T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
DAVA : Tazminat (Kasko Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (kasko sigortası kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın müvekkilinin sevk ve idaresinde iken 30/10/2023 günü saat 15.45 sıralarında 38 ... plakalı sarı renkli Volkswagen Golf marka aracı ile dört yaşındaki kızı ... ve yedi yaşındaki kızı *** ile birlikte Talas İlçesi, Mevlana Mahallesi, Yavuz Sultan Selim Caddesi istikametinde seyir halindeyken kırmızı ışıkta beklediğini, daha sonta yoluna devam ederken kavşağa geldiğinde Hakan Yaman'ın sevk ve idaresindeki 33 *** plakalı aracın müvekkiline ait araca sol arka tarafından çarptığını, 30/10/2023 tarihinde yaşanan trafik kazası neticesinde müvekkiline ait aracın perte çıktığını, ... sayılı birleşik kasko sigorta poliçesi kapsamında müvekkile ait aracın pert bedelinin tahsili gerektiğini, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmalarına rağmen davalının hiçbir ödeme yapmadığını belirterek müvekkilinin tam hasar/pert-total işlemi uygulanan aracın kaza öncesi bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde vadeli mevduata uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Eldeki davada davacı yan davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın trafik kazası sonucu tam hasarlanan ve pert-total işlemi uygulanan aracının kaza öncesi bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde vadeli mevduata uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Uyap sisteminden yapılan sorgulamada davacının potansiyel vergi mükellefi olduğu, tacir olmadığı anlaşılmıştır.
Uyap sisteminden yapılan sorgulamada davacıya ait 38 ... plakalı aracın Volkswagen Golf marka olup, kullanım şeklinin "hususi otomobil" olduğu anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde sunulan genişletilmiş kasko sigorta poliçesinin incelenmesinde davacının sigortalı olduğu ve davacıya ait 38 ... plakalı aracın Volkswagen Golf marka olup, kullanım şeklinin "hususi otomobil" olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın halli için öncelikle görev hususundaki yasal düzenlemelere değinilmesinin faydalı olacağı değerlendirilmiştir.
HMK'nun 1. maddesine göre göreve kuralları, kamu düzenine ilişkindir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı hükme bağlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3. maddesindeki "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." yönündeki düzenlemeyle Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar "(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a)Bu Kanunda,
b)Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." şeklinde düzenlenmiştir.
Bunun yanında TTK'nun 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanunu'nun havale hakkındaki 457-462 ve vedia hakkındaki 463-482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispi nitelikteki ticari davalar yönünden de Ticaret Mahkemesi görevlidir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde Ticaret Mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanununun 3. maddesi ise, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir" hükmünü içermektedir.
28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı "Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanun'un kapsamı "Bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar." şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un "tanımlar" başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan kanun hükümleri karşısında somut olaya gelindiğinde, davalı sigorta şirketi tacirdir. Davacının tüketici sıfatına sahip olup olmadığı, sigortalı aracın ticari araç olup olmadığı saptanarak görevli mahkemenin tespit edilmesi gerekir. Bir başka anlatımla davacının tüketici olması, aracın hususi otomobil niteliği bulunması halinde uyuşmazlığın çözüm yeri tüketici mahkemesi iken davacının tüketici sıfatına sahip olmaması, aracın ticari araç halinde uyuşmazlığın çözüm yeri ticaret mahkemesi olacaktır. Davaya dayanak yapılan kasko sigorta poliçesinden ve araç trafik kayıtlarından sigortalı aracın otomobil olduğu, kullanım tarzının hususi olarak belirtildiği görülmüştür. Uyap sisteminden yapılan sorgulamada davacının potansiyel vergi mükellefi olduğu, tacir olmadığı görülmüştür. Davacının tacir olduğuna ilişkin bir iddia ve delil ise dosyada yer almamaktadır. Bu durumda davacı tüketici sıfatına haizdir.
Sonuç olarak; dosyadaki bilgi ve belgelerin yukarıdaki yasal hükümlere ilişkin açıklamalar göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; kasko sigorta poliçesine ve trafik örneğine göre davacıya ait aracın hususi araç olduğu, ticari araç olmadığı, davacının tacir olmadığı ve aracın ticari işletmeyle ilgisi bulunmaması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK kapsamında nispi ticari dava niteliğinde olmadığı gibi yine TTK'nda düzenlenen hususlardan doğmayan uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, mahkememizce taraflar arasındaki ilişkinin sigorta (tüketici) ilişkisi olduğu, davacının ticari ve meslek amaçlı hareket etmediği, tüketici sıfatına haiz bulunduğu, sigortalı aracın hususi otomobil olduğu, davacının tacir olmadığı işbu tazminat davasının tüketici mahkemesinin görevi alanında kaldığı değerlendirilmiştir. Hal böyle olunca da, Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakma hususunda görevli olmadığı, taraflar arasındaki ilişkide davacının 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici olması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2021/280 Esas ve 2022/1408 Karar sayılı, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2022/583 Esas ve 2023/397 Karar sayılı, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2019/2921 Esas ve 2020/707 Karar sayılı emsal karar ilamları).
Mahkemenin görevli olması HMK'nun 114/1-c. maddesi gereğince bir dava şartıdır ve 115. maddesi gereğince mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Mahkememizce açıklanan sebeplerle göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiş, HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Tüketici Mahkemesinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nun 114/1-c. maddesi uyarınca, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nun 115/2. maddesi gereğince, davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli ve yetkili KAYSERİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
3-HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde dava dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-HMK'nun 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren HMK'nun 341/1. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 06/02/2024
Katip ***
E-imzalıdır
Hakim***
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!