T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
Asıl dava bilgileri :
DAVACI : 1- ***
2- ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
Birleşen Dosya Bilgileri : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ***
DAVACILAR : 1- ***
2- ***
VEKİLİ : Av. ***
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine Kayseri İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, müvekkili ...'in tacir olmadığını, diğer müvekkili ... ... Ltd. Şti.'nin ise şirket merkezinin Uşak ilinde olduğunu, davalı (alacaklı) Serdar Kaplan'ın tacir olmadığını, dolayısı ile taraflar arasındaki bono üzerine yazılı yetki anlaşmasının geçerli olmadığını, yetkili icra dairesinin borçluların ikametgahı adresi olan Uşak İcra daireleri olduğunu, bu yönden takibin iptal edilmesi gerektiğini, davalı ...'nun ... ve Danışmanlık Ticaret Sanayi Limited Şirketinin yetkilisi olduğunu, müvekkiline ait şirketin ise Uşak'ta sürücü kursu olarak faaliyet gösterdiğini, Uşak'ta faaliyet gösteren sürücü kurslarının bir araya gelerek davalı Serdar'a ait ... ve Danışmanlık Ticaret Sanayi Limited Şirketi ile bir protokol yaptıklarını, protokolün konusunun sözleşmeye taraf olan sürücü kurslarının aralarında kurs ücreti fiyatı belirlemesi ve bu fiyattan aşağı hizmet satmamak şeklinde rekabet yasağına ilişkin olduğunu, protokolün 10/a,b,c maddesine göre eğer sürücü kursları sözleşmeye aykırı ederse ilk ihlalden başlayarak 25.000,00-TL, 35.000,00-TL ve 50.000,00-TL cezai şart ödeyeceğini, bu cezai şartlar için alacaklı kısmının boş olduğu olduğu bonolar verildiğini, müvekkilinin de bonoları imzalayarak davalı Serdar'a verdiğini, protokolün sözde "denetleyicisi" olarak tarafı olan True şirketinin sahibi davalı ...'nun müvekkilini arayarak şirket kayıtlarını ve kursiyerlerin şahsi bilgilerini talep ettiğini, müvekkilinin bunun üzerine sözleşmeden çıkmak istediğini ve kursiyerlerin kişisel bilgilerini veremeyeceğini bildirdiğini, bunun üzerine davalı Serdar'ın bononun alacaklı kısmına kendi adını soyadını yazarak bonoya ilişkin Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.iş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alarak Kayseri Genel İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasında icra takibi yaptığını, müvekkilinin kurs araçlarında ihtiyati haciz ve yakalama kararı bulunduğunu, tüm direksiyon eğitimlerinin durduğunu, müvekkillerinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığından bahisle Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibin teminatsız ya da uygun görülecek teminatla durdurulması ve depo edilecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, icra takibinde Uşak icra dairelerinin yetkili olması sebebi ile davanın yetki yönünden kabulü ile yetkisiz icra dairesinde açılan dava konusu takibin iptaline, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibinin iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacılar tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen hususların gerçeği yansıtmadığını, takip çıkışının 27.988,72-TL olduğunu, bu bedel üzerinden harcın tamamlatılması gerektiğini, eksik harcın tamamlanmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesini, davacıların icra dairesinin yetkisine itirazını icra hukuk mahkemelerine yapması gerektiğini, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağından bononun tanzim yerinde icra takibi yapılabileceğini, düzenleme yeri Kayseri olan kambiyo senedinden kaynaklı alacak için yetkili olan Kayseri Genel İcra Dairesi'nde icra takibi başlattıklarını, senet üzerinde teminat senedi olduğuna veya cezai şartı teminen verildiğine dair bir ibare bulunmadığını, davacının müvekkiline borcunun bulunduğunu, müvekkilinin alacağına karşılık kendisine senet verildiğini, herhangi bir sözleşmeye istinaden teminat mahiyetinde senet alınmasının söz konusu olmadığını, senedin altındaki imzanın borçluya ait olduğunu, borçlunun imzanın kendisine ait olmadığına dair bir itirazı bulunmadığını, davacıların borçlu olmadığını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, öncelikle usuli itirazları dikkate alınarak dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve ayrıca Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında icra takibine ilişkin menfi tespit davası açıldığı, derdest olan dosyanın dava dilekçesinde bu davaya konu 35.000,00-TL bedelli bononun Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından icra takibine konulduğu, bu bononun dava dilekçesinde bahsi geçen aynı protokole ilişkin verildiği, bu sebeple tarafları ve konusu aynı olan iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Birleşen dava dosyasında davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava, kambiyo senedinden (bono) kaynaklı olarak başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davanın konusu kambiyo senedi olduğundan mutlak ticari dava söz konusu olmakla davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Asıl ve birleşen dava 01/09/2023 tarihinden önce açıldığından dava tarihleri itibariyle menfi tespit davalarında arabuluculuk dava şartı olmadığından işin esastan incelenmesine geçilmiştir.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... esas sayılı dosyalarının uyap kayıtları, vergi dairesi kayıtları, Kayseri C. Başsavcılığı Hazırlık Bürosu'nun ... soruşturma sayılı dosyasının uyap kayıtları, tarafların ticari defter kayıtları ve tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Asıl davaya konu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında: alacaklının ..., borçluların ... ve Güvenliği ... Ltd. Şti. ve ... olduğu, 27.988,72-TL toplam alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı görülmüştür.
Birleşen davaya konu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında: alacaklının ..., borçluların ... ve Güvenliği ... Ltd. Şti. ve ... olduğu, 38.027,52TL toplam alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı görülmüştür.
Dosyaya mübrez 01/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle rapor içinde belirttiği ticari defterlerin incelenmesinden dava konusu bonoların incelenen ticari defterlerde kayıtlı olmadığını bildirmiştir.
HMK'nun 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı ispat kuralları gereğince taraf tanıkları dinlenmemiştir.
Öncelikle alacağın dayanağını teşkil eden kambiyo senedinin ve bu senette yer alan bedel kaydının hukuksal anlamını irdelemekte yarar vardır.
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Bu genel açıklamadan sonra hemen belirtelim ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Bu nedenle bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 691/1).
Bonoda şekil şartları TTK’nın 688. maddesinde sayılmıştır. Bunlar; “Bono” ya da “Emre Muharrer Senet” ibaresi, kayıtsız şartsız bir bedel ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, keşide yeri ve tarihi, keşidecinin imzasıdır. Zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir.
Sayılan zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlar da vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden yada malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir (Poroy,R.: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları 11. Bası, İstanbul 1989, s. 237 vd.).
Yerleşik Yargıtay içtihatları ve öğretide kabul edildiği üzere, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik “bedel kaydı”dır. Yinelemek gerekirse “bedel kaydı” kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Aslında kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, mücerret bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu nedenle de karşı edimin elde edilip edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel defi nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır.
Sözü edilen kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehdarı, artık senedin “kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu” yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır.
Borç ikrarını içeren bir belge aleyhine kanıt sunulabilir. Ancak; ikrar borcun nedenini içeriyorsa, sadece bu nedenin gerçekleşmediğinin kanıtlanması gerekir (12/4/1933 gün ve 1933/30-6 sayılı YİBK ).
Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK’nın m. 191/1, TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır.
Bonoda yazılı bulunan bedel kaydının hem borçlu hem de alacaklı tarafından talil edilmesi hâlinde ispat yükünün hangi tarafta olduğu hususu da üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Bonodaki bedel kaydının her iki tarafça talil edilmesi hâlinde ispat yükü borçlu üzerindedir. Diğer bir ifade ile bu durumda ispat yükü yer değiştirmez. HMK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası ve TMK’nın 6. maddeleri uyarınca borçlunun bononun bedelsiz olduğunu ispat etmesi gerekir.
Hemen burada, menfi tespit (borçsuzluğun tespiti) konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olaya gelince; aslı ve birleşen dava, kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının saptanması istemine ilişkin olduğuna göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ve yukarıdaki açıklamaların ışığında ele alınması gerekir.
Yukarıda da ifade edildiği üzere bono bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olup, senette bedel kaydının mevcut olması hâlinde ispat yükü kaydın aksini savunan tarafa aittir. Dava konusu bonoların teminat senedi olarak verildiğine ilişkin gerek senetler üzerinde gerekse senetlerle ilintili başkaca evrak üzerinde herhangi bir belirleme yapılmamış, bu yönde bir delil davacı yanca sunulamamıştır. Yine davacı yanca bir kısım mail yazışmaları sunulmuş ise de yazışma içeriklerinde davacının davasını ispata elverişli bir beyan bulunmadığı gibi ilgili yazışmaların kimler arasında yapıldığı hususu da belli değildir. Davacı tarafın delil olarak dayandığı Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında 27/03/2023 tarihinde hukuki ihtilaf bulunması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olup Uşak ilinde yürütülmekte olan soruşturma dosyasının numarası ise davacı tarafça bildirilmemiştir. 01/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda bonoların davalının kurucusu olduğu ... ve Danışmanlık şirketinin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiş ise de kambiyo senetlerinin ticari defterlere kayıt zorunluluğu bulunmamaktadır. Bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı belge ile ispatlanması gerektiği anlaşılmakla dava konusu bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı ispatlanamamış olmakla açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı asıl ve birleşen dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığından yemine başvurma hakkı hatırlatılmamıştır.
İİK'nun 72/4. maddesinde "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." şeklinde ve İİK'nun 72/5. maddesinde "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur. Bu yasal düzenleme doğrultusunda davacı borçluarın talepleri yönünden dava davalı alacaklı lehine sonuçlandığı, mahkememizce dava yanın talebi üzerine asıl davada 24/01/2023 tarihli ara kararı ile, birleşen davada ise 20/02/2023 tarihli ara karar ile icra veznesine girecek paranın takip alacaklısına ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verildiği ve infaz edildiği, bu nedenle davalı alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararları nedeniyle tazminat isteminde haklı olduğu değerlendirilerek İİK'nun 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmiştir.
Son olarak davalı yanca davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş ise de davacının açmış olduğu davaları kötü niyetle açmış bulunduğu yönünde ayrıca bir delil sunulamadığından şartları oluşmamakla kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-Davanın REDDİNE,
2-İİK'nun 72/4. maddesi uyarınca 25.000,00-TL'nin taktiren %20'si oranında tazminatın davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
3-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
B-BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN *** ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-Davanın REDDİNE,
2-İİK'nun 72/4. maddesi uyarınca 35.000,00-TL'nin taktiren %20'si oranında tazminatın davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
3-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
C-Asıl dava yönünden yargılama giderleri:
1-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 426,94-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 0,66-TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
2-Davacıların yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
D-Birleşen dosya yönünden yargılama giderleri:
1-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince davacıdan alınması gerekli 427,60-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen 597,12-TL peşin harçtan mahsubuna, 169,52-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacılara iadesine,
2-Davacıların yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
E-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı asıl dava dosyası yönünden HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, birleşen dava dosyası yönünden gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 27/03/2024
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!