T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından müvekkili aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, gönderilen ödeme emrinin müvekkilinin şehir dışında olduğu bir sırada Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edildiğini ve söz konusu takibin kesinleştiğini, icra takibinin "... üzerinden yatırılan ürün bedellerinin iadesi" nedenine dayalı olarak 72.500,00-TL asıl alacağın %86 faizi ile birlikte tahsili talebi ile açıldığını, takip talebi ekinde herhangi bir belge ibraz edilmediğini, müvekkili ile davalının ... isimli elektronik ticaret sayfasında davalı adına "..." sayfası açılması hususunda anlaştıklarını, bu kapsamda davalı tarafından müvekkilinin ... Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. firmasındaki hesabına 21.09.2022 tarihinde 1.856,40-TL, 23.09.2022 tarihinde 2.791,74-TL, 25.09.2022 tarihinde 1.127,04-TL, 28.09.2022 tarihinde 1.133,22-TL, 29.09.2022 tarihinde 4.161,60-TL, 30.09.2022 tarihinde 1.133,22-TL, 03.10.2022 tarihinde 1.133,22-TL, 03.10.2022 tarihinde 3.403,74-TL, 03.10.2022 tarihinde 6.797.40-TL, 04.10.2022 tarihinde1.509,60-TL, 07.10.2022 tarihinde 2.029,80-TL, 07.10.2022 tarihinde 8.160,00-TL 30.09.2022 tarihinde ise 5.656,92-TL olmak üzere toplam 40.893,90-TL ürün bedeli yatırdığını, davalının şikayeti üzerine başlatılan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu'nun ... nolu soruşturmasında verdiği ifadede müvekkili hesabına yukarıda belirtilen tarihlerde ve miktarlarda toplam 40.893,90-TL ürün bedeli gönderdiğini beyan ettiğini, müvekkilinin de hesabına davalı tarafından 40.893,90-TL ürün bedeli gönderildiğini kabul ettiğini, davalı tarafından yatırılan ürün bedelinin toplam 40.893,90-TL olmasına rağmen müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin 72.500,00-TL ürün bedelinin iadesi talebine ilişkin olduğunu, 31.606,10-TL yönünden müvekkilinin borcunun bulunmadığını, davalı tarafın bu alacağını ispat etmesi gerektiğinden bahisle davanın kabulü ile müvekkilinin Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile talep edilen 72.500,00-TL asıl alacağın 31.606,10-TL'si yönünden borçlu olmadığının tespiti ile müvekkilin kabul ettiği miktar yönünden icra takibi ile talep edilen fahiş faizin yasal sınıra indirilmesine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle dava konusu asıl alacak kısmı olan 31.606,10-TL'nin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin Kayseri ilinde muhasebeci olarak çalıştığını, davacının müvekkiline insanlara ... isimli e-ticaret sitesinde sayfa açarak satış yaptırdığını, kendi e-ticaret sayfası da olduğunu, müvekkiline bu konuda yardımca olabileceğini söylediğini, kısaca özetlenecek olursa açılan sayfa üzerinden satış yaptıkça satılan ürünün alış bedelinin toptancıya ödeneceğini ve toptancınında ürünü nihai müşteriye kargolayacağını, bu sistemin çalışması için sipariş geldikçe ürünün alış maliyetinin toptancıya ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin teklifi kabul ettiğini ve davacıya kendisine sayfa açması için 2.946,00-TL önden ücret ödediğini, ödeme sonrasında davacının müvekkiline e-ticaret sitesinde satış sayfası açtığını, sonrasında davacının sipariş aldıklarını beyan ederek 19/10/2022 tarihine kadar çeşitli zamanlarda toptancıya ödenmek üzere 72.500,00-TL para istediğini, müvekkilinin istediği parayı banka üzerinden ve elden nakit olarak ödediğini, davacının kötü niyetinin site üzerinden gelen ürünlerin kargolanmadığına dair mesajlar üzerine ortaya çıktığını, mesajlar üzerine müvekkilinin davacıdan fatura istediğini ancak davacının ilgili faturaları müvekkiline vermediğini, bunun üzerine davacı hakkında hem icra takibi başlattıklarını hem de savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, haksız davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır.
Nispi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Adana - Ziyapaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 01/06/2023 tarih ... sayılı yazısında; davacı ...'nun defter tutma bakımından ödevlerini işletme hesabı esasına göre yerine getirdiği bildirilmşitir.
Kayseri - Erciyes Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 01/06/2023 tarih ... sayılı cevabı yazısında; davalı ...'ın vergi kaydının bulunmadığının bildirildiği görüldü.
Vergi dairesinin cevabi yazısından anlaşıldığı üzere; tarafların tacir olmadığı dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmektedir.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davanın mutlak ticari dava olarak sayılan davalardan olmadığı, tarafların tacir olmaması sebebiyle nispi ticari davalardan da olmadığı, bu nedenle mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görev ile ilgili karar verilebileceği, ayrıca her ne kadar 24/01/2024 ve 24/04/2024 tarihli duruşmalara davacı mazeretsiz olarak katılmamış olsa da usul esastan önce gelir ilkesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle bu hususların da takdirinin görevli mahkemeye ait olacağı dikkate alındığında mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 24/04/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!