve bu son bilirkişi heyeti rapor ile davacı ...'ın % 85, davalı ...'ın ise % 15 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
22/07/2007 tarihli trafik kazasında davalı sürücü ... idaresindeki 38 ... plakalı kamyoneti ile seyir halindeyken, Yurdakul caddesi kavşağını geçtikten sonra, karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı ...'a aracının sağ ön far kısmı ile çarptığı anlaşılmıştır. Davalı ...'ın daha kontrollü ve dikkatli bir şekilde araç sevk etmesi gerekirken gerekli özen ve dikkati göstermediği ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uygun araç sevk etmediğinden 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b maddesindeki hızını yol şartlarına uydurmamak şekildeki kuralı ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda %15 oranında kusurlu olduğu, davacı ... ise taşıt yolunu iyi kontrol etmediği 2918 sayılı KTK'nın 68/b-3, c maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda %85 ortanında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında atk raporu ile son aldırılan üçlü bilirkişi heyetinin kusur konusundaki raporunun aynı mahiyette olması, trafik kazası tespit tutanağı, Kayseri (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... karar sayılı dosyası ile uyumlu olması nedeniyle bu raporlara itibar edilmiş ve tarafların yeniden kusur konusunda iş bu davada rapor aldırılması taleplerinin olmaması da dikkate alınarak HMK'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek tekrar kusur konusunda bilirkişi rapor aldırılması yoluna gidilmemiştir.
Davalı ...'ın 38 ... plakalı kamyonetin sürücüsü olması ve diğer davalı Allianz (Yapı Kredi) Sigorta A.Ş.'nin de bu aracın 01/03/2007 başlangıç tarihli kaza tarihini de kapsar şekildeki zorunlu mali sorumluluk sigortasını düzenlemiş olması nedenleriyle, davalıların maddi tazminat talebi yönünden kusur oranında müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/12/2020 tarihli*** karar sayılı ilamı ile '' Dosya kapsamında mevcut adli tıp uzmanı raporu ile davacının %17 maluliyeti olduğu belirlenmiş, mahkemece alınan Erciyes Üniversitesi Adli Tıp ABD raporu ile davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği eski adıyla Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre %28 oranında maluliyeti bulunduğu belirlenmiş, yine Mahkemece alınan ATK 3. İhtisas Kurulu raporu ile davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre %28 maluliyete uğradığı belirlenmiş, mahkemece de ilgili rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir. Kaza, 22.07.2007 tarihinde gerçekleşmiş olup maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne uygun şekilde Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'ndan usulüne uygun, denetime elverişli olacak şekilde, taraf vekillerinin itirazları ve davacının düşme olayı ile maluliyetin ilgisi bulunup bulunmadığı da tartışılmak suretiyle davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla rapor alınıp sonucuna göre (kazanılmış haklar da gözetilerek) hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Somut olayda davacı ... kaza tarihinde 4 yaşında olup hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunda davacının iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda çocuk Şevval için kaza tarihinden itibaren 18 ay geçici işgöremezlik tazminatı hesabı yapılmış, davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiştir.
Davacı çocuğun kaza tarihindeki yaşı itibariyle, kazanç getiren herhangi bir işte çalışması sözkonusu olamayacağına ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğine göre; davacı çocuk Şevval için hesaplanan geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa’nın 59. maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesinde "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" düzenlemesine; Kanun'un geçici 1. maddesinde de "Bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı'nın yükümlülüklerinin sona ereceği" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenlemeler ile trafik kazasından kaynaklanan ve KTK'nun 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri bakımından, trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu son bulmuştur.
Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi kapsamında, tüm tedavi giderlerinden değil, ancak söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri, 6111 sayılı Kanun kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir.
Yukarıda verilen bilgiler ışığında, Mahkemece hükme esas alınan 20/02/2019 tarihli bilirkişi raporu ile davacının faturalı tedavi giderlerinin 6.303,96 TL olduğu, yaralanmasına göre belgesiz tedavi giderlerinin de 3.000,00 TL olduğu belirlenmiş, mahkemece 9.803,96 TL tedavi giderinden davalı tarafın sorumluluğuna karar verilmiştir. Bu durumda; tedavi gideri ile ilgili taleplerden belgeli olan giderlerden SGK'nın sorumlu olduğu gözetilerek belgeli tedavi giderleri yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hesaplanan bedelin tamamından davalıların sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.'' gerekçelerini içerir ilam uyarınca karar bozulmuştur.
Mahkememizce alınan Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Üst Kurulu'ndan bozma ilamı doğrultusunda rapor alınmıştır. Anılan raporda Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne göre davacının maluliyet oranı %28 olarak belirlenmiş ve anılan rapor yöntemine ve bozma ilamına uygun olduğundan esas kabul edilmiştir. Mahkememizce bozma öncesi alınan aktüerya raporu ile iş bu maluliyet oranı aynı olduğundan bozmada değinilen hususlar nazara alınarak usuli kazanılmış haklara riayet olunarak aşağıdaki şekilde hüküm kuurlmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davacının davalılar hakkındaki maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, davalı ... A.Ş.'nin sigorta poliçe limiti ile sınırlı ve dava tarihi olan 07/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması, davalı ...'ın ise kaza tarihi olan 22/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması koşulu ile 3.000,00 TL tedavi gideri 52.339,32 TL kalıcı iş göremezlik zararından oluşan toplam 55.339,32 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafın bakiye tedavi ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 3.780,22 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 21,15 TL peşin harç ve 215,64 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 236,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.543,43 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 21,15 TL peşin harç, 21,15 TL başvurma harcı ve 215,64 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 257,94 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan bilirkişi ücreti, elektronik tebligat gideri, fotokopi ücreti, müzekkere gideri, temyiz başvuru harcı olmak üzere toplam 1.887,20 yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 1.651,30 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, artan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ... A.Ş.tarafından yapılan Yargıtay posta gideri, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, yargıtay başvurma harcı olmak üzere toplam 766,30 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 95,78 TL'sinin davacılardan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine bakiye kısmın davalı ... A.Ş.üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... tarafından yapılan ATK fatura gideri, ATK posta gideri, elektronik tebligat gideri, tebligat gideri ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.111,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 388,87 TL'sinin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiye kısmın davalı ... üzerinde bırakılmasına,
8-AAÜT'ye göre hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
10-AAÜT'ye göre hesap edilen 7.894,87 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
11-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/03/2024

Katip ***
¸e-imzalı

Hakim ***
¸e-imzalı

*5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*