T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikte Faturadan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/07/2023
KARAR TARİHİ : 17/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Mühendislik İnşaat Turizm ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile ... Güvenlik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirket 01/03/2023 tarihli 277.805,81 TL'lik cari hesap ve fatura alacağını tahsil edemediğini, davalı taraftan olan cari alacağın ödenmemesi sebebiyle davalı taraf aleyhinde İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, takipte talep edilen tutar 277.805,81 TL cari hesap ve fatura alacağı ile 4.418,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 282.224,06 TL olduğunu, ödeme emri 04/05/20223 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı vekili tarafından 04/05/2023 tarihli dilekçe ile haksız ve kötü niyetli olarak ödeme emrine, borca, yetkiye, takibe, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, davalı tarafından yetkiye itiraz edilmesi neticesinde dosya Kayseri İcra Müdürlüğüne gönderildiğini, dosya Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas numarasını aldığını ve işbu dosyadan borçluya ödeme emri 25/05/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı vekilince 01/06/2023 tarihli dilekçe ile haksız ve kötü niyetli olarak ödeme emrine, borca, takibe, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, icra takibinin haksız itirazla durdurulması sebebiyle, taraflarınca itirazın İptali davası açabilmek adına ticari davalar bakımından zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, son tahlilde müvekkili şirket tüm bu hukuki sürecin ardından ne icra takibi ile ne de arabuluculuk yoluyla alacağını alamadığını, müvekkili şirket Headent, Smatv, Uydu, Fiber Optik, Kamera ve Güvenlik Sistemleri konusunda faaliyet gösterdiğini davalı borçlu şirket güvenlik sistemleri tedarikçisi olarak faaliyet gösterdiğini, davalı şirket müvekkili şirketten almış olduğu ürünlere karşılık borcunu ödemediğini bu durum cari hesaplar ile de sabit olduğunu, müvekkili şirket, davalı şirketten almış oldukları ürünlerden sonra makbuz düzenlediğini, davalı- Borçlu yan itirazına ilişkin hiçbir dayanak sunmadığını, kötüniyetli ve haksız olarak icra takibin durdurulmasını ve müvekkilinin alacaklarını elde edememesini sağlamak adına hareket ettiğini, takip konusu alacak likit fatura alacağı olduğunu, bu durumda likit alacağa haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği Yargıtay Kararları ile sabit olduğunu, davanın kabulünü, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı borçlunun haksız itirazının iptalini,
takibin kaldığı yerden devamını, davalı aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı kendisine tanın yasal süre içerisinde davaya herhangi bir cevap vermediği görülmüştür.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Bilirkişi Yeminli Mali Müşavir Ekrem Işık'tan alınan 25/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Dava dosyasındaki belgelerin ve davacı, ... MÜHENDİSLİK LTD.ŞTİ.'nin yasal defterlerinin ve faturalarının incelenmesi sonucunda, davalı taraf, ... GÜVENLİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'nden, 2022 ve 2023 yıllarına ait olmak üzere toplam, 294.858,04 TL alacaklı bulunduğu, bu alacağa temerrüd faizi ve İcra inkar tazminatının dahil olmadığı,
kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı davalıdan cari hesaptan ve faturadan kaynaklı alacaklarının bulunduğunu, davalı hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takibe geçtiklerini, takibe davalının itiraz ettiğini, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davaya konu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine dayanağı açık hesap/faturadan kaynaklı toplam 282.224,06 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının ise açık hesap/fatura olduğu, ödeme emrinin itiraz üzerine takibin borca itiraz nedeniyle durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
-Davanın esasının incelenmesine dair mesele;
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Somut olayda konunun iyi anlaşılması için açıklamak gerekir ise, davacı taraf başlatmış olduğu takipte açık hesap ilişkisine dayanmamış sadece faturaya dayandığı görülmüş ve bu kapsamda değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Taraflar arasında var olduğu iddia edilen ilişki faturaya dayandırılmış olmakla, fatura ve faturanın delil olma kuvveti bakımından bir değerlendirme yapmak gerekmiştir.
Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura,"Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir.
TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”. TTK 21/2 maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".
27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Akdî ilişkinin ticari defterler üzerinden kanıtlanması halinde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin delil olarak ya her iki tarafın defter ve kayıtlarına dayanması ya da münhasıran davalı defter ve kayıtlarına dayanması gerekir. ,
Somut olayda, davacının ticari defter incelenmiştir. Davacı defterlerinde dava konusu faturaların kayıtlı olduğu ve 294.854,04 TL alacaklı ve ödenmediği tespit olunmuştur. Davalı kesin süreye rağmen ticari defterleri sunmaktan kaçınmış olduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince iddia eden, iddiasını ispat yükümlülüğü altındadır, müddeabihin miktarına göre 6100 sayılı HMK'nın 200. madde hükmü gereği senetle ispat etmek zorundadır. Somut olayda davalı taraf faturaya ait ödemeyi ispat edemediğinden davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiştir.
-Faize ait değerlendirmede;
Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan 818 sayılı BK'nun 101.maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur" hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı TBKnun 117.maddesinde bu hüküm ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması ile gerçekleşir. Somut olayda davacı tarafça sunulan herhangi bir ihtar olmadığından davacının işlemiş faize ait istemi reddedilmiştir.
-İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede;
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı davacı ticari defterlerinde yapılan inceleme ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, Davalının Kayseri Genel İcra dairesinin ... E sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takip tarihi itibariyle 277.805,81 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari avans faizini geçmemek kaydıyla reeskont faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-İtirazın iptaline karar verilen 277.805,81 TL 'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 18.976,91TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 4.744,23TL peşin harç ve 75,45TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.819,68TL harcın mahsubu ile bakiye 14.157,23TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 3.071,16TL'sinin davalıdan bakiye 48,84TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından peşin yatırılan 269,85TL başvurma harç, 4.744,23TL peşin harç ve 75,45TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.089,53TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, elektronik tebligat gideri olmak üzere toplam 3.022,00TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 2.974,69TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 44.448,93TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda davacı yönünden kesin davalı yönünden ise gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/10/2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!