T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Kayseri genelinde dış cephe mantolama, bina ve villa gibi inşaat işleri yapan bir firma olduğunu, müvekkilinin davalının sorumluluğu altında bulunan Sultanhanı duvar işi, mantolama işi ve malzeme.... vs. İnşaat işleri malzemesi, iskelesi ve işçiliği olmak üzere birçok işi kendi işçileri ve malzemesi ile gerçekleştirdiğini, davalıya ayrıca defaatle hesaptan da para gönderdiği, müvekkili şirket ve yetkilisinin, bu alacaklarını bütün uyarılara rağmen davalıdan tahsil edemediğini, ayrıca davalıya bu işlerin yürütülmesi esnasında işin devamı için Denizbank'a ait ... Çek Nolu, 24/01/2023 Ödeme Günlü, 75.000,00-TL bedelli tacir hatır çekini -yalnızca imza atarak üst kısmını dahi doldurmayarak davalıya verdiğini, ancak bu çekin karşılığı olan rakamında davalı tarafından ödenmediğini belirterek dava konusu çekin ödenmesi engeller mahiyette icra takibi neticesinde müvekkilinin uğraması muhtemel zararların engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ödeme yasağı konulmasını, davacı müvekkilinin davalı lehine keşide ettiği çek karşılığında davalıya herhangi bir borcu olmadığının tespitine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Sultan hanı bölgesindeki idaresi altındaki inşaat işi için taşeron olarak davacı ile daire karşılığında anlaştığını, işlerin istenildiği gibi bitirilmesi sonucunda müvekkilinin davacıya 1 daire vereceğini, ancak davacının taşeron olarak üstlendiği işleri tamamlamak için nakit paraya ihtiyacı olduğunu müvekkiline ilettiğini ve müvekkilinin işlerin bitirilmesi için toplamda 180.000,00 TL tutarında parayı banka üzerinden davacıya gönderdiğini, davacının işi yarım bırakması nedeniyle müvekkilinin, davacıya ödemiş olduğu parayı talep ettiğini, davacının ise bu parayı nakit olarak ödeyemeyeceğini söyleyerek elindeki dava konusu 75.000,00 TL'lik ticari çeki davacı tarafından imzalanıp doldurularak müvekkiline verildiğini, müvekkilinin ise elinde bulunan ticari çeki bir başka firmaya ciro ettiğinden çekin müvekkilinin yedinde bulunmadığını, davacının talebinin aksine müvekkilinin davacıdan alacağının bulunduğu, davacı tarafın düzenlediği çekin hatır çeki olarak verilmediğini, davacının bu çeki borcuna karşılık verdiğini belirterek haksız yere açılan davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, takip alacaklısının ... Yapı Mühendislik İnşaat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun Yusuf Sarıcı olduğu, 360.000,00 TL'lik alacağa ilişkin genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Denizbank'a müzekkere yazılarak dava konusu Denizbank'a ait ... çek numaralı, 24/01/2023 keşide tarihli, 75.000,00 TL bedelli çekin ibraz edilip edilmediğinin, ödenip ödenmediğinin sorulmuş, çekin ön ve arka yüzünün görüntüsünün gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabı ile dava konusu çekin Fibabanka A.Ş Kayseri Çarşı şubesine ibraz edildiği ve kullanıldığının bildirildiği görülmüştür.
Fibabank A.Ş Kayseri/Çarşı Şubesi'ne müzekkere yazılarak Denizbank'a ait ... çek numaralı, 24/01/2023 keşide tarihli, 75.000,00 TL bedelli çekin ibraz edilip edilmediğinin, ödenip ödenmediğinin araştırılarak mahkememize bildirilmesi ile varsa çekin ön ve arka yüzünün gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabı ile dava konusu çekin ... San. Ve Tic. A.Ş tarafından takas sistemiyle Ostim Şubesi'ne ibraz edildiği ve ödemesinin yapıldığı bildirilmiş, çek fotokopisinin gönderildiği görülmüştür.
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı şirketin iflasına karar verilip verilmediği, iflas etmiş ise iflas tasfiye memurlarının kim olduğunun mahkememize bildirilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabıyla şirketin iflas tesciline rastlanılmadığının, ticaret sicili kaydının açık olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi Nuh Mehmet Çıklamısır 23/12/2023 tarihli raporunda özetle;
-Davacı ... Yapı Müh. İnş. Taah. San. Ve Tic, Ltd. Şti. Mali verilerine ulaşılamaması sebebiyle dava konusu Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) ile ilgili herhangi değerlendirmenin yapılamadığını bildirir yönde rapor sunulmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, yemin teklif etmedikleri görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibine konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6). İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Karşı tarafın, iddianın gerçek olmadığı konusunda delil sunması ispat yükünü üzerine aldığı sonucunu doğurmaz (HMK m.191).
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Nitekim kanun koyucu HMK’nun 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerinin senetle ispatını zorunlu kılmış olup bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri bir delille ispatı mümkün olmayacaktır.
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, senedin teminat senedi olduğunu ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. Aynı ilkeler, HGK'nun 17/12/2003 gün ve ***Karar sayılı ilamında da benimsenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 201. maddesinde "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" hükmü düzenlenmiştir. Senede karşı ileri sürülen hukukî işlemlerin senetle ispatı zorunludur. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukukî işlemler, ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.
Tüm açıklamalar dikkate alındığında; Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu, HMK.190. Maddesi gereğince ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerektiği, senede karşı ispat kuralı gereği iddianın ancak yazılı delil ile ispat edebileceği, menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak alacaklıda bulunduğu ancak kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğünün davacı borçluya ait olduğu, davacının iddiasını ispatlar yazılı delil sunmadığı gibi yemin delilini de icra etmediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 1.280,82 TL harçtan mahsubu ile artan 853,22 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2024
Katip ***
e-imzalıdır
Hakim ***
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!