T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : 3- ... - ... ...
DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kooperatifin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalının ise müvekkil kooperatif üyesi olarak müvekkili kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, müvekkili kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığının anlaşıldığını ve üyelerden ödenmeyen kesin maliyet bedellerinin talep ve dava edildiğini, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açıldığını ve bu davaların konusu, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin kesin maliyet borcuna ilişkin olduğunu, müvekkili kooperatif açısından, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan zaten muaccel aidat alacağının bulunduğunu, davalının, kooperatiften 150 m2 ev temin etmiş olduğundan 150m2 evler için genel kurulda düzenlenen aidat borcundan sorumlu tutulacağını, davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2023 yılı Nisan ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcunu, değeri tam olarak hesaplanıncaya kadar şimdilik 100-TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, müvekkili kooperatif tarafından yapılan genel kurullarda tüm üyelerin tek seferlik ödeme yapmasına karar verildiğini, bu ödemenin, aidat borcu gibi her ay ödenmesi lazım gelen ödemeler olmayıp tek sefere mahsus şekilde talep edildiğini, ara ödeme, yargıtay içtihatları tarafından ek ödeme yahut ortakların şahsi sorumlulukların ağırlaştırılması olarak bilinen tek seferlik bir alacak kalemi olduğunu ve yalnızca genel kurul kararı ile alındığını, davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihine kadarki ara ödeme alacağımıza karşılık şimdilik 100-TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan somut norm denetimi başvurusu neticesinde Anayasa Mahkemesinin 2022/126E. 2023/29K. Sayılı 16.02.2023 tarihli kararının 11 nolu paragrafında "üyenin yükümlülüğünün kooperatif tasfiye oluncaya kadar aidat ödemek." olduğu hususunun hükme bağlandığını, davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, davalıların böyle bir tavır sergilemesi halinde taraflarınca açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan Kayseri ili Melikgazi ilçesi Yıldırım Beyazıt mahallesi ... Ada 1 Parsel C Blok Bağımsız Bölüm No:32'de kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "davalıdır şerhi" konulmasını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL ara ödeme (ek ödeme) alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı kooperatifin bizzat taraf olduğu, huzurdaki davayla aynı konuda açılan bir başka davada Yargıtay'ın (ekte sunulan) bozma kararını verdiğini, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin "...3.2 Somut olayda; Kooperatif Ana Sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61. maddesi ve kur’a çekimine ilişkin 62. maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur’a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre %10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlendiğini, 3.3 Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin amaçlarına, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı ana sözleşme hükümleri ve bu doğrultuda alınan genel kurul kararları kanuna aykırılık nedeniyle geçersizdir. Kanunun emredici hükümlerine aykırılık her aşamada re'sen gözetildiğini, 3.4 Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edildiğini 3.5 Yine somut olaya gelindiğinde kooperatif üyeleri geçersiz de olsa Ana Sözleşmenin değişik 61 ve 62. maddelerine istinaden istifa etmiş olduğundan bu istifanın gerçek iradeyi yansıtmadığından bu üyelerin üyeliklerinin devam ettiğini kabul edilerek usulüne uygun kesin maliyet hesabı yapılıp bu üyelerden tahsili talep edilebilir. Ancak kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle geçersiz olan Ana Sözleşmenin 61 ve 62. maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır..." (Yargıtay 6 HD .2023/2101 E. 2023/1889 K.) şeklinde açıklanan nedenlerle davanın hukuka aykırı olduğunu, bilirkişilerce yapılan aleyhe tüm hesaplama ve değerlendirmelerin dayanağı olmadığını belirterek , davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Erdal Kahraman ...'a usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı, duruşma gün ve saatini bildiren davetiye tebliğ edilmesine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı kooperatife müzekkere yazılarak davalının üyelik dosyası celp edilmiştir.
Kayseri Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden davacı kooperatifin tadilatlarıyla birlikte ana sözleşmesinin, tüm genel kurul kararları celp edilmiştir.
Melikgazi Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Kayseri ili Melikgazi ilçesi Yıldırım Beyazıt mahallesi ... Ada 1 Parsel C Blok Bağımsız Bölüm 32 nolu bağımsız bölümün tapu kaydı celp edilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir/muhasebeci bilirkişi Prof. Dr. ... ile nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi Sibel Servet Okandan tarafından hazırlanan 18/03/2024 tarihli raporda özetle;
Davalının 23.12.2011 tarihli maliyet raporunda belirtilen tutarı ödediği ve bu maliyetten borcu kalmadığı, bu tarihten sonraki tutarları davalının ödemesi gerektiği yönünde mahkemede kanaat oluşması durumunda bahse konu 23.12.2011- 30.04.2023 dönemi aidatlar toplamı 191.950 TL olarak hesaplanmış olup, davalının bu aidatlara yönelik bir ödemesi dosyadaki hesap ekstresinde gözükmediğini,
Davalının maliyet raporunun hazırlandığı 23.12.2011 tarihinden önceki ve sonraki tüm aidatların hesaplamaya dahil edilmesi durumunda (davacı talebi) davacının aidat alacağı (233.010 TL-137.945 TL=) 95.065 TL olarak hesaplandığını,
Davacı taraf davalıdan ara ödeme tutarları için şimdilik 100 TL talep ettiğini,
Kooperatif genel kurul kararlarına göre ödenmesi gereken ara ödeme toplamı dava tarihi itibariyle 121.000 TL olarak hesaplandığını, davalının bu borç yönünden bir ödemesi gözükmediğini,
Davacının ticari defterlerindeki kayıtların ayrıntısı niteliğindeki muavin defter kayıtları incelendiğinde davalıya 394.220 TL borç tahakkuku yapıldığı görülmektedir. Davalı ödemesi ise 137.945 TL olarak kayıtlı olduğunu,
Bu durumda davacının rapor ekindeki muavin defterlerinde kayıtlı davalıdan olan alacak tutarının (394.220-137.945 TL=) 256.275,00 TL olarak hesaplandığını bildirir yönde rapor sunulmuştur. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu, davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu, harcının tamamladığı, bir suretinin davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilinin ıslaha karşı itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı vekili, davalıların mirasbırakanının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Mayıs 2022 tarihleri arasında birikmiş aidat ve ara ödeme borcu bulunduğunu ileri sürerek alacağın faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar)
Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.
Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar)
Somut olayda davalıların mirasbırakanın sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği anlaşılmaktadır.
Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar)
Alınan genel kurul kararları uyarınca davacının 256.275,00 TL alacağı bulunduğundan davanın ıslah istemi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak genel kurul kararlarında yıllık %18 faiz işletileceğine dair karar olmadığından yasal faiz uygulanmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile; 216.065,00 TL aidat ve ara ödeme alacağının ıslah tarihi olan 24/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın faizin yıllık %18 olarak işletilmesi talebinin feragat nedeniyle reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 14.759,40 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 179,90 TL peşin harç ve 3.687,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.866,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.892,50 TL harcın davalılardan müştereken ve müteseislien alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 179,90 TL, peşin harç 179,90 TL, ıslah harcı olan 3.866,90 TL, tebligat ve müzekkere gideri 1.434,50 TL ve bilirkişi ücreti 4.400,00 TL olmak üzere toplam 10.061,20 TL yargılama harç ve giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir harç ve yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 34.409,75 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!