WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

KAYSERI 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVALILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [16582-85657-13438] UETS
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında araç alım satım tüketici işlemi yapıldığını ve sözleşme gereği ödemelerin yapıldığını, dava konusu Tüketici işlemi sözleşmesi ile teminat olarak yazılan senedin banka vasıtası ile ödendiğini, senedin dayanağının aracın ayıplı olması sebebi ile aracın iade edildiğini, yerine verilen araç da ayıplı çıkması sebebi ile ekspertiz işlemi neticesinde anlaşıldığını ve davalılara yurt içi kargo vasıtası ile ..., ... ihbar edilerek ayıp sebebi ile bedelden indirim yapılması talep edildiğini, davalıların kötü niyetli olduklarını, aracın satışını aynı ailede bulunan diğer kardeş adına yaptıklarını ve ödemeyi hesap bilgisi olmadığı açıklaması ile başka kardeş üzerine alınması sebebi ile haksız kazanç elde etme çabası içinde olduklarından haksız senedi icraya koyarak maddi kazanç elde etme yolunu seçtiklerini, davalılar hakkında hile ile banka vasıta edilerek maddi kazanç elde edilmesine ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, Kambiyo senedi vasfı olmasa da dayanaksız senet için icra takibi yapıldığını, süresinde o takibe Kayseri 5. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas yetki itirazı, borca itiraz edildiği halde; İcra Hukuk Mahkemesinde durdurulmadığını, senedin dayanak belgesinin açıkça araç satışı gereği tüketici işlemi olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin alacak hakları saklı tutularak, öncelikle haksız takibin tedbiren durdurulmasını, (58 ... Plakalı 1994 model araç, 58 ... 2000 Model araç) ve 38 ... plakalı araç ekspertiz sonucu tespit edilen hasar ve ayıpların araç bedeli olarak ödenen (ödeme dekontları sunulan dayanaksız kalan senedin) bedelinin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, arabuluculuk vekalet ücreti, kötü niyet tazminatı, fazla ödenen ücretin ticari faizi ile ödenmesine, araç satışı gereği yapılan sözleşme gereği yanıltılarak hile ile ödenen bedelin ayıp miktarı kadarının ticari faizi ile iadesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, kambiyo senetlerine dayalı açılan menfi tespit davalarında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, işbu davanın davacı tarafından dava konusu kambiyo senedine ilişkin müvekkiline borcu bulunmadığı iddiasıyla açıldığını, davacı tarafın söz konusu davayı, asliye ticaret mahkemesinde ikame etmesi gerekirken, tüketici mahkemesinde ikame ettiğini, ayrıca İİK'nun 72. maddesi'nin son fıkrasında “menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.” hükmüne havi olduğunu, bu düzenlemeye göre, borçlunun, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde ya da alacaklının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde menfi tespit davası açabileceğini, dava konusu somut olayda, davacı aleyhine icra takibinin başlatıldığı icra dairesi Kayseri Genel İcra Dairesi olduğunu, alacaklı müvekkilinin ikametgahının Kayseri olduğunu, bu nedenle işbu davaya bakmakla yetkili mahkemenin Kayseri Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, işbu davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmamış olması nedeniyle reddini, davacı/borçlunun müvekkiline olan borcuna ilişkin 17.09.2021 düzenleme tarihli, 04.10.2021 vade tarihli ve 57.500 TL bedelli bonoyu müvekkile olan nakit para borcu nedeniyle teslim ettiğini, ancak söz konusu bono üzerinde yazan vade tarihi gelmesine rağmen, müvekkiline söz konusu bono üzerindeki borcunu ödemediğini, bunun üzerine müvekkil tarafından, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2021/45702 Esas sayılı dosyasında davacı/borçlu aleyhine kambiyo senedine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davacı/ borçlunun gerek dava dilekçesindeki icra takibine konu bono üzerindeki yazılı olan borcun tüketici işleminden kaynaklandığı ve icra takibine konu bononun söz konusu tüketici işlemine istinaden müvekkiline teminat senedi olarak verildiğine ilişkin iddiası gerekse icra takibine konu bonoyla ilgili tüm iddia ve beyanlarının haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, icra takibine konu bononun, kambiyo senedi vasfında olduğunu ve dava konusu bononun TTK gereğince taşıması gereken tüm ihtiyari ve zorunlu unsurları içerdiğini, davacı tarafın araç satışına ilişkin sözleşmedeki borca istinaden dava konusu bonoyu müvekkiline verdiği iddiasını kabul etmediklerini, bonunun davacı tarafından müvekkiline olan nakit para borcu karşılığına ilişkin verildiğini, diğer davalı ... ile kambiyo evrakındaki borcun hiçbir ilgisi bulunmadığını, dava konusu somut olayda icra takibine konu bononun, teminat senedi olduğuna ilişkin iddiasını tanık beyanı ile ispatlamasına, muvafakatleri bulunmadığını, ayrıca davacı tarafça ödeme yapıldığı beyan edilen 3. şahısların davalı müvekkilni bağlamadığını, bahsi geçen kişilerin davalı alacaklı ile veya dava konusu bono ile herhangi bir hukuki ya da fiili bağı bulunmadığını, davacı/borçlunun, gerek senedin teminat senedi olduğuna ilişkin iddiası, gerekse senedin sonradan müvekkili tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığını beyanla, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle görevli ve yetkili mahkemenin Kayseri Asliye Ticaret Mahkemeleri olması nedeniyle, işbu davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olur ise davacı yanın icra takibinin tedbiren durdurulması talebinin reddine, müvekkili aleyhine ikame edilmiş olan işbu davanın reddine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; iş.bu davanın görevli mahkemede açılmadığını, kambiyo senetlerine dayalı açılan Menfi Tespit davalarında görevli Mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, kendisinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacın tarafın iddialarını ve davasını kabul etmediğini beyanla, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle görevli ve yetkili mahkemenin Kayseri Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, görev ve yetki itirazının kabulü ile işbu davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olur ise davanın esastan reddine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ve fazla ödenen paranın iadesi talebine ilişkindir.
Dava dilekçesinin ve dosya kapsamının incelenmesinde; davacı davalı ...'dan araç satın aldığını, akabinde aracın hasarlanmasından dolayı iade edildiğini, sonra tekrar davalılardan araç satın aldığını, kendisinin bu araç alımı sebebiyle bono düzenlediklerini ancak bonodan kaynaklı herhangi bir borcunun olmadığını belirterek menfi tespit dilemiştir.
Dosya kapsamında yapılan incelemelerde dosya taraflarının akraba olduğu, İstanbul 39. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce dinlenen tanık beyanlarında davacının eşi için bir araç almak istediğini, davalıların ise elinde 3 araba bulunduğunun kendilerine söylendiği, davacının bu kapsamda davalılardan araç aldığına ilişkin beyanlar ve davalı tarafın ellerinde 3 araç bulundurmak suretiyle oto komisyonculuğu, oto alım işi yaptıklarına karine teşkil etmesi, dikkate alınarak taraflar arasındaki ilişkinin davacının davalılardan eşi için tüketici olarak 1 araç alımından kaynaklı menfi tespit davası olduğu, davacının tüketici konumunda olduğu ve davalıların ticari ve mesleki amaçla oto alım ve satım işinde faaliyet gösterdikleri iddia olunmuştur.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l.bendinde tanımlanmıştır. Buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanunun 83/2. maddesinde; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanunun 73/1. maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, düzenlemesi yer almaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 4/1-a maddesi uyarınca ise sigorta hukukundan kaynaklanan davalar mutlak ticari davalardır. Anılan Kanunun 5/2 maddesi uyarınca da tüm ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Kanun'un 5/3 bendinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkemenin görevli olması da, HMK'nun 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır.
Yukarıda açıklanan kanun hükümleri karşısında somut olaya gelindiğinde, davacının tüketici konumda davalıların ise mesleki ve ticari faaliyet kapsamında oto alım satım işine aracılık ettikleri iddia olunduğundan bu iddianın değerlendirilmesi tüketici mahkemesi görevi kapsamında olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca göreve ilişin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyamızın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde dava dosyasının ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-HMK'nun 331/2. maddesi gözetilerek davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama harçları, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede karara bağlanmasına,
5-Tedbir hususunun görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/01/2024

Katip ...
¸e-imzalı

Hakim ...
¸e-imzalı

*5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*