T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka müşterileri tarafından tahsil olunmak üzere müvekkili bankaya teslim edilmiş bir kısım çek ve senedin MNG kargo firması tarafından taşıma işi esnasında kaybedildiğini, keşidecisi ... Yatırım Limited Şirketi, lehdarı ... Yapı Ürünleri PVC Metal San. ve Tic. A.Ş. olan, son yetkili hamil ... Yapı Ürünleri PVC Metal San. ve Tic. A.Ş. tarafından bankamıza tahsile verilen 15.01.2023 tanzim tarihli 200.000,00-TL bedelli çekin taşıma esnasında kaybedildiğini ve banka tarafından 06.01.2023 tarihli tutanak tutulduğunu, çekin iptali amacıyla Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığını ve ödemeden men kararı alındığını, çek ve senetlerin MNG kargo tarafından taşındığı esnada çalınmış olmaları sebebiyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosya ile soruşturma başlatıldığını, davaya konu çekin davalı ... Sistemleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından Türkiye Cumhuriyet Ziraat Bankası'ndan karşılığının sorgulandığını, davalı yukarıda detayları belirtilen çekin yetkili hamili olmadığını, çeki ne suretle ele geçirdiğinin de bilinmediğini ancak çekin kötü niyetli kişilerce ele geçirildiğinin açıkça ortaya çıktığını, müvekkili banka müşterisinin mezkur çekin bedelini tahsil edemediğini, tahsil edemediği gibi bir taraftan da kambiyo senetlerine mahsus icra takibi tehdidi altında bu çekin bedelini ödemeye zorlanabileceğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu çekin icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava açılmadan evvel davalı tarafça icra takibi başlatılmışsa söz konusu icra takibinin durdurulmasını ve varsa yapılmış olan hacizlerin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile takibe konu edilen çekin iadesine ve istirdatına karar verilmesini, icra dosyasına haciz tehdidi nedeniyle ödenmek zorunda kalınabilecek tutarların tüm fer'ileriyle birlikte ödeme gününden başlayacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve reddinin gerektiğini, TTK'nun 792. maddesinin çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin, çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olması halinde çeki geri vermekle yükümlü olduğunun hükme bağladığını, davacının müvekkilinin kötü niyetli olduğunu yani iktisap anında çekin çalıntı olduğunu bile bile bu çeki iktisap ettiğini somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin, dava konusu çeki aralarındaki ticari ilişkiye istinaden Day To Day şirketinden aldığını, çekte ödeme yasağı bulunması nedeniyle çek bedelini tahsil edemediğini ve bu nedenle büyük bir mağduriyet yaşadığını, çeki kendisine veren Day To Day şirketi ve yetkilisi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda dahi bulunduğunu, müvekkilinin somut olayda hiçbir kötü niyeti bulunmadığını, bizzat suçun mağduru olduğunu, müvekkilinin çekin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisi bulunmadığını, çek üzerinde ödeme yasağı olduğunu bankaya ibraz anında öğrendiğini, çek üzerinde ödeme yasağı bulunmasının müvekkilini kötü niyetli hale getirmediği gibi çekin icra takibine koyulmasına engel de olmayacağını, davacının bir tacir olduğunu ve basiretli hareket etme yükümlülüğü bulunduğunu, özen yükümlülüğüne açıkça aykırı hareket ettiğinden dolayı bunun sonuçlarına kendisinin katlanması gerektiğini, ağırlaştırılmış özen yükümlülüğüne aykırı hareket eden bankanın açıkça kusurlu olması nedeniyle açılan davanın reddine, %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair 18/10/2023 tarihli celsede karar verilmiş, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış ancak talimat mahkemesince davalıya tebligat çıkarılmış verilen kesin süreye rağmen davalının ticari defter ve kayıtlarını sunmaması nedeniyle talimat bila ikmal kapatılarak mahkememize iade edilmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava, çek istirdadı ve davacıya iadesi talebine ilişkindir.
Davacı, kendisine tahsil edilmek üzere teslim edildiği iddia edilen bir kısım çek ve senetlerin MNG kargo tarafından taşıma esnasında kaybedildiğini, dava konusu çek nedeni ile iptal davası açıldığını, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında soruşturma yapıldığını dava konusu çekin davalı firma tarafından ibraz edildiğini, davalının çeki hukuka aykırı olarak ele geçirdiğini belirterek çek istirdadı talep etmiştir.
Davalı ise Çeki Day to day şirketinden aldığını kendisinini bu konuda suç duyurusunda bulunduğunu dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası olduğunu, kendisinin kötü niyetli olmadığını, kargo ile çek taşınamayacağını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Dava, Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. Kayseri Organize Sanayi Şubesi'ne ait, keşidecisi ... Yatırım Limited Şirketi, lehtarı ... Yapı Ürün. Pvc Metal San. Tic. A.Ş. 15/01/2023 tarihli, 200.000,00-TL bedelli, ... seri numaralı, düzenleme yeri Kayseri olan çekin istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, çekin iptali amacıyla Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası nezdinde çek iptal davası açılmıştır. Davacının sunduğu çek tevdi bordrosu uyarınca davacı bankaya dava konusu çekin tahsil amacıyla verildiği görülmüştür. Sunulan tutanaklar incelendiğinde çekin kargo taşıması sorasında davacı çekin çalındığını iddia etmiştir. Olayla ilgili savcılık tarafından yapılan soruşturmanın devam ettiği görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir.
Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221).
Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268).
Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.
TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).
Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir.
TTK’nın 792. maddesi içeriği itibariyle önceki hamilin elinden herhangi bir şekilde çıkan çeki iktisap eden yeni hamilin, TMK’nın 3. maddesi anlamında iyi niyetli olduğunu kabul etmiştir. Burada ispat yükü üzerinde olan davacının, kötüniyete veya ağır kusura dair iddialarını her türlü delille ispat etmesi mümkündür. Bunun yanında kötüniyeti yahut ağır kusuru ispatlanması gereken kişi çeki hamil olarak elinde bulunduran ve davada taraf olan davalıdır.
Davaya konu çeklerde, düzgün bir ciro silsilesi bulunmaktadır. Davacı taraf, dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, davalının dava konusu çeki davacının zararına olarak kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu ve/veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunduğunu ispatı gerekmektedir.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Somut olayda davalı tarafa çeki kimden aldığı, gerçek bir alacağının olup olmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bu hususta mahkememizin 18/10/2023 tarihli ön inceleme duruşmasının 5 nolu ara kararı gereği ticari defterlerini sunmak üzere davalı tarafa kesin süre verilmiş, bu hususta davalıya tebligat yapılmış ancak davalı taraf ticari defterlerini verilen kesin süre içerisinde sunmamıştır. Yürütülen soruşturmalar, davacının sunduğu 06/01/2023 tarihli tutanak, tevdi bordrosu, Kayseri 2. ATM'nin ... esas sayılı dosyası, davalı hakkında benzer konuda görülmekte olan davalar bulunması ve HMK'nun 222. maddesi hükümleri bir arada değerlendirildiğinde davalı tarafın çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu hususu ispatlandığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE,
1-Dava konusu Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. Kayseri Organize Sanayi Şubesi'ne ait, keşidecisi ... Yatırım Limited Şirketi, lehtarı ... Yapı Ürün. Pvc Metal San. Tic. A.Ş. 15/01/2023 tarihli, 200.000,00-TL bedelli, ... seri numaralı, düzenleme yeri Kayseri olan çekin davalıdan İSTİRDATINA ve çekin davacıya İADESİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 13.662,00-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 3.415,50-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 10.246,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafın yaptığı 179,90-TL başvurma harcı, 3.415,50-TL peşin harç, 296,40-TL tedbir talebi harcı ve 251,50-TL posta ücreti olmak üzere toplam 4.143,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
21/02/2024
Katip ***
e-imzalı
Hakim***
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!