WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

KAYSERI 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...,
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ...,
VEKİLİ : Av. ... -

DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Ara (Ek) Ödeme Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***

Mahkememizde görülmekte olan alacak (kooperatif aidat ara (ek) ödeme borcundan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Kayseri İli'nde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalının ise davacı kooperatif üyesi olup davacı kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görülen 160'dan fazla davada davalarının kabulüne karar verildiğini, söz konusu kararların istinaf mahkemesi tarafından da onandığını, istinaf kararlarının davalılar tarafından temyiz edildiğini ve 107 dosyanın şu an temyiz incelemesinde olduğunu, bu aşamada temyiz incelemesinde bulunan dosyalardan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamına ilişkin yapılan temyiz başvurusunda karar çıktığını ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı 20/01/2022 tarihli ilamı ile kooperatif inşaatlarının tamamı bitmeden kesin maliyet talep edilemeyeceği gerekçesi ile erken dava sebebiyle davaların kabulü yönündeki yerel mahkeme kararlarının bozulduğunu, Yargıtay ilgili ilamında "İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir." şeklindeki ifadeyle kooperatifin üyelerden aidat talep edebileceği, aksi yöndeki taahhütlerin geçersiz olduğunun belirtildiği, söz konusu Yargıtay kararının ardından verilen istinaf mahkemesi kararlarından da anlaşılacağı üzere davalının, istifa edip etmediğine bakılmaksızın aidat borcunu ödemek zorunda olduğunu, davacı kooperatif açısından, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan zaten muaccel aidat alacağının bulunduğunu, kooperatifin söz konusu aidat alacağını tüm üyelere karşı talep ettiğini, koperatiften taşınmaz temin edip her türlü istifa, ilişik kesme belgesi olsada söz konusu aidatı ödemesi gerektiği, davalının, kooperatiften 150 m² ev temin etmiş olduğundan 150 m² evler için genel kurulda düzenlenen aidat borcundan sorumlu tutulacağını, davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2023 yılı Haziran ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcunun, değeri tam olarak hesaplanıncaya kadar şimdilik 100,00-TL'nın davalıdan tahsilini talep ettiklerini, açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Yıldırım Beyazıt Mahallesi, 6074 Ada, 5 Parsel, A Blok, Bağımsız Bölüm No:13'te kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "davalıdır şerhi" konulmasını talep ettiklerini belirterek dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00-TL aidat alacağının ve 100,00-TL ara (ek) ödeme alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı kooperatife ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açtığı davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı kooperatifin müvekkiline 2009 yılında hesap çıkardığını, müvekkilinin bahse konu toplu hesabı ödedikten sonra tapusunu alarak davacı kooperatiften ayrıldığını, müvekkilinin yıllarca ne genel kurula ne de kooperatifin herhangi bir faaliyetine katılmadığını, müvekkilinin o günki şartlarda kendisine çıkarılan miktarı ödeyip tapusunu aldıktan 14 yıl sonra borçlandırılmaya çalışılmasının kötü niyetli olduğunu, öncelikle mahkemece müvekkilinin üyeliğinin tespiti gerektiğini, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin ***Karar sayılı ilamında "Bu durumda davacı ve dava dışı ..'nın tüm üyeliklerine, dava konusu üyeliğine ve ...bağımsız bölgeye ilişkin bütün bilgi ve belgeler dosya arasına celbedilerek, davalı kooperatiften davalının üyeliği devrettiği savunulan tarihten sonra 2000-2003 yıllarına aidat tahsilatına ilişkin belgelerde davacının isminin bulunma sebebi konusunda açıklama alındıktan sonra, kooperatif kayıt ve belgeleri üzerinde kooperatif konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılıp ..-ın ..tarihli istifasının tam olarak hangi üyelik ile ilgili olduğu, dava konusu üyelik için ..'ın aidat ödemesinde bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alınarak davacının söz konusu üyelik için kooperatif üyesi olup olmadığının tereddütte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, üye olduğu sonucuna varılması halinde, bu üyeliğe bağlı ödemelerini yapmış olduğunun tespiti gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir." şeklinde hüküm kurulduğunu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ilamında "davalıdan üyelik esnasında peşin bedelin alınması, davalının kooperatife ortak olarak kaydedilmesi, davalıya bağımsız bölümün teslim edilmesi nedeniyle genel kurulca alınmış bir bulunmasa bile geçen süre içerisinde herhangi bir talep olmaması nedeniyle ve birden çok dairenin aynı şekilde teslim edilmesi nedeniyle, paralar tahsil edildikten sonra yeniden üyeler arasında eşitlik esası gerekçe gösterilerek para talep edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine.." şeklinde hüküm kurulduğunu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ilamında "Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak, davalı kooperatife, muhtıra tebliğ edilerek, bilirkişi incelemesi yapılmak üzere kooperatif defter ve kayıtlarının istendiği, muhtırada defterlerin ibraz edilmemesi halinde davacının kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tüm aidat ödemelerini yapmış bir üye sayılarak buna göre davanın sonuçlandırılacağının tebliğ edildiği, buna rağmen kooperatife ait defter ve kayıtların mahkemeye sunulmadığı, bu nedenle davacının kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tüm aidat ödemelerini yapmış bir üye sayıldığı..." ilamının da mahkemece değerlendirilerek müvekkilinin üyeliğinin tespiti için davacıdan davaya ilişkin iddiasını kanıtlar nitelikte defter ve kayıtların sunulmasının mahkemece istenilmesinin gerektiğini, 2009 yılında müvekkiline davacı kooperatif tarafından hesap çıkarıldığını ve müvekkilinin işbu hesabı ödeyerek ibraname ile tapusunu aldığını, kooperatif üyeliğinden çıktığını, davacının dava dilekçesinde talep ettiği harcama kalemleri, aidat ve ara ödemelerin hukuken dönemsel borç ve edim statüsünde olup TBK'nun 147. maddesi çerçevesinde 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, talep edilen harcama kalemlerinin zaman aşımı itirazları doğrultusunda değerlendirilerek reddedilmesini, kesin maliyet hesabı adı altında isnat edilen borç ve diğer giderlerin müvekkili tarafından davacıya ödendiğini, davalı müvekkilinin davacı kooperatiften alacaklı olduğu bir icra dosyası bulunduğundan bu miktarın dava konusu borçtan haksız yere mahsup edildiğini belirterek müvekkilinden haksız olarak mükerrer ödeme talep edildiğinden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça tapu kayıtlarına, genel kurul tutanaklarına, kooperatif yönetim kurulu kararlarına, kooperatif ana sözleşmesine, arabuluculuk tutanağına, kooperatif kayıtlarına, keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** Karar sayılı ilamına, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin *** Esas ve *** Esas sayılı takip dosyalarına, isticvap, keşif ve bilirkişi incelemesine ve yemine delil olarak dayanılmıştır.

Kayseri Valiliği Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı kooperatifin tadilatlarıyla birlikte ana sözleşmesinin, tüm genel kurul kararlarının ve hazirun cetvelinin okunaklı ve tasdikli suretleri istenilmiştir. davacı kooperatifin güncel kayıtlı adresi sorulmuş, 12/07/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacı kooperatife müzekkere yazılarak; a) Davalının kooperatif üyelik dosyasının örneğinin ve davalının üyeliği nedeniyle yaptığı ödemeleri, borçlarını gösterir hesap dökümlerinin gönderilmesi, b) Davalının sabit fiyatlı peşin ödemeli kooperatif ortağı olup olmadığı, kooperatifin böyle bir uygulamasının bulunup bulunmadığının sorularak varsa buna ilişkin kayıt, karar ve belge örneklerinin gönderilmesi, c) İnşaat kesin maliyet raporunun dayanakları ve ekleriyle birlikte örneğinin, davalıya tebliğ edildiğine ilişkin tebligat evraklarının örneklerinin gönderilmesi, d) Kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekmesi halinde kooperatif defter ve kayıtlarının bilirkişinin incelemesine hazır edileceği açık adresin ve bu adreste defter ve kayıtları bilirkişinin incelemesine sunacak yetkilinin adı ve soyadı ile irtibat telefon numarasının bildirilmesi istenilmiştir. Davacı kooperatif vekilince 07/09/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Melikgazi Tapu Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Yıldırım Beyazıt Mahallesi, 6074 Ada, 5 Parsel, A Blok, Bağımsız Bölüm No:13 sayılı taşınmazın tapu kayıt örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. 12/07/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiş, istenen tapu kayıtları gönderilmiştir.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** Karar sayılı dava dosyasının Uyap kayıt örnekleri dosyamız arasına alınmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin *** Esas sayılı takip dosyasının Uyap kayıt örnekleri dosyamız arasına alınmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin *** Esas sayılı takip dosyasının Uyap kayıt örnekleri dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı kooperatif vekili tarafından dava dilekçesi ekinde delil olarak dayandıkları bir kısım evraklar sunulmuştur.
Delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir mali müşavir/muhasebeci bilirkişiye tevdine, bilirkişiye HMK'nun 268. maddesi gereği davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, kooperatif ana sözleşmesi, tüm genel kurul kararları, toplanan deliller ve kooperatif defter ve kayıtları incelenmek suretiyle, dava tarihi itibarıyla ve halen davalının davacı kooperatifin üyesi olup olmadığı, üyelikten istifa ihraç kararı veya çıkarılmasına ilişkin karar bulunup bulunmadığı, davalının üyelikten istifa ettiğine dair ihtarname, dilekçe ve sair belge olup olmadığı, kooperatifin genel kurul veya yönetim kurulu tarafından davalının istifasının kabulü, davalının ihracı veya üyelikten çıkarılıp çıkarılmadığına dair bir karar verilip verilmediği, davalı halen kooperatifin üyesi ise peşin bedelli üye olup olmadığı, davalının 2003 yılı Ocak ayından 07/07/2023 tarihine kadar olan dönemde ödenmemiş aidat borcu ve ara (ek) ödeme borcu olup olmadığı, davacı vekilinin duruşmada elden verdiği 21/10/2023 (bu tarih çizilerek el yazısı ile 06/11/2023 olarak değiştirildiği) dilekçesi ve bunun ekinde sunulan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin *** Esas *** Karar sayılı ve yine *** Karar sayılı emsal karar ilamının gerekçesi dikkate alınarak davacı kooperatifin defterlerinde 2003 yılı Ocak ayından 07/07/2023 dava tarihine kadar olan dönem içinde davalının borçlu bulunmadığını, borcunun sıfırlandığını gösterir bir tarih var ise yani davacı kooperatifin defterlerinde davacının borcunun sıfırlandığı bir tarih var ise bu tarih nazara alınarak 6098 sayılı TBK'nun 100-104. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında borcun sıfırlandığı bu tarihten dava tarihine kadar olan dönem için var ise davacının aidat alacağının ve ara (ek) ödeme alacağının miktarlarının ayrı ayrı tespitinin yapılarak hesaplanması konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 08/01/2024 tarihli raporda özetle; "Davacı ...'nin 2011, 2012, 2013,2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin noter tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, e-defter beratlarının zamanında alındığı, tutulması zorunlu ticari defterlerin 6102 sayılı TTK ve VUK açısından usulüne uygun tutulmuş olduğu, kayıtları birbirini doğruladığının tespit edildiği, davacı ...'nin kesin maliyetinin kooperatif bitmediği için çıkarılmadığı, ara ödemeyle alakalı herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığının tespit edildiğini, davalı ...'nun 23/12/2011 tarihli maliyet raporunda belirtilen tutardan 137.574,72-TL fazla ödeme bakiye ile kesin maliyet bedelinden borcunun kalmadığı, bu tarihten sonraki tutarları davalının ödemesi gerektiği yönünde mahkemede kanaat oluşması durumunda bahse konu 23/12/2011 - 30/06/2023 dönemi aidatlar toplamının 201.300,00-TL olarak hesaplanmış olup, davalının bu aidatlara yönelik 2021 yılında ödenen başlıklı muavin defter kaydında 152.396,00-TL ödeme yaptığı, davalının maliyet raporunun hazırlandığı 23/12/2011 tarihinden önceki ve sonraki tüm aidatların hesaplamaya dahil edilmesi durumunda ödenmesi gereken tutardan 24.197,10-TL fazla ödeme yaptığı, genel kurul kararı gereği ödenmesi gereken 121.000,00-TL ara ödemenin davalı ... tarafından ödenmediği, toplam aidat borcu, ara ödeme borcu ve tüm ödemelerin mahsup edilmesi sonucu: davalı ...'nun 96.802,90-TL davacı kooperatife borçlu olduğu tespit edilmiştir." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif üyesi iken daire tapusunu aldıktan sonra üyeliği sona erdiği belirtilen davalıdan talep edilen üyelik aidat ve ara (ek) ödeme alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Zira uyuşmazlık 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99. maddesi uyarınca ticari niteliktedir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Davacı vekilinin dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerine "davalıdır şerhi" konulması yönündeki talebinin reddine ilişkin karar verilmiş ve bu karara ilişkin 10/07/2023 tarihli gerekçeli ara karar yazılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının davacı kooperatifin ortağı olup olmadığı, davacının davalıdan aidat alacağı ve ara (ek) ödeme alacağı olup olmadığı, var ise miktarlarının ne kadar olduğu, davalının zaman aşımı def'inin ve Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/682 Esas 2021/948 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen paranın var ise davalının alacağından mahsubu talebinin haklı olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde aidat alacağı olarak şimdilik 100,00-TL'nın ve ara (ek) ödeme alacağı olarak 100,00-TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 aylık %1,5 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi incelemesi yapılıp bilirkişi raporunun sunulmasından sonra davacı vekili 15/01/2024 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesini sunmuştur. Islah dilekçesinde toplam 96.80,002-TL alacağın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 gecikme faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından ıslah harcı yatırılmıştır. Islah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edilmiştir. Davalı vekili tarafından 29/01/2024 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesine karşı itirazlarını bildirir dilekçe sunmuştur.
Eldeki davada davalı tarafından kooperatifin üyeliğinden çıktığı, kooperatifle ilişiğinin kalmadığı savunulmuştur. Kural olarak, kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir (Yargıtay 23. HD. 13/12/2012 tarih ve *** K. sayılı ilamları). İstifa eden ortağın ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15. ve anasözleşmenin 17. maddesi uyarınca, kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan bir ay geçtikten sonra, kooperatife ödediği miktarları talep edebileceği tabîdir. Bu kuralın istisnası 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmü kabul edilmiştir. Davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 08/01/2024 tarihli raporda davalının kooperatif ortaklığından çıkmadığı veya çıkarılmadığı, davalının halen kooperatifin üyesi olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından rapordaki bu tespitin aksi yasal delillerle ispatlanmış değildir. Davalının kooperatif üyeliği nedeniyle adına tapuda tescil edilen dairenin davacı kooperatife iade etmediği de dikkate alındığında aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Davaya konu edilen aidat alacağı ve ara (ek) ödeme alacağı, davacı kooperatifin 2003 Ocak ayı ila 2023 Haziran ayına arasındaki dönem için davacı kooperatif tarafından genel kurul toplantılarında alınan aidat ve ara (ek) ödeme alacağı istemlerine ilişkin genel kurul kararlarına dayalı olup, esasen alınan kararlar ve kararların geçerliliği tartışma konusu olmayıp bahse konu aidat alacağının ve ara (ek) ödeme alacağının belirlendiği genel kurul toplantılarında alınan kararların geçersizliği yahut iptali yönünde açılmış bir dava da bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf her ne kadar zamanaşımı def'i ileri sürmüş ise de, kooperatif ile üye arasındaki üyelik ilişkisi devam ettiği sürece üyelik aidat ve ara (ek) ödeme alacağına ilişkin taleplerde zamanaşımı işlemeyeceği, ancak genel gider alacağının TBK'nun 147/4. maddesi hükmü uyarınca beş yıllık zamanaşımı süresine tâbi olduğu (Benzer Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2019 tarih, *** Karar; aynı dairenin 21/12/2020 tarih, *** Karar sayılı kararları); dosyada mevcut genel kurul kararlarında genel giderler için ayrı, inşaat finansmanı için ayrı kararlar alınmadığı, tüm giderleri kapsayacak şekilde aidat kararı alındığı ve zamanaşımının söz konusu olmadığı anlaşılmakla davalının ileri sürdüğü zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir.
Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler.
Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler.
Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir.
Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir.
Somut olayda; kooperatif ana sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61. maddesi ve kur'a çekimine ilişkin 62. maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur’a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre % 10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiştir. Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin ana ilkesine, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı kararlar yok hükmünde olacağından her zaman göz önünde bulundurulur. Ana sözleşmenin 61 ve 62. maddelerindeki değişiklikler Kooperatifler Kanununda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.
Yine somut olaya gelindiğinde kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62. maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2022 tarih, *** Karar sayılı kararı)
1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlen ve anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla yapımı devam eden inşaatların finansmanı için gerekli bulunan kesin maliyet bedelinin hesaplanarak, taşınmazını devralan yahut henüz devralmayı bekleyen kooperatif üyelerinden tahsili istemi yerinde olduğu gibi, kesin maliyetin veya buna benzer inşaat finansmanı için zorunlu giderlerin aidat alacaklarına eşitlik ilkesi de gözetilerek yansıtılmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Yukarıda alıntılanan emsal Yargıtay kararında da belirtildiği gibi; taşınmazın, davalı kooperatif üyesine devredilmesi, genel giderlere ve inşaat finansmanı için zorunlu bulunan giderlere katılım borcunu ortadan kaldırmamaktadır. Bilirkişi raporunda davalı tarafından davacı kooperatife ödenen kesin maliyet bedeli ve sair tutarların mahsubundan sonra davalı ...'nun 96.802,90-TL davacı kooperatife borçlu olduğu tespit edilmiştir. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** Karar sayılı ilamında hükmedilen kesen maliyet tutarının davalı tarafından davacı kooperatife ödenmiş olması halinde bilirkişi tarafından bunun da dava konusu alacaktan mahsubunun yapılmış olduğu değerlendirilmiştir.
Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Dolayısıyla dosyadaki mevcut genel kurul kararları çerçevesinde davacının dava tarihinden (ıslah edilen tutar yönünden ıslah tarihinden) itibaren asıl alacağa faiz işletilmesi istemi yerinde görülmüştür.
Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı kooperatif aidat ve ara (ek) ödeme alacağını talep edebileceği, benimsenen kooperatif aidat ve ara (ek) ödeme alacağının en geç dava tarihinde (ıslah ile artırılan tutar yönünden ıslah tarihinde) muaccel olmasına rağmen, davacının talebi doğrultusunda 96.802,00-TL alacağının taleple bağlılık kuralı gereği ıslah tarihi olan *** tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ancak davacı kooperatifin genel kurul kararlarında yıllık %18 faiz işletileceğine dair karar olmadığından hükmedilen meblağa yıllık %18 oranında faiz işletilmesine yönelik davacı isteminin reddi ile hükmedilen meblağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile 96.802,00-TL'nın davacının talebi ile bağlı kalınarak ıslah tarihi olan 15/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Hükmedilen alacağın %18 oranında faiz işletilmesine ilişkin davacı isteminin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 6.612,54-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 179,90-TL peşin harç ve 1.650,00-TL ıslah harcının mahsubu ile eksik 4.782,64-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç, 1.650,00-TL ıslah harcı, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 28,00-TL posta ücreti, 58,00-TL tebligat ücreti, 60,00-TL e-tebligat gideri ve 3,00-TL KEP gideri olmak üzere toplam 4.158,80-TL yargılama harç ve giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2024

Katip ...
E-imzalıdır

Hakim ...
E-imzalıdır